Photoshop Magazin
 


Serhat Albamya

01 April 2009 | Sayı: Apr 2009
 
1 2 3 4 5
 

 

İnegöl’de mobilyacı bir ailenin yedinci çocuğuyum, küçük yaşlardan beri resim, çizgi film, ve dergilere merakım vardı. Liseyi bitirdikten sonra İngilizce öğretmenliği okumak
için Eskişehir’e gittim, şimdi üçüncü sınıfı sanırım üçüncü kez okuyorum. Öğretmenlik yapma fikrini sevmiyorum hatta hocalarım bana “öğretmen hariç her şey olabilirsin” dediklerinde onlara hak vermeden edemezdim. İlk okulda resim yarışmalarından kazandığım porselen tabağım, sulu boya takımım ve ödül olarak verilmiş çiçeklerim oldu. Daha sonra bazı yerel dergilerde çizimlerim ve yazılarım yayınlandı ama bu işi ciddiye almam üniversiteye başladıktan sonra oldu. Üniversite üçüncü sınıfta okul ve full-time kasiyerlik işini birlikte götürmeye başladım, geceleri kasa başında düşünmek için bolca vaktim oluyordu, sabaha kadar çeşitli reklam senaryoları, klip fikirleri ve story boardlar üretiyordum daha sonra kendi şarkıma bir klip yaptım, ‘eğer bin kişi izlerse ikincisini de çekerim’ dedim izlenme sayıları bir kaç bini geçince bu sefer bir stop-motion klip çekerek bu işe devam ettim. Tabi o zamanki imkânlarım kısıtlı olduğundan şimdi bu işlerimi oldukça amatörce buluyorum.

Stop motion oldukça zor ve sabır isteyen bir uğraş ama fotoğraflar bir araya gelip hareket etmeye başlayınca tüm uğraşınıza değdiğini anlıyorsunuz
Bir yıl süren kasiyerlik olayından sonra İstanbul’dan bir arkadaşım benimle çalışmak için Eskişehir’e geldi ve bir hafta eve kapanıp bir şeyler ürettik, çıkan işleri yanına alarak çalıştığı şirkete götürdü, çalışmalarımız beğenilince de İstanbul’a çalışmak için gelmiş oldum, daha sonra da Wacom Intous ile tanıştım, sanki yıllardır birbirimizi bekliyormuşuzgibi bir halimiz vardı, hiç yabancılık çekmedim. Bir senedir de üzerinde yeni şeyler deneyerek kullanmaya devam ediyorum.

Çalışma sürecim her zaman aynı şekilde işlemez ama genellikle aklıma bir sahne gelir ve onun bir eskizini alırım,
daha sonra çizgileri netleştirip tararım ve Photoshop ile olaya girerim. Hala sebebini anlayamasam da en çok düşündüğüm yer duşakabin, işten eve yürüdüğüm yol ve şehirler arası yolculuklar. 



Çalışırken dikkat ettiğim şeyler ışık ve müzik; ışık benim için çok önemli bir etken. Yaptığım işin ruhunu etkiliyor ayrıca gün ışığında çalışmayı da pek sevmiyorum
Yanımda birileri varken çalışmayı da sevmem, muhabbet ortamı oluşabiliyor ya da izleyen kişi sabırsızca davranıp benim üzerinde çalıştığım sayfada önceden gördüklerimi tahmin edemiyorlar ve “olmadı ki şimdi öyle, hiç baykuşa benzemedi o!” diyebiliyorlar, işlerin son halini onlara gösterdiğimde ise “zaten çok güzel olacağını biliyordum” diyorlar. Çalışırken dinlediğim müziklere bir noktaya kadar dikkat ediyorum ama bazen kendimi işe kaptırıp ne çaldığını unutabiliyorum, Portishead’ le başlayıp Müslüm Gürses’ e uyandığım olmuştur. Sevdiğim tarzları aslında pek ayırt edemiyorum, renklere ve konsepte çok önem veriyorum, pop art ve kolajlar ilgimi çekiyor. Kendime has bir tarz geliştirmeyi açıkçası istemiyorum çünkü hızlı tüketim ortamına karşı sürekli aynı şeyleri yapan kişilerin zamanla bayatladıklarını görüyorum. Bana kalırsa yenilik sürekli devam etmeli çünkü bir gün hepimizin modası geçecek. Bu sebepten trend renkleri ve tarzları sürekli takip ediyorum.Fotoğraf çekmeyi çok severim. Her ne kadar Canon sevsem de Nikon p5100 modeli bir makinem var. Evden dışarı pek çıkmam, bu yüzden akşamları canım sıkılırsa evde fotoğraf çekiyorum. Bazen aklıma tuzluktan ya da başka bir objeden kukla yapmak geliyor tutup onu çekiyorum, bazen de ev arkadaşımı ya da kendi fotoğraflarımı çekiyorum. Modellik yapmak fotoğraf çekmekten daha eğlenceli geliyor.Neredeyse tüm fotoğraflarımda ve illüstrasyonlarımda Photoshop kullanırım, Photoshop benim içimde İlk kez fotoğraflarıma şu Messenger avatarlarında bolca görülen klasik efektleri vermek için 7.0 versiyonunu kullanmıştım.



Kurgu işleri için Adobe Premier’ i tercih ediyorum.

Movie Maker’ dan Premier’e geçmek benim için radikal bir değişiklik olsa da bu duruma alıştığımı düşünüyorum. Bunun yanında After Effects eğitimlerini izlemeye
çalışıyorum, Anime Studio ile yaptığım işleri After Effects de yapmak için uğraşıyorum. Çizim işleri için alternatif olarak Corel Painter da kullandım fakat arayüzü bana painti hatırlattığından tüm özelliklerini es geçip kullanmaktan vazgeçtim. Sanırım Photoshop tüm ihtiyaçlarımı fazlasıyla karşılıyor. Photoshop’ un sevdiğim tek bir yönü yok, genel olarak hayranlıkla kullanıyorum ama beni en çok etkileyen özelliğini sorarsanız ‘actions’  hadisesi derim, az zamanda büyük işler başarmak isteyen kullanıcılar için bire bir. CS4 ten önce Photoshop’ ta çalıştığım çerçeveyi çevirebilmeyi çok istiyordum neyse ki bunu cs4 için yaptılar, ayrıca 3d modelleri evire çevire boyama imkanı da beni benden aldı. Yabancı yayınları Eskişehir’e gidince kütüphanede topluca inceleme imkanım oluyor, bütün gün orada oturup Animation Magazine, Novum, Q, Cinefx dergilerini topluca gözden geçirip notlar alıyorum. Türkçe yayınlara gelince, Digital Arts, Photoshop Magazin ve dekorasyon merakımdan dolayı Bravacasa’ yı takip ediyorum.Severek takip ettiğim sanatçıların sayısı çok fazla ama ilk üç derseniz Jonathan Burton, Gal Shkedi ve Türkiye’den Volkan Akmeşe’ yi örnek verebilirim. Kendisi aynı zamanda
ustam olur.Tabi ki gözlem yaparak besleniyorum,  gördüğüm reklamları, yazı fontlarını, jenerikleri, logoları inceliyorum



Görsel zevkimi bozacak her hangi bir mekanda durmamaya çalışıyorum.
Alış veriş merkezlerini ziyaret edip buralardan giyim, çocuk kitapları ve tasarım trendlerini canlı canlı takip ediyorum. sürekli yeni videoları ve arşivime eklediğim filmleri izliyorum, tüm bunlar bana ilham vermek için oldukça yeterli zaten. Bir alaylı olarak bu işlerin okulunu okuyan arkadaşlara tavsiye vermek pek haddim olmasa gerek. Çalışma prensibim şu; telifini aldığım işleri galerilere koymamaya çalışıyorum, bu da galeride sunacağım işin karşılıksız olmasını sağlayıp samimiyeti getiriyor.

Kendi sevmediğim bir şeyi insanlara sunmak istemiyorum, hatta bazen üzerinde uzun zaman çalıştığım projeleri durduk yere sonlandırdığım da olmuştur. Bu tür meselelerle
haşır neşir olan herkese zihin açıklığı diliyorum.

 

April 2009

 


Yarının Ustaları