Photoshop Magazin
 


Türk Hukukunda İşleme Eserler

01 January 2011 | Sayı: Jan 2011
 
1 2 3 4 5
 

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 1/B Maddesinde işleme eser tanımlanmıştır. Buna göre işleme eser; diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsulleridir. İşleme eser; tanımdan da anlaşılacağı üzere, sıfırdan oluşturulmayıp, belli bir eserin işlenmesi, yenilenmesi
yahut o eserin ana özellikleri kullanılması suretiyle meydana getirilen eserdir. Buna göre işleme eserlerin özelliklerini şu şekilde sıralamak mümkündür;

Asıl eserden bağımsız olmama,
İşleyenin hususiyetini taşıma,
Asıl eserle aynı kategoride yer alma,
Asıl eser sahibinin izninin gerekmemesi, (Yayım için izin gerekli)
Asıl eserle olan ilişkinin belirtilmesi.
Bu kapsamda bakıldığında; bilgisayar programlarının
uyarlanması da işleme eser olarak sayılabilir. Kanun bunun da ötesine giderek “Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dâhilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları”nı da işleme eserler arasında saymıştır. (FSEK Md:6) İşleme eserde asıl eser sahibi ile işleme eser sahibi arasında ince bir çizgi ve haklar dengesi söz konusudur.

Bir eseri işlemek ve yeniden vücut vermek isteyen kişi, asıl eser sahibinin haklarını da ihlal etmemelidir. Asıl eser sahibinin bu hakkını korumak için Kanun; işleme eserin, asıl eser sahibinin izni olmadan yayımlanamayacağını hüküm altına almıştır.
Öte yandan bir eserin işleme eser olabilmesi için, işleyeninin “hususiyetini” taşıması gerekmektedir. Yani eseri işleyen, esere kendisine özgü bir şeyler katmış olmalı ve bu kendisine özgülük eserde belli olmalıdır. Aksi halde ortada yeni bir eserden söz etmek mümkün değildir. Örneğin; bir bilgisayar programını alıp sadece ismini değiştirmekle işleme eser ortaya çıkmamaktadır. Fakat programa yeni özellikler eklemek suretiyle işleme eser oluşturulabilir.


Asıl eser ile işleme eser FSEK M:2 ve devamında belirtilen eser türlerinden aynı eser türünde yer almalıdır. Yani asıl eser güzel sanat eseriyken işleme eser sinema eseri olamaz. Eğer tür değişiyorsa orta işleme eser değil, yeni bir eser vardır. İşleme bir eserin hak sahibi, asıl eser sahibinin hakları baki kalmak kaydıyla işleyendir. Yani işleme eser asıl eserden bağımsız bir eser statüsündedir. Hukuksal koruması da asıl eserden bağımsızdır.

İşleme eser sahibi de eseri üzerinde her türlü hukuki, kişisel, maddi ve manevi haklara sahiptir. Bunlar eserle arasında ilişki kurmak, değişiklikleri menetmek, eseri satmak, değiştirmek vb haklardır. Bu haklar bir sözleşmeyle devredilmediği sürece, yaşamı boyunca eser sahibine aittir. Ölümden itibaren yasal mirasçılara geçen maddi haklar 70 yıl boyunca korunmaya devam eder. (FSEK M:19)

Bu açıklananlar göstermektedir ki; hem asıl eser sahipliği, hem de işleme eser sahipliği sadece gerçek kişilere özgüdür. Yani tüzel kişiler asıl ya da işleme eser sahibi olamazlar. Fakat tüzel kişilere, eserin pazarlanması, satılması vb. gibi mali haklar devredilebilir. Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle.

 

January 2011

 


Tasarım Hukuku