Photoshop Magazin
 


Uğur Derinoğullu - Grafik Tasarımcı

01 September 2010 | Sayı: Sep 2010
 
1 2 3 4 5
 

Bu mesleğin eğitimini hala devam ettirmekteyim, bu yüzden kendime bir unvan bulamıyorum. Sanırım Grafik dalı öğrencisi demek en doğrusu. Alışılagelmiş bir ifade olacak ama, sanırım doğduğumdan bu yana çiziyorum, şu an 21 yaşımdayım ve hala çizmeye devam ediyorum. Çocukluğun getirdiği bir şey bu. O dönemde birçok şey isterseniz, güzel arabalar, güzel oyuncaklar… Erkek kardeşim ile birlikte küçükken sahip olamadığımız şeyleri çizerek bu işe başladık. Aslında bu önemli bir nokta, erken yaşta çizim yapmaya başlamak.

 

Resim defteri ve boya kalemlerimiz evimizde olmazsa olmazlardandı ve bende bunları çantamdan hiç ayırmadım. Bunun yanında her çocuk gibi ben de sokaklarda oynayarak
büyüdüm fakat çizim yapmak her şeyden önce gelirdi. Bu eğitimime başladığımda da devam etti. Grafik tasarım ile lise dönemimde tanıştım. Okulumun ilk günlerinde ne kadar doğru bir tercih yaptığımın farkına vardım ve bir anda kendimi bu işin içerisinde buldum.

Çok iyi öğretmenlerimiz vardı, bana her zaman destek oldular. Bunun yanında ben de kendimi eğiterek daha iyi yerlere gelmeyi amaçladım. Hergün daha iyi olabilmek için
çalıştım. Bunun karşılığını da güzel bir üniversiteyi kazanarak aldım. Şu an Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik bölümünde eğitimimi devam ettirmekteyim
ve yine çok iyi hocalara sahibiz, her zaman olduğu gibi de kendimi bu konuda eğitmeye devam ediyorum.

 

Eğitimimin yanında kendimi her zaman bir yerlere iş yaparak buldum. Başlarda kendi halinde işler oldu, daha sonra giderek büyümeye başladı. Küçük yaşlarda bu işe başladım ve ustalarımdan bu işin dilini öğrenmeye çalıştım. Bu durumun bana birçok şey kazandıracağını biliyordum ve öyle de oldu. Şuan piyasaya iş yapmadığım zamanları kişisel çalışmalar yaparak değerlendiriyorum ve her gün araştırmaya ve öğrenmeye devam ediyorum. Diğer sanatçıların çalışmalarını takip ediyorum, doğayı gözlemliyorum ve
bunları harmanlayarak kendi tarzımı oluşturuyorum.

Fikir eskizleriyle başlıyorum çalışmalarıma, ilk önce bunun üzerinde yoğunlaşıyorum. Daha sonra eskiz defteri üzerinde bunu nasıl görselleştireceğime karar veriyorum. Sonra
bilgisayara aktararak gerekli müdahaleleri yapıp çalışmayı sonlandırıyorum. Unutulmaması gereken ve bizlere her zaman öğretilen ‘Bilgisayarın bir araç olduğudur, amaç değil.’ Bu çok önemli bir nokta. Bazen sessizliği seviyorum fakat bazı zamanlarda da bu işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor ve müziğe başvuruyorum. Çalıştığım zamanlarda genelde hafif bir müzik arkaplanda bana eşlik ediyor.

 

Gün içerisinde projelerimle uğraşmayı seviyorum, geceyi dinlenerek geçirmek beni mutlu ediyor, tabi ki yoğun çalışma dönemlerimde bu böyle olmuyor. Eskiz defterimi yanımdan ayırmıyorum, bu çok önemli ve çalışma için ortaya konulan fikir neyi gerektiriyorsa ona göre çalışıyorum. Mürekkepli kalemleri ve mürekkeple çalışmayı
seviyorum. Bunun yanında boya kalemlerim ve fırçalarım her zaman yanımda. Onların orada olduğunu bilmek beni rahatlatıyor. Her zaman yeni bir şeyler deniyorum
ve aralarından en uygun olanı kendime seçiyorum. Fotoğrafa da her zaman ilgim oldu. Çalışmalarım fotoğraf kullanmamı gerektiriyorsa fotoğrafa başvuruyorum ve boş zamanlarımda da fotoğraf çekmekten keyif alıyorum . Fotoğraf makinemle de aramızda bir bağ var, isteklerime karşılık verdiği sürece yanımda. Şuan Canon’un 500D modelini kullanmaktayım. Genelde serbest çalışıyorum o anda ne hissediyorsam ve ne gözlemliyorsam onu fotoğraflıyor ve çekiyorum. Genel anlamda kurumsal kimlik ve editorial tasarım kısmı ile ilgilendiğim için vektörel ağırlıklı çalışıyorum. Bunun yanında isteklerim doğrultusunda Photoshop programından faydalanıyorum.

 

Illustrator ve Indesign programları yaptığım iş doğrultusunda çok önemli programlar. Ağırlıklı olarak bunları kullanıyorum. Tabii ki ilk Photoshop’la tanıştım. Sanırım 7
yıl önce Adobe Photoshop 5.0’dı. Hatırlayamıyorum gerçekten. Photoshop’u çalışmalarım doğrultusunda bildiğim özelliklerinden faydalanıyorum. Dekupe benim için çok önemli, bu özelliği sanırım vazgeçilmez. Daha önce de bahsettiğim gibi mürekkeple çalışmayı seviyorum. Bu yüzden kendime yeni fırça stilleri oluşturup bunları kullanmayı seviyorum.

 

Renk konusuna girilmemeli bile bence. Logo hazırlarken Illustrator programını kullanıyorum. Bu anlamda bana istediklerimi sunuyor. Ve vektörel çizimi seviyorum. Takip ettiğim kaynak o kadar çok ki. Behance ve Cargocollective sitelerinde portfolyomu yayınlıyorum ve genelde bu siteleri takip ediyorum. Mesleğinizle ilgili dünyadan ve
Türkiye’den örnek aldığım isimler çok fazla. İyi olan her şeyi ve herkesi takip etmeye çalışıyorum. Bu konuda etkilendiğim birçok şey var. Doğadan, arkadaşlarımdan, ünlü tasarımcılardan, dinlediğim müziklerden, filmlerden, kitaplarımdan, dergilerimden. Kısacası bana bir şeyler kazandıran her şeyden besleniyorum. PM okurlarına ve diğer tasarımcılara mesajım ilk olarak kendini eğitmeyi ve çevredeki her şeyden en iyi şekilde faydalanmayı bilmeliler. Bunun üzerine gidip, her gün daha iyi olabilmek için çalışmalıyız.

 

September 2010

 


Sanatçılarımız