Photoshop Magazin
 


Reklamınız Fark Edilmediyse, Gerisi Teferruattır

01 September 2010 | Sayı: Sep 2010
 
1 2 3 4 5
 

Günümüzde de Bernbach’ın sözlerinin halan e kadar canlı, geçerli, doğru ve kaçınılmaz olduğunu görmek bazıları için şaşırtıcı olabilir. Reklam gibi doğruları bu kadar hızla değişen bir sektörde geçen 60 yıl gibi uzun sayılabilecek bir süreçte söylenmiş bu sözler, hala taze bir nasihat niteliğinde.
Benim öncülerimden biri de İhap Hulusi’den sonra Özdemir Asaf’tır. Bunu son yazdığım kitabım “Kriz Seven İletişimci” de de vurgu- ladım. Nasihatı Asaf şöyle açıklar; Zamanında taze yenmemiş ekmeği, başkasına bayat yedirme denemesidir, der ve çok hoş anlatılmıştır.

İşte bizde çalışmalarımızda, işleri bayatlamadan sunmaya, üretmeye çabalıyoruz. Bu yıl, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesindeki, Yaratıcı Ekip Atölye Çalışmalarımızda, Öğretimden 3 ekip, 2. Öğretimden de 2 ekiple çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Bu ekiplerin liderleri ve kampanya konuları ise; Betül Çepni ve ekibi üç büyüklerin müzeleri (GS,
BJK ve FB) “Şimdi Tarihle Buluşma Zamanı” ve “Marmara Caz Festivali”. “Türk Rakısı”nın tanıtımıyla ilgili olarak iki çalışma ve “Aile içi Şiddet” için hazırlanan tanıtım filmi için Zeliha Kadayıfçı, Cansu Bengü, Emre Sert, Nurdan Korucuoğlu ve Duygu Özdemirel. “Şizofreni Nedir?” üzerine bir film ve afiş çalışmasıyla Gözde Yılmaz, Eyüp Coşkun ve Stanislav Koratyuk. Dilay Çakmak ve ekibi “Reklamda Fotoğrafın Önemi” için hazırlanan billboard çalışması. Gökhan Doğru ve ekibi “Marcell” ve “Marball” çalışmaları. Dilşah Fındıkçı ve ekibinin ise “Huzur Evleri” ile “Marmara TV”’nin tanıtımı için hazırlanan özel Yeşilçam Filmlerinden hazırlanmış afişler yapıldı.

 

Bu birbirinden çok emek harcanan projeleri dönemin sonunda ekip çalışmasının ne denli önemli olduğunun birer kanıtı olmuştur. Emeği geçenleri kutluyorum. Eğitmenler ve ebeveynlerin hepsi farklı açılardan birer hayal yöneticisidir. Bunlar genç insanların hayatlarındaki rolü onların kendilerine özel olan yeteneklerini keşfedip umutlarını ve hayallerini belirlemelerinde yardımcı olmaktır. Ayrıca bu insanlara hayallerinin peşini bırakmamalarını dostluk ve insanlık çerçevesinde anlatmalıdırlar. Genç nesil en
çok nereye uygun olduklarına karar vermeleri için zaman ayrılmaksızın, onları şu ya da bu kariyere doğru acele ettirmek gibi bir tutum içerisindeyiz. Onları gerçek düşüncelerine yönlendirmektense, zihinlerini bir dolu bilgi ile doldurup karıştırmak konusunda gayet başarılıyız. Buda iletişim kopukluğuna
neden oluyor, bu kopukluk hayata bağlılığıda bitiriyor. Halbuki geçmiş zamanlarda bizleri yönlendiren birileri olsaydı hayatımızın
nasıl değişmiş olabileceğini hayal edelim.

Örneğin: Fiziksel, duygusal, entellektüel, manevi, psikolojik, maddesel, profesyonel, finansal, yaratıcılık, macera, yardımseverlik ve karakter. Bütün bu olanlar hakkında birinin bizlerle beraber hareket edip belli beyin fırtınaları yaptığını düşünün. Bu kişi bize güçlü ve zayıf yönlerimizi, ilgi alanlarımızı ve tutkularımızı göstererek yer
ve nesneleri keşfetmemize yardım edecek biri... Eğitim süremizce bir hayal yöneticimiz olsaydı hayatımız ne kadar farklı olurdu.?

Yeni nesle burada bağlılığı çok yüksek, verimli, sorumluluk sahibi, vizyoner, kendinin farkında, ön sezileri olan, motive olmuş bir
nesilden bahsediyorum. Sizde şirketinizde böyle bir avuç dolusu çalışan olsun istemezmiydiniz. Her yeni neslin bir hayal yöneticisi olmalıdır. Elma dersem çık …
Türk reklamının Oscar’ı olarak nitelendirilen “Kristal Elma Ödülleri” bu yıl 30 Haziran akşamı, Suadada düzenlenen 22. ödül töreni ile sahiplerini buldu. Kristal Elma ödülleri için yapılan 1160 eser başvurusu ise bu yıl, katılım anlamında bir rekor olarak tarihe geçti.

Ödül töreninden önce sahneye çıkan “Baba Zula Grubu” da törene katılanlara unutulmaz anlar yaşattı. Törenin sunuculuğunu yapan Demet Evgar ve Emre Kareyel ise, gürültüden zor anlar yaşamasına rağmen, sempatik kişilikleri ile törene ayrı bir hava katmasını bildiler.

Ödül töreninde ilk olarak sahneye çıkan Reklamcılar Derneği Başkanı Yiğit Şardan ise, konuşmasını yaparken oluşan gürültüden nasibini aldı ve gürültü yüzünden kendi sesini duymakta bile zorluk yaşadı. Buna rağmen konuşmasını sürdüren Şardan; “Bu şehirde bu mesleği icra etmek zor. İstanbul ilham verici bir şehir. 2010 özel bir anlam taşıyor ve Avrupa'nın Kültür Başkenti aynı zamanda.

Reklamcılar Derneği olarak, yeni bir girişim başlattık. Adını da 'Yaratıcı Endüstriler Girişimi' koyduk…” Başkan konuşmasını yaparken oluşan gürültüden rahatsız olduğunu ve dikkatinin dağıldığını dile getirerek, ilgiyi çekmek için ise, şu espiriyi yapma ihtiyacı duydu; “bu adaya iki kez gelen tüm Fenerbahçelilere ve Beşiktaşlılara, çıkışta Galatasaray sempatizanı sertifikası vereceğiz”. Başkandan sonra sahneye çıkan diğer konuşmacılar da sözlerini kısa tutarak, kalabalık ve sabırsız ödül sahiplerini fazla yormak istemediler. 22. Kristal Elma ödül törenine sponsor olan firmalar katılımcılara bir çok hediyeler verdiler. Turkcell törene özel hazırladığı kampanyası ile çekilişle çeşitli hediyeler verdi.

Turkish Airlines (THY) ise; beş talihli kişiye yurtiçi uçak bileti hediye etti. Törende birçok alanda ödüller verildi. Bunlar; Basın, Televizyon, Açık Hava, Radyo, Sinema, Dijital, Yaratıcı Medya Kullanımı, Çok Mecralı Kampanya, Ortam Reklamı ve Özel Ödül dallarında çeşitli kategorilerde dereceye girenlere "Kristal Elma Ödülü" verildi. Törende, "Basın" dalında büyük ödüle, Grey İstanbul tarafından hazırlanan "Google Search" reklamı layık görüldü. "Televizyon" dalında büyük ödül ise Concept imzasını taşıyan
Şekerbank'ın "Üreten susarsa, Türkiye susar" reklamına verildi. "Çok Mecralı Kampanya" dalında büyük ödül, Medina Turgul DDB'nin Rondo Bisküvi "Hayatın Draması" kampanyasına gitti. "Yaratıcı Medya" dalında ise büyük ödüle Tayfa&WDO'nun Yapı Kredi Bankası için hazırladığı "Alkollü Araç Kullanımını Bilinçlendirme" kampanyası layık
görüldü. "Dijital" dalında büyük ödüle Rabarba'nın "Pepsi Yaşatır Seni" reklamı değer bulundu.

Ödül töreni gece yarısına kadar sürdü. Katılanlar güzel bir gecenin ardından ve eğlendikten sonra, kendilerini Ortaköy sahilin trafik kabusunun içinde buldular. Daha nicelerine.

 

September 2010

 


Periskop Bakışı