Photoshop Magazin
 


Hayatında Adobe Olmasa...

01 September 2010 | Sayı: Sep 2010
 
1 2 3 4 5
 

Yazılım üreticileri bilgisayarlarımızda kullandığımız, hayatımızı çok kolaylaştıran programları geliştirmek için zaman, para ve çaba harcamaktadırlar. Yatırım ve
emeklerinin ürünü olan yazılımların bedellerini görmezden gelirsek, yeni ürünlerin geliştirilmesi için gereken kaynağı kurutmuş oluruz. Oysa yeni programlar yaratmak
için, yazılım geliştiricilerin bu kaynağa gereksinimleri var.

Adobe Yazılım Lisans Anlaşması'nın 13. maddesi olan "Lisansa Uygunluk" şöyle diyor: "Ticari bir işletme, şirket ya da organizasyonsanız, yılda bir defadan fazla olmayacak şekilde, Adobe veya yetkili temsilcisinin, Adobe yazılımlarının tamamının veya herhangi bir kısmının, Adobe’den edindiğiniz geçerli lisansa uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek amacıyla, size 10 gün önceden bildirimde bulunarak, kayıtlarınızı, sisteminizi ve tesisinizi araştırma hakkına sahip
olduğunu kabul etmiş sayılırsınız. Araştırma sonucunda ürününüzün geçerli lisansa uygun olarak kullanılmadığı tespit edilirse, en kısa zamanda geçerli bir lisans edinerek, yazılım kullanımınızı yasal hale getirmeniz gerekecektir."


Eğer lisanslı bir Adobe ürünü kullanıyorsanız yukarıdaki maddeyi okumuş ve kabul etmiş sayılıyorsunuz. Ama sözleşmeyi sanırım kimse okumuyor! Geçen ay içerisinde yaptığım kurumsal ziyaretlerin neredeyse hepsinde sürekli Adobe adıyla gelen telefonla lisans kontrolü konusunu konuşmakz orunda kaldım. Ziyaret ettiğim yerlerin büyük bir kısmı lisans sahibi önde gelen reklam ajansları üstelik. Gelen telefon çağrılarından fazlasıyla bunalmışlar anladığım kadarıyla. Aynı gün içerisinde birden fazla aranan yerler dahi var. Lisans sahibi olsanızda sözleşme bu hakkı Adobe'ye veriyor ama Adobe Türkiye ofisi veya temsilcileri bu sözleşme maddesini biliyor mu?
Adobe Türkiye ofisinin korsan yazılım kontrolleri yaparak yasal haklarını araması konusunda eleştirilecek bir şey yok elbette. Destekliyoruz sonuna kadar kesinlikle. Fakat temsilcileri veya doğrudan ofisin kendisi kullanıcı veritabanı ve çağrı merkezleri adına bir düzenleme yapması gerekiyor.

Telefon çağrıları için bir kreatif direktör şu benzetmeyi yaptı; "Spam adeta! Binlerce lisanssız kullanan kurum dururken sürekli biz aranıyoruz, lisans alarak hata yapıyoruz galiba." Creative Suite 5'in çıkmasıyla bir yandan da Adobe'nin yetkilendirdiği temsilcilerin ikiye çıkmasıyla yaşanan pazarlama ve lisans rekabetinin sonuçları sanırım bu telefon çağrıları. Lisans sahibi kurumlar adına Adobe Yazılım Lisans Anlaşması'nı ihlal ediyor farkında olmadan. Daha da kötüsü
bıraktığı kurumsal intiba...

Adobe Türkiye hırsızları ve müşterilerini birbirinden ayırarak bu şikayetlere kulak vermeli diyerek lisanssız kullanıcılara da yılllar önce yayınlanan bir lisanslanma
ilanını anımsatmak istiyorum. Yaratıcı günler dilerim... Hayatında Adobe olmasa… Mesela şimdi iki saatte yaptığın bir tasarımı üç günde hazırlamak zorunda
kalsan… Yaptığın şeyin istediğin gibi olup olmadığını görmek için en az bir gün beklesen… "Bu işin bir alternatifini görelim" diyenlere uzaylı gibi baksan… Çalışırken elin yüzün boya içinde kalsa…

Karanlık odalarda gecen gündüzün birbirine karışsa… Letraset, pikaj ve hurufat gördüğün en kötü kabuslardaki canavarların isimleri olsa… Ne yapardın?
Sadece yapılması gerekeni yap! Bilgisayarında lisanslı Adobe ürünleri kullan, bu büyük yanlışa sen de ortak olma. Lisanssız program kullanmanın maddi ve manevi tüm sorumluluklarından kendini koru. Adobe'nin tasarım dünyasındaki yeniliklerine senin de bir katkın olsun.

 

September 2010

 


Editörden