Photoshop Magazin
 


Kaan Bayur - İllüstratör

01 May 2010 | Sayı: May 2010
 
1 2 3 4 5
 

Yaptığım iş olmayan dünyaları, karakterleri çizip insanları onların varlığına inanmalarını sağlayak bir illüzyon yaratmak. Bu doğrultuda, illüstratör olarak anılmayı daha doğru buluyorum. Malzemelerim ve kullandığım teknikler zaman içinde değişiyor, değişecekte, bir zamanlar sadece kağıt kalem kullanarak çizimler yaparken bugün çalışmalarımı hız bakımından ve görsel doygunluğu daha fazla sağladığından dijital ortamda yapmaktayım. Bu durum beni “Digital Artist” oldumu ön görüyor. Ama bu bugün için geçerli yani yarın düşünce gücüyle resim yaparsak ben “Dream Artist” mi olacağım, tekniğim değişecek kullandığım malzemeler değişecek ama ilüzyon yaratmak benim herzaman olduğu gibi tek amacım olacak bu durumda ilustrator ünvanının beni tam anlamıyla temsil ettiğine inanıyorum.


Biraz kendimi tanıtayım, 1984’te Bursa’da doğdum daha sonra bir süre İstanbul’da yaşadım ve lise son çağımda İzmir’e göç ederek lise hayatımı sonlandırdım. Lisede Fen ağırlıklı bir eğitim gördüm ve az kalsın hayatımın sonuna kadar beni sıkacak Fen bölümü ile alakalı bir meslek sahibi olacaktım. Neyse ki okulumun son senesinde bir öğretmen beni kendime getirdi ve bana o ana kadar duymadığım Güzel Sanatlar Fakültelerinin varlığından söz etti. İşte o zaman ışığı gördüm ve hemen planlarımda değişiklik yaparak, Güzel Sanatlar hazırlık kursuna başladım. Yaklaşık 7 aylık bir eğitimden sonra hedeflediğim üzere 9 Eylül Güzel Sanatlar Grafik bölümünü kazandım. Üniversite yıllarım içerisinde de kendimi illüstrasyon üzerine geliştirmeye adadım.


”Çalışmalarımı yaparken başlarda amatörce işler çıkarıyordum ama bitmeyen inadım ve sabrım sayesinde yavaş yavaş geliştiğimi fark ettim”


2002 yılında Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Grafik bölümünü kazandığımda tek hayalim illüstrasyon yapmak ve bu alanda çok iyi olmaktı. Bunun için çok çalışmam gerektiğini biliyordum bu işin tüm zorluklarını göze alarak işe koyuldum. Önceleri klasik anlamda çalışmalar yaparak kendimi geliştirme sürcinden geçerken 2. sınıfta grafik tabletin varlığından haberdar oldum. Böylece hayatımda yeni bir pencere açılmış oldu. Bundan sonra ise o ana kadar olan kağıt kalem ve boyalar ile çalışırken bir anda boyalar gitti ve Photoshop geldi. Çalışmalarımı yaparken başlarda amatörce işler çıkarıyordum ama bitmeyen inadım ve sabrım sayesinde yavaş yavaş geliştiğimi fark ettim ve ben geliştikçe çevremden aldığım olumlu tepkilerle daha da motive olarak çalışmalarımı bu güne kadar getirdim. 


İllüstrasyon çok ciddi bir konudur bir illüstratorun çok yönlü olması ve çalıştığı konu üzerinde çok bilgi toplaması gerekmektedir. Çünkü yaptığı çizimler inandırıcı olmalıdır. Olmayan dünyaları kurguluyoruz ve bu dünyalar ne kadar inandırıcı olursa izleyici kitlemiz o kadar yaptığımız çalışmayı izlemekten haz duyar. Bu sebeple bir konuya başlamadan önce ön araştırma yaparım. Konu ile alakalı yazılar ve görseller toplayarak işe başlarım. Topladığım bu bilgileri bir süre okuyup, görselleri iyice kavramaya çalışıp, kafamda bir şeyler şekilleninceye kadar, ufak eskizlerle bir düşünce hali içine girerim taki birşeyler zihnimde oturuncaya kadar sonra ise yaptığım eskizi sonlandırıp PC’ye geçebilirim.


Çalışmalarıma başlamadan önce odamı masamı , ayağımın altında olan ya da gözüme hoş görünmeyen her şeyi toplarım , normalde titizimdir. Ancak çalışma zamanı daha da bir artar bu huyum. Renkleri doğru görebilmem açısından odamın perdeleri yarı kapalıdır. Çalışmam için gece ya da gündüz benim için fark etmez hayatının büyük bölümü oda da geçen biri için gece gündüz birdir benim için. Film izlemeyi çok sevdiğim için monitörümün bir köşesine media playerımı ufak bir şekilde yerleştiririm ve devamlı orda bir film oynar böyle çalışmak bana büyük keyif verir. Bu sırada kahvemide hazır ederim.


Eskizlerimi PC de yapmamaya özen gösteririm çünkü kağıt kalem her zaman iyidir düşüncesindeyim. Ayrıca çokta haz vericidir. Eskizlerimde istediğim sahneyi yaratınca ya da figürü ortaya çıkarınca çalışmayı PC’ye aktarıyorum ve artık bundan sonra Photoshop ile eskizi ince ince boyamaya geçiyorum. Bu süreçte ise pek çok fotoğraftan yararlanabiliyorum. Işık-gölge olsun ya da inandırıcı bir anotomi işleme , doku vs. gibi durumlarda fotoğraf herzaman vardır. Referans alırım.


İllüstrasyon ve fotoğraf içiçedir. Fotoğraf çekmeyi severim ancak öyle bir tutku derecesinde değil. . Bir tane “Canon Powershot SX10” makinam var beni gayet güzel idare etmekte. İllüstrasyonlarımda da referans gerektiren ve nette hayatta bulamayacağım objeleri ya da figürleri çekip kendime referans yaratırım. 


Photoshop bu işe başladığımdan beri kullandığım en temel programdır. Gelişim sürecimde daha başka grafik programlar denedim ancak Photoshop kadar profesyönelini daha görmedim. Herkes aynı şeyi farklı yollarla yapar bu programda. Photoshop herkese göre özeldir, durum böyle olunca ve yapılabileceklerin sınırıda olmayınca bu programdan başka bir tanesini kullanmam gerekmiyor. Çalışmalarım kağıt kalem eskizi dışında %100 Photoshop ürünüdür. Ekstra bir renklendirme ya da renklerle oynamak filtre yapmak için bir program kullanmıyorum. Photoshop’un bünyesinde olan her araç benim işime yarıyor.


Bazen vektör ağırlıklı illüstrasyonlar yapmam gerektiğinde Adobe illustratoru kullanırım. Bazen projelerim için filmler üzerinde oynama yapmam gerekirse After Effects’i , aslında ortalama Adobe’nin bütün programlarını kullanıyorum. Hepsinin yerine göre sırası geliyor. Adobe programlarında en sevdiğim özellik ara yüzlerinin birbirlerine benzemesi ve kullanılan araç gereçlerin neredeyse aynı olması. Durum böyle olunca her türlü Adobe programını bilmesem bile problemimi çözebilecek şekilde çok kısa bir süre içinde öğrenebiliyorum. 


Adobe Photoshop ile üniversitenin ilk yıllarında tanıştım bölümümün grafik tasarım olması sebebiyle öğrenmem gereken bir programdı. 2002 yılında Photosop CS ile başlamıştım. Programı öğrendikçe, yapılabileceklerin sınırsız olduğunu fark ettim. Zaten 2. sınıftada grafik tabletle beraber programa iyice hakim olmaya başladım. Tabi o dönem içinde birde Adobe Illustrator CS’i de baya kullandım. Hatta Photoshop ve Illustrator hayatımın olmazsa olmazları haline geldiler.

Photosop'u kullanırken neredeyse her araca her noktaya dokunuyorum her özelliği kullanıyorum. En çoksa brush özellikleriyle oynamayı çok seviyorum. Pekçok değişik tatda brush üretebiliyorsunuz. Buda çalışmalarınızı renklendirirken çok başka tarzlar ortaya çıkarmanıza olanak sağlıyor. Çizimlerimi renklendirirkende layer seçeneklerini çok kullanırım, renk filtrelerini ve normal filtre efektlerini bunlar bence Photoshop’un olmazsa olmazlarındandır.İllüstrasyon ya da renklendirme ile uğraşan arkadaşlara Photoshop’ta hızlı gölgelendirme ve kontrast oluşturmaları için Dodge Tool ve Burn Tool’u öneririm. Böylece oluşturdukları şekle hızlı bir biçimde hacim verebilirler. Çalışması çokta keyiflidir sanki sihir yapmış gibi bir his uyandırır insanda. Adobe Illustrator CS4 de ise “Blob Brush Tool” ile grafik tablet vasıtası ile çizimlerimi vektörel olarak boyamak çok keyifli ve çok kolay oluyor. Eskiden çizimin her bir parçasını pathlemek gerekirken şimdi çok basit ve hızlı bir biçimde çalışmanızı renklendirebiliyorsunuz.


Çizimlerimi geliştirmek ve tabi kendimi geliştirmek açısından dünyada olan biteni takip etmem gerekiyor. Bu yaptığım iş ile uğraşan yurt dışında o kadar fazla insan varki bu insanların arasından sıyrılabilmek için aynı zamanda farklı olmak gerekiyor. Ben yurt dışındaki CG Form sitelerinin çoğunu takip etmekteyim. Bunların başlıcaları; CGTalk, CGhub, Gnomon, Conceptart siteleridir. Yararlandığım yerli kaynak ise Photoshop Magazin Dergisi...


“Bizim uğraştığımız bu işte dürüst olmak gerekirse birilerini örnek almadan ya da takip etmeden gelişmek zordur. Aslında bir nevi usta çırak ilişkisi vardır”
İnsan günün neredeyse her saati Photoshop kullanınca bazı eksikliklerinide fark etmemesi imkansız. Benim en çok eklenmesini istediğim özellikler; Photoshop’ta ani kapanmalara karşı bir backup’lama özelliği olmalı. Çünkü bazı zamanlarda özellikle PC’de üstüste işlem yapıldığında kapanabiliyor. Bu durumda ise kaydetmediğim çalışmamı baştan yapmak zorunda kalıyorum. Halbuki bir backuplama olsa programı tekrar açtımızda kaldımız yerden otomatik yükler böylece çalışmamız gitti diye üzülmeyiz.


Çalışma alanı CS4 ‘te döndurülebiliyor ancak hala kullanışlı bir seviyede değil. Bu sebeple hala ben monitorun karşısında eğilip bükülüyorum. Hatta ilerde çalışma alanının grafik tablet ile sencronize olmasını bile istiyorum tableti çevirince çalışma alanıda dönsün.


Boyama yaparken ise kullanılan fırçaların açılarının, grafik tabletin kalemini tutuş şekline gere otomatik değişmesi çok iyi olur. Çünkü açı vermek için brush seçeneklerinde devamlı fırçayı döndürmek gerekiyor bu da çok zahmetli oluyor. 


Bizim uğraştığımız bu işte dürüst olmak gerekirse birilerini örnek almadan ya da takip etmeden gelişmek zordur. Aslında bir nevi usta çırak ilişkisi vardır. Yerli yabancı birçok sanatçının çalışmalarını takip ediyorum. Türkiyede tarzlarını beyendiğim öne çıkmış üç değerli sanatçı var; Emrah Elmaslı, Kerem Beyit ve Ertaç Altınöz. Özellikle yabancı takiplerimde ise; Michael Kutsche, Jana Schirmer, Viktor Titov, Dave Rapoza, Justin Sweet, Raymond Swanland, David Levy, vb... Daha çok var ama bu kişiler aklıma ilk gelenler.


Çalışmalarımda özgün olabilmek için elimden geldiğince etkilenmemeye çalışırım özgün işler yaratmak benim için önemlidir. Ama hayal gücümüde beslemem gerekir, fantsy romanlar olsun ya da çizgiroman, manga benim için oldukça yararlı olduğunu fark ettim. Bunları okuyup gece rüyalar görüyorum sabahta yeni fikirlerle uyanıyorum. Ek olaraksa bol bol film ve özellikle animasyon izlemekte baya yararlı oluyor.


Genelde çizime yeni başlayanlar bana çizimlerimi hangi programlarda yaptığımı ve hangi fırçaları, hangi dokuları, hangi efektleri kullandığım sorarlar. Hani sanki bunların ne olduğunu söylersem soran kişide hemen öğrenip bunu yapacakmış gibi. Hatta bir gün biri işin sırrının grafik tablette olduğunu varsaymıştı ve eğer tablet sahibi olursa iyi bir çizer olacağını ima etmişti. Ama burada önemli olan aslında sizsinizdir kullandıklarınız sadece birer araçtır. Eğer biraz yeteneğiniz ve hayal gücünüz varsa çok güzel eğlenebilirsiniz.

 

May 2010

 


Yarının Ustaları