Photoshop Magazin
 


Yeni yılda; “YENİKAPI”

01 January 2010 | Sayı: Jan 2010
 
1 2 3 4 5
 

Yenikapı kazıları İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projeleri içerisinde yer alıyor. 58.000m² ile İstanbul tarihinin en kapsamlı ve en büyük arkeolojik kazısı. Bu çalışmalarda merkezi bir istasyonun kurulacağı Yenikapı’da antik dünyanın bilinen en büyük limanı ortaya çıkarıldı.


Bilinen kaynaklara göre “Portus Theodosius”/ Theodosius Limanı bir başkente yakışan ihtişamıyla Bizans Döneminin denizcilik, ticaret ve gemicilik tarihine ışık tutan, 5. ve 6.yy’a ait irili ufaklı 34 parça gemi batığına ulaşılmış durumda.

Tüm bu bilgilerin ışığında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü ile BASF projeye katkıda bulundular. Fakat bu değerli çalışmaları kamuoyunun gözleri önüne süren, defalarca kazı alanına tanıtıcı ve bilgilendirici gezileri organize eden ve “Yenikapı’nın Eski Gemileri” isimli kitabı bizlere kazandıran, birlikte aynı dönem başkanlık yaptığım Maslak RK Başkanı Sevgili Solmaz Yılmaz’a bir kez daha teşekkür etmek isterim.

Yenikapı kazı alanına yapılan gezide Lykos Deresi ya da Bayrampaşa Deresi diye bildiğimiz yolda gelen alüvyonlar ve toprak örtüsünün yumuşak oluşu bu alanda bulunan gemileri kısmen hacimlerini korumuş olarak gün ışığına çıkmış. Ortaya çıkarılan alanları “Zaman Kapsülü” diye nitelendiriyorlar. Alan tamamen 5-6.yy’ı koruyan yapısıyla bir zaman tüneli gibi, sanki o çağlara sizi taşıyor. Çıkarılanlar çoğunlukla anforalar, paralar, ahşap parçalar ise genellikle meşe, kestane ve çam. İnsan ve hayvan kemikleri de cabası. İlgililer, özellikle atların kalıntılarının çokluğunun o dönemlerde bu hayvanların epeyce kullanıldığını gösterdiğini dile getiriyorlar. Bulunan damak kemiklerinin aşındığı hatta delindiğini tespit etmişler, bu da çok sert bir şekilde gem vurulduğunun ispatı.

Karbon 14 metodu ile tespit edilen yaş tayini ise kısaca şu şekilde yapılıyor; Bitki ve hayvan öldüğünde dışarıdan karbon alışı durur. O anda organizmada ölünceye kadar almış olduğu karbon 12 ve radyoaktif karbon 14 bulunmaktadır. Organizmadaki karbon 12 miktarı sabit kalırken, radyoaktif karbon 14 bozulmaya devam ettiğinden karbon 12’ye göre oranı azalır. Yaş tayini için alınan örnekteki karbon 14 miktarını belirlemek için, bir gram karbonda dakikadaki bozulma sayısını hesaplamak gerekir. Karbon 14’ün yari ömrü 5.700 yıl olarak kabul edildiğinden (yani karbon 14 atomlarının yarısının bozulması için 5.700 yıl geçmesi gerektiğinden) analiz edilen organizmanın ölüm tarihi buradan çıkarılıyor.

En son bulunan gemi en büyüklerindenmiş ve adını Titanik koymuşlar. İlk bölümde yarısı çıkarılan geminin diğer bölümü için çalışmalar sürüyor. Çıkarılan suya doymuş ahşaplar ise özel yapılan havuzlara naklediliyor ve konservasyonu yapılıyor. Kazı esnasında ise uygun ortamın sağlanması için havadan nemlendirme zeminde ise besleme çuvalları var. Kazı ekibi batığın etrafında fırça, mala ve elle yapılan temizliklerde, birçok yükleri ile batan gemilerde günlük kullanılan eşyalarını buluyorlar.

Sonra özel laboratuarlarda incelemeye alınıyor. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan kitap; kazıların başlaması, Marmaray metro projelerinin tarihçesi ve Theodosius Limanı’nın keşfiyle açılıyor. Ardından da sırayla limandaki hayat, gemilerin batışı, batıklar üzerindeki belgelemeler ve onların tanıtımı, konservasyon çalışmaları fotoğraflar, detaylı çizimlerle desteklenerek anlatılıyor. Zaten kitap için 60 bine yakın fotoğraf arasından en çarpıcı olanlar seçilmiş. Kocabaş bu kitabı ‘uzun soluklu bir projenin ilk meyvesi’ olarak tanımlıyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “İlk sonuçlar bile çok çarpıcı. Bir imparatorluk başkentinin 400 yıllık zaman dilimi içinde kullandığı yük gemileri, balıkçı sandalları ve savaş
gemilerinin tipleri, ayrıca yapım tekniklerine ilişkin önemli bir kaynağın ilk kitabı oldu bu eser. Bizans’a neden ‘deniz imparatorluğu’ denildiğini bu batıklar en iyi şekilde açıklıyor. Yenikapı’nın, Doğu Roma İmparatorluğu döneminde dünyanın en önemli limanlarından biri olduğu görüşü netlik kazandı.”

Kocabaş ayrıca bu kitabın devamının geleceğini de söylüyor: “Kazı alanında incelenmeyi bekleyen 10 batık gemi daha var. 10 -15 senelik, çok yoğun bir bilimsel araştırma ve inceleme çalışması bizleri bekliyor. Bu arada konservasyonları bittikçe, batıkların, oluşturulan bir müzede sergilenmesi de bizim sorumluluğumuz altında. Tüm bu işlemler sürerken yayınlar da birbirini takip ederek devam edecek.” Yenikapı kazıları, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesinin de kapsamında yer alıyor. İstanbul 2010 çerçevesinde Theodosius Limanı’nın bir masterplanı çıkarılacak, buradan elde edilen buluntuların sergileneceği bir Kent Arkeolojisi Müzesi ve müzeyle bütünsellik oluşturacak bir Arkeolojik Park kurulacak. Büyük bir heyecanla bu projeyi takip ediyorum.

 

January 2010

 


Periskop Bakışı