Photoshop Magazin
 


Nasıl Eleştiriyoruz?

01 January 2010 | Sayı: Jan 2010
 
1 2 3 4 5
 

Bir sanat eseri hakkında yorum yapmak veya eleştirisinde bulunmak izleyicinin temel haklarından birisidir. Burada eleştiriden söz ederken onu edebi anlamda bir sanat eserinin hakkında yapılan yorum yazısı olarak değil, eserin izleyici üzerinde bıraktığı izlenimler


doğrultusunda yapılan fikirlerin söylenilmesi olarak algılayabiliriz.Bu iki durum özünde aynı şey olsa da, edebi olarak bir eserin her yönüyle ve belirli değerler doğrultusunda ele alınması eleştirmenlerin işidir.


Eleştiri olgusu, sinema, tiyatro, resim, müzik gibi sanatın bütün dallarında olmazsa olmazlardan birisidir. Sanat yapıtının amacını irdelemeye, onun değerini bulmaya yönelik hedefi olan bir inceleme ya da izleyici ile eserin kritik bulgular üzerinde buluşmasına da eleştiri diyebiliriz.Bir sanatçı ve bir sanat eseriyle beraber sanat dediğimiz olgunun üç ayağından birisini oluşturan izleyicinin, bu bağlamda ne kadar gerekli olduğunu görebiliyoruz. İzleyici demek, eserin sahibinin vermek istediği mesajın gittiği kimse demektir. Bu kişilerin verilen mesajı algılarken konu hakkında belirli seviyede olmaları beklenmektedir. İletileni algılayabilecek
olan kişilerin de kendilerine göre yorum yapabilme veya eleştirebilme hakları vardır. İnsanlar gördükleri veya dinledikleri
eserlerin hakkında art niyet olmaksızın her türlü düşüncelerini saygı çerçevesinde söyleme özgürlüğüne
sahiptir.


Bizim toplumumuza baktığımızda eleştiri kavramı tam ve doğru olarak bir karşılık bulamamaktadır. Eleştiri deyince insanlar hata bulma, eksikleri belirtme veya yerme gibi kavramlara karşılık gelen bazı tavırları aklına getirirler. Bu da eleştirinin insanların aklında yanlış yer edindiğini gösterir. Eleştirel tavır insanların almış olduğu eğitimlerle kazanılan bir tavırdır. Eleştiri sanat eğitiminin temelini oluşturan unsurlardan biri olduğundan bu alanda çok etkili ve yararlı bir şekilde kullanılmalıdır.
İzleyici ve eser arasında oluşan ilişki tam anlamıyla olmasa da bireysel bir yargıya dayanır. Kişiler eser hakkındaki
izlenimlerini kişisel birikimlerine ve beğenilerine göre yaparlar. Eğer bir çalışma üzerinde kendi düşüncelerimiz doğrultusunda bir eleştiri de bulunuyorsak, çalışma sahibinin de düşüncelerinin de göz önünde bulundurulması gerekir. Bu zaten bizlerin ister istemez eserin kendisi ve dâhil olduğu alan hakkında bazı edinimlere sahip olmamızı gerektirir.
Eleştiri, yapılan çalışmaların, eserlerin istenilen düzeye ne kadar ulaştığının bir kritiğidir. Sanatta eleştiri tek bir yapıt üzerinde veya iki yapıt arasındaki karşılaştırmada olsun, belirli bir güzelliği ve doğruluğu arama çabasıdır. Bunun haricinde yapıtlara yapılan ağır ifadeler, hakaretler veya kimilerinin yıkıcı diye tabir ettiği yorumlama eleştiri olarak kabul edilemez.
Eleştiriyi yaparken kendi düşüncelerimizi objektif tavırla söylerken, sübjektif bir tavırla da düşünmemiz gerekebilir. Hoşgörüyle yaklaşım, yol gösterici, destekleyici ve iyileştirici olarak niteleyebileceğimiz bazı unsurları barındıran ve buna ek olarak da eser hakkında yeterli bilgiye sahip olan bir eleştiri biçimi herkes tarafından kabul edilebilir.

Zaten bu sayede kişiler arası iyi bir iletişim kurulabilir ve herkes kendini belirli ölçüde geliştirebilir. Konunun izleyici tarafından ele alınması yanında bir de eleştiriye açık olması beklenen sanat eseri veya çalışma sahibi var. Kişiler eleştiriye açık olmalı, eleştirilmekten korkmamalı hatta bundan zevk almalıdır. Bu sayede kendileriyle ve izleyici ile olan bağları açığa çıkabilir.
Eleştiri yapan kişilerin saygı göstermesi gerektiği gibi, eleştirilenin de her türlü yoruma hazır olması gerekmektedir. Her yapılan eleştiriyi, iyi ya da kötü olsun, dikkatle dinleyip bir ders çıkarmak öğrenmenin ve kişisel gelişmenin de önemli bir yoludur.
İnsanlar eleştirilmeyi rahatsız edici bir durum, hataların yüze vurulması gibi algılamamalıdır. Eleştirilmek, buna değer görülmek çalışmalarınızın incelendiği, takip edildiği anlamına gelir. İşte sırf bu yüzden bile ele alırsak eleştirilmek güzeldir. Eleştirenler hangi kesimden olursa olsun yaptığımız çalışmada bir hata görmesi, ya da tam tersi olarak güzel bir noktayı fark etmiş olması çok muhtemeldir. Çalışmalarınıza bilgisi olan ya da olmayan herkesin bir yorum yapmasından rahatsız olmayın. Bazen uğraş alanımızla ilgiye ve yeterli teknik bilgiye sahip olmayan kişilerin baktığı pencereden görülecek detayların fark edilmesi çok önemli olabilir. Sabırla ve karşılıklı hoşgörüyle herkesin dile getireceği eleştirilere açık olun, onlardan da bir şeyler yakalamaya çalışın.
Çoğumuz yapmış olduğumuz çalışmaları belirli web sitelerinde yayınlıyoruz. Gerçekçi olmak gerekirse, oraya çalışmaları koymaktaki amacımız insanlara ne yaptığımızı göstermektir. Bu düşünce ile yola çıkan kişilerin, çalışmaların altında yer alan yorum kısmına yazılacak olan iyi, kötü veya yapıcı, yıkıcı tüm eleştirilere karşı bir beklenti içindedir. Fakat kimilerimiz yapılan eleştiriler karşısında bazen çifte standart uygulamaktadır. Örneğin, çalışması hakkında kendisine övgü geldiği zaman başka, hataları söylendiği zaman başka tavır takınabilmektedir.


Bu durumda çalışma sahibi, eleştiride bulunan kişilerin eğitim düzeyine bakarak kendisi de bir değerlendirme yapabilir. Aynı zamanda yorumu yapan kişilerin de bilgi sahibi olmaksızın kendi düşüncelerini açıkça ve küstahça bir tavırla iletmesi ortada bulunan ilişkiyi kalitesizleştirmektedir.

İşte bu noktada, aradaki eleştirel tavırla oluşan bağın daha etkin ve güçlü olabilmesi için, eleştiren ve eleştirilenin belli seviyede eğitim alması beklenir. Bu sayede daha düzeyli bir iletişim ile iki taraf dile getirmek istediğini birbirine rahatça aktarabilir. Çalışmayı yapan kişinin zaten estetik değerler doğrultusunda çalıştığını varsayıyoruz. Onu eleştirenin de bu seviyeye yakın bir donanımla çalışmaya bakması için bazı eleştiri kriter ve çeşitleri vardır. Bir çalışmaya hangi açıdan ve hangi değerler doğrultusunda yaklaşılması gerektiğini biraz inceleyelim.


Psikolojik, felsefi, sosyolojik, teknik ve estetik değerlerin hepsinin de değerlendirme aşamasında vazgeçilmez unsurlardır. Genel anlamda resim sanatını değerlendiren eleştiri türleri çok daha fazla olmasına rağmen, biz dijital sanat bağlamında bu eleştiri türlerinden sadece ikisini göz önünde bulundurabiliriz.


Çünkü yapılan çalışmalar genel olarak bu kaygıların sadece estetik ve teknik olanlarını taşır. Biz de bunun için eleştirilerimizi yaparken bu iki kaygıyı ele alarak bir değerlendirme yapabiliriz.

Teknik Bakımdan Eleştiri

Bu kaygı ile değerlendirilen bir çalışmada sanatçının veya çalışma sahibinin kullanmış olduğu tekniklerin, çalışma üzerinde ne kadar etkin ve doğru kullanıldığı ele alınır. Bir çalışmayı eleştirirken kendi teknik stiline bakılmadan herhangi bir tarza göre değerlendirilmesi imkânsızdır. Alanımızla ilgili olarak manipüle bir resmi, illüstratif bir tutumla değerlendirmek
buna örnek olarak verilebilir.


Teknik açıdan ele alırken, diğer kaygılardan soyutlayarak değil tam tersine onlarla bir bağ kurarak değerlendirmek gerekir. Tekniğini biçime ve içeriğe hizmet edecek şekilde uygulayıp uygulamadığını incelemek, bu anlamda ne kadar başarılı olduğunu değerlendirmek teknik eleştirinin özlerinden birisidir.

Estetik Bakımdan Eleştiri

Değerlendirme ve yorumlama açısından ele alınması ve edinilmesi gereken etkin unsur kuşkusuz estetik değerdir. Biz bir esere karşı düşüncelerimizi oluştururken mutlaka gözümüzdeki estetik beğeniye bağlı kalarak bir tutum takınırız. Sanat kavramının en temel taşlarından birisi olan estetik kaygılar olmadan bir eser ortaya koymak neredeyse imkânsızdır. Aynı zamanda bu kaygı olmadan bir eleştiride bulunmak, güzellik anlayışı olmadan güzeli değerlendirmek anlamına gelir. Estetik olarak ele alınan bir çalışmanın bir anlamda göreceli olduğunu da düşünebiliriz.


Kişiye göre değişen beğeni her ne kadar değişken olsa da güzelliği yakalama konusunda mutlaka ortak bir noktada buluşulur. Yani biz eleştirilerimizi kendi estetik tavrımıza göre yapsak bile mutlaka genel estetik kaygılara yakın bir tutum takınırız.
Anlatılan bütün bu durum çerçevesinde eleştiri de bulunurken hoşgörülü ve saygılı bir şekilde ve bazı edinimlere sahip olarak değerlendirme yapmamız gerekmektedir. Sanat uğraşının temel prensibi olan güzellik kaygısından hareketle bütün eleştiri çeşitlerini ele alarak, bireysel kişiliğimizi ve görsel zevkimizi geliştirerek yapacağımız eleştiriler hem bize hem de içinde bulunduğumuz dijital sanat ortamına değer katacaktır.

 

 

January 2010

 


Sektörel Photoshop