Photoshop Magazin
 


Dijital Fotoğrafçılığın Temelleri

01 January 2010 | Sayı: Jan 2010
 
1 2 3 4 5
 

   Kompozisyon, sözcük anlamı ile, somut veya soyut, ama türdeş öğelerin sistemli biçimde ve belirli kurallara göre biraraya getirilmesidir. Resimde ve fotoğrafta; kavramsal öğeler ile görsel öğelerin düzen ve uyum içinde biraraya gelmesine kompozisyon denir. Kompozisyonda gözetilmesi gereken önemli bir kural, tüm öğelerin hem bütüne, hem birbirlerine uygun olmasını sağlamaktır. Yani bütünlük ve bütünlük içindeki çeşitlilikte sağlanan uyum kompozisyonu oluşturur. Daha özgün bir tanımla; fotoğrafta kompozisyon, çeşitli geometrik formların içinde bulundukları uzay ile birlikte çizgiler, renkler, yüzeyler ve ışıkla birleştirilerek estetik bütün olarak yorumlanmasıdır.

   Başka bir deyişle; kompozisyon, göze güzel görünen estetik görüntüleri kurallı bir biçimde kadrajlayarak ve netleyerek fotoğraflayıp akılda kalıcı görsel anlatımlar oluşturmaktır; kare içindeki konuları göze hoş gelecek şekilde seçmek ve düzenlemektir. Herkes fotoğraf çeker. Hatta çoğu insan düzgün biçimde kadrajlayarak başarılı fotoğraflar çekerler. Ancak bazı fotoğraflar diğerlerinden farklıdır vehemen göze çarpar. Onları öylesine farklı kılan güçlü kompozisyonlarıdır. Kendine ait hikayesi olan iyi bir kompozisyon, fotoğrafı ayrıcalıklı hale getirir. Fotoğrafın icadından 2000 yıl önce bile Yunanlılar ve Romalılar bunun farkındaydılar. Kompozisyonun gücünü sanatlarına ve mimariye açıkça yansıttılar.

   Kompozisyon günümüzde de hem görsel sanatların, hem de çağdaş mimarinin en önemli parçasıdır. Nesneler ve figürler belirli konumlara yerleştirilir, makine hareketleriyle farklı bakış açıları seçilir, kadraj içindeki görüntü kompozisyon oluşturduğu anda deklanşöre basılır. Bazen tesadüfen de iyi kompozisyonlar yakalanabilir. Ancak çoğu iyi fotoğrafta teknik ve yaratıcılık en ön plandadır. İyi fotoğraf çekebilmek için kompozisyonun temellerini bilmek gerekir.


Kompoziyon Kuralları
Fotoğrafta kompozisyon oluşturan kurallar:

1) Yalınlık

2) 1/3 kuralı;

3) Çizgiler;

4) Denge;

5) Kadraj;

6) Bindirme’den Kaçınmak.

Yalınlık (Sadelik)

Fotoğfafta en önemli kompozisyon unsuru şüphesiz yalınlıktır. Öncelikle fotoğraftaki ilgi merkezine dikkat çekmenin yolları aranmalıdır. Bunun ilk yolu konuyu dikkati dağıtmadan ortaya çıkaracak bir arka plan seçmektir. Fotoğrafta öyle bir kompozisyon oluşturulmalıdır ki söz konusu fotoğrafın çekim
nedeni açık olarak görülsün ve kadraja giren diğer nesneler ilgi merkezi olarak seçilen nesnenin veya figürün önüne geçmesin, onu sadece tamamlasınlar. Fotoğrafları yalınlaştırmak ve ilgi merkezini güçlendirmek için karmaşık olmayan bir fon seçmeli, konuya yaklaşarak ilgisiz nesneleri fotoğraf alanı içine almamalıdır.

1/3 Kuralı (Altın Oran)

Fotoğrafı alınacak konuya kadrajdan bakarken görüntüyü yatay ve dikey olarak üç eşit parçaya bölmeli ve ilgi merkezi olacak nesne veya figürü çizgilerin kesiştiği noktalardan birine yerleştirmelidir.
Buna üçte bir kuralı, dörtgen kuralı veya altın oran adı verilir. Konuyu konumlamak için ilgi merkezinin yerleştirilebileceği en uygun nokta seçilir. Konunun kadrajın tam ortasına veya kenarlarına yerleştirildiği fotoğraflar daha az hareketli ve çok daha az heyecan vericidir. Dörtgen kuralından başka altın üçgen veya üçgen kuralı vardır. Üçgen kuralında kadraj açılı biçimde bölümlenir ve konu iki ilgi noktasından uygun olanına yerleştirilir.

Manzara fotoğraflarında ufuk çizgisi üçte bir kuralına göre yerleştirilmelidir. Ufuk çizgisini merkeze yerleştirmek heyecansız ve hareketsiz fotoğraflar oluşturur. Örneğin; aşağıdaki üç fotoğrafa bakın. Birincisinde ufuk çizgisi ortalanmış; kurala uyulmamış, böylece statik bir fotoğraf oluşturulmuş.
Ortadaki fotoğrafta altın oran kuralına uyulmuş, ama yanlış ilgi noktaları seçildiğinden estetik bir görüntü yakalanamamış. Sondaki fotoğrafta ufuk çizgisi doğru ilgi noktalarına yerleştirilerek estetik ve dinamik bir kompozisyon oluşturulmuş.

Birinci ve ikinci fotoğraflarda yanlış, üçüncü fotoğrafta doğru kadrajlama örneği

Üçgen kuralıyla çekilmiş fotoğraf örnekleri

 

Çizgiler

Çizgiler kompozisyonda önemli rol oynarlar. Fotoğrafta çizgiler yön belirtmek için kullanılabilir. Çizgiler, ilgiyi konuya yöneltmenin bir yoludur. Hatta yinelenen veya ardışık giden çizgilerle izleyicinin dikkatini ilgi merkezine çekmek kolaylaşır. Kompozisyon çalışmalarında oldukça yaygın kullanılan çizgilerden biri “S” eğrisidir.

Denge

Fotoğrafta kompozisyonun en önemli yol göstericilerinden biri olan denge birbirini tamamlayan şekil, renk ve ışığın göze hoş görünecek biçimde ayarlanmasıdır. Denge, konuya duygu ve yönlendirilmiş bir duruş katılarak oluşturulabilir. Konuyu oluşturan nesne veya figürlerin kadraj içinde görüntüye bakışımlı dağıtılmasına simetrik denge ve bakışımsız dağıtılmasına asimetrik denge adı verilir. Nesne ve figürlerin bir geometrik şekil teşkil edecek biçimde dağılmasına geometrik denge denir. Görüntü üzerinde kadrajlama yaparken 1/3 kuralına uymak gerekir. Ancak bu kurala sıkı sıkıya bağlı kalmak bazen denge sorunlarına neden olabilir. Böyle durumlarda; dengenin mi, 1/3 kuralının mı daha önemli olduğuna fotoğrafçı karar vermelidir.

Denge Hatası

Fotoğraflarda zaman zaman yanlış kadrajlamadan kaynaklanan denge hataları oluşur. Denge hatası içeren bir fotoğrafa baktığınızda birşeylerin yanlış olduğunu hissedersiniz. Örneğin; hemen sağdaki iki fotoğrafa bakın. Soldaki fotoğrafta; küçük kız doğru ilgi noktasına yerleştirilmiş olduğu halde kompozisyonda birşeylerin ters gittiğini hissedebilirsiniz. Dikkatle bakarsanız, küçük kızın üstünde oturduğu at arabasının sağ kısmı havadaymış gibi görünüyor. Sağdaki fotoğrafta ise; küçük kız ilgi noktasından merkeze kaydırılmış, yani 1/3 kuralından sapılmış. Ancak arabanın tekerleği de kadraja alındığı için fotoğraf artık dengede ve daha estetik görünüyor.

Fotoğrafta düz çizgiler çizgi ve “S“ eğrisi ile kompozisyon örnekleri

Solda: simetrik denge örneği; Sağda: asimetrik denge örneği

Kompozisyonda geometrik denge örnekleri

Fotoğrafta denge hatası

 

Kadraj

Fotoğrafa ilişkin hemen her cümlede adı sıkça geçen kadraj terimi fotoğrafı çekilecek konunun hayali çerçevesini ifade eder. Kadrajlamaktan kasıt fotoğrafı çekilecek konuyu bir kompozisyon oluşturacak biçimde hayali bir çerçeve içine almaktır. Kadrajı belirlemek konuya bağlıdır.

Doğal Kadraj

Fotoğrafı çekilecek konunun etrafında doğal bir çerçeve oluşturacak malzeme mevcut ise bu imkanı mutlaka kullanmalıdır. Bu şekilde kadraj almaya doğal kadrajlama adı verilir. Söz konusu doğal malzeme; dışarı bakan bir mağara ağzı, şehre veya ormana bakan pencere çerçevesi, altından nehir veya yol görünen bir kemer veya tonoz olabilir. Bazen de ağaç dalları eğilerek kadrajın üç tarafını sararlar ve doğal bir kadraj oluştururlar. Bahçe kapısındaki çiçekli motifler arasından, zincirin halka deliğinden, bir çelik kafesin telleri arasından, hatta anahtar deliğinden görüntü alarak da doğal kadraj elde edilebilir.

Bindirme’den Kaçınmak

Başarılı kompozisyonlar oluşturmak için konuyu oluşturan nesne ve figürleri birbirlerinin üstüne bindirmekten kaçınmalıdır. Her zaman yalın bir arka plan aramak ve kullanmak gerekir. Asıl konuyu teşkil eden nesne ve figürlerin arkasında duran veya çok yakınında bulunan başka bir nesne, figür ve çizgiler hem kompozisyonu bozar, hem de izleyicinin dikkatini dağıtır. Örneğin; en altta soldaki fotoğrafta; genç kızın elindeki topun kırmızısı ile fondaki teknenin kırmızısı üst üste bindiği için uygunsuz renk girişimi oluşmuş. Sağdaki ilk fotoğrafta; ağacın dalları konuyu oluşturan gencin arkasında durdukları için sorunlu bir görüntü oluşturmuşlar. Sağdaki ikinci fotoğrafta ise; konunun arkasını büsbütün kapayan yapraklar, kontrastı azaltmış ve konu görüntünün içinde boğulmuş.

 

Doğru kadrajlama (framing) örneği

Doğal kadrajlama (natural framing) örnekleri

Fotoğrafta bindirme hataları

 

Belirginlik Unsurları

Anlatım için gerekli öğeleri kadraja almak ve gerekli olmayan, izleyiciyi konu dışına sürükleyen
görüntüleri dışarıda bırakmak gerekir. Böylece fotoğrafta verilmek istenen mesaj veya duyguyu doğru biçimde aktarabiliriz. Bunun yanı sıra; fotoğrafta verilmek istenen mesajı ön plana çıkarmak amacıyla anlatımı güçlendiren bazı spesifik unsurlar kullanmak gerekir ki bunlara belirginlik unsurları adını verebiliriz.

Belirginlik unsurları:

1) Işık;

2) Doku;

3) Ritm,

4) Renk armonisi;

5) Kontrast (renk karşıtlığı);

6) Perspektif;

7) Netlik;

8) Hareket;

9) Zamanlama;

10) Efektler (veya efekt filtreleri).

Işık

Işık, fotoğrafı estetik bir görüntüye ulaştıran en önemli unsurdur. Işığın geliş yönü konunun anlatılmasında ve vurgulanmasında çok önemli bir yer tutar. Işık kaynağı konu etrafında farklı konumlardayken konu farklı şekillerde aydınlanır ve konunun duygusal etkisi de değişir. Işık kaynağı konuya çok yakın ve cepheden vuruyorsa, konuyu oluşturan nesne veya figür üzerinde doku ve derinlik elde edilemez. Işık kaynağı konuyla 90 derece açı yaptığında doku ve derinlik etkisi iyice artar. Işık kaynağı konunun arkasına doğru ilerledikçe derinlik artar ve konu formu belirginlik kazanır.
Konu formunu ve boyutlarını en iyi ortaya çıkaran aydınlatma üstten ve üst yandan gelen ters ışıktır. Ters ışık daha çok siluet fotoğraflarında, ışık geçirgen nesnelerin detay çekimlerinde tercih edilir.

Ters ışık (backlit) örnekleri

 

Siluet (silhouette) örnekleri

 

Doku

Işık konu yüzeyine belirli bir açı yaparak düştüğünde ortaya çıkan ve konuyu teşkil eden nesne veya figürün fiziksel özelliklerini belirginleştiren vurgu unsuruna doku (texture) adı verilir. Işığın geliş yönü optik eksenle aynı olduğu zaman konuyu oluşturan nesne veya figürün yüzeyindeki doku kaybolur. Girinti ve çıkıntıları olan bir yüzey, üzerine 90 derecelik açıyla, yani dik düşen ışık altında detay vermez ve çoğunlukla pürüzsüz bir alan olarak görülür. Işığın optik eksenle açısı büyüdükçe konunun
yüzeyinde doku etkisi belirmeye başlar ve ışık konuya detay ve hareket kazandırmaya başlar.
Her doku fotoğrafı konunun sahip olduğu fiziksel özellikten kaynaklanmaz. Dokular başka
etkenlerin geçici etkileriyle de oluşabilir. Örneğin; su yüzeyinde rüzgarın etkisiyle oluşan küçük titreşimler, atılan bir taşın etkisiyle oluşan dairesel dalgalar, bir koyun sürüsünün uzaktan görünümü geçici dokulardır.

Fotoğrafta doku örnekleri

Fotoğrafta geçici doku (anlık doku) örnekleri

 

Ritm

Fotoğrafta belirginliği sağlamanın bir başka yolu da fotoğrafa konu olarak seçilen nesnenin birden çok sayıda kullanılmasıdır. Aynı türden nesne veya figürlerin kadrajda bir düzen içerisinde gösterilmesine ritm (rhythm) adı verilir. Ritm, mimarlıkta ve diğer sanat dallarında olduğu gibi fotoğrafta da vurgulayıcı bir estetik öğedir. Bir düzen içinde yerleştirilen aynı türden öğelerle oluşturulan konu fotoğrafa daha fazla etkileyicilik kazandırır.

Armoni (Uyum)

Armoni, iki veya daha çok nesne ve figürün benzer özellikleri arasındaki uyumdur. Armoni beş şekilde gözlemlenir:

1) Biçimde armoni;

2) Doğrultuda armoni;

3) Renkte armoni;

4) Ton değerlerinde armoni (özellikle siyah beyaz fotoğrafta),

5) İçerikte armoni.

Biçimde armoni, konuyu oluşturan nesne ve figürlerin form ve fiziksel yapı benzerlikleriyle ortaya çıkan uyumdur. Örneğin; köşeli cisimlerin birarada, yuvarlak hatlı cisimlerin birarada kullanmak biçimde armoni sağlar. Doğrultuda armoni, konuların biçim olarak benzerlikleri yanında doğrultularının da aynı olması sonucu uyum içinde görünmeleridir. Fotoğraf karesindeki bütün öğelerin aynı anda duruyor olması veya hepsinin belirli yöne hareket etmesi uyum etkisini iyice belirginleştirir. Renkte armoni, uyumlu renklerin, birbirine yakın ton değerlerinin fotoğrafta bir arada kullanılarak içerik bakımından olduğu kadar renk bakımından da birlik ve bütünlük sağlanmasıdır. Renkler, sıcak renkler (kırmızı, turuncu, sarı) ve soğuk renkler (yeşil, mavi, mor) olarak sınıflandırılabilirler. Aynı gruba ait renkler bir arada armoni yaratır. Siyah beyaz fotoğrafta ise açık ton değerlerinin birlikte kullanılması ile armoni oluşturulur.

Fotoğrafta çeşitli ritm (rhythm) örnekleri

Fotoğrafta çeşitli uyum (harmony) örnekleri

Fotoğrafta renk uyumu (color harmony) örnekleri

 

Aydınlıkta ve Karanlıkta Aşırılık

Beyaz ve yakın tonların birlikte, ağırlıklı kullanılması aşırı aydınlık (high key) fotoğraflar elde edilmesini sağlar. Bu fotoğraflarda dikkat çekilmek istenen nesnenin veya figürün kendi veya üzerindeki belli bir detaydır. Bu detay veya detaylar siyah ve siyaha yakın renklerle ifade edilirler. Siyah ve yakın tonların birlikte, ağırlıklı kullanılması aşırı karanlık (low key) fotoğraflar elde edilmesini sağlar. Aşırı karanlık fotoğraflarda dikkat çekilmek istenen nesnenin veya figürün kendisi veya üzerindeki belirli bir detaydır. Bu detaylar beyaz ve beyaza yakın renklerle ifade edilirler. Bununla birlikte; aşırı aydınlık ve aşırı karanlık fotoğrafların çok başarılı renkli örneklerini görmek de mümkündür.

Zıtlık (Karşıtlık, Kontrast)

Biçim, doğrultu, renk, ton ve içerikte uyumla belirginliğe ulaşılabildiği gibi zıtlık kullanarak da anlatımda spesifik bir belirginlik sağlanabilir.

Fotoğrafta zıtlık 5 şekilde gözlenir:

1) Biçimde zıtlık;

2) Doğrultuda zıtlık;

3) Renkte zıtlık;

4) Ton değerlerinde zıtlık (özellikle siyah beyaz fotoğrafta);

5) İçerikte zıtlık.

Büyük-küçük, yuvarlak-köşeli biçimleri birlikte kullanmak suretiyle zıtlıklar ifade edilebilirler. Hareket eden nesne veya figürlerin çizgisel doğrultularının farklı yönde olması da bir zıtlık ifadesidir. Karşıt renklerin birlikte kullanılması zıtlıkta etkiyi artırır. Örneğin; mavi ve sarının birlikte kullanılması içerikteki zıtlığı iyice artırır. Siyah beyaz fotoğraflarda ara tonların azaltılıp siyah ve beyazın ağırlıklı kullanılması da içerikteki zıtlığa katkıda bulunabilir. Siyah-beyaz fotoğraflarda ara tonları azaltıp siyah ve beyazın kapladığı alanları çoğaltmak için aydınlatmadan yararlanılır. Bir ışık kaynağıyla aydınlık ve karanlık alanlar oluşturulabilir. Pozlama ve banyo işlemleriyle de kontrast yükseltilebilir.

 

Üstte: aşırı aydınlık (high key); Altta: aşırı karanlık (low key) fotoğraf örnekleri

Biçimde zıtlık örnekleri

Renklerde zıtlık örnekleri

İçerikte zıtlık örnekleri

 

 

Perspektif

Perspektif, 3 boyutlu nesneleri 2 boyutlu bir düzlemde gösterme yöntemidir. Resim, grafik, rölyef, heykel ve mimarlık gibi sanatlarda ve fotoğrafçılıkta; derinliğin, bütünlüğün, sürekliliğin, renk, biçim ve çizgilerle veya fotoğraf makinesi aracılıyla teknik olarak elde edilmesinde izlenilen yöntemdir. Basit bir ifadeyle; gözlemciye yakın cismin büyük, uzak cismin küçük görülmesi olayına perspektif adı verilir. Temelde çizgi ve renk perspektifi olarak ikiye ayrılır. Perspektif çizimi, nesnenin gözlemciye göre posizyonu ve uzaklığı temel alınarak yapılır. Söz konusu çizimler gözlemcide, biçim ve orantı bakımından, renklerden bağımsız olarak, üç boyutlu bir gerçeklik izlenimi yaratmalıdır. Fotoğrafta, perspektif derinlik hissinin belirginliğini artırır. İki boyuta sahip fotoğrafta, perspektif çeşitli şekillerde algılanır. En başta, bakış noktamıza yakın konu büyük, uzak konu küçüktür. Boyutlarının eşit olduğu bilinen nesneler fotoğrafta farklı boyutlarda görülürse derinlik hissi verilmiş olur. Yakın konunun uzaktaki nesneleri kısmen örtmesi bir başka perspektif etkisidir. Bir demiryoluna dikine bakıldığında rayların sonsuzda birleşmesi şeklinde beliren perpektif etkisine çizgi perspektif adı verilir. Manzara fotoğrafında; en uzak dağın renk ve ton değerlerinin en açık, daha yakındaki dağın değerlerinin nispeten daha koyu, en yakındaki dağın ton değerlerinin en koyu olması atmosferik perspektif veya hava perspektifi etkisidir. Hava perspektifinde; atmosferde bulunan partiküller uzak mesafelerde renk ve keskinliklerini kaybederler. Renkler canlılıklarını yitirdikçe soğur ve geri planda hissedilirler. Bir de fotoğrafta perspektiften mizah unsuru olarak yararlanılır ki bu konuyu bir başka makalede, çok sayıda örnek vererek ve ayrı bir keyif içinde etraflıca işlemek istiyorum.

Fotoğrafta çeşitli perspektif örnekleri

Perspektifin fotoğrafta mizah unsuru olarak kullanılması

 

Netlik

Netlik ilgiyi görüntüdeki esas konu üzerine toplamak için gerçekleştirilen seçici belirginleştirme (selective focus) işlemidir. Ön ve arka planlardaki nesneler net olmayan alanlarda bırakılır, böylece fotoğrafa bakan kişi doğrudan konuya odaklanabilir. Vurgulanmak istenen konu net ise ve istenmeyen, ikinci derece öneme sahip görüntüler netlik dışında bırakılmışsa fotoğraf izleyen kişi ile daha hızlı ve rahat iletişim kurar. Netliği en çok da aydınlatma faktörü etkiler. Örneğin; fiziksel bir özellik olan dokunun algılanmasında netlik ışığın geliş açısına göre değişir. Işık konuyu teşkil eden nesne veya figür üzerine açı yaparak düşerse dokunun detayları belirginleşir ve algı güçlenir. Hareket İnsan gözü, baktığı her plana otomatik netleme yapabilme yeteneğine sahiptir. Bununla birlikte; hareketli ve hızlı konuları çabucak takip eder ve otomatik netler. Hareket zamana yayılmış bir olaydır. Fotoğrafta ise zaman mefhumu yoktur. Fotoğrafta belirli simgelerle hareket izlenimi verilir. Örneğin; fotoğrafta bir insanın hareketli olduğu vücudunun almış olduğu pozisyondan anlaşılır. İzleyicinin beyni fotoğraftaki insanın ne yaptığını hemen anlar. Koşan bir atın hareketi nalların yerde değil de havada olmasından anlaşılır. Bu tür görüntüler hareketin birer kanıtı oldukları halde hareket hissini her zaman vermezler. Hareketli konunun fotoğrafı poz süresi uzatılarak çekilmeye kalkıldığında konunun sabit kısımları net, hareketli kısımları belli belirsiz çizgilerden oluşur.

Fotoğrafta ilgi merkezine netleme örneği

Poz süresi KISA tutulmuş hareketli fotoğraflar

Poz süresi UZUN tutulmuş hareketli fotoğraflar

 

Zamanlama

Hareketin çizgisel olarak gösterilmediği, hareketli konunun görüntüsünün dondurulduğu fotoğraflarda zamanlama, yani deklanşöre basıldığı an çok önemlidir. Hareket birbirini takip eden pek çok pozisyondan oluşur ve ancak bir tanesi eylemi en belirgin ve çarpıcı biçimde gösterir. Bu tür çekimlerde hareket takip edilir ve konuyu en iyi anlatan pozisyonda fotoğraf çekilir.

Efekt Filtreleri

Önceki sayıda filtreleri görmüştük. Efekt filtrelerinin kompozisyonlarda belirginlik sağlamada çok önemli rol oynadığını biliyoruz. Efekt filtrelerinin bazıları düzeltme için kullanılırken, bazıları farklı ve etkileyici görünümler oluşturmakta yardımcı olurlar. Konuya kısaca tekrar değinmek adına amaçları farklı çok sayıda efekt filtresi olduğunu belirterek birkaçını burada sıralayalım.

• Monokrom filtre (sarı, turuncu, kırmızı, yeşil) siyah-beyaz fotoğrafta kontrastı etkiler.

• Polarize filtre, parlak yüzeyli nesnelerde yüzey yansımasını giderir.

• Multi imaj filtre, adından anlaşılacağı üzere, pek çok görüntü oluşturur.

• Difüz filtre görüntüyü yumuşatır.

• Zoom filtre, görüntünün ortasında net, çevresinde çizgisel etki oluşturur.

• Maskeleme filtresi, fotoğrafta çift pozlama imkanı sağlar.

• Yıldız filtre, noktasal ışık kaynaklarından gelen ışıkları yıldız şeklinde dağıtır.

• Bunların dışında; hız filtresi, sis filtresi, günbatımı filtresi gibi filtreler mevcuttur.

Bunlar ve daha başka sayısız filtre hala geliştirilmekte ve üretilmektedir. Filtre kullanımı ile fotoğraf doğallığını yitirir, ama yerinde kullanıldığında çok etkili sonuçlar verir. “Dijital Fotoğrafçılık” yazı dizimizde şimdiye dek geleneksel fotoğrafçılığın temelini oluşturan, ancak dijital fotoğrafçıların da bilmesi ve uyması gereken temel alan bilgilerini sizlere aktardık. Önümüzdeki sayıda dijital çekim önerilerinde bulunacak, mükemmel fotoğraflar çekmek için ipuçları vereceğiz.

Fotoğrafta başarılı zamanlama örnekleri

 

January 2010

 


Dijifoto