Photoshop Magazin
 


Barış Özcan - Adobe Akdeniz Ülkelerinden Sorumlu Creative Evangelist

01 January 2010 | Sayı: Jan 2010
 
1 2 3 4 5
 

Adobe Türkiye’den ve Adobe’deki görevinizden kısaca bahsedebilir misiniz?
Bundan birkaç yıl önce distribütörleri üzerinden Türkiye’de var olan Adobe, 2007 yılında stratejik bir hareket ile Türkiye’deki yatırımlarını artırma kararını alarak, 2008’ de İstanbul’daki ofisini kurdu ve resmi faaliyetine başladı.

Adobe, Türkiye’de direkt olarak satış yapmamakla birlikte, distribütör üzerinden ilerliyor ve satış yerine pazarlama ve tanıtım faaliyetleri üzerinde duruyor. Benim görevim, Creative Evangelist olarak, Creative Suite paketi içerisindeki yazılımlar arasındaki entegrasyonu oluşturmak, bu programlar kullanılarak gerçekleştirilen iş akışlarının doğru bir şekilde anlatılıp, uygulanmasını sağlamak. Temel amacım, Adobe yazılımlarını kullanan firmaların bu yazılımlardan maksimum verim elde etmesi. Bu amacı gerçekleştirmek için üniversitelerde, kurumlarda, ürün demoları yapıyor ve seminerlerde sunumlar gerçekleştiriyorum.
İnternet ve Web 2.0 dünyasına yürekten inandığım için, başta bloglar olmak üzere sosyal medyada gerekli iletişimi gerçekleştiriyorum.www.adobegunlugu.com bunun somut bir örneğidir.

Adobegunlugu.com’da yapılan çalışmaları biraz daha açabilir misiniz?
Adobegunlugu.com Adobe ekosisteminden tecrübeli kullanıcıların ve yazarların katkı sağladığı, blog formatında bir web sitesidir. Türkiye’de Adobe ile ilgili her türlü etkinliğin, duyurunun haberin ilk elden ve hızlı bir şekilde
iletişiminin gerçekleştirilmesi amacıyla kurulmuştur. Aynı zamanda videolu içerikler yardımıyla yazılımlarımız hakkında ipuçları da vermeye çalışıyoruz.


Adobe günlüğü ile Türkiye’deki Adobe kullanıcı grupları arasında nasıl bir ilişki var?

Adobe kullanıcı grupları daha çok ürün ve yardım odaklı olup, kullanıcıların birbiriyle bilgi alış verişi yapmasını kolaylaştımaktadır.
Biz ise Adobe Günlüğü blogunu tüm bu grupları koordine eden ve kullanıcıları doğru gruplara yönlendirmeye çalışan genel bir site olarak konumlandırmaya çalışıyoruz. Kullanıcılar bizim sitemizden en doğru ve güncel kaynaklara ulaşabilirler, bu kaynaklar ile sorularına cevap bulabilirler.

Sizce Adobe’nin Türkiye’deki en büyük mücadelesi nerede başlıyor?
Yerel içerik. Türkiye İngilizce programı kullanmayı seven, fakat İngilizce kaynak okumak istemeyen kullanıcıların bulunduğu bir ülke. Dolayısıyla programlarla ilgili kullanım kolaylıkları, yayıncılık iş akışlarında dünyadaki son trendler gibi konularda bilgi eksikliklerine çok rastlıyoruz. Bunun en somut göstergesi olarak da basılı yayıncılık alanında InDesign programının yeterince yaygınlaşmamış oluşunu gösterebiliriz. Dünyanın neredeyse bütün büyük yayıncıları tasarım mizanpajlarını diğer Adobe yazılımlarıyla birlikte InDesign üzerinde hazırlarken, ülkemizde durum henüz böyle değil. Bu programı anlattığımız zaman, Adobe’nin böyle bir yazılımının olduğunu duymayanlarla bile karşılaşabiliyoruz.

Yazılımın özelliklerini anlatığımızda, bilhassa Photoshop ve Illustrator gibi yayıncılıkta kullanılan diğer Adobe programlarındaki güçlü ilişkiden bahsettiğimizde, herkes çok etkileniyor, fakat başında da belirttiğim gibi profesyoneller, yerel kaynak eksikliğinden ötürü bu programı nasıl kullanmaya başlayacakları konusunda tereddütler yaşıyorlar. Biz de bu tereddütleri azaltmak için bazı çalışmalar yapıyoruz.

Bu konuda yapılan çalışmalardan biraz bahsedebilir misiniz?

Bu çalışmalardan en önemlisi, “Adobe Yayıncılık Uzmanlığı (Adobe Publishing Expert) sertifikasyon programıdır. Tamamen Türkiye
koşullarına göre hazırlanmış ve Türkçe olan bir müfredat ile yayıncılık sektöründe çalışan, fakat henüz InDesign kullanmayı bilmeyen kullanıcıları hedefl eyen bu program ile 2,5 günlük bir eğitim ve ardından yapılan bir sınav ile programın eğitimini verip, sertifikalandırıyoruz.

Adaylar Adobegunlugu.com adresi üzerinden CV’lerini gönderiyorlar, biz de bulundukları bölgelerdeki talebe göre, bu eğitimi
ücretsiz olarak, iş ortaklarımızın da desteğini alarak, gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Türkçe InDesign kitabı ve “Quark’tan InDesign’a geçiş rehberi” ile de kullanıcıların ihtiyacı olan basılı dokümanları sağlıyoruz

Bugüne kadar 100’den fazla bireye APE eğitimi verdik ve bu eğitime katılanların çoğu başarılı olarak sertifika almaya hak kazandı.Şunu da belirtmeliyim ki, dünyada APE programının uygulandığı ülkeler arasında tüm sertifikalalıların yarısından çoğu Türkiye’den çıkmıştır. Yerel içerik sağlandığı takdirde, ülkemizdeki kreatif çalışanların ne kadar başarılı olabileceğini bu program göstermiştir.

APE haricinde farklı sertifikasyon programları da mevcut mudur?
Adobe APE ile birlikte dört farklı sertifika programı uyguluyor. Uluslararası geçerliliğe sahip bu sertifikalardan birine sahip olabil-
mek, dünyada basılı yayıncılık, web yayıncılığı ve görüntülü yayıncılık alanında kariyer yapmayı hedefl eyen kişilerin uzmanlığını
belgeleyebilmesi açısından büyük önem taşıyor.

Adobe Acrobat’ı nasıl konumlandırıyor?
Acrobat’ı bilgi çalışanlarına yönelik bir yazılım olarak konumlandırıyor. Creative profesyoneller de birer bilgi çalışanı olduğu için
Creative Suite’ler içerisinde Acrobat yazılımı yer almakta. Acrobat PDF oluşturmak ve var olan PDF’leri yönetmek anlamında dünyanın en geniş kapsamlı yazılımı olduğu için, kurumsal alandaki müşterilerimiz de belgeleriyle ilgili her türlü işlemleri gerçekleştirmek için Acrobat’ı tercih ediyorlar. Özellikle bilgi güvenliğine çok ihtiyaç duyan hukuk sektöründekiler, 3B (üç boyutlu) belgelerle çalışan mimarlar ve mühendisler, bilgi toplama kolaylıkları nedeniyle, insan kaynakları depart-
manları başta olmak üzere büyük kurumsal yapılar, Acrobat’tan çokça faydalanıyorlar. Bana göre ofis programlarını kullanan her-
kesin Acrobat’a da ihtiyacı var. Son dönemde kreatif çalışanların en büyük ihtiyacı kendi ürettikleri içeriklerin korunma-
sına yönelik idi. Buna cevap verebilmek için Acrobat programı ve e-imza ile ilgili bir kam panya başlattık. İçerik üreticileri bu kampanyadan faydalanarak, ürettikleri her türde içeriği, ister yazılı ister işitsel ister görsel olsun, elektronik olarak imzalayarak, kendilerine ait olduklarını belgeleyebilecekler.

Sizce Creative Suite yazılım paketi içerisinde hangi yazılımlar gelecek vaat ediyor?
Adobe basılı yayıncılık ve web yayıncılığı alanında hiç kuşkusuz sektörün lideri durumunda. Aynı liderliği video yayıncılığına
taşımak üzere çok kararlı ve güçlü adımlar atıyoruz. Örneğin kurgu yazılımımız Premiere Pro’nun tüm kod altyapısı değiştirilip, ye-
niden yazıldı. CS5’ten itibaren gerek Premiere Pro, gerek After Eff ects 64 bit mimarisinin tüm imkanlarından faydalanır hale gelecek.

Ayrıca bilgisayarın GPU’sunu kullananarak, çok daha akıcı montaj yapabilmek için “mercury” kod adlı bir proje başlatıldı. Konuşmayıtanımlayarak yazıya çevirme teknolojisi (speech to text) zaten CS4’te tanıtılmıştı.

Bütün bu teknolojik hamlelerle Adobe’nin video programları (Production Premium) önümüzdeki yıllarda sektörün lideri hale
gelecek. Zaten Avatar gibi gelmiş geçmiş en gelişmiş görsel efektlerin kullanıldığı bir filmde Adobe yazılımlarının kullanılması,
sektörün buna duyduğu inancın somut bir göstergesidir.

Yine yurtdışında Avrupa’da BBC yayıncılık iş akışlarında Adobe’nin video yazılımlarını kullanmaya başladı bile. Amerika’da CNN’de
haber görüntülerinin montajında Final Cut yerine Premiere Pro’ya geçildi. Hearst grubu da kendi kanallarında Avid’i terk ederek, Premiere Pro kullanmaya başladılar.

Son olarak Photoshop Magazin okuyucularına vermek istediğiniz mesaj nedir?
Photoshop Adobe’nin en bilinen ve sevilen programı. Bu sevgiyi içlerinde taşıyan değerli Photoshop Magazin okuyucularına Photoshop’un 20’nci yılı vesilesiyle bir kez daha teşekkür ediyorum. Adobe’nin diğer yazılımları da önümüzdeki yıllarda en az
Photoshop kadar kendi alanında başarılı olacaklarını müjdeleyen yeniliklerle geliyor, bizi izlemeye devam edin.

 

January 2010

 


Bir Şirket Bir Portre