Photoshop Magazin
 


Yarım Elma Gönül Alma

01 December 2009 | Sayı: Dec 2009
 
1 2 3 4 5
 

Bir demet kır çiçeği, elde örülmüş bir atkı, bir şiir kitabı, renkli bir mum, küçük bir anahtarlık ve sevgilinin aldığı ilk parfüm… Yeni yıl kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde, İstanbul’da küçük bir grup arasında yaptığımız bir ankette,
“Hediye” sözcüğünün değişik yaş ve sosyal gruptaki birçok kişi için “Sevgi ve hatırlanmayı” ifade ettiği ortaya çıktı. Ne var ki, günümüzde, hediyenin artık ticari yaşamın da bir parçası haline geldiği yadsınamaz bir olgu. Nitekim son yıllarda, hediyelik eşya satan dükkânların hızla artması ve hediyelik eşya sektörünün gelişmesi ve çeşitlenmesi ülkemiz açısından yeni bir pazar olarak değerlendirilebilir.


İstanbul’da hediyelik eşya üreten bir firmanın sorumlusu, hediyelik eşyada talep patlamasının, Türkiye’de 1980 sonrasında bir dönemde gerçekleştiğini söylüyor. Aynı sorumlu bireylerin hediyelik eşyaya yönelmesinde Televizyon kanallarında izlenen yabancı kaynaklı diziler ile internet’in de büyük rol oynadığını belirtiyor. Yine İstanbul’da hediyelik eşya satan bir dükkân sahibi, güçleşen ekonomik koşulların da hediyelik eşyaya olan talebi arttırdığını belirtiyor. Bu konuda verilen örnek ise şöyle, “Bir buket çiçeğin fiyatı artık çok arttı. Dolayısıyla hasta ziyaretine giderken bile, çiçeğin yerine onun dörtte biri fiyatına olan nazar boncuğu alınıyor.” Hediyelik eşyaya talebin artmasındaki en önemli nedenlerden biri de kuşkusuz, bu tür dükkânlarda herkesin bütçesine göre, ilginç, şık ve anlamlı hediyeliklerin bulunabilmesi.


Ayrıca özel ve şık hediye paketleri de işin çabası. Bu tür dükkânlardan alışveriş edince “çok ucuz” sayılabilecek bir hediye için bile şık hediye paketleri yapılıyor.Bazı büyük mağazalar da son yıllarda açtıkları özel hediye reyonları ile büyük ilgi topluyorlar. Bu reyonlarda, sonuca ve şıklığa yer veriliyor. İstanbul’da Nişantaşı’nda büyük bir mağazanın hediye reyonu sorumlusu, hediyede sunuşun önemine değinirken, “Ucuz bir mendili de, pahalı bir ipek gömleği de aynı özen ve şıklıkta paket yapıyoruz” diyor.
Günümüzdeki uygulama, hediyenin “Halkla İlişkiler’ deki önemini adeta vazgeçilmez hale getirmiş. Bir halkla ilişkiler uzmanı bu konuyu şöyle anlatıyor. “Birisi sizi ufacık bir şeyler bile hatırlasa onu hiç unutmazsınız. Bu özel hayatınızda
da iş hayatınızda da geçerlidir. Dolayısıyla hediye vermek, halkla ilişkilerin, dolayısıyla iletişim kurmanın can damarıdır.”
Son yıllarda, Türkiye’de irili ufaklı hemen hemen tüm şirketler, iş yaptıkları kişi ve kuruluşlara özellikle yılbaşında, takvimden ajandaya, bir şişe viskiden bir kutu çikolataya, deri cüzdandan ipek kravata ve bir çok hediyeyi birden içeren “ hediye sepetine” kadar değişen çeşitlilikte hediye göndermeyi yaygınlaştırdı. Bu da Yılbaşı sezonunun “ eşantiyon” sezonu ile eş anlamlı olmaya başlaması ile sonuçlandı ve hediyelik eşya alanında doruk noktasına çıkan talebin karşılanması amacıyla piyasaya yeni birçok
firma çıktı. Bütün bunlara ek olarak, önem ve etkisi, firmaların reklamı tanımaları, reklamın büyük bir güç olarak kavranmasına paralel olarak hediyelik eşyanın da önemini arttırdı. Bu nedenle belki de günümüzde, hediyeli alışverişini sadece sevgi ve hatırlanma sözcükleri ile açıklamak yetersiz olabilir.
Ansiklopedilere (şimdi daha çok google, wikipedia) bakarsak, hediye sözcüğü, “Hoşa gitmek için birine verilen nesne” biçiminde tanımlanıyor. Bu tanım özel dostluklar kadar, iş yaşamındaki ilişkilere de uygulanmakta.

Belki de, hediye alışverişinin kişisel bütçelerden şirket ve firma bütçelerine doğru yaygınlaşması tüketim ekonomilerinin de bir gereği. Özellikle ABD’de sistemin gereği, Anneler Günü’nde, Babalar Günü’nde, Sevgililer Günü’nde ve Noel’de hediye alıp vermek adeta zorunlu hale gelmiş. Kuşkusuz hediye alışverişinin teşvik edilmesinin ardında, ekonomiyi hareketlendirme
amacı yatıyor…
Son yıllarda Türkiye’de de, yılbaşında hediye alışverişi adeta zorunlu hale gelmeye başladı. Belki bazı çevrelerde, hala ticari olmayan hediye alışverişleri yapılıyor ama yine de hediyelik eşya alışverişinin günümüzde giderek ticari bir nitelik kazandığı gerçeğini ortandan kaldırmıyor. Her yıl İstanbul’da açılan Hediye Fuarı’na birkaç yıldır katılmayı reddeden bir hediyelik eşya imalatçısı “Hediyelik eşya estetik gerektiren bir alan, işin içine ticari mallar girince bunu pek anlamı kalmadı”
diyor. Ne vermeli? Peki insan birine ne hediye vermeli? Burada açıklığa kavuşması gereken o “biri kim? Eşiniz mi? Sevgiliniz mi? Dostunuz mu? Arkadaşınız mı? Kişisel, iş, patronunuz mu? Vb. gibi. Bu soru yanıtladıktan sonra seçim yapılabilir. Bir dengeyi tutturmak gerekir. Aksi halde hoş bir şey yapayım derken, hoşa gitmeyecek, garipsenecek bir sonuç doğabilir. Örneğin, bir bayan müdürünüze veya patronunuza parfüm hediye etmemiz pek hoş karşılanmayabilir. Bu dengeyi tutturduktan sonra “her şey” verebilirsiniz.


Ancak göz ardı edilmeyecek birkaç ince noktaya bakacak olursak; Hediyeniz vereceğiniz kişinin öncelikli hoşlanacağı bir şey olmalı. Ambalaj ve sunumu güzel olmalı. Birinci ilkeyi açarsak şunu dememiz mümkün, o insanı biraz izlerseniz neye ihtiyacı olduğunu yakalayabilirsiniz.
Deri kaplı hoş bir adres defteri, güzel bir çakı, gümüş bir anahtarlık… Örneğin; aksesuarına düşkün birine sevdiği renklerden bir fular onun giyimini tamamlayıcı olabilir. Pahalı bir şeyin ucuzunu vermek yerine ucuz bir şeyin pahalısını verin. Örneğin iki bin liraya yemek takımı alacağınıza bin liraya 900 ayar gümüş bir meyvelik daha hoş ve özel olabilir.Birine bir lütuf’ da bulunurken yanında bir de tebessüm ilave etmeyi sakın unutmayın. 2010’un bereketli olması dileğiyle…

“ Sanal Bedenler ” Ali Alışır
EKAV/Eğitim Kültür Araştırma Vakfı, Sıra dışı kurgularıyla fotoğrafa yeni bir bakış açısı kazandıran fotoğraf sanatçısı Ali Alışır’ın eserlerini 3 Kasım – 30 Kasım Tarihleri arasında Ekavart Gallery’de sanatseverlerle buluşturuyor.

Ekavart
Küratörlüğünü Tuba Kocakaya’nın, sponsorluğunu Epson/Uğur Varlı Fotoğraf Hizmetlerinin
yaptığı “Sanal Bedenler”adlı sergi; Kimliksiz ve cinsiyetsiz varlıklara dönüşmüş,“sade”liğini yitirmiş gerçek üstü bedenlerin ve yeni kimliğini bekleyen kaybolmuş ruhların yek olma savaşını konu alıyor.
Ali Alışır çalışmalarında, kadın ve erkek stereotipi bedene göre konumlanan kimliklerin, günümüz sanal dünyasının dayatmalı düşüncelerinde eklektik ruh ve bedenlere dönüşmesini sıra dışı tekniği ile yorumlamaktadır.Toplumsal bir kırılmayı ele aldığı “Sanal Bedenler” çalışmalarında insan bedeninin medya araçları ile programlanan, dağıtılan ve yayılan bir olaya dönüşmesini sorgulayan; cinsel kimliklerin genetik simülasyonunu, klonlanmasını teknolojik yönüyle eleştirmektedir.
Ekavart Gallery, 3 Kasım – 30 Kasım 2009 tarihleri arasında, gerçek ile sanal arasına sıkışmış beden ve belleklerimizi sorgulayan Ali Alışır’ın “Sanal Bedenler” sergisine davet ediyor.

HP Baskı İstasyonu Artı ve Artı Teknoloji Hizmetleri ile İlk Kez Türkiye’de!


HP, görüntüleme ve baskı ihtiyaçları için yeni bir kaynak yaratıyor. Ekim ayından itibaren tüm büyük ve küçük fikirleri, etkileyici renkler, ebatlar, şekil ve tasarımlar ile tek bir mağazada hayata geçirmek mümkün olacak.

Effect
HP Baskı İstasyonu, tüm kullanıcıların baskı ve görüntüleme ihtiyaçlarını karşılamak için akla gelen her çözümü sunuyor. HP Baskı İstasyonu, bireysel ve ticari kullanıcıları, ihtiyaç duyulan mesajı duyurmak ve rekabette kullanıcılarını ileriye taşımayı nasıl sağlayabileceklerini keşfetmek için davet ediyor ve çok çeşitli ihtiyaçları karşılamak için tüm baskı, görüntüleme ve tasarım hizmetlerini gerçekleştiriyor. Ekim ayında İstanbul Ümraniye’de açılan ilk HP Baskı İstasyonu, her zaman ayrıcalıklı sonuçlar yaratabilmek için gereken uzmanlığı taşıyor.
Tüm kullanıcılar burada standart baskıların yanı sıra, bülten, katalog ya da flyer gibi pazarlama materyallerini de basabiliyorlar. Üstelik matbaalardakinin aksine, küçük adetlerde baskı yapabilmek de mümkün. Geniş format ya da yüksek hacimli ofis baskılarda duyulan spiral, ciltleme gibi ihtiyaçlar da HP Baskı İstasyonu’nda karşılanabiliyor.
Medyasoft’tan, Adobe InDesign CS4 Yetkili Eğitim Kılavuzu Yıldız Holding Bilişim Grubu şirketlerinden Medyasoft’un yayınladığı Adobe InDesign CS4 Yetkili Eğitim Kılavuzu ile dergiler, haber bültenleri ve broşürler için mizanpajlar
oluşturmak artık çok kolay!

Partner
Adobe InDesign CS4 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe InDesing CS4’ü öğrenmek ve InDesign
CS4’ün yeni yeteneklerini keşfetmek isteyenlere kapsamlı bir içerik sunuyor. Kılavuz aynı zamanda InDesign CS4 ile mizanpaj hazırlamak için gereken temel konuların yanı sıra programın daha üretken bir şekilde kullanılmasını sağlayacak sayısız ipucu ve teknik de içeriyor.
Adobe InDesign CS4 Yetkili Eğitim Kılavuzu sayesinde tipografi ve renk özellikleri keşfedilebilir, tablo oluşturma ve sitilleri kullanma konuları ayrıntılı olarak öğrenilebilir, yüksek çözünürlükle basılacak ve internet ortamında
yayınlanacak dosyalar hazırlanabilir.
Adobe InDesign CS4 Yetkili Eğitim Kılavuzu’na ek olarak, Adobe Yetkili Eğitim Kılavuzları kitaplığında, Adobe Acrobat 9 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Photoshop CS4 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Flash CS4 Professional Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Illustrator CS4, Adobe After Effects CS3 Yetkili Eğitim Kılavuzu ve Adobe Dreamweaver CS3 Yetkili Eğitim Kılavuzu olmak üzere toplam 7 kitap bulunuyor.

 

 

December 2009

 


Periskop Bakışı