Photoshop Magazin
 


Uncharted PES Ettirdi, Formalar Birbirine Karıştı, Sonunda Katlayıp Kaldırdık...

01 December 2009 | Sayı: Dec 2009
 
1 2 3 4 5
 

Geçen sayı bazı talihsizlik nedeniyle yazamadığım yazıyı bu ay yazayım da sonra dedikodu olmasın.

Önceki ay olmayışımın nedeni ise; Herşey dergiye PS3 Slim gelmesiyle başladı. Tam yeni ince tasarımlı PlayStation’u incelerken bir zarf geldi. Zarfın içinden çıkan DVD’yi PS3’e taktıktan sonra bize bazı görevlerin verildiğini öğrendik. Ama önce kaza yapmış bir trenden sağ kurtulmamız gerekiyordu ve bunu başardık. Sonra çok gizli bir haritayla iki arkadaşımız çıktı ortaya ve o haritanın çizdiği yoldan gitmeye başladık. Gerçi daha sonra iki arkadaşımız bize ihanet etti ama olsun. Özellikle harika hatlara sahip esmer arkadaş bizi çok üzdü. İstanbul’da, Topkapı Sarayı’ından başladık ve hazineleri toplayarak türlü düşmanlarla savaşarak mutlu sona ulaştık. Uncharted II geçen ayın tek sorumlusu değil tabii...

Tam Uncharted bizi sarmışken ve bitime yaklaşmışken, birden bir zarf daha belirdi. Herkes zarfta ne olduğunu merak eden bakışlarla
bakarken kıvrak bir hareket ile zarf açtık ve yeni bir görevimiz vardı artık. Bütün maçları kazanıp kupaları almak... Hemen bir turnuva düzenlendi. Final heyecanı yaşarken Hüseyin’in “Ben dergiyi baskıya yolluyorum ama senden önümüzdeki ay daha kapsamlı bir yazı bekliyorum” diyen ses tonuyla uyarıldım.

Sonuç olarak finalde dağılan konsantrasyonumla PES 2010’daki ilk yenilgimi aldım. Teşekkürler Hüseyin sayende madara oldum.
Uncharted görevleri PES turnuvaları derken geçen iyice serdik. Ama iyi de oldu hani. Bu sermeler sırasında editör ve tasarımcı arkadaşlarla
yaşanan baskı sorunlarını konuştuk. Herkesin yaşadığı farklı sorunlar varmış. Ama en ilginç olanı ise bir ajanda baskısında yaşananlar.
Hikaye şöyle; Tasarımı biten ajanda baskıya gidiyor. Basılıp gelen ajandanını sayfalarına bakıldığında herşeyin birbirine girdiği fark ediliyor.

Zaman geçiyor ve acil bir çözüm bulmak gerekiyor. Tabii patron hemen matbaayıarıyor ve nedenin soruyor. Matbaa “Bize gelen iş planı neyse onu bastık sorun bizden değil sizden” diyerek topu tasarımı yapan kişiye atıyor. Tasarımı kim mi yaptı, beeeeeen :) Sinirden simsiyah olan patron ağzından köpükler çıkararak benimle SAKİN bir konuşma yapıyor ve ben de aynı SAKİNlikle cevap veriyorum “imkansız, böyle birşey olması mümkün değil”.

Sonra kağıdı kalemi ele alıp hesap kitap yapmaya başlıyorum. Nasıl olur? İşin kötüsü cilt spiral. Katlamaları yapıyorum olmuyor, tekrar
trase çiziyorum olmuyor derken aklıma web ofset baskı sistemi geliyor. Ona göre trase çiziyorum. Ve “ahan da” işte böyle. Patrona renk vermeden beni matbaaya götürmesini istiyorum. Tek kelime etmeden süren heyecanlı yolculuğun sonuna geldiğimizde, rengi Bill Cosby’e çalan patronum, matbaanın kapasını açarak bana “GİR” diyor.

Yukarı çıktığımızda işi ikinci kez basacak olan matbaa patronu ellerini ovuştururak bizi karşılıyor. Yüzü gülüyor tabii hınzırın ama bizimki
hiç oralı değil. Odaya geçiyoruz. Patronla ben karşılıklı matbaa patronunun önündeki masanın yanında oturuyoruz. Ve söz 10 saniye
içinde hataya geliyor.

“Olur öyle şeyle yoğunluktan karıştırmıştır Dursun, bence fazla üstelemeye gerek yok biran önce yeni baskıya başlayalım” diyor matbaa patronu. Ve sonunda benim konuşma sıram geliyor. “Ya ben herşeyden önce şu traseleri bi görebilir miyim?” Kendinden emin matbaa patronu hemen matbaa bölümü şefini çağırıyor ve traseleri istiyor. Şef “Sanırım traseleri söktük biz, bulamayabilirim” diyor. Tam kaçış noktasını buldum
diye inceden sırıtırken “Traseler olmasa da kalıpları getirin, ordan bakarım” diyorum ve yüzü gözü birbirine karışıyor.

Gelen trase ve kalıplardan montaj planları karşılaştırılıyor ve sonuç MONTAJ HATALI.

Biz gelirken ellerini ovuşturan matbaa patronu bizi binbir özürle uğurluyordu. Dönüşte, montaj bilgisine sahip olmadığı için işin kabahatini size yükleyemesinler diye oturup bu yazıyı klavyeye aldım :) Forma Planları ve Katlamaları Önceki sayfada gördüğünüz forma planları düz ofset forma planlarıdır. Yandaki forma planı ise web ofset için geçerli forma planıdır.

Kırım ve katlama düzenleri birbirinden farklı olduğu için montaj düzeni de aynı doğrultuda farkıl olmalıdır. Çok sayfalı işleri eğer dijital baskı yapmayacaksanız forma düzenine uydurmadan basmanın hiç bir akıllıca yönü yoktur. Genelde bir formadaki sayfa sayısı 16’dır. Yarım forma yani 8 sayfa veya çeyrek forma yani 4 sayfa olan formalar da mevcuttur. Kısacası formalar 4 sayfa ve katlarından oluşur.

Basacağınız işin forma planını siz kendiniz çıkaracaksanız eğer basit bir katlama yöntemi önerebilirim. Kağıdı masanın üstüne sağdan sola doğru katlayın. Sonra kağıdı sola doğru çevirin ve sırtı size geldikten sonra aynı işlemi gerçekleştirin. İkinci tekrardan sonra kırımınız
hazır olacaktır. Kağıdınızı 180 derece çevirerek sayfa numaralarını yazabilirsiniz. Bazen ebat değişiklikleri formadaki sayfa sayısının
artmasına neden olur. Örneğin 20 cm x 20 cm’lik bir kataloğun baskısında forma düzeni ve sayfa sayısı değişir. Böyle bir işte 1 forma genelde 12 sayfadan oluşur. Tabii durum böyle olunca forma düzeni ile beraber katlama yöntemi de değişir. Bunun nedeni ise kağıdın daha az fire vermesini sağlamaktır.

Böylece kağıdın her tarafını kullanmak mümkün olur. –Matbaa işinin bu yönünü seviyorum. Kağıttan fire vermemek için her türlü yöntem bulunmuş. İsraf neredeyse sıfıra yakındır. Genelde kullanılan yöntem Z kırım veya zigzag kırım adındaki katlama yöntemidir. Forma düzenini ve katlama şeklini yanda görebilirsiniz.

Kağıt Ebadları
Tabii bizim işimiz sadece kağıdın nasıl katlandığını bilmekle bitmiyor. Hangi kağıt standardının bizim işimize uyduğunu da bilmemiz
gerekir. Verdiğim 20cm x 20cm’lik iş örneği için en uygun ebat 45cm x 64cm’lik bir tabaka olacaktır. Bunun için de eğer seçtiğiniz kağıdın hazır bu ebat satışı yoksa, 64cm x 90cm olanını alıp ikiye kestirmeniz gerekir.

Kağıt, baskılı işlerin en çok para tutan ve en önemli materyalidir. Hem ekonomi hem de doğa açısından kağıdı iyi kullanmak gerekir. Ne kadar az kağıt israfı olursa o kadar çok ağacı kurtarmış oluruz. Genelde basılı işlerin maliyetinin yarısından fazlası kağıttır. Durum böyle olunca işinizi hazırladığınız ebat önemli oluyor. Çok uçuk ebatlarda bile çalışsanız en uygun kağıt standardını bulmanız gerekmektedir.

Yan sayfadaki kağıt standartlarında yaptığınız işe en uygun kağıt ölçülerini bulabilirsiniz. Hangi tür kağıda baskı yapacağınıza karar
verdiğiniz takdirde onun standart olarak bulunan ebatlarına göre kendi işinizin ölçüsünü belirleyebilirsiniz. Yalnız işinizin ebatını
belirlerken kesim paylarını unutmayın. Kesim payı ne mi? Onu da önümüzdeki sayı yazarım artık. Şimdi maça çıkmam lazım :)


Kağıt EBatları ve Ambalajları

Kuşe kağıt mat ve parlak yüzeyli
Ebatlar: 70 x100, 64 x 90, 57 x 82 cm
Gramajlar: 80 gr. | 90 gr. | 115 gr. | 135 gr. | 170 gr. | 200 gr. | 250 gr. | 300 gr. | 350 gr.

Bristol Karton; tek yüzeyi parlak
Ebatlar: 70 x100
Gramajlar: 180 gr. | 200 gr. | 225 gr. | 250 gr. | 280 gr. | 300 gr. | 330 gr. | 350 gr. | 400 gr.

I. Hamur Kağıt
Ebatlar: 70 x100, 64 x 90, 57 x 82 cm
Gramajlar: 55 gr. | 60 gr. | 70 gr. | 75 gr. | 80 gr. | 90 gr. | 100 gr. | 110 gr. | 120 gr.

Krome Karton; tek yüzeyi parlak [Normprint (arkası gri), Extprint (arkası gri ön yüzü ekstra beyaz), Triblex (çift yüzeyi beyaz)]
Ebatlar: 70 x100 cm
Gramajlar: 225 gr. | 250 gr. | 300 gr. | 350 gr. | 400 gr. | 450 gr.

Otokopi Kağıdı
Ebatlar: 70 x100, 64 x 90, 59 x 84 cm
Renkler: Beyaz | Sarı | Pembe | Yeşil | Mavi

,Fantazi Kartonlar
Ebatlar: 70 x 100 ebatlarında ve farklı renklerde ve farklı dokuda bulunmaktadır.
Gramajlar:
90 gr. | 120 gr. | 140 gr. | 170 gr. | 220 gr. | 250 gr. | 280 gr. | 300 gr

HADİİİİ...
Trase, özellikle montaj terimi olarak kullanılır. Basılacak olan işin forma düzeninin belirlenmesidir. Işıklı masa üzerine konulan asetata çizilen kroslar ve çizgilerden oluşur. Bu kros ve çizgiler sayfaların nerede duracağına ve nasıl kesileceğine klavuzluk eder. Montajlanacak olan sayfalar ışıklı masanın üstündeki trasenin üzerine serilen birbaşka asetat üstüne bant veya şeffaf yapıştırıcılar ile montajlanır ve ardından kalıp çekimine yollanır. Artık bu sistem eskisede traseleri dijital ortamda görmek mümkün. Işıklı masalarıda zaten dialar için kullanılır oldu artık. Yakın zamanda tamamen ortadan kalkacak olan diaların ardından masalarıda göremeyeceğiz galiba.

 

HOPPALAAA....
Adobe’nin Macromedia’yı satın almasının ardından FreeHand’in ipinin çekilmesi hepimizi şok etmişti. Herkes şaka zannederken Adobe açıklama yapmış ve artık yeni sürümün çıkmayacağımı söylemişti.

Ülkemizde onlarca reklam ajansı ve yayın evi ne yapacağız diye düşünürken bir karar verdiler kendi kendilerine “FreeHand’le yola devam”. Ama artık teknoloji ve yapılan işler değişimin gerekli olduğunu söylüyor. Her ne kadar kullanıcılar dirensede geçiş kaçınılmaz. Özellikle Snow Leopard’ın çıkışı ile G5 işlemcilerin çöpe gitmesi gibi Freehand’e verilen destekte bitti. Adobe açıklamayı yaptığında CS2 paketi çıkmıştı ve artık CS5 konuşuluyor.

Bence direnmektense bir an önce geçişlerin yapılması ve eldeki işlerin Adobe standartları ile hazırlanması gerekiyor. Yoksa atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra yakalamak zor olur. Teknoloji sürekli ilerlerken yerinde saymaktansa teknolojiyle birlikte hareket etmek en doğrusu.
Bence yeni yılda kendinize bir hediye verin ve FreeHand’i bir kenara bırakıp Illustrator ve InDesign kullanmaya başlayın.
Herkese şimdiden iyi seneler...

 

December 2009

 


Cmyk