Photoshop Magazin
 


Dijital Fotoğrafçılığın Temelleri Bölüm 5: Filtreler ve Araçlar

01 December 2009 | Sayı: Dec 2009
 
1 2 3 4 5
 

Fotoğraflarda belli etkiler oluşturabilmek ve renklerdeki sapmayı gidermek için filtre kullanılır. Filtreler, süzme işlevi gören araçlardır. Fotoğrafta da aynı işleyişle çalışırlar. Bir filtre, kendi rengindeki ışığı geçirir, diğer renklere ait ışıkları geçirmez. Böylelikle ışığını geçirmediği rengin bulunduğu alan filmi pozlayamaz veya diğer renklerin bulunduğu alanlara göre poz değeri düşer ve film yüzeyinde açık tonlarda, baskıda ise koyu tonlarda kalır. Bu da istenen kontrast ve düzeltmeyi sağlar.

Fotoğrafçılıkta Filtreler

Yüzyılın başındaki fotoğrafçıların kullandıkları film malzemesi büsbütün renk körüydü. Çünkü bu filmler yalnızca maviyi görebilen ve onun dışında renkleri algılamayan ilkel filmlerdi. Bu yüzden mavi dışında renklerin bulunduğu nesnelerin çekimi sırasında mavi çok parlak çıkar, diğer renkler film tarafından algılanma derecelerine göre çeşitli koyu tonlarda görülürlerdi.

O dönemin fotoğrafçıları bunu bildikleri için görüntüye mavi filtreyle bakarlar ve renklerinden etkilenmemeye çalışırlardı. Renk körü film bu yüzden mavi ve sarıyı göze göründüklerinin tam tersi bir parlaklık oranı içinde verirdi. Çünkü göz sarı rengi maviden daha parlak olarak algılar. Maviye duyarlı filmde çekim yapıldığında, mavi gök pozitif kart üzerinde beyaz çıktığı için üzerindeki beyaz bulutların ayırt edilemediği, yeşil bitki örtüsünün koyu tonda ve detaysız, sarı çiçeklerin tamamen siyah çıktığı görülürdü.

Ortokromatik Film

Adıyla pek uyum sağlamasa da ileriye doğru çok büyük bir adımı sayılırdı. 1870’lerde konuyla uğraşan bilim adamları yeşil ve sarı renklere de duyarlı emülsiyonu üretmeyi başardılar. Kendi başarılarından o derece etkilendiler bu olayı gereğinden fazla şişiren bir yaklaşımla filme ortokromatik film adını vermeye karar verdiler.

Bu ürünün eksik taraflarının ortaya çıkmasından çok sonra bşle bu isim korundu. Ortokromatik film en çok maviyi görür, bundan biraz daha az olmak üzere yeşil ve sarıyı da görür. Ancak kırmızıyı göremez.

Pankromatik Film

Ortokromatik filmin yetersiz olması nedeniyle yeni bir emülsiyon arayışına girildi. Doğru pankromatik film renklere duyarlılığı bakımından bugün bile kullanılan bir filmdir ve bütün renkler için düzeltilmiştir. Ancak mavinin hala biraz daha baskın olduğu görülür. Bir pankromatik film renk yorumlama duyarlılığı açısından teste tabi tutulsa, bütün renkleri görmesine rağmen ton röprodüksiyonunda hala bazı hataların mevcut olduğu görülecektir.
Bu farklılıkların giderilmesi amacıyla bir filtre cam veya jelatin gibi renkli bir malzemeden oluşan sistemler kullanılır. Camın veya jelatinin renklendirilme miktarı kullanım amacına göre değişir.

Çalışma Prensibi

Bir ışık filtresi çalışma bakımından, sıvı filtresine benzetilebilir. Sıvı filtresi nasıl solüsyonun içindeki katı maddeleri sıvıdan ayırıyorsa, ışık filtresi de ışığın içindeki belli renk ışınlarını ortamdan ayırır. Hangi renk filtresinin hangi renkleri geçirip hangilerini tuttuğu aşağıdaki tablodan görülebilir.

 

Bir filtre kendi rengindeki ışığı geçirir, tamamlayıcı rengini ise tutar (engeller). Sonuç olarak; bir rengin siyah beyaz film tarafından
yorumlanması sırasında hata miktarı arttıkça, kullanılması gereken filtrenin yoğunluğu da artar.

Hatırlanması gereken pek önemli bir nokta da kullanılan filtre yoğunluğunun artmasıyla doğru orantılı olarak poz süresinin de artacağıdır.
Çünkü her bir filtre filmin süresine düşüp onu pozlandıracak ışıkların bir bölümünü tutarak filmi etkilemelerini engeller.

Fotografçılıkta kullanılan filtreler genelde üç grupta toplanırlar:
- Düzeltme filtreleri (correction filters)
- Kontrast filtreleri (contrast filters)
- Özel efekt filtreleri (special effect filters)

Siyah-Beyaz Film Filtreleri

Açık Sarı Filtre, düzeltme filtresidir ve pek az kullanılır. Ortokromatik filmlerde maviler üzerindeki etkisi azdır. Pankromatik filmlerde hiç bir etkisi yoktur. Baskıda görüntü üzerinde mavi renk karşıtı olan kısımları daha koyu belirtir. Bulutlu gökyüzü, sabah erken ve akşam geç saatlerde plaj ve kar manzaraları çekiminde kullanılır. Poz değerleri üzerindeki etkisi x1,5 ve x2 ‘dir. Orta Sarı Filtre, düzeltme filtresidir. Manzara fotograflarının çekiminde ortokromatik filmlerde en çok kullanılan filtredir. Ortokromatik filmlerde renk tonlarının doğru çıkmasını sağlar. Pankromatik filmlerdeyse kusursuz
bir renk tonu değerlendirmesi yapar. Yeşilleri aydınlatır ve ayrıntıları daha belirgin hale getirirler. Mavi rengin yoğunluğunu arttırır. Bulutlu gökyüzü, plaj ve kar manzaraları, çok renkli konular ve çiçek fotografları çekiminde kullanılır. Poz değerleri üzerindeki
etkisi x2 ve x3 ‘tür. Koyu Sarı Filtre, kontrast filtresidir. Mavi rengin çok daha kuvvetli bir şekilde belirmesini sağlar. Kullanılma alanı daha etkili olarak orta sarı ve açık sarı filtreler gibidir. Bütün sarı filtreler kontrastı artırır. Poz değerleri üzerindeki etkisi x3 ve x 4 ’tür.

Turuncu Filtre, kontrast filtresidir. Mavi ve daha az oranda yeşil dalgaboyunu soğurur. Buna karşılık kırmızı ve turuncu dalgaboylarını ve bir nebze de sarı dalgaboyunu geçirir. Ortokromatik filmlerde etkisi olmaz. Yalnızca pankromatik filmlerde kullanılır. Pankromatik filmlerde çok net ve çok parlak bir görüntü verir. Havanın sisini ortadan kaldırır ve görüşü arttırır. Mavileri ve yeşile bakan mavileri çok koyu, sarıya çalan yeşil ve kırmızıları çok açık gösterir. Bu filtre sarılar ve maviler arasındaki bütün kontrastları belirtmede, mavi gökyüzü manzaralarında ve portre fotografçılığında cilt bozukluklarını düzeltmede kullanılır. Ancak dudakları solgun çıkartır. Sarı saçları daha da canlandırır, ama elbise renklerini bozar. Turuncu filtre aşırı abartılmadığı sürece güzel sonuçlar verir. En büyük sakıncası poz süresini 4-8 kez arttırmasıdır. Bu arttırma yapılmayacak olursa kontrast artar ve güneşli havada fotograf çekildiği halde geceleyin çekilmiş gibi sonuç verir.
Kırmızı Filtre, kontrast filtresidir. Kırmızı ve biraz turuncu dalgaboyunu durdurur. Kontrast yapmak için kullanılan bu filtreyle poz süresini 8-10 kez artırmak gerekir. Bu filtre çok özel etkiler elde edilmek istendiğinde kulanılmalıdır. Pankromatik filmlerde kullanılır.
Mavi ve yeşil renkler siyah, kırmızı ve sarı renkler açık tonda belirir. Gece manzarası, fırtınalı hava, koyu gökyüzü, puslu ve bulutlu hava görüntüleri elde edilmek istendiğinde ve sisli havaya karşın çok net uzak manzara fotograflarının çekiminde kullanılır.
Mavi Filtre, kontrast filtresidir. Mavi dalgaboyunu geçirip, kırmızı ve turuncu dalgaboylarını engeller. Bu filtre sarı filtrelerin tam tersi bir etkiye sahiptir. Kırmızıları koyulaştırır ve mavileri daha çok soluklaştırır.

 

Gün ışığında çok az kullanılır. Mavi renge az duyarlı bir filmle mavi yüzeylerin (örneğin; su yüzeylerinin) fotoğrafını çekmek için kullanılır. Mavi filtre yapay ışıkta ve kırmızı renge duyarlı pankromatik filmlerde fotoflud tipi lambaların kırmızı dalgaboylarını önlemek için kullanılır. Yapay ışık altında cilt bozukluklarını düzeltir. Dudakların kırmızılığını belirgin hale getirir. Ancak mavi gözler beyaz çıkarlar. Poz değerleri üzerindeki etkisi x2 ve x3 ‘tür.
Sarı - Yeşil Filtre, düzeltme filtresidir. Pankromatik filmlerde, manzara çekiminde kullanılır. Orta sarı filtre etkisi gösterir. Yeşiller üzerindeki etkisi daha fazladır. Mavileri daha belirgin hale getirir. Yeşillerin rengini açar. Kırmızıları, özellikle sarıyı kapsayan kırmızıları daha da güzelleştirir. Gökyüzü, plaj ve kar, bahar manzaraları çekimlerinde kullanılır. Çok duyarlı filmlerin portre fotoğraçılığında kullanılması sırasında ortaya çıkan çok beyaz ten rengi ve mat dudak hatasını düzeltir. Poz değerleri üzerindeki etkisi x3 ve x4 ‘tür.
Yeşil Filtre, düzeltme filtresidir. Pankromatik filmlerde; yeşillerin ve yaprakların çekiminde başarılı sonuç verir ve bunları hoş bir açık gri şeklinde yansıtır. Kontrastı azaltır. Kırmızıları daha koyu belirtir. Ağaç ve bitki fotoğrafları için en iyi filtredir. Poz değerleri üzerindeki etkisi x3 ve x4 ‘tür.

Renkli Film Filtreleri

Sky Light (1A) Filtre, renkli fotografçılıkta bütün diğer filtrelerden çok daha fazla kullanılan bir filtredir. Çünkü mavi renk fazlalığını önlemek için gerekli olan filtredir. Renkli filmin tayfın mavi renk bandına karşı duyarlı olan en üst tabakasının mavi dalgaboylarına ilave olarak insan gözünün göremediği morötesi (ultraviyole) ışınları saptaması nedeniyle normal renkleri altında görünen birçok açık hava fotoğrafı olduğundan daha mavi görülür. Bunu önlemenin çok basit ve ucuz yolu objektif önünde sürekli bir SKY (1A) filtresi bulundurmaktır. Bu filtrenin rengi çok açık pembe olduğundan konunun gölgede kalan kısımlarını ve kapalı bulutlu günlerde konunun tamamının renk tonunu sıcaklaştırmaya da yardımcı olur.

Bu filtre ile elde edilen sonuç bazı fotografçıların kullandıkları sarımsı UV filtreleriyle elde edilen sonuçlardan daha iyidir. SKY filtresinin poz değerleri üzerinde değişikliği gerektirecek bir etkisi bulunmaz. Konuların renk tonu üzerindeki etkileri ise fark edilemeyecek kadar azdır. Ayrıca; SKY filtresinin objektifin önünde sürekli durması, objektifin kirlenmesini ve lekelenmesini, deniz manzaraları çekerken ıslanmasını önler.
Renk Düzeltme Filtreleri, insan gözünün değişik renk sıcaklıklarına sahip ışık kaynaklarına uyum sağlaması nedeniyle her tür ışık kaynağında renkleri ve tonları gerçek renklerine yakın gösterir. Göz beyin kalibrasyonu beyaz ışığa endeksli çalışır. Oysa fotoğraf filmleri renkleri objektif görürler. Filmler günışığı sıcaklığına (5500 K) ve tungsten ışığa (3200 K) göre ayarlanmıştır. Bu yüzden değişik ışık kaynaklarında renk düzeltici filtrelere ihtiyaç duyulur.
• 80A, 80B, 80C numaralı mavi filtreler tungsten aydınlatmanın meydana getirdiği aşırı kırmızılığı giderir. 85A, 85B, 85C numaralı turuncu filtreler günışığında kullanılan tungsten tipi filmde aşırı maviliği giderir. FL-D, FL-W filtreleri, floresan ışığı altında kullanılan günışığı filmlerinde oluşan mavi-yeşil renkleri düzeltmede kullanılır. Isıtıcı Filtreler, renk sıcaklığını düşüren filtre olarak da bilinir. Bulutlu ve güneşli havalarda, gölgede, karlı havalarda direkt güneş ışığı almayan yerlerde günışığı filmleriyle çekilen fotograflara mavi bir renk hakimdir. İşte bu baskın mavi rengi ortadan kaldırmak için bu ısıtıcı filtre kullanılır. Yumuşak bir sarı-turuncu ton vererek daha sıcak tonlarda görüntü alınmasını sağlar.
• 81A, 81B, 81C en çok kullanılan ısıtıcı filtrelerdir. 81A filtre portre fotoğrafçılığında yaygın kullanılır ve ten rengine canlılık katar.

Özel Efekt Filtreleri

Tek Renk Filtreler, fotoğrafı belirli bir baskın renge boyayarak gerçeküstü ve gerçekdışı görünmelerini sağlarlar. Siyah beyaz fotografçılıkta kullanılan renkli filtrelerin hepsi renkli fotografçılıkta da kullanılır. Degrade Filtre, bir yarısı renklendirilmiş, diğer
yarısı saydam filtredir. Renkli bölüm saydam bölümle yumuşak bir geçişle kaynaşır. Bu özellik fotoğrafın alt bölgelerinde renk değişimine neden olmaksızın üst bölgeleri yumuşak bir geçişle renklendirmeye yarar. Daha çok gökyüzü renklendirmek veya çok parlak olan gökyüzünün poz değerini düşürmek için kullanılır.
Yumuşatıcı Filtre, “soft” veya “difüzer” filtre olarak da bilinmektedir. Yumuşatıcı filtre genellikle portre fotoğrafçılığında kullanılır. Parlak ışıklı bölgeleri yumuşatarak fotoğrafı bir hayal dünyasındaymış gibi gösterir. Natürmort veya manzara fotoğrafçılığında ise fotoğrafı olduğundan daha çekici ve etkileyici gösterir.
Yıldız Filtre, nokta ışık kaynaklarını 2, 4, 6, 8 veya 16 kollu ışıklı çizgilere ayırarak fantastik etkiler oluştururlar. Yıldız filtre takıp vizörden bakıldığında ışık kaynağının yıldız gibi kollarını açarak parıldadığı görülür.

 

Biri Filtresiz, diğeri Yıldız Filtre ile çekilmiş iki renkli fotoğraf

 

Filtresiz, Yarım Polarize Filtre ile ve Tam Polarize Filtre ile çekilmiş fotoğraflar

Çoklu Görüntü Filtresi, dairesel veya çizgisel olabilir. Dairesel çoklu görüntü filtresi kesin merkezi bir görüntüyü çerçeveleyen aynı şekildeki başka görüntüler üretir. Çizgisel çoklu görüntü filtresi ikinci pozda bir taraftan diğer tarafa uzayan çizgiler oluşturur.
Ortak Filtreler
Siyah-beyaz ve renkli filmlerde ortak kullanılan filtreler de vardır.
Polarizasyon Filtresi (veya Polarize Filtre) siyah beyaz ve renkli filmlerle kullanılan yeşilimsi gri bir filtredir. Filtrenin amacı, fotografçılıkta bir hata sayılan yansımaları ve parlamaları ortadan kaldırarak çıplak gözle bakıldığında donuk görülen bir çok şeyin parlak renklere bürünmesini sağlamaktır.
Tüm planlarda normal yayılan ışık yansıtıcı bir yüzeyle karşılaştığında artık bütün yönlere değil belirli bir yöne yayılır. Böylece yansıma ve parlama hataları oluşur ki bu olaya polarizasyon adı verilir. Polarize olan ışınlar film üzerinde bir parıldama meydana getirerek konunun ayrıntılarının ve renk tonunun kaybolmasına neden olurlar. Bu polarize ışınlar, mikroskobik iyot ve kinin kristallerinden meydana gelmiş bir polarizasyon filtresi ile kontrol altına alınabilirler. Işınlar filtre içindeki kristallerin meydana getirdiği prizmaların yayılma planına paralelse filtreden geçerler. Ancak filtrenin duruş biçimi
kristallerle ışınların yayılma planı arasında bir dik açı meydana getirecek şekildeyse ışınlar kırılır, yani yok olurlar.
Pencerelerin, cam eşyaların ve yansıma ve/veya parıldama yapan eşyaların fotoğraflarının çekilebilmesi için objektifin önüne bir polarizasyon filtresi koymak ve buna gerekli yönü vermek gerekir. Eğer kullanılan fotoğraf makinesinin vizörü refleks vizörse (fotoğrafı çekilecek konunun görüntüsü buzlu camda görülebiliyorsa) polarizasyon filtresi yansımayı yok edecek şekilde ayarlanabilir. Böyle bir olanak yoksa yönün saptanması zordur. Doğrudan doğruya filtreden fotoğrafı çekilecek konuya bakılarak
sabit bir nirengi noktasına göre filtreye yön verilir. Polarizasyon filtreleri netliği az da olsa bozarlar.
Renkli çekimlere hafif bir baskın renk eklerler. Poz değerleri üzerindeki etkileri x3 ve x4 ‘tür. Morötesi (UV) Filtre, ultraviyole ışınlarının çok fazla olduğu yerlerde, özellikle yüksek dağlarda, deniz ve plajlarda, karla kaplı manzaralarda
bu ışınları engellemek için kullanılır. Böylece bulanık fotoğraf çekimlerine engel olur. Morötesi filtrelerin etkileri sarı filtrelerin etkilerine benzer. Morötesi filtrelerin poz değerleri üzerinde etkileri yoktur. Yani poz değerlerini değiştirmek
gerekmez.

Objektiflerin çizilme ve tozlanmasına karşı koruyucu filtre olarak da kullanılmaktadırlar. Gri - Nötr (ND) Filtre, amacı fotoğraf makinesine giren ışık miktarını azaltmak olan bir filtredir. Makine içine girecek ışık miktarını azaltmak için makinenin enstantane ve diyafram açıklığı yeterli olmayabilir. Böyle durumlarda nötr gri filtre kullanılır. Nötr gri filtre kendi üzerine düşen ışığın renk dengesini
bozmadan miktarını azaltır. Azaltma miktarı farklı filtre üreticileri tarafından farklı tutulmaktadır.Nötr gri filtrenin, üzerine düşen ışığı ne miktarda geçirdiği teknik spesifikasyon olup filtrenin prospektüsünde yazılıdır.

Pozometreler
Pozometre, ışık enerjisini okuyarak elektrik enerjisine dönüştürür. Konudan yansıyan veya konuya gelen ışık şiddetini ölçerek sonucu obtüratör hızı ve diyafram açıklığı cinsinden verir.
Eski pozometreler selenyumla çalışırdı. Günümüzde elektrikli alete dönüşünce selenyum kullanımı bırakıldı. Selenyumlu pozometrenin duyarlılığı fazla değildir. Pozometrelerin görüntü açıları 30 derecedir. Değerleri okunan alanı net seçemezler.
Pozometrenin ışığa duyarlılığını artırmak için foto direnç denilen bir elektronik cihaz kullanılır. Üzerine ışık düştüğünde elektrik geçirgenliğinde değişiklik yaratır ve duyarlılığı selenyumlu olanlardan daha fazladır. Günümüzde pozometreler pille çalışır.
Pozometre, ışığa duyarlı hücreler ve ışık şiddetini değerlere dönüştüren bir sistemdir. Işığa duyarlı hücreler üzerlerine düşen ışığı elektrik akımına dönüştürerek ölçüm yapar ve bu ölçümü daha önce belirli değerlere kalibre edilmiş ışıklama tablosuna göre değerlendirerek enstantane (obtüratör hızı) ve diyafram açıklığı şeklinde verir. Söz konusu kalibrasyon insan teninin yansıttığı ışık oranı temel alınarak oluşturulmuştur.
Siyahilerin ve aşırı beyaz tenlilerin haricindeki tenler, üzerlerine düşen ışığı %18 oranında
yansıtır. Çekilen fotoğraflarda insan teninin, yansıttığı ışık oranı kadar ışık yansıtan ton olan gri tonda olması istenmiştir. Bu kıstasa göre pozometreler bir yandan %18 yansıtıcılıktaki gri referans kartına koşullanırken diğer yandan film ASA skalasına kalibre edilmişlerdir.

 

 

Pozometre (exposure meter) örnekleri

Pozometreler kullandıkları ışığa duyarlı hücrelere göre isim alırlar:
- Selenyumlu pozometreler
- Kadmiyum sülfitli (CDS) pozometreler
- Silikon foto diyotlu pozometreler
Selenyumlu pozometreler elektriği kendileri üretirler ve günümüzde pratik kullanımları kalmamıştır.
Kadmiyum sülfürlü ve silikonlu pozometreler foto direnç hücreler kullanırlar.
Silikonlu pozometre pille çalışır ve duyarlılığı yüksektir. Işığın geçmesi oranında direncin azalması ile ibre sapması sistemine dayanır. Kadmiyum sülfürlü pozometrelerin ışık bellekleri vardır. Ancak bu cihazlarda bazı hatalar görülür. Düşük ışık değerlerinde ibrenin ışık intikali zayıftır. Hareketin sonuna gelmeleri zaman alır. Mavi silikonlularda ışık belleği yoktur, ama ibre hareketi çok hızlıdır. Pozometreler kullanım şekillerine göre elde ve makine içerisinde kullanılan pozometreler
olarak iki gruba ayrılırlar. Hepsinin temel çalışma prensibi yukarıda açıklanan şekilde olup sadece kullanım şekilleri, amaçları ve ölçüm sistemleri farklıdır.

Elde Kullanılan Pozometreler
Elde kullanılan pozometrelerin iki kullanım yöntemi vardır. Bunlar ölçüm yapılacak ortama göre karar verilip kullanılırlar. Yansıyan ışığı ölçme yöntemi, en yaygın kullanılan yöntemdir. Fotoğrafı çekilecek konudan yansıyan ışığı ölçmede kullanılır. Pozometre bu konuya direk yöneltilerek ölçüm yapılır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, pozometrenin görüş açısının konu üzerinde olmasıdır. Gelen ışığı ölçme yöntemi, bir başka yöntemdir. Pozometreler, konunun %18 yansıtıcılığa sahip olmadığı durumlarda, yani çok açık veya çok koyu tonlu yüzeylerde hatalı ölçüm yaparlar. Konunun yüzeyi hangi tonlarda olursa olsun konu üzerine düşen ışık şiddeti değişmez. Pozometre ışık kaynağına tutularak direkt bir ölçüm yapmak da mümkündür.
Ancak böyle bir durumda; pozometrenin ölçüm gözünün önüne %18 geçirgenliği olan küresel opak bir nesne yerleştirilerek alınan değer obtüratör ve diyafram üzerinde aynen uygulanmalıdır.
Makine içindeki Pozometreler
Günümüzde fotoğraf makinelerinin çoğunda ayna üstündeki prizma etrafına ışığa duyarlı hücreler yerleştirilir. Konudan yansıyan ışık, objektifin içinden geçer ve ışığa duyarlı hücrelere düşer. Böylece ışık şiddeti ölçülür. Bu türden ışık ölçümü yapan sisteme objektif içinden okumalı lens (TTL: Through the Lens) adı verilir.
Makine içine yerleştirilen pozometreler genellikle ya obtüratör hızına, ya diyafram açıklığına veya her ikisine birden opsiyonlu olarak bağlanmıştır. Obtüratör hızına bağlanmışsa, enstantaneyi kullanıcı seçer ve pozometre buna göre ışık ölçümü yapıp diyafram
açıklığını tespit eder. Seçilen obtüratör hızı ve tespit edilen diyafram açıklığı bilgi olarak çeşitli şekillerde verilir. TTL ölçüm sistemleri
aşağıda özetlenmiştir.
Ortalama ışık ölçüm sistemlerinde (averaging systems), ışık ölçümü fotoğraf karesinin tamamının okunarak aritmetik ortalamasının
alınması şeklinde yapılır. Işığın her bölgede eşit dağılmadığı durumlarda yanıltıcı sonuçlar verdiği için bu sistem modern makinelerde terk edilmiştir.
Merkez ağırlıklı ışık ölçüm sistemlerinde (center weighted systems), okuma alanı iki bölgeye ayrılır. Fotoğraf karesinin ortasındaki küçük bir bölgeden gelen ışığın sonuç ışıklama değerine etkisi %70, diğer bölgelerinki ise %30 ’dur. Günümüzde en çok kullanılan
bir sistem budur.
Noktasal ışık ölçüm sistemlerinde (spot metering systems), okumanın tamamı, ortadaki küçük bir alandan yapılır. Bu alanın sınırlarını 3 veya 6 derecelik bir açı belirler. Bölge ağırlıklı ışık ölçüm sistemlerinde (zoned metering systems), okuma alanı değişik
ağırlıklı birkaç bölgeye bölünmüştür.

Her bölgeden yapılan okuma, o bölgenin katsayısı ile çarpılarak ağırlıklı ortalaması alınır. Diğer yöntemlere göre daha yenidir.

Yardımcı Araçlar
Biraz da bir fotoğrafçının yardımcı araçlarına göz atalım. Sehpadan deklanşör kablosuna, kamera çantasından flaşa, ışığa duyarlı kimyasal filmlerden manyetik belleklere yardımcı araçları tanıyalım.

Sehpalar
Fotoğraf çekimlerinde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri makinenin sallanması, sarsılmasıdır. Sarsılan makine bulanık veya titrek görüntüler verir. Burada sorun obtüratörün açılıp kapanma süresinin, makinenin sallanma, sarsılma süresini telafi edemeyecek yavaşlıkta olmasından veya kullanılan objektifin odak uzunluğunun çok fazla olması durumunda hafif bir titremenin bile seçilen hedefin bir anda onlarca metre kaymasına neden olmasından kaynaklanmaktadır.
Bu tür sorunları gidermeye sağlam bir sehpa yardımcı olacaktır. Makinenin ağırlığını rahatlıkla taşıyabilecek nitelikte bir sehpa, pratik açıdan taşıma zorlukları yaşatsa da elde edilecek görüntülerin netliği bu zorluğa katlanmaya değer.
Fotoğraf makinesinde bulunan 50 mm normal objektifle kullanılabilecek en düşük obtüratör hızı, genellikle 1/60 saniye kabul edilmektedir. Ancak seçilen objektifin odak uzunluğunun milimetre cinsinden değeriyle obtüratör hızının sayısal değerini birbirine yakın tutarak titrek olmayan bir görüntü elde etmek mümkündür.


Eski ve yeni tripod (üçayak) örnekleri

Örneğin; 200mm objektif kullanılıyor ise 1/250 enstantanenin, 500 mm objektif kullanılıyor ise 1/500 enstantanenin, 24 mm objektif kullanılıyor ise 1/30 enstantanenin altında bir obtüratör değerini tercih etmemek gerekir. Eğer daha düşük bir hız seçmek zorunluluğu varsa titreme sorunu ancak makine bir sehpaya monte edilerek giderilebilir.
Günümüzde tripod veya üçayak adı verilen sehpalar daha yaygın kullanılmaktadırlar.
Alınacak sehpa ne taşınamayacak kadar ağır, ne çekim yaparken rüzgardan etkilenecek kadar hafif olmamalıdır. Günümüzde tripodların birçoğunda ayakları yere daha sağlam sabitlemek için bacakların ortasında ağırlık asılan bir kanca bulunur.
Sehpa makro çekimlerde konuya gerektiği kadar yaklaşmayı engellememeli, mümkünse makro çekimler için gövdeden ayrılabilen taşıyıcı parçası olmalıdır.

Deklanşör Kablosu
Sehpaya monte edilen fotoğraf makinesini kullanırken deklanşöre basan parmak makineyi sarsıntıya uğratabilir. Bunu gidermek için kullanılacak bir deklanşör kablosu, parmağın basıncını ve titreşimini fotoğraf makinesine
iletmeden deklanşöre basılmasını ve çekimin yapılmasını sağlar. Uzun deklanşör kabloları ile uzak mesafeden çekim yapılabilir.

Çanta
En son akla gelmesine rağmen en çok gereksinim duyulan araç kamera çantasıdır. Ciddi paralar ödenerek sahip olunan fotoğraf makinesi, objektifler ve diğer alet edevatın suya ve toza, darbe ve diğer fiziksel etkilere karşı korunması gerekir. Bunun için uygun büyüklükte ve sağlam bir kamera çantası alınmalıdır.
Çanta hem kulbuyla elde, hem askısıyla sırtta taşınabilmeli; bölmeleri kolay açılmalı ve araçlar rahat takılıp çıkarılabilmelidir. Çanta boyutları ve içindeki bölmelerin sayısı sahip olunan makine, objektif ve diğer aksesuarlar için uygun olmalıdır.

Bölmelerin iç kısımları dış darbeleri emecek kadar yumuşak ve bir o kadar dayanıklı olmalıdır.

 

Çeşitli modellerde kamera çantaları
Flaş
Flaş, kısa süreli fakat çok parlak ışık yayan, fotoğraçılıkta konu aydınlatmada kullanılan yapay ışık kaynağıdır.Elektronik ve magnezyum flaşlar olmak üzere iki türü vardır. Kullanımında konunun ışık kaynağına uzaklığı ve diyafram ilişkisi vardır.
Kılavuz numarası flaşın gücünü belirler. Mesafe değiştikçe diyafram açıklığı da buna bağlı değişir. Bu, gücü sabit manual flaşlar için geçerlidir. Flaş alırken uzatma kablosu da almak gerekir. 1,5m bir kablo ile belirli bir uzaklıktan ve açıdan ışık yayılabilir.
Obtüratör açık bırakılarak flaşın bir kaç defa çaktırılması ile de pozlama yapılabilir. Ancak bunun da kuralları vardır. Örneğin; f:2.8 gibi bir diyafram değeri veren bir flaş ölçümü 1 çakım ilaveyle f:4 şeklinde değiştirilebilir. Bundan sonra her fstop için bir öncekinin iki misli kadar bir çakım gerektirir.
Flaşlı çekimlerde, flaşın bulunduğu nokta ile objektifin bulunduğu nokta arasındaki mesafe ne kadar fazla ise fonda oluşacak gölgeler de o kadar etkilidir. Gölgelerin oluşmasına engel olmak için siyah fon önünde çekim yapılabilir.

Filmler
Siyah beyaz filmler, ortokromatik ve pankromatik olarak ikiye ayrılırlar. Ortokromatik filmler kırmızı ışıktan etkilenmezler. Pankromatik filmler, bütün ışıklardan etkilenirler ve koyu yeşile daha az duyarlıdırlar.
Negatif renkli filmler, C- 41 banyosunda geliştirilirler ve dengelendikleri ışık kaynağına göre ikiye ayrılırlar:
- Günışığı (daylight) filmler
- Tungsten filmler
Diyapozitif renkli filmler, E-6 banyosunda geliştirilirler. Poz toleransları diğer filmlere göre çok azdır ve dengelendikleri ışık kaynağına göre ikiye ayrılırlar:
- Günışığı (daylight) filmler
- Tungsten filmler
Günışığı filmler, insanların psikolojik olarak kabul ettikleri, parlak güneş, mavi gökyüzü ve beyaz parçalı bulutlardan meydana gelen beyaz ışığa göre balans edilmişlerdir. Bunun dışında akşam veya sabah yatay açıdan gelen kızıl güneşin aydınlattığı ortamlar gibi ışığın renk ısısının farklı olduğu durumlarda gözün uyumundan farklı olarak gerçekte var olan o anki tonlara hakim sonuçlar verirler. İç mekanda florasan veya tungsten ışık kaynaklarında asla doğal sonuç veremezler. Genelde renkli günışığı filmler l/60 ila 1/500 enstantanelerde en doğal renkleri verebilirler. Bunun dışında kullanılan hızlarda renk sapmaları görülebilir.
Bellekler
Günümüzde dijital makinelerin birçoğu film kullanmamaktadır. Film yerine daha fazla fotoğraf depolayabilen ve fotoğrafların doğrudan bilgisayara aktarılmasına izin veren bellek kartları kullanılmaktadır. Beş farklı bellek kartı mevcuttur: SmartMedia, Secure Digital, MultiMedia Card, Memory Stick ve Compact Flash. SmartMedia günümüzde pek tercih edilmemektedir. Compact Flash ve Secure Digital piyasadaki makineler üzerinde en çok görülen bellek kartlarıdır. Gelecek sayıda konumuz fotoğrafta kompozisyon
olacak. Hoşça kalın!

 

 

December 2009

 


Dijifoto