Photoshop Magazin
 


Atılgan Aşıkuzun

01 December 2009 | Sayı: Dec 2009
 
1 2 3 4 5
 

Türkiyedeki işlerde, bir çok alanda çalışıyorum. Bu yüzden mesleğimde kullandığım ünvanı tek bir başlık altında toplamam mümkün değil. Yaptığım işler içinde Illüstrasyon, Concept Art, Matt Painting, 3D model, Texture, gibi alanlar var. 1980 yazında İstanbul’da doğdum. 2 yaşımdan beri çizim yapmaya ilgi duymuşum. Devlet ilkokulu ve ortaokulunda okudum. Liseyi birazda şans yardımı ile daha sanatla ilgili olan Anadolu Meslek Lisesi - Plastik Sanatlar Bölümünde okudum. Bölüm daha çok heykelle ilgiliydi.



Üniversiteyi çizgi film-animasyon üzerine okudum. Üniversite bittikten sonra askere gittim sonra İstanbul’a geri döndüm ve işe başladım. İlk zamanlar 2D iş isteyen ve verdiğin emeğin hakkını verebilen şirket bulamadım. İstanbul’da ufak birkaç işten sonra, arkadaşlarımın sayesinde prodüksiyon ajanslarında iş bulabildim. Basit bir 3D altyapım olduğundan, model ve texture alanında projelere yardım ettim ve doğal olarak kendimi geliştirdim. İnsanlar beni tanımaya başladığında karakter tasarımı, İllüstrasyon ve matt paint gibi işler yapmaya başlamıştım. Çalışmalarıma başlamadan önce hayal kapımı çalarım. Bunun dışında ya belirli bir isteğimi yaratmak yada bi konuda egzersiz yapmak isterim. Bir işe başlamadan önce genellikle oturup düşünmeden doğruca işe girişirim.

Saatlerce çalıştıktan sonra işin nereye vardığını görüp bir yardıma ihtiyacı olup olmadığına bakarım. Eğer gerek varsa o zaman referanslara bakıyorum. Ekliyorum veya çıkartıyorum. Sanırım Vangelis eşliğinde ve gece çalışmak aşağı yukarı beni tasvir ediyor. Müzikle beraber çalışmayı seviyorum. Soundtrack, ambiance müziklerini seviyorum, çünkü bence bu tarz besteler bir tip atmosferi beslemek için yaratılmışlardır. Resime göre müzik seçerek duygularımı ya da resmin duygusunu perçinlemeyi seviyorum. Gece çalışmakta dinginliği temsil ediyor bence. Hoşlandığım belirli bir çalışma sistemi yok. Kendi işlerimde o an nasıl çalışmak istiyorsam öyle davranıyorum. İş yerinde ise en güzel ve en çabuk ne sonuç veriyorsa onu yapıyorum. Bu da genellikle fotoğraf manipülasyonundan tutunda hızlı skeçlere kadar değişen stillerde oluyor.

Yani genelde kendi işlerimde yapabildiğim değil yapmak istediğim eserlerim oluyor. Son zamanlarda elde desen yapmıyorum, nedeni de elimi dijital ortamda da skeç yapmaya alıştırmak. Elde hazırladığım işler skeçlerden öteye pek gitmiyor. Genelde a4 kullanıyorum, a3 boyutunda dokulu kağıtlarımda var ama kullanmaya kıyamıyorum. Kalem olarak ya 2H yada kömürbazlı karakalemler kullanıyorum. Eskiden nadir olarak tükenmez kalem illüstrasyonu da yapıyordum. Dijital fotoğraf çekmek istiyorum ama hala bir DSLR’ım yok. Aldığım zaman çekmeye başlayacağımı umuyorum. Çalışmalarımda neredeyse her zaman Photoshop kullanıyorum. Çizimden boyamaya, matt paintden foto maniplasyona kadar her alanda kendine hakim bir program.

Hergün en azından bir kez kullanıyorum. Her türlü yardımıma koşuyor sağolsun bu yüzden Photoshop dışında başka bir programa ihtiyacım olmuyor. Geçmiş dönemde ailem Apple Macintosh LC III almıştı. Orada limited bir Photoshop vardı, yanılmıyorsam 2.0 gibi birşeydi. İlk tanışmam orada oldu gerçi lassodan uzay gemileri yapıp ok tuşuyla hareket ettirmenin haricinde pek ilerleyemesemde eminim birçok yararı dokunmuştur. Fırça sistemi, filtreleri, düzeltme katmanları, katman özellikleri, katman uyum özellikleri gibi birçok özelliğini beğenerek kullanıyorum. Fırçalarda biçim dinamiklerinde ‘angle jitter’ bölümünde ‘direction’ seçeneği genelde görünmeyip es geçilebilir, ben geçmişim. Kullanmayı deneyin bence. ‘Clipping mask’ı biraz kurcalarsanız çok işinize yarar. Bir de katmanların olduğu pencerenin altındaki tuşlarda, düzenleme katmanlarını ‘clipping mask’ olarak kullanmak size biraz daha oynanabilir bir ortam sağlayabilir. Alfa maskelerinide hepsiyle birlikte kullanarak güzel sonuçlar doğurabilirsiniz.


  İnternet, belgeseller, filmler kaynak olarak gösterebileceklerim arasında ama kesin olarak kullandığım özel bi kaynak yok. Site olarak deviantart’ı geniş buluyorum her türden insan var. Bunun dışında cgsociety gibi prestijli gözüken siteleri takip ediyorum. Photoshop’ta tuval çevirmeye ihtiyaç duyuyordum, o da oldu zaten. Renk alanına biraz daha eğilinebilinir, renk karıştırma yada her dosyaya göre ayrı renk alanı saklama gibi özellikler olsa iyi olurdu. Renklerin birbiriyle ilişkisi yapay, özellikle fırçaları kullanırken ilişkilerinin daha doğal olmasını sağlayan bir seçenek koyulabilir. Dahada kolay kullanılabilir arkadaş canlısı bir menü sistemi olabilceğine inanıyorum. Lisedeyken çizgi roman çizerdim. O zamanlar Joe Maduera’yı kendime örnek almıştım. Sonra üniversitede bir çizim yada boyama tarzını kabul edeceksem kendi yarattığım tarzın olmasını tercih etmem gerektiğini düşündüm o günden bu yana fikirlerimde fazla değişiklik olmadı. Beğendiğim çok insan var ama örnek aldığım yok. Sanatımla ilgili beslenme kaynaklarım hayaller, rüyalar, düşünceler, hisler, dünyanın kendisi, güzel illustrasyon - ’ concept art’lar.

Okuyanlara selamlar. Teşekkür ediyorum.

 

December 2009

 


Sanatçılarımız