Photoshop Magazin
 


Yeşim DEMİR GMK Yönetim Kurulu Başkanı

01 October 2009 | Sayı: Oct 2009
 
1 2 3 4 5
 

Öncelikle sizi tanımak istiyoruz. Yeşim Demir kimdir?
Özgeçmiş olarak cevaplarsak, 1968’liyim, Mimar Sinan’lıyım, GMK’lıyım, Reklamevi ve RPM Radar’da uzun yıllar çalıştıktan sonra 7 yıl önce kendi büromu kurdum. Mimar Sinan ve Kadir Has Üniversite’lerinde öğretim görevlisiyim. Yaklaşık 4 yıldır GMK yönetim kurulunda arkadaşlarımla birlikte başkanlık görevimi sürdürüyorum.


Grafikerler Meslek Kuruluşu’nun amacı nedir?
Grafik tasarımın gelişmesi ve yaygınlaşması için etkinlikler düzenlemek, yurt içinde ve yurtdışında kongre seminer vb. temaslar ile bu amacı perçinlemek grafik tasarım eğitiminin gelişmesine katkıda bulunmak, üyelerin haklarını korumak, bilirkişilik ve jürilikyapmak,başvurulara yarışma şartnamesi oluşturmak, sergiler seminerler düzenlemek, diğer disiplinlerle ortak çalışmalar yapmak olarak kısaca özetlenebilir

Grafikerler Meslek Kuruluşu’nun yaptığı faaliyetler nelerdir?
Az önce saydıklarımın tamamı yıl içinde birkaç kez tekrar ediliyor. 28 yıldır Grafik Ürünler Sergisini düzenliyoruz. Tam bir yıl dökümü, ICOGRADA üyesiyiz 2 yılda bir delege yolluyoruz, bu yıl Tasarım Konseyi kuruluşunda da yer aldık. Grafik Tasırım üzerine yazıları yeniden çıkarttık, her ay üyelerimize postalanıyor. Bu sene çok önemli bir kongreye ev sahipliği yapıyoruz; AGI 2009 İstanbul. Dünyanın önde gelen tasarımcılarından oluşan AGI bu ay İstanbul’da 8 gün süreyle bulunacak, kongre ve genel kurullarını gerçekleştirecekler.Kapalı bir toplantı ve tüm dikkatimizi bu organizasyona verdik. GMK ve İstanbul için büyük bir prestij. Elimizden geleni ardımıza koymuyoruz.

GMK’nın logotype tasarımcısı kimdir ve neyi anlatmaktadır?
Tasarım Perim Davudoğlu’na ait. Bauhaus’un temel formlarından oluşuyor. Bauhaus’un bildiğiniz gibi tasarımın yaygınlaşması, elitist bir olgu olmamasına dair bir manifestosuvardır. Bu manifestoyu kendimize yakın buluyoruz.
Grafiker mi? Grafik Tasarımcı mı?
Grafiker sözcügü Almanca kökenli bir sözcük, Grafiker erkek, Grafikerren kadın. Bizde hiç bir meslekte olmayan bu isim benzerliği yüzünden bir sürü patırtı kopuyor. İyiki de kopuyor. Grafikerin bugünkü anlamı grafik uygulama yapan kimsedir. Desinatör gibi. Fakat onun da kelime kökü design’dan geliyor.Bir düğüm daha… Grafik tasarımcılar, grafik uygulamacılar ile çalışırlar. ikisinin de donanımı ayrıdır, mimar ve statikci gibi düsünün. Ülkemizde grafik uygulama programları öğretip, grafik tasarımcı yetiştirdiğini iddia eden kurumlar var bu son derece yanlış, kabul edilemez ama ne yazık ki yaygın bir durum. Autocad öğretip mimar yetiştiriyoruz
denebilir mi? Bu karmaşaya sanırım biraz da bu zanaatkar bakış neden oluyor. Oysa nitelikli uygulamacıya o kadar ihtiyaç var ki. Meslek liseleri ve bu tip kurslar bu niteliği artırmaya, uygulamacılığın verimini yükseltmeye yönelirse, zaman ve emek israfını ortadankalkacağı gibi tasarımın kalitesini de yükseltir.
Grafikerler Meslek Kuruluşu’na üye olma kriterlerinden bahseder misiniz?
Sitemizden üyelik başvuru formu indirip doldurmak ve bunu dernek merkezine yollamak yeterli. Grafik Tasarım eğitimi almamış kişilerin beraberinde 3 adet basılı işlerini de göndermeleri gerekiyor. Yönetim kurulu değerlendiriyor ve üyelik başlıyor. Üye aidatlarımız makul seviyede.


Kuruluşun üyelerine katkıları ve sağladığı faydalar nelerdir?
Burası bir meslek birliği, bir klüp değil, bu nedenle birliğin üyelere değil, üyelerin birliğe katkısından söz etmek gerek.
Üyelerimiz şunun bilincinde olan kişiler: bu derneğe bir sıfat, bir çıkar, bir “alış” amacı ile üye değiller. Mesleğimizin yaygınlaşması, bir meslek birliği olmanın gücü ve bunun yaşatılması gerektiğinin farkındalar. Burası üyelerinde faal olarak çalışabildiği katma değer yaratabildiği, kimsenin maddi çıkarının olmadığı bir meslek birliği. Bu yüzden üyelerin birliğimize sağladığı faydalardan bahsetmek daha doğru olur. Biz yönetim kurulu olarak son 3.5 yıldır bu birliği güçlendirici çeşitli fırsatlar yaratarak üyelerimiz arasında bu ruhu dinç tutmaya çalışıyoruz. Üyelik kampanyası, müstakbel üyelerimiz olan öğrenciler arasında gerçekleşen GMK’ya üye ol! İsimli afişyarışması, 30. yıl partisi vs. gibi. Üyelerimiz GMK’nın tanınırlığı ve faydası için çalıştığımızın farkında ve her çağrıya koşa koşa destek oluyorlar. Bir meslek birliğine mensub olmak, o bütünün bir parçası olarak emek vermek, tasarımcılarla tasırım için çalışmak yeterince ayrıcalıklı bir durum.


Grafikerlerin sizce neden bir meslek odası yok?
Bu soru hep soruluyor. Bundan 31 yıl önce kuruluş aşamasında bu kriterler oluşturulmamış.Diploma zorunluluğu öngörülmemiş.
Bugün üyelerimiz arasında çok değerli “alaylı” tabir edebileceğimiz dostlarımız var. Siz gidin ötekiler kalsın diyecek halimiz yok. Kaldı ki bu mesleki bir faşizanlık olur.

Bu eksikliğin GMK’nın amaç ve faaliyetlerine etkisi oluyor mu?
Hayır. Oda amacı ile kurulmadığı için düzen ve etkinlikleri de ona göre işliyor. Hatta belki de hukuki süreçlerin takibi ile boğulmadığımız için daha çok etkinlik planlamaya fırsatımız oluyor.


Sektörde çalışmakta olan tasarımcılar neden GMK hakkında çok fazla eleştiri yapıyorlar?
Öyle mi? Ben daha çok olumlu eleştiriler duyuyorum son 3 yıldır. Derneğin eski ışıltısına kavuştuğuna dair. Şu veya bu nedenle birliğe küsmüş üyelerin geri döndüğü canla başla her etkinliğe katıldıklarına şahit oluyorum. Üyelerimiz de çabamızın farkında. GMK yönetim kurulu belki de ilk kez ajanslarda çalışmayan kendi tasarım bürosu olan kişilerden oluşuyor. Yönetim Kurulu’ndaki tüm arkadaşlarım özveri ile çalışıyor, hepimiz kişisel kredilerimizi, çevremizi dostluklarımızı GMK için kullanıyoruz. Turgut Erentürk, Tülay Ulukılıç, Ayşe Karamustafa, Osman Tülü, Umut Südüak ve eski kurul üyelerinden Burcu Kayalar hiç bir beklenti olmaksızın çalışıyor, hocalarımız Bülent Erkmen, Yurdaer Altıntaş, Sadık Karmustafa, Emre Senan ve sayamadığımdiğerleri bize her konuda destek oluyor. Bir yandan dünya telaşını sırtlanıp, bir yandan hiç bir maddi manevi çıkar gözetmeden GMK işlerinin altından kalkmak kolay değil. Eleştirenler varsa onları çalışmaya davet ediyorum.

Burada bir rant söz konusu değil ki, bütün amacımız mesleğimizin gerekliliğini savunmak ve ülkemizde mümkün mertebe mesleki organizasyonlar yapmak, gençleri teşvik etmek, motive etmek… Yoksa insan niye AGI kongresini getirecegim, Yazılar’ı çıkaracağım, sergiler yarışmalar düzenleyeceğim, mahkemelerde bilirkişi diye koşturacağım der ki…

 


Tüm Tasarım etkinlikleri GMK’nın yapabildikleriile sınırlı kalacak diye bir kural mı var?
Bakın mesela 13 yıldır Graphis düzenleniyor. Müthiş bir hafta oluyor. Sadık Karamustafa
ve ekibi sayesinde. Müthiş! Bütün dünya buraya geliyor. Onlarla zıt değil, yan yana çalışıyoruz. Zenginlik budur. GMK’nın işini gören yeni bir kutup olşturmak yerine, mesleki zenginliği arttıran başka dernekler olsa. Typographers Club, artdirectors club gibi oluşumlar yok ülkemizde.

GMK’nın yıllar içinde bazı çevrelerce snob ve elitist bir tavrı olduğu için eleştirildiğini, tekel olmakla suçlandığını bende duyardım. Ama içinde çalıştıkça bunun böyle olmadığını, yönetim sırası gelen herkesin elindeki emaneti özenle taşıyıp geliştirmeye çalıştığını
sırası gelince devrettiğini gördüm. 31 yıllık bir derneğin ciddi bir mirası, bilgi birikimi var bunun kıymetinin bilinmesi gerekir.
Meyve veren ağacı taşlarlar diyelim, bu konuyu geçelim bence…

Grafik Ürünler Sergisi’nden bahseder misiniz? Sergilenecek ve ödül alacak eserler nasıl belirleniyor?
Her serginin hazırlığı yaklaşık 8 ay önca başlıyor. Jüri belirleniyor. 23 kategori toplam 3 ayrı jüriye dağıtılıyor. Özel ödüllerin jürileri de ayrı. Oylar kapalı oy ile büyük bir sessizlikle veriliyor. Özel ödüller jüri başkanı talebi ile tartışmalı jüri olabiliyor.
En yüksek oyu alan seçiliyor. Eşit oy alanların ikisi de ödüllendiriliyor. Kimi zaman üzücü ama o kategoride 5’ten az iş olduğunda o kategori düşmüş oluyor. Jüri eğer bir işin yanlış kategoride olduğuna kanaat getirirse, iş doğru kategoriye yerleştirilip oylanıyor. GMK yönetim kurulu prensip olarak juride yer almamaya çalışıyor. Ancak jüriye gelmeyen olursa, onun yerine yedek olarak jüriye katılıyor.

Grafikerler Meslek Kuruluşu’nun gelecek projeleri hakkında bilgi verir misiniz?
Yukarıda sayıp döktüğüm tüm işler bu yıl da gündemimizde. AGI konferansından sonra, Çin’de ICOGRADA’da temsiliyet göstermemiz gerekiyor. Kış aylarında Anadolu ünivesitlererine bir eğitim semineri zincini yapmayı planlıyoruz. Bülent Erkmen de Mengü Ertel Kitabını tasarlıyor. Bu yaz yine Emre Senan Tasarım vakfı’nda workshoplarımız olacak. 29. Serginin de hazırlıklarına başladık.


Ekonomik krizin Türk Grafik sektörüne etkilerine yönde oldu?
Çok kriz gördük. Bu seferkinin farkı şu: 1994 ve 2001 krizlerinde doğrudan pazarlama yükselmişti. Reklam harcamaları kısılınca, kurumsal kimliğin, kitabın, tüm basılı iletişimin önemi artmış, işveren buna yüklenmişti. Başımızı kaldıramıyorduk. Oysa bu kez kan akışı neredeyse tamamen durdu. Bunu biraz da ortak aklımızda aramak lazım. Toplumumuzun ortak aklında daha çok kısa vadeli çözümler var. Hal böyle olunca kimlik gibi uzun bir çalışma hemen rafa kalıyor. Hizmet “mal”a dönüşmüyor. Fikir veya yaratım hizmeti bir “mal”a dönüşmediği için değeri de oynak oluyor. Değersizleşiyor demek istemiyorum ama bir yatırım aracı gibi görülmüyor. Tasarım güzelleştirme, güzelleme, süsleme olarak görülüyor. Kriz zamanı ne süsü tabi. Hemen boşveriliyor. Bu tüm hizmet sektörleri için geçerli. Herkesin canı yandı. Ama direnmek gerek. Daha iyi bir yaşam için önermeler peşinde olmak, farklı açıları arzulamak yok bizde. Kafayı değiştirmeden, beden başka eylem yapmaz tabii…

Grafik bölümü adı altında liselerde, yüksek okullarda ve fakültelerde eğitimler veriliyor.Verilen eğitimler okullara göre ciddi fark gösteriyor. Sizce verilen eğitimler yeterli oluyor mu?
Bu farklılığın farkındayız. Ama bu söz ettiğiniz durum tüm disiplinlerde aynı. Ancak Hukuk
gibi doğruları daha net tanımlanmış, yazılı belgelerle bağlı eğitimlerde daha az kot farkı oluyordur. Ama grafik, resim, mimarlık gibi dallarda hep bu var. Standardizasyona gitmek söz konusu olamaz zaten. Herkesin bir üslubu var. Ama en azından temel bilgileri desteklemek amacı ile bahsettiğim üniversitelere seminer zincirini gerçekleştirmeyi çok isityoruz. Sihirli sözcük: sponsor.


Grafik eğitimi özel eğitim kurumlarınca da verilebilir mi?
Üniversite eğitimine çok inanan biri olarak bu konuda objektif olmam zor. Çünkü üniversite çoklu ortamı ile sosyal bir varoluş. Bir sanat okulunda yan atölyede heykel dersi, öteki katta mimarlık varsa bu ortak ruhu tetiklemenin kudretli birşey olduğuna inanıyorum. Eğer sertifika kurslarından söz ediyorsanız eğitim kadrosu gerçekten ikna edici, süresi de meyvenin biraz olgunlaşmasınaizin verecek düzeyde ise düşünülebilir. Ama önce üniversite derim.

Grafik Tasarım için geleceğin mesleği deniyordu, ülkemiz açısından gelecek çok çabuk mu tükendi?
Pek meraklıyız tüketmeye. Yeni oyuncaklar aramaya. Ben tükenen birşey görmüyorum. Yurtışında grafik tasarım toplumsal psikolojiderslerinde bile okutuluyor. Bu sanırım neye ihtiyaç duyduğumuz ile açıklanabilir. Ekonomik ve politik stabilizasyonu olmayan, konforun temel ihtiyaçlara indirgendiği zor zamanlardan geçiyoruz. Kimsenin tasarım düşünecek hali yok. Herkes okuduğu gazetenin berbat mizanpajından, tabela boğuntusundan, kötü logolardan, kötü tasarlanmış kitaplardan, TV jeneriklerinden memnun. İş görüyor işte gerisi ne gam. Amsterdam’dan nitelikli grafik Tasarım söküp alamazsınız. İçine nüfuz etmiştir. Çünkü ihtiyaç duyar, talep ederler, bu yüzden yaşar. Ülkemizde mimarlığı ele alalım. Tatile giderken uzun yolda kent ve kasabalardan geçerken müteahhit mimarisinin hakimiyetini görürsünüz, ruhunuz sıkışır, rumevi, türkevi varken öz kanaklarda bu da nereden çıktı dersiniz. Ancak büyük kentlerde iyi yapılara rastlarız. Bu mimarlığın tükendiği anlamına gelmiyor. Tasarıma para ve gönül ayırmayı öğrenmeye çalışan bir toplumuz. Bir mesleği bir furya olarak görmek doğru değil. Zaman verken, sabırlı olmak ve çalışmak lazım.


Photoshop Magazin hakkında görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Önemli bir iş yapıyorsunuz. Hem nitelikli bilgi veriyor, hem de sürekliliğinizi koruyarak talep yaratıyorsunuz. Meslekler arası bir ayırım gözetmeden gerçekten meraklısına ulaşıyorsunuz. Yeni boyutunuz da gayet iyi görünüyor. Yola devam…

Röportaj: Gülcan Sümer
Fotoğraf: Gökhan Uz

 

October 2009

 


Röportaj