Photoshop Magazin
 


Ayça Tanrıkulu - Fotomanipülatör

01 October 2009 | Sayı: Oct 2009
 
1 2 3 4 5
 

26 Haziran 1981 Zonguldak doğumluyum. Ailenin tek çocuğuyum. İlkokul birinci sınıfın
yarısından sonra babamın iş değiştirmesi nedeni ile Trakya’ya geldik.Küçükken hiç dışarıya çıkmadığım için zamanımın çoğunu evde resim yaparak geçirirdim.Resim yeteneğimi ve yaratıcılığımı annemden aldım diyebilirim. Okul sergilerinde farklı bir çok çalışmam yayınlandı. Lise de Sanat bölümüne başlayınca yağlıboya tekniği ile tanıştım ve çok sevdim.Şu anda da evin her odasında hatta tüm koridor boyunca yağlı boya tablolarım var. Evimize gelenler kendilerini sanat galerisinde hissettiklerini söylerler hep.Çocukken en çok manzara resmi yapmaktan zevk alırken lisede figür çizimlerinden hoşlanmaya başladım. Ayrıca ufak tefek alçıdan rölyeflar yapmayı öğrendim. Lise hayatımda 2 sene üst üste Güzel Sanatlar Galerisinde karma sergiye katıldım.Güzel sanatlar fakültesine girmeyi ve iç mi-

 

marlık okumayı çok istiyordum ama ben sınavlara dahi giremeyince bu isteğim hayal olarak kaldı ve hala içimde burukluğu vardır.Resim haricinde müzikle de yakında ilgiliyim.Gitar çalıyorum ayrıca keman öğrenmeye çalışıyorum.Sanata olan düşkünlüğüme ve becerime rağmen şu anda hiç alakası olmayan sağlık sektöründe çalışmaktayım. Ama hep becerimi kullanabileceğim bir iş istemişimdir. İnsanın severek yapacağı iş, başka hiç bir işe değişilmez.Çalışmaya başlamadan önce çok fazla bir ön hazırlık yaptığımı söyleyemem. Bazen gördüğüm bir fotoğraf zihnimde bir kompozisyon oluşturur, ona göre stock arar ve manipülasyona başlarım. Bazen Photoshop’u açar rastgele çalışmaya başlar ve o anda ortaya çıkan fikirlerimi kullanırım. Bazen de aniden aklıma bir fikir gelir ve en kısa sürede veya uygunsam o anda harekete geçiririm. Daha çok gece çalışmayı seviyorum. Hafta sonları neredeyse bilgisayarın başında sabahlıyorum. Çalışırken mutlaka müzik dinlerim.Çoğunlukla classical, neoclassical, ambient ve doom metal dinlemeyi seviyorum. Nox Arcana, Wojcieh Kilar, Akira Yamaoka, Mortal Love, Draconian en çok dinlediklerim arasında. Çalışırken mutlaka müzik çalmalı tamamen sessiz bir ortamda çalışamam. Dış ortamdan gelecek başka bir sese tahammül edemem.Dinlediğim müzik sayesinde daha da ilham alırım ve müziğin tarzı çalışmalarıma da yansır.Doom metal dinlediysem yalnız kadınlar, neoclassical dinlediysem ortaçağı andıran ortamlar gibi. Çalışırken yalnız olmayı tercih ederim. Yanımda birisi olupta beni izlediği zaman çok gerilirim ve de karışılmasını istemem. Çalışmam bittikten sonra ilk gören genellikle annem olur. Yaptıklarımı onunla paylaşmaktan çok zevk alırım. Annem benim en büyük destekçim.
İllüstrasyon yapacaksam, bazen kağıt üzerine çizip pcde tarayarak üzerinde çalışıyorum. Bazen de fotoğraf üzerine illüstre ediyorum. Fakat daha çok manipülasyon yapıyorum. Digital fotoğraf makinem olmadığından fotoğrafları kendim çekemiyorum. Konu ile ilgili web sitelerinden stock arşivliyorum. Bazen de arkadaşlarımın kendilerine ait fotoğraflarını kullanıyorum. Elde hazırladığım eskizlerde genellikle karakalem kullanıyorum. Kalemin koyu olmasını tercih ediyorum. Photoshop benim elim ayağım desem tam yerinde bir tanım olur sanırım. Bulduğum her fırsatta kullanıyorum. Onunla tanıştığımdan beri Photoshopsuz bir hayat düşünemez oldum. Hayal gücünüz ne kadar genişse Photoshop‘unda özellikleri o kadar geniştir. Hayal gücünüz ne kadar darsa Photoshop’unda özellikleri o kadar dardır.Photoshop dışında Illustrator öğrenmeye çalışıyorum. Vektorel illüstrasyon ilgimi çekiyor. Adobe’nin Illustrator programına sahip olmama rağmen yine de Photoshop’tan vazgeçemiyorum.Flash da öğrenmek istiyorum fakat zamanım kısıtlı olduğu için vakit ayıramıyorum.Photoshopla tanışalı henüz bir yıl bile olmadı.
Tamamen kendi kendime öğrendim, herhangi bir yardım ve eğitim almadım. Her zaman hevesim vardı fakat bir türlü başlamaya cesaret edemiyordum. Ve bir gün bütün cesaretimi toplayarak, arkadaşımdan temin ettiğim Adobe Photoshop Cs3 extended ile tanıştım ve kullanmaya başladım. Daha sonra gif ‘de yapabildiğim için cs2 ve akabinde cs4 kullanmaya başladım.
Action, photofilter, pentool... Photoshop’un özellikleri arasında ayrım yapamıyorum. Hepsine ihtiyacım var ve hepsini kullanabildiğim kadar kullanıyorum. Manipülasyonlarımda brush kullanmayı çok seviyorum. En beğendiğim özelliklerden biride kendinize ait brushlar oluşturmak. Her zaman heryerde kullanabileceğiniz türden brush bulmak zor olabiliyor, bu yüzden kendi oluşturduğum brushlarla çalışmayı çok seviyorum. Özellikle modellerin saçlarına daha fantastik bir görünüm vermek için brushlardan faydalanıyorum. Photoshop cs2 nin image ready özelliğini de beğenerek kullanıyorum. Bu sayede kendime gif ve animasyonlar hazırlayabiliyorum. Hem çok eğlenceli hemde kendime istediğim gibi, istediğim kadar gif yapabiliyorum. Tekirdağ’da yaşadığım için bu bölgede grafik-tasarım üzerine eğitim kurumları ve buna ilgili insanlar olmadığı için tüm ihtiyacımıinternetten karşılıyorum. Yerli basılı kaynaklardan Photoshop Magazin’den, internet üzerinden de e-dergi’lerden yararlanıyorum.Yabancı kaynaklardan daha çok web sitelerini takip ediyorum. Eğitim tutoriallerini inceliyorum. Deviantart vazgeçilmezlerim arasında. Hem stock arşivime hemde fikir edinmeme yardımcı oluyor. Tasarım sitelerindeki çalışmaları da inceleyerek kullanılan teknikleri anlamaya çalışarak, kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

Şu anda ismi aklıma gelen beğendiğim sanatçılar arasında Victoria Frances’in tarzını ve sınırsız hayal gücünü, fotoğraf ta Mehmet Turgut’u, Tuğba Sevinç’in manipülasyonlarını, Volkan Demir’in modeller üzerinde kullandığı tekniğini, Şebnem Bahar, Boredlover ve Şemsa Bilge nin 3D modellemelerini çok beğeniyorum. Geçmiş dönemlerden Salvador Dali ve Leonardo Da Vinci’nin de hayranıyımdır.Beslenme kaynağım olarak yaşadığım bir olay, dinlediğim müzik, izlediğim ve etkisinde kaldığım bir filmin sahnesi beni harekete geçiren fikirler olabiliyor. Beslenme konusunda pek sıkıntı çekmem. Tek sorunum yeterli zamanımın olmaması.Diğer tasarımcı arkadaşlara tavsiyem , kendinizi olabildiğince özgür kılın, yeni şeyler denemekten korkmayın, öğrenmeye devam edin, araştırın, özgün olun, kendinizi nasıl mutlu hissediyorsanız  çalışmalarınızı o yönde sürdürün. Ve en önemlisi de esinlenme derken emek hırsızı olmayın! Bana bu fırsatı verdiği için tüm PM ailesine teşekkürlerimi sunuyorum.

 

October 2009

 


Yarının Ustaları