Photoshop Magazin
 


Alex Andreyev - İllüstratör

01 October 2009 | Sayı: Oct 2009
 
1 2 3 4 5
 

37 yıl önce küçük bir sovyet kasabasında doğdum. Kendimi bildim bileli çizim yapıyorum.Yerel Sanat Okulu’nu ve Üniversiteyi Novgorod ‘da bitirdikten sonra, halen yaşadığım ve çalıştığım Saint Petersburg’a taşındım. İlk zamanlarda tercih yapmam söz konusu olduğunda Grafik Tasarım veya Dijital Art arasında seçim yapakta zorlandım. Fakat Dijital Art her zaman bana Grafik Tasarıma oranla daha cazip ve yakın gelmiştir.


Uygulamalarımda sanatın gerektirdiği çeşitli teknikleri deniyorum. Bunların içinde geleneksel mürekkepler, kalemler, fırçalar var. Tabii ki çalışmalarımda, Dijital Art’ı keşfettiğimden beri Photoshop ve Corel Paintergibi programları kullanıyorum. Programlarda adece brush’ları tercih ediyorum diğer filtreler ve değişik eklentileri kesinlikle kullanmıyorum.Kullandığım kısıtlı toollar ile tutarlı ve aynı çizgide bir portfolyo yapmaya çalışıyorum. Yaptığım yaratıcı çalışmalarımda anlatıma ve akıcılığa teknolojiden veya aletlerden
daha fazla önem veriyorum.

Yağlı boya veya guaj boya gibi materyaller ile çalışırken renklerini değiştirmek veya çizgi kalınlığı vermek kurumasını beklemek problem olabiliyor. Dijital ortamda bu aşamaya kadar çalışmamın finalinde ne olabileceğini tasarım aşaması devam ederken görebiliyorum bu da benim stilimle bire bir uyuşmakta.Benim için gerçek sanat mistik değişimin açığa vurulmasıdır. Diğer entellektüel söylemler benim için sadece bir bakış açısı olarak kalır. Benim resimlerim kavrama, anlayış, aniden meydana gelen bir bağlantı ve kesin bir bilgi akışının sonucunda ortaya çıkıyor. Vizyonumun yorumu ise benim hayata bakış açım ve hayatımdaki deneyimlerimin bir sonucu olarak çıkıyor. Carlos Casteneda bana kesin bir ilham kaynağıdır ve çalışmalarımda ayrı bir boyut kazandırıp beni etkilemiştir. Bir çok kitabında kendimden birşeyler bulmuş ve çalışmalarıma büyük ölçüde yön vermiştir

Çalışmak ve sevdiğim müziği dinlemek içinküçük bir odam var. Çalışmalarımı yaparken odama kapanırım, müziğimi dinler ve çalışırım.Kendi stilimi oluşturmak için herhangi bir çaba harcamadım. Aslına bakarsanız bunu bir zorunluluk olarak görmek yanlış olur. Stil zamanla kendinden oluşur ve oturur. Şu stili kazanacağım diye uğraşmanın yersiz olduğunu düşünüyorum.
Kendimi ülkemin kültürünün bir elçisi olarak görmüyorum. Tabi ki teknolojik gelişmelerle beraber iletişim olanakları, internet ve bunun gibi görsel teknolojilerin üzerimdeki etkileri çok güçlü olmuştur, bunu inkar edemem. Dünyanın çeşitli yerlerindeki bilgi ve görsellere ulaşmadaki teknolojik imkanlar bana çeşitli teknikleri öğrenmem, kullanmam ve denemem konusunda çok fayda sağladı. Dünya artık çok küçük bir yer. Kültürler doğal olarak birbirlerinden etkilenmekteler. Bende bu yakınlaşmaları dikkatle takip edip tasarım aşamalarımda bunlardan faydalanmaya çalışıyorum. Yani bütün dünyadan bilgi almaya çalışıyorum sadece Rusya’dan değil.

Filmlerde görsel sanatçı olarak çalışmayı ve tabi ki ünlü bir Dijital art sanatçısı olmayı da isterim. Diğer taraftan da ünlü olmanında bazı dezavantajları var. Sitilinizde ve seçimlerinizde kısıtlamalarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu da sanatsal özgürlüğünüzün kısıtlanması demektir. Tabii benim için özgürlük herşey demektir. Öncelikle kişinin doğduğu yeri unutmaması gerektiğini düşünüyorum. Yapmış olduğum bir çok yaratıcı ve hareketli çalışmalarım çocukluğumdaki anılarımı tekrar düşünüp hayal ederek, onlara fantastik ve tanıdık etkiler katarak oluşturdum. Çocukluğum süresince genel olarak Sovyet edebiyatının etkisi altında kaldım. Daha sonra ise tarih, kültür ve felsefe ile ilgilenmeye başladım. Bununla beraber SSCB edebiyatı, müzik ve filmlerine derinden bir sevgim var. Gerçekten de Sovyet zamanının estetiğine bağlıyım. Üzerinden çok zaman geçti. Şimdi kalan ise fikirler için alabildiğine geniş bir alan. Tabi politika ile en ufak bir alakam yok . Hiç ilgilenmiyorum.


Benim favori sanatçım Polonyalı Zdislav Beksinski (http://www.beksinski.pl/) ama ne yazık ki şu anda hayatta değil. Kendisinin de dediği gibi sanatı Auschwitz sonrası şiiri gibi. Kendimi, onun dünyayı algılama ve dünyayı mistik bir şekilde harmanlayıp bunu açığa çıkartma tarzına çok yakın hissediyorum. Bence onun iç dünyası benimle aynı frekansta. Saint Petersburg’da bulunan Ogilvy adı reklam ajansında art-direktör olarak birkaç yıl çalıştım. Şimdi ise aynı pozisyonda daha büyük bir reklam ajansında çalışıyorum. Şu an Kin-Dza-Dza için Background hazırlamaprojem var onun üzerinde yoğunlaştım ve çalışıyorum.Bunun haricinde birkaç kişisel sergim oldu fakat genel olarak işlerimi online olarak sergilemeyi tercih ediyorum. İşlerimi geniş kitlelere ulaştırmada internet gerçekten büyük bir yardımcı.Şu an daha kapsamlı bir iletişim aracı yok.

İyimi kötümü yaparım bilmiyorum ancak çizimden başka bir şey yapmayı düşünmüyorum. Bütün boş zamanlarımı çizim yaparak geçirmeyi tercih ediyorum. Ayrıca bisiklete binmeyi ve spor salonuna gitmeyi de çok severim. Tabi hobilerime ayıracak çok fazla zaman bulamadığımda bir gerçek.


Fikir vermeyi pek istemem ama eğer bir kişi gerçekten bir şeyler yaratmayı ve tasarlamayı isterse onu kimse durduramaz.
Tabi böylelikle çok mutlu bir hayatı da olur. Bütün Potoshop Magazin okuyucularına çok teşekkür ederim.

 

October 2009

 


Görüş