Photoshop Magazin
 


Dijital Fotoğrafçılığın Temelleri Bölüm 1: Fotoğrafçılık

01 August 2009 | Sayı: Aug 2009
 
1 2 3 4 5
 

Nitelikli fotoğraflar çekebilmeyi öğrenmek ve iyi bir fotoğrafçının sahip olması gereken görüşü geliştirmek için ilk yapılması gereken şey çok sayıda başarılı fotoğraf örneği görmektir.
Gazete ve dergi sayfalarındaki başarılı fotoğraflardan ödüllü fotoğraf sanatçılarının eserlerine kadar elden geldiğince çok fotoğraf incelenmeli ve bir fotoğrafın nasıl çekilmemesi gerektiği konusunda fikir geliştirmeye çalışmalıdır. Söz konusu fotoğrafları incelerken de nesne ve figürlerin kadraja nasıl yerleştirildikleri ve ve kompozisyonun nasıl bir bütün içinde oluşturulduğu, renklerle
tonların ve ışıkla gölgenin nasıl kullanıldığı irdelenmelidir

Nitelikli fotoğraf dergilerinin ve sanatçı albümlerinin pahalı olması da günümüzde sizlere engel olabilecek bir durum değildir. Nitekim web üzerindeki yüzlerce fotoğraf sitesinde ve forumunda
sayısız amatör ve profesyonel fotoğrafçının çalışmalarını ücret ödemeden izlemek mümkündür. Üstelik bu sitelerin ve forumların
büyük bir bölümünde yararlı tekniklere ve eğitici makalelere yer verilerek fotoğrafçılığa yeni adım atanlar için önemli bir kaynak
oluşturulmuştur.


Bütün bunların yanısıra; İstanbul gibi bir şehirde yaşıyorsanız ve en azından kompakt bir dijital fotoğraf makineniz varsa şehrin tarihi ve turistik yerlerini gezmek ve gezerken de fotoğraflamak eğlenceli ve verimli bir çalışma olacaktır. Yıldız Parkı, Çırağan Sarayı, Deniz Müzesi ve Dolmabahçe ile Beşiktaş; İstiklal Caddesi, Çiçek Pasajı, Galata Kulesi ve Kiliseleri ile Beyoğlu; Mısır Çarşısı, Sultan Ahmet Cami, Ayasofya ve Yerebatan Sarnıcı ile Eminönü; Haydarpaşa Tren İstasyonu, Moda İskelesi, Nostaljik Tramvayı ve Helyum Balonu ile Kadıköy; Kız Kulesi ve Fethi Paşa Korusu ile Üsküdar; adını burada sayamayacağımız daha birçok yer fotoğraf çekmek için ideal mekanlardır.

Sonuç olarak; makinenizi yanınızdan ayırmayın ve sürekli gezerek her olayı ve her etkinliği fotoğraflama fırsatı yakalayın. Böylece; gerek geleneksel, gerek dijital fotoğrafçılıkta size yol gösterebilecek temel ilkeleri paylaşmak, fotoğraf tekniklerini etkili ve verimli biçimde kullanabilmeniz için gerekli bilgi ve becerileri kazanma-nıza yardımcı olabilmek amacıyla başladığımız bu yazı dizisi sizler için yararlı bir kaynak olabilsin. Dizi boyunca her sayıda ayrı bir konu üzerinde duracağız: Fotoğrafçılık; Fotoğraf Makinesi; Fotoğrafta Işık ve Renk; Çekim Teknikleri; Filtreler ve Araçlar; Fotoğrafta Kompozisyon; Dijital Fotoğrafçılık.

Fotoğrafçılık nedir?


Yazı dizimize birkaç soruyla başlamak istiyorum: “Fotoğrafçılık nedir?” “Fotoğraf nedir?” Fotoğrafçılık, bir kamera kullanmak suretiyle ışığı hassas bir yüzey üzerine kaydederek görüntü oluşturma işine verilen isimdir. İşlevsel uygulamaları nedeniyle bir zanaat olduğu gibi, estetik yönüyle bir sanat olarak kabul edilir.

Fotoğraf kelimesi, Yunanca “photo” (ışık) ve Latince “graph” (iz bırakmak) sözcükleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. Kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Fotoğraf cisimlerden yansıyan elektromanyetik radyasyonun toplanıp odaklanmasıyla oluşturulur. En yaygın rastlanan fotoğraflar insan gözünün görebileceği kalıcı görüntüler yaratan dalga boylarıyla yaratılan fotoğraflardır. Fotoğrafta en önemli unsur ışıktır. Işık, üzerine vurduğu nesneleri görülebilir kıldığı gibi, fotoğraf oluşumuna da olanak sağlar. İşte bu yüzden fotoğrafı çekecek makinedeki objektif büyük önem taşır. Objektifin optik çapı ne kadar büyükse içeriye giren ışık miktarı o oranda çok olacağından, fotoğraf çekiminde daha yüksek enstantaneler kullanılabilecektir.

Çoğu fotoğraf, ışığı fotoğraf filmine, CCD’ye ya da CMOS görüntü algılayıcısına odaklayan fotoğraf makinesiyle çekilir. Fotoğraf
elde etmek için ya nesneler ışığa duyarlı bir kağıdın üzerine yerleştirilip ışığa maruz bırakılır ki buna “fotogram” adı verilir, ya da bir tarayıcının üzerine konulur. İyi fotoğrafın ne olduğu veya nasıl olması gerektiğiyse her zaman tartışma konusu olmuştur.


Fotoğrafın Kısa Tarihçesi


Görüntüyü görünür kılma kimyasal bazı işlemler gerektirir. “Gümüş ışıkla etkileştiğinde kararır” prensibinden doğan sonuçları
iğne deliği kamera (Camera Obscura) ile aynı anda, ilk kez deneyen Thomas Wedgwood’un kuramsal çıkarımları doğrudur.
Ancak denemelerindeki ışıklama süresinin çok uzun olması, oluşan görüntüdeki kararmayı durduramaması, üstelik oldukça genç sayılacak yaştaki ölümü 1839’da, Sir John Herscel’in Yunanca’da türeterek “ışıkla yazmak” anlamında adlandırdığı “fotoğraf”ın mucidi olmasını ne yazık ki engeller.

Fransa’dan Joseph Nicephore Niepce, Louis Jacques Mande Daguerre, Hippolyte Bayard, ve İngiltere’den William Henry Fox Talbot bu başarıya ulaşırlar. 1813’de Joseph Nicepore Niepce ışığa duyarlı bir levha üzerinde, kalıcı görüntüler elde etmeyi başarır. Niepce’in görüntüsü sekiz saat boyunca ışıklanır. 1829’da benzer çalışmalar yapan Louis-Jacques- Mande Daguerre ile ortaklık kurar. Yine ne acıdır ki Niepce, çalışmaları kabul görmüş bir yönteme dönüşemeden vefat eder.


1835 yılına gelindiğinde, birgün Daguerreışıklanmış bir levhayı içinde kimyasalların bulunduğu bir kaba yanlışlıkla koyar. Birkaç gün sonra levhayı farkettiğinde, elde ettiği sonuçtan kendi adını vereceği yöntemi bulur. Şanslı adam! Daguerrotype adını verdiği
bu buluş, 1838’de Fransız Bilimler Akademisi tarafından resmileştirilir.

Bu gelişme, halk arasında bu işlere ilgi uyanmasına ve fotoğrafın yaygınlaşmasına yarayacaktır. Ayna görüntüsünün tersinin elde edildiği bu yöntemde; bir gümüş levha, iyot buharına tutulur ve yüzeyinde gümüş iyodürden oluşan bir tabaka elde edilir. Bu
yüzey, karanlık kutu yeterince ışıklandıktan sonra civa buharıyla yıkanır.

Benzer çalışmaları İngiltere’de sürdüren William Henry Fox Talbot 1839’da karanlık kutu ile edinilen ilk kalıcı görüntüyü kendisinin bulduğunu ileri sürse de ilgi ve kabul görmemiştir. Çalışmalarını sonraki yıllarda da sürdüren Talbot negatif/pozitif işlemlerini içeren Calotype adını verdiği yönteminde; gümüş tuzlarına batırılmış bir kağıt kullanarak elde edilen negatif görüntülerden, yine aynı teknikle hazırlanmış kağıtlara istenilen sayıda pozitif fotoğraf basmayı başarır. 1826 daki bilinen en eski fotoğrafsa bir köyü andırmaktadır.


Dijital Fotoğrafçılık yazı dizimizin bir sonraki makalesinde sizlere; fotoğraf makinelerini tanıtacak; basit bir iğne deliği kameradan
büyük formatlı makinelere, kompakt makinelerden refleks makinelere makine tipleri hakkında temel bilgiler verecek; fotoğraf
makinesinin bileşenlerini anlatacak; objektifler ve görüş açıları hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacağız. Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle!


Fotoğraf 1
Tarihin bilinen ilk fotoğrafı: Joseph Nicepore Niepce’nin Penceresinden (1826)
Fotoğraf 2
1839 yılında Amerka’da çekilen Catherine Draper portresi tarihin ilk kadın fotoğrafıdır.
Fotoğraf 3
Temple Bulvarı’nın Louis Daguerre tarafından 1838 sonlarında çekilen fotoğraf, bir insana ait ilk fotoğraftır. Kalabalık bir sokağın fotoğrafı olmakla birlikte çekim süresi 10 dakikadan fazla olduğundan, trafiğin akışı fotoğrafta görünmek için fazla hızlı kalmıştır. Fotoğraftaki tek istisna, ayakkabılarını fotoğrafta görünecek kadar uzun süre cilalatan sol alt köşedeki adamdır.
Fotoğraf 4
Tarihin ilk renkli fotoğrafı olarak bilinen fotoğraf Louis Ducos du Hauron tarafından 1872 yılında çekilmiştir. Güney Fransa’da Angouleme kasabasının manzarasını yansıtan fotoğraf, günümüzde kullanılan renkli fotoğraf tekniğine yakın bir yöntem kullanılarak; eksiltme (subtractive - CMY) yöntemiyle çekilmiştir. 1869 yılında geliştirilen eksiltme tekniğinin ticari olarak kullanımı için 1930’lara dek beklemek gerekmiştir.

 

August 2009

 


Dijifoto