Photoshop Magazin
 


Bankacılık Dolandırıcılıkları!

01 August 2009 | Sayı: Aug 2009
 
1 2 3 4 5
 

Müvekkilim Türkiyenin saygın ve büyük dersanelerinden bir tanesinin sahibi. Yaklaşık on yıldır bir bankanın Bakırköy’deki bir şubesini kullanıyor. Maddi durumunun çok iyi olması ve aktif bir işadamı olması nedeniyle banka hesapları çok haraketli. Banka hesabına sürekli yüksek miktarlı para giriş çıkışları var.

Haziran ayı içerisinde internet bankacılığından hesabına girdiğinde, kendisi için çok küçük denilebilecek 50 TL’lik bir para çıkışı dikkatini çekiyor. Dekonta baktığında ise bir sigorta poliçesi taksidi olduğunu görüyor. Söz konusu banka üzerinden herhangi bir sigorta poliçesi olmayan ve diğer sigorta poliçelerine de bu banka hesabından otomatik ödeme talimatı vs. Vermeyen müvekkil,
durumu anlamak için yola çıkıyor ve kendisini banka şubesinde buluyor. Ve tabii durumu anlaması uzun sürmüyor.

Olay şöyle gelişmiş; Müvekkilim bundan sekiz sene öncesine kadar babasına ait bir dairede oturuyor. Sekiz sene önce oradan taşınarak yaklaşık üç sene öncesine kadar ise başkasına ait bir dairede kiracı olarak oturuyor. Adresini değiştirdikçe bankadaki bilgilerini de güncellediğinden, hem mevcut adres bilgisi hem de eski adres bilgileri bankada mevcut. Bankanın anlaşmalı olduğu bir sigorta şirketinin acentası durumunda durumunda olan bankanın Bakırköy şubesi, müvekkilin adres bilgilerini kullanarak, muhtemelen büyük hesap hareketleri arasından küçük sigorta primlerinden müvekkilin haberi dahi olmayacağını düşünerek,
müvekkilin sekiz sene önce oturduğu babasına ait evdeki eşyalara eşya sigortası, müvekkilin üç sene öncesine kadar kiracı olarak oturduğu eve ise deprem sigortası yapıyor. Sigorta primlerini ise müvekkilin hesabından otomatik ödeme ile çatır çatır alıyor. Üstelik müvekkilin üç sene önce kiracı olarak oturduğu eve yapılan deprem sigortası ise bir senesi dolup, tekrar yenileniyor. Tabii bütün bu sigorta poliçelerinden ve otomatik ödemelerden haberi olmayan müvekkil, durumu öğrenince neye uğradığını şaşırıyor.

Aslında banka şubesinin mantığı çok basit. Müvekkil büyük hesap hareketlerinin arasında küçük miktarlı sigorta
bedellerinin farkına varamayacak, şube ise yaptığı sigorta poliçesi karşılığında prim alacak. Olay bize aksettiğinde
banka çalışanları, oldukça yüksek bir tazminat ödemeyi kabul etti fakat bu onlar hakkında nitelikli dolandırıcılık nedeniyle üç yıldan yedi yıla kadar hapis istemiyle şikayette bulunmamızı engellemedi.

Aynı şeyin sizin başınıza gelmediğini veya bundan sonra gelmeyeceğini kimse garanti edemez. Banka hesabınızdan
küçük küçük miktarların başkaları tarafından çekilmediğini nerden bilebilirsinizki? Bu nedenlerle banka hesaplarınızı sık sık kontrol etmenizde, geriye dönük hesap özetlerinizi gözden geçirmenizde, eğer şüphelendiğiniz bir hesap haraketi varsa, bunu şubenizle görüşmenizde her zaman fayda var.

Bu gibi haraketler Türk Ceza Kanunu 157 ve 158. Maddelerinde; “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir.”(Madde 157) ve “Dolandırıcılık suçunun; ...f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,.... İşlenmesi halinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” (Madde 158) Hükümleriyle cezalandırılmaktadır.
Görüldüğü gibi bankalar tarafından yapılan bu gibi dolandırıcılıkların cezası, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve banka tarafından elde edilen zararın iki katı kadar adli para cezasıdır. Dolandırılmadığınızdan emin olduğunuz günlerde bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle.

 

August 2009

 


Tasarım Hukuku