Photoshop Magazin
 


Fotoğrafta Renk ve Kompozisyon 2

01 July 2009 | Sayı: Jul 2009
 
1 2 3 4 5
 

Farklı ışık değerleri, yönü ve siyah beyaz, sepya, renkli fotoğrafların izleyici üzerinde farklı etkileri olur, aynı ışığın kullanıldığı
siyah beyaz ve renkli iki fotoğraf arasında her zaman birbirinden farklı bir görsel yönlendirme oluşur.
İlk örneğimizde neredeyse ters sayılabilecek oldukça sert bir kenar ışığının figür üzerine hakim olduğunu görüyoruz. Modelin duruşu, ışığın sertliği, dolayısıyla yüksek kontrast oluşturması bu fotoğrafın temel vurgu malzemeleri haline geliyor. Bütün bu durumun izleyici üzerindeki etkisi ve hissettireceği duygu açısından sepya rengi uygun gördüm, yeterince koyu, sepya renk bir fotoğrafta koyu ve açık tonlar; siyah beyaz bir fotoya kıyasla daha kolay kontrast(zıtlık) oluşturabilir.

Demek ki bu fotoğrafta renge ihtiyacım olmamış, istediğim vurguyu, ışık, model ve tonlarla yakalayabilmişim. Işığın sert gözükmesine rağmen figür üzerinde patlama yapmamasının nedeni, ışık kaynağının doğrudan model üzerine ışığı ulaştırmayıp, karşıdaki duvarın ve bütün sokağın reflektör(yansıtıcı) görevi görerek bir derece ışığı yumuşatması sayesinde oldu. Bu fotoğrafta çok daha yumuşak bir ışık etkisi görüyoruz, fotoğraf günün başka bir saatinde çekildiğinden dolayı ışık değerleri daha farklı , ayrıca model bu sefer daha farklı bir yerde duruyor ve benim de konuya yaklaşımım ilk örneğe göre çok daha farklı. Işığın figür üzerinde dağılımı ilk örnekteki sepya fotoğrafa göre izleyicide başka bir etki uyandırıyor, eğer modele müdahale etmiyorsanız modelin verdiği poz konuya yaklaşımınızı değiştirebilir. Benim genellikle tercih ettiğim yöntem budur, modele karışmamak ve onun kendi karakterini de konuya dahil etmek. Siyah beyaz’ı tercih etme nedenim diğer bütün fotoğraflarda olduğu gibi görsel açıdan kendi zevkime uygun olması ve duygusal olarak bana bu yönde sinyaller vermesi. Unutmayın çektiğiniz fotoğrafın ilk izleyicisi sizsiniz, sizi tatmin etmeyen bir eserin başkalarını tatmin etmesi mümkün olsa da sizin açınızdan boşluktan başka bir şey değildir.


Üçüncü örnekteki fotoğrafta daha önce lomografik görüntü olarak bahsettiğim(PM sayı: 46) işleme  benzer bir uygulama yaptım. Photoshop’ta curves ekleyip, Lab Color modunda Lightness Chanell’a bir miktar Unsharp Mask uyguladım. Bu fotoğrafta
diğerleri gibi kararlı bir ışık yok, ışık belli belirsiz olarak parça parça farklı yerlere dağılmış durumda. Fotoğraf her ne kadar renkli olsa da, armonik sayılabilecek renk ve tonlar kullanıldığından dolayı kendi içerisinde pek dinamik bir etki oluşturmuyor. Çoğunlukla birbirine yakın renkler kompozisyonu oluşturduğundan, ışığın belli belirsiz dağılımından, kontrast bir duruma kadrajda yer verilmediğinden dolayı fotoğrafın belli bir odak noktası oluşmamış. Sol tarafta gözüken ufak kırmızı renk fotoğrafa az da olsa zıtlık oluşturarak, normalde aşırı monoton olacak bir kareye biraz olsun dinamik bir etki katmaya yetiyor. Bütün kompozisyonda bu kadar ufak zıt bir rengin bile güçlü bir etki yaptığını anlayabiliyoruz bu şekilde.

Bu fotoğrafta kompozisyonun daha bilinçli kurulduğunu görebiliyoruz. Işık sepya ve siyah beyaz örnekteki gibi dramatik olarak ön planda kullanılmış ve figürü mekandan ayırarak vurguyu arttırmış. Diğer örneklere göre ışık portrede daha etkili kullanılmış
ve figürü başlı başına odak noktası haline getirirken ayrıca figür üzerinde de portrenin vurgulandığını üzerine düşen ışıkla anlatmış. Günlük hayatta insanların yüzlerini genellikle cepheden görürüz bunun anlamı baktığımız yüzün her yerine istisnalar dışında eşit ışık dağılmasıdır, yani gözümüz böyle portrelere alışıktır, yüzün bir yanını gizlemek insanlara aslında alışık olmadığı bir görüntüyü göstermek anlamına geliyor bir anlamda. Işıkla yaratılan dramatik etki de eserin izlenme süresini arttırıyor. Bu fotoğrafta aynı zamanda yeşil ve kırmızıyla da vurgu yapılmış. Bilgisayar ekranındaki yeşil renkli player ve sandalyenin gözüken kırmızı ucu kontrast bir durum oluşturarak fotoğrafa belli bir dinamizm katıyor, ve makul bir oranda kullanıldığından
dolayı ön plana çıkmayarak modelin geri plana atılmasını önlüyor. Bahsettiğim kısımları koyu renkli ufak kağıt parçalarıyla kapayarak, fotoğraftaki etkinin nasıl değiştiğini kendiniz de görebilirsiniz.


Son örneğimizde bir önceki fotoğrafta olduğu gibi yine figür ön planda ama bu sefer model çevreyle ilişkilendirilmiş ve fotoğrafta daha fazla gösterge var. Vurguyu yine model yapsa da bu sefer bilinçli olarak figür mekandan koparılmamış, tam tersine figür-mekan bütünleştirilmiş ve bütün kompozisyon bu doğrultuda kurulmuş. Bir önceki fotoğrafta yeşil ve kırmızı az oranda kullanılırken bu fotoğrafta çok daha fazla yer almış. Modelin saç rengi, kıyafeti ve yanındaki sehpalar fotoğrafın dinamik öğelerini oluşturmuş ve görsel yönlendirmeyi zıtlık üzerine kurmuş durumda. Işık diğer fotoğraflardaki gibi figürün üzerinde aşırı dramatik olarak kullanılmasa da bu örnekte renkle vurgu yapılmış. Bu fotoğrafı diğerlerinden ayıran en büyük farksa zıtlıkları sadece renk ve ışıkla değil, yatay dikey çizgilerle, ve dikdörtgen, kare, yuvarlak (sehpa, koltuk, duvardaki turuncu yuvarlaklar) gibi geometrik
şekillerle de kurması. Bütün bu geometrik şekillerin ortasında ise figürün her hangi bir geometrik şekille ilişkilendirilemeyecek olan pozunun da başlı başına kontrast bir etki oluşturup modeli ön plana çıkardığını söyleyebiliriz.

 

 

 

July 2009

 


Vizör