Photoshop Magazin
 


Yazılım ve Program Hırsızlığında Hukuk Davaları

01 May 2009 | Sayı: May 2009
 
1 2 3 4 5
 

Sevgili PM okurları;
Geçen sayımızda hırsızların yeni gözdesi olan Bilgisayar programı ve yazlımı hırsızlığını incelemiş bu sayımızda ise yazlım hırsızlığında hukuk davalarını inceleyeceğimizi belirtmiştik. Bilgisayar programlarının da içinde bulunduğu eser hırsızlığı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun(FSEK) 66 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu davalar Tecavüzün ref’i, Tecavüzün Men’i ve Tazminat Davalarıdır. Şimdi bu davaları teker teker ele alalım.

Tecavüzün Ref’i (Önleme) Davası:
Tecavüz kelimesi Türk Dil Kurumu sözlüğünde, başkasının hakkına el uzatma, aşma, ötesine geçme, taşkınlık, saldırı anlamlarında kullanılmaktadır. “Ref” kelimesi ise ortadan kaldırma anlamına gelmektedir. Böylece tecavüzün ref’i davasını “ortadan kaldırma, bertaraf etme” olarak Türkçeleştirebilmek mümkündür.

İsminden de anlaşılacağı gibi; önleme davası ihlaller henüz sürmekteyken söz konusu olabilmektedir. Örneğin; bir bilgisayar programı çalınmış ve başka bir firma tarafından kendi ürünlerin entegre edilerek yada uyarlanarak kullanılıyor ise, bu kullanımın dava yoluyla önlenebilmesi mümkündür.

Önleme davasının açılabilmesi için, ihlal eden kimsenin kusurlu olması şart değildir. Önleme davasında; programı çoğaltılan kişi ihlal edenden, programı sözleşme ile satacak olsaydı alacağı miktarın üç katına kadarının kendisine ödenmesini isteyebilir.

Tecavüzün Men’i (Yasaklama) Davası
Yasaklama davası, ihlal henüz tam olarak gerçekleşmemiş fakat gerçekleşmesi yakın ve kuvvetle muhtemel olan durumlarda söz konusu olmaktadır. Örneğin; yazılımının haksız şekilde kopyalandığını yada elde edildiğini öğrenen kişi, mahkemeye başvurarak yazlımın çoğaltılmasını, başkalarına satılmasını, yayımlanmasını talep edebilmektedir. Yine burada da ihlal eden kimsenin kusurlu olması şart değildir. Örneğin; yazılımınızı çalan kişi gidip bunu çalıntı olduğunu bilmeyen başka birine sattı ve satın alan kişide yazlımı çoğaltarak piyasaya sürmeye hazırlanıyorsa, mahkemeden yazlımınızın çoğaltılmasını ve piyasaya sürülmesini isteyebilirsiniz. Yazlımı satın alan kişi ise bu durumda kendisine satan yani yazılımı sizden çalan kişiye karşı dava açabilecektir.

Tazminat Davası

Yazılımı üzerindeki hakları ihlal edilen kimse, hakları ihlal edenden maddi ve manevi tazminat istemek hakkına sahiptir. Maddi ve manevi tazminat davası açabilmek için, hakları ihlal edenin kusurlu olması şarttır. Yani; sizden yazılımınızı çalan kimsenin kusurlu olması, aynı şekilde ondan satın alanın da kusurlu olması şarttır.

Manevi tazminat olarak hakim, bir miktar para ödenmesine karar verebileceği gibi, para yanında başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Hakları ihlal edilen kimse; tazminatın yanında, ihlal eden kişinin bu yolla kazandığı paranın kendisine verilmesini de talep edebilir. Fakat bu durumda, ihlalin önlenmesi davasında bir miktara hükmedilmişse, bu miktar istenilen tazminat miktarından düşülür.

İhtiyati Tedbirler
Türkiyede yargılama maalesef son dere yavaş işlemektedir. Yukarıdaki davalaı açtığınızda, davalar aylarca hatta beklide yıllarca sürecek, bu zaman diliminde ise atı alan Üsküdarı geçecektir. Böylece ortada ne korunacak hakkınız da kalmayacaktır. Örneğin; dağıtılan yazılımınızı artık piyasadan geri toplayabilmek, kullanımının önüne geçebilmek mümkün olmayacaktır.
İşte bu tehlikeyi önlemek için ise Kanun Koyucu; “Esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesi, bu Kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya tehdide maruz kalanların ya da meslek birliklerinin talebi üzerine, davanın açılmasından önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınmasına karar verebilir.” Hükmünü getirmiştir. Böylece uzun dava süreçlerini beklemek yerine, davanın hemen başında ihlallerin önüne geçebilmek mümkündür.
Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle.

 

 

May 2009

 


Tasarım Hukuku