Photoshop Magazin
 


Valencia Bölgesinin Sanatsal Festivali ‘Las Fallas’

01 May 2009 | Sayı: May 2009
 
1 2 3 4 5
 

Festival denince çoğumuzun aklına, yemeklerin yendiği, çevrenin en güzel şekilde süslendiği görüntüler, sergiler, etkinlikler geliyor. İnsanların bir araya gelerek sergiledikleri bu buluşmaların tarihi neredeyse insanlık tarihi kadar eski.

Festival, genellikle yerel bir topluluk tarafından belirlenmiş ve geleneksel olmuş gün ve tarihlerde kutlanan, yapıldığı yörenin imgesi haline gelmiş etkinlikler bütünü olarak tanımlanabilir. Festival teriminin etimolojisi ise, “genel eğlence ve şenlik” anlamına gelen Latince kelime “festum”a kadar uzanır. Burada festival, bir kültürün veya sosyal grubun dünya görüşünü, geleneksel uygulamalarını, performanslarını, ritüellerini ve oyunlarını
temsil eden periyodik bir kutlama olarak açıklanabilir.

Festival, genellikle evrensel belki de gelenekte ısrar eden en karmaşık, sosyal ve sembolik olaydır. Bizde festivalin sözlük anlamı; “dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı ve niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi; belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül veya derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik; bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri, şenlik; düzensiz toplantı, curcuna.” olarak tanımlanıyor.



Robert Jerome Smith ise, “Social Folk Customs Festivals and Celebrations” adlı eserinde, festivali gerçekte ortak duyguların ve bağlılığın en somut ifadesi ve sembolik etkileşim üzerine temellenen duygusal tecrübelerin paylaşılmış
bir düzeni olarak açıklar.

Avrupa kıtasının Akdeniz’e uzanan İber Yarımadasında bulunup, Cebelitarık Boğazı ile sınırlı olan İspanya bahar dönemi festivalleri ile ünlüdür. Bir yandan da geçtiğimiz ay iki önemli milli maç oynadık, üzgünüz ama unutmayalım ki her sonuçtan ders çıkarmamız gerek…

İspanya’nın Communitat Valenciana (Valencia Bölgesi: ülkenin doğu sahilinde Castellon, Valencia, Alicante en büyük şehirleri) bölgesinin her yıl 12–19 Mart tarihleri arasında gerçekleşen en renkli ve en büyük festivali olan ‘Las Fallas’ ( karton-tahta materyallerinden oluşan heykeller)
büyük bir coşkuyla kutlanır. Bu seneki festivalde kızım da görevliydi. Erasmus’la İsveç’te Malmö Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okurken tanıştığı İspanyol öğrencilerle İtalyanca ve İspanyolca bildiğinden hemen kaynaşmıştı şanslıydı.

İşte Gökcin’in ağzından festival;
“18. yy’ dan beri kutlanan festivalde sokaklar bir hafta boyunca yerli yabancı turistlerle dolup taşıyor ve günün her saati gürültülü efektler, hareketli, renkli aktivitelere sahne oluyor. Bu arada önümüzdeki yıl 2010 İstanbul Kültür Başkenti etkinliklerinin gerçekleşeceği dönemdeki renkli sahneleri hayal ediyordum? Festivalde Valencia şehrinin her sokak başında rastlayabileceğiniz yıl boyunca güzel sanatlar dalında yüz binlerce çalışanların (heykeltıraş, ressam, marangoz, tasarımcı…) bir yıl boyunca emek verip tasarladıkları üç boyutlu, 20–25 metreye ulaşan Walt Disney karakterlerini andıran dev heykellerle karşılaşıyorsunuz. O kadar görkemli ve güzeller ki festivalin son gününe bağlanan gece saat 12’de hepsini yaktıklarını öğrendiğimde hayrete düştüm… Bu kadar zahmetle yapılan eserleri yok etmelerine inanamamıştım. Sebebi eski Valencia tarihine dayanıyor. San Jose isimli çocuklara oyuncaklar yapan ünlü marangozun atölyesi bir gün yanar ve yaptığı tüm oyuncaklar kül olur. Bu olaydan sonra Valencialılar, San Jose’yi anmak için her sene uğraşarak yaptıkları üç boyutlu dev heykel oyuncakları festival süresince sergileyip
son gününde de yakıyorlar. Festivalin başka bir özelliği de gün boyunca patlatılan ‘masclétas’ ( bir çeşit çat pat). Her gün saat öğlen 2’de

Valencia’nın ana meydanında falleraslar bulunuyor ( festivalin en önemli kişileri özel yöresel kıyafetleri var, fallera olabilmek için bir sürü elemeler yapılıyor ve bir kişi ana fallera seçiliyor) ana falleranın mascléta başlasın komutuyla mascléta gösterisi
başlıyor.

Valenciano “señor pirotecnic pot començar la mascletà” ya da İspanyolca “señor pirotecnico puede empezar la mascleta”. Gün boyu devam eden aktiviteler gece 12’den sonra yarım saat süren dünyanın en iyi havai fişek şirketlerinden Pirotecnia Caballe’nin sponsorluğundaki gösteri adeta gökyüzünü aydınlatıyor.

Festivalin bitmesinden bir gün önce de alt kısmı ahşaptan tasarlanmış Meryem Ana heykelinin eteklerine çiçekler koyuluyor. Her sene festivalin son gününde ‘Crema’ denilen fallasların yakılması öncesi komite üyeleri toplanıyor ve bütün fallaslar arasında bir yarışma düzenliyor; bir tane festivalin en güzel en popüler heykeli seçiliyor, buna da ‘ninot indultat’ ismi veriliyor ve geleneksel olarak her yılın en iyi fallası Valencia’da bulunan bir müzede sergileniyor.

Festival Gandia, Oliva, Denia, Javia… İsimli Valenciana Bölgesindeki diğer şehirlerde de bol gürültülü ve renkli fallaslarıyla yıllardır devam ediyor.”
Bütün bunlar dışında festivalin ritüel ve seremonik işlevleri de var. Festival; refah sağlama, geleceği önceden haber verme, gelecek yılın rotasını etkileme, bir kişiyi veya bir onurlandırma gibi işlevleri de yerine getiriyor. Sonuç olarak festivalin ana fonksiyonu insanların birlikte eğlenebilecekleri bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Bu ay renkli ve coşkulu kutlamaları ile geleneksel bir ritueli olan Hıdrellez buna güzel bir örnektir.

 

May 2009

 


Periskop Bakışı