Photoshop Magazin
 


Şemsa Bilge / İç Mimar - 3D Modelleme Uzmanı

01 May 2009 | Sayı: May 2009
 
1 2 3 4 5
 

1979 Ankara doğumluyum. Sanata olan yatkınlığım küçüklüğümden itibaren başlar. Küçüklüğümde çeşitli çizgi romanları okuyarak ana karakterleri çizmek gibi bir huyum vardı. Büyüdükçe çizime yatkınlığım giderek gelişti. 1998 senesinde Hacettepe Üniversitesi İç Mimari bölümünü kazandım. Bölümün başarılı öğrencilerinden biriydim ki iş hayatımda programlı ve düzenli çalışma prensibimin bu zamanlardan kaynaklandığını düşünüyorum.

2002 senesinde Hacettepe’den mezun oldum. Sonrasında iş hayatına atıldım. 3,5 senelik iş hayatı tecrübemden sonra gerek kendi işimi yapmak gerekse daha özgür olabilmek adına freelance olarak çalışmaya başladım. Çeşitli mimari, inşaat, grafik firmalarına proje, tasarım, görselleştirme hazırlıyorum. Okul hayatından itibaren kendimi programlarla ilgili geliştirmiştim.

Boş vakit buldukça da kendimi bilgisayar programlarıyla ilgili olarak geliştirmeye devam ediyorum. Ailemin de sanata yatkınlığı var. Babam iç mimar, kardeşlerim de grafik tasarım okuyorlar. Yapmış olduğum çalışmaları onlara göstermek ve fikirlerini almaktan büyük keyif duyuyorum.


Tasarım yönünden daha çok fikir ortaya çıkarmaya çalışıyorum
Kendi tasarladığım ürünleri/mekanları üretebilmek ve sunabilmek benim en büyük isteklerimden biri. Kendimi daha çok üretim, 3d alanında geliştirdim. Ancak uygulamaya yönelik işler de yapmak istiyorum. Şimdi bir arkadaşım ile beraber ortak olarak bir iş kurmayı düşünüyoruz.
Uygulama, proje ve görselleştirme ağırlıklı olarak çalışacağız. Çalışmalarıma başlamadan önce öncelikle yapacağım iş ile ilgili (eğer bir firmaya iş yapacaksam) gerekli fotoğraf, proje inceledikten sonra ilk nereden başlayacağıma karar veririm. Tasarımı kafamda belirledikten
sonra gerekirse modelleme ön hazırlığına başlarım.

Herhangi bir proje elime ulaşmamışsa eskiz ile beraber projelendirme yaparım. Sonrasında görselleştirme işlerine geçerim. Genellikle bana projeli işler geliyor. Bazen çok acil işler oluyor ve benim çok hızlı çalışmam gerekiyor. Bu nedenle kendimde bir pratik geliştirdim. Eskiz çalışması yapmadan da bilgisayardaki çizim ortamında hızlı fikir üretip tasarım çizimleri yapabiliyorum. Genellikle çay veya kahve eşliğinde çalışmalarıma başlarım.

Daha sakin ve net düşünmeme yardımcı olduğu için çoğunlukla geceleri çalışırım. Bazen hızlı çalışmak için hızlı ve tempolu bir müziğe ihtiyacım oluyor. Bazen de daha sakin bir New Age müziği daha akıcı düşünmemi sağlıyor.



Çalışmalarıma bilgisayar ortamında başlamak hoşuma gidiyor. Çoğu zaman bir eskiz yapmaya ihtiyaç duymuyorum Gerekli modellemeleri yapıp proje ortaya çıktıktan ve render ayarlamalarını yaptıktan sonra Render alımına başlarım. Render aşamasından sonra Photoshop’ta rötuşlarını tamamlarım. Photoshop’u genellikle renk ayarlamaları, renk değerleri, kontrast oranı, parlama ve ışık rötuşları için kullanıyorum. Genellikle görselleştirme işiyle ilgilenenler için çok faydalı bir program. Olmazsa olmazlardan biri. Sunum için Render aldıktan sonra bazen alakasız bir yerde ışık patlamaları oluşabiliyor. Bunları düzeltmek, leke oluşan yüzeylere biraz cilalama yapmak gerekiyor.

Ayrıca ışığın exposure kontrolünü sağlamak objeler üzerindeki keskinlikleri ayarlamak ve netliği daha fazla ortaya çıkarmak, filtrelerle çeşitli efektler vermek de çoğunlukla çalışmanın durağanlığının ortadan kalkmasını sağlıyor. Çalışmalarımın tasarım sürecinde her türlü görsel kaynaktan ilham alıyorum. Gerek kitap olsun gerek web sitesi olsun. Ancak tasarımlarımın genellikle orjinal fikirlerden oluşmasına özen gösteririm.

Mesela bir yatak odası veya salon tasarlarken mekanın ve mobilyaların özgün olmasına çalışırım. Ancak yeri geliyor ünlü tasarımcıların mobilyalarını kullanabiliyorum görsellerimde. Yapı ve Tasarım dergilerini takip ediyorum. Bu kaynaklarda ilginç fikirlere ve son yapı malzemelerine ulaşmak mümkün oluyor. Bazen ufak bir detay çözümü yaptığınız tasarımın ana unsurunu oluşturuyor. Ayrıca Photoshop Magazin ve Deviantart’ı yakından takip ederim. Deviantart’ta dünyadaki birçok sanatçıya ulaşmak mümkün oluyor.

Tasarımlarımı oluşturan çoğunlukla modernist ve minimalist çizgilerdir Mies Van Der Rohe ve Le Corbusier ayrıca Phillippe Starck en sevdiğim tasarımcılar. Ayrıca Özhan Hazırlar, Nilüfer Durna, Ertuğ Yenidemir, Serdal Ertaş’ın çalışmalarını yakından takip ediyorum. Kısaca hayatın kendisi benim ilham kaynağımdır. Gittiğim her yerdeki mimarilere, dekorasyona bakarım. Bazen ufak bir detay ilgimi çekiverir, incelerim.


Filmler, afişler, illüstrasyonlar...herşeyden etkilenirim ve çalışmalarımda herşeyden biraz varolduğuna inanırım. Renkleri ve çoğu zaman ışığı abartmam biraz da bundandır. Ülkemizde İç Mimarlara / Tasarımcılara verilen önem az maalesef. Ofislerde özellikle teknik çizer muamelesi görmek ve az para kazanmak bir müddet sonra insanın canına tak ettiriyor. Bu nedenle freelance çalışanların günden güne artacağını düşünüyorum. Önemli olan bir yerden başlamak aslında.

 

May 2009

 


Sanatçılarımız