Photoshop Magazin
 


Evren Tuğ - Grafik Tasarımcı / İllüstratör

01 May 2009 | Sayı: May 2009
 
1 2 3 4 5
 

8 Kasım 1982 Ankara’da doğdum. Bilgisayar mühendisi ablaya ve Bilgisayar programcısı bir ikiz kardeşe sahibim. 19 yıldır Alanya’da Ailemle birlikte yaşıyorum. Çizmeye ortaokul dönemlerimde başladım, boş vakitlerim için en güzel eğlence kaynağımdı hatta okul panosunda farklı isimlerde bir çok çalışmamın yayınlandığını hatırlıyorum ilk freelance iş deneyimimde onlardı. Ailem tarafından özel bir yeteneğim olduğu düşünülse de ben buna pek sıcak bakmıyordum. Yinede çizmeye devam ediyordum.

2001 yılında Selçuk Üniversitesi Fizik bölümünü kazandım Photoshop ile tanışmam da o dönemde oldu. İki yıl okul hayatından sonra fiziğin bana göre olmadığını anlayıp bölümü bıraktım. Bir gün ablam geldi ve “bak sana bir program getirdim bununla resim çiziyorsun artık kendini geliştirme vaktin geldi” diyerek ilk Photoshop’um olan 6,0 ile tanıştım. Okul kütüphanesinden temin ettiğim eğitim kitaplar ve yeni doğmuş çocuklar gibi meraklı, öğrenme açlığı bir kişiliğe sahip olduğum için Photoshop’u kavramam zor olmadı.


Meslek hayatıma Alanya’da Photoshop bilgimle başladım. İlk işi hayatına atıldığımda Photoshop ve beraberinde bir vektörel bir programı bilmem gerekiyordu. Aldığım kitaplar ve internet sayesinde CorelDraw öğrenmem zor olmadı ama yinede Photoshop’tan vazgeçemiyordum her şeyi onula yapmak istiyordum ve öylede yapıyorum. 1989 yıllarında Gırgır dergisinde çizer olarak çalışmış Zeynel Esen ile tanıştım Alanya küçük bir turizm yeri olduğu için yetenekli insanlarla tanışmak çok zor bir ihtimal. Zeynel beyin yardımlarıyla öğrendiğim birkaç teknik beni bu yönde geliştirmemin ilk adımları oldu.

3D modellemeye mimar arkadaşlarımın sen yaparsın diye verdiği gaz ile başladım şu an 3d modellemede başlangıç seviyesinde olduğumu düşünüyorum. Şu an Alanya’da Mum Office adlı güzel bir ajansta iş hayatıma devam ediyorum. Çalışmalarıma bende herkes gibi eskiz çizerek başlıyorum. Yumuşak uçlu bir kalem birde 180 gr hamur kâğıt yeterlidir kâfidir. Eskiz çizmek çok zevkli geliyor bir program bilmenize gerek olmuyor. İşin %90 inin eskiz üzerinde halletmiş oluyorsunuz gerisi renklendirmeye kalıyor ve burada Photoshop devreye giriyor renk seçiminde pek zorlanmıyorum matbaadan kalma bir alışkanlıktan dolayı renklerin CMYK değerleri hep aklımda oluyor çoğunlukla renklendirirken renk değerlerini elimle giriyorum.

İçimdeki sevimli karakterler çizmeye yoğunlaştığım ve göstermek istediğim karakterin kendisi ve yüz ifadesi olduğu için çok fazla detaya girmeme gerek kalmıyor.

Karakterlerimi ve modellemelerimi akşamları yapıyorum ve saatler 3-4leri buluyor uykumu kaçırmak için yanıma 1 litre termosta kahve aldığım bile oluyor tabi sabah işe nasıl gittiğimi sormayın çok fena bir durum. Müziğin çizimlerime çok fazla etkisi var ilk başlarda sert müzik dinleyerek çizmeye çalışıyordum eskiz bittikten sonra hiç hoşnut olmadığım karakterler ortaya çıkıyordu. Bu yüzden uzun bir süre sessiz ortamda çizim yaptım bir gün usta çizerlerimizin ne tür teknikler kullandıklarını araştırırken çoğunluğun klasik müzik dinlediklerini okudum içimden “sıkıyorlar” dediğimi hatırlıyorum. Sessizlikten vazgeçip klasik müzik ile çizmeye başladığımda fark ettim ki çok daha sevimli tam istediğim karakterler oluşmaya başladı gerçekten ustalarımızın bir bildiği varmış(: bu aralar Faure, Verdi, Chopin dinlediklerim arasında. Beynim lunapark gibi bir sürü gülümseyen canlı dışarı çıkmak istiyor.


Aksam saatlerini iple çektiğimi söyleye bilirim hemen eskizimi taratıp Photoshop ile renklendirmeye başlıyorum. Uzun bir süredir tabletim olmadığı için pentool ile çiziyordum bu yüzden bir karakter 3 günümü alabiliyor. Gölgelemelerine kadar her şey onunla yapıyorum. Şuan yeni tabletimle çizmeye çalışıyorum tabletin zamandan ne kadar çok fazla kazandığını fark ettim ama yinede pentooldan vazgeçemiyorum. Eğer çizdiğim karakterleri modellemek istersem karakter ile ilgili yoğun bir araştırmaya koyuluyorum bol miktarda yüz mimiklerini inceliyorum mimiklerle ilgili çok büyük bir arşivim oldu. Modelleme de yeni olduğum için 1 ayı bulduğu oluyor ama hiç sıkılmadan devam ediyorum.


Düşünüyorum da Photoshop aldığım nefes gibi. O olmadan hiç bir şey yapamam. Baskı işlerinden tutun resimlerimi, çizimlerimi, render sonrası oluşan hatalar ve eklemek istediğim her şeyi onunla yapıyorum onsuz bir günüm bile geçmiyor. Hala ben öğrendim diyemiyorum durmadan yeni bir özelliğini keşfediyorum.

 

May 2009

 


Yarının Ustaları