Photoshop Magazin
 


Candan Süsoy

01 April 2009 | Sayı: Apr 2009
 
1 2 3 4 5
 

 

Sevgili okurlar, bence sinema sanatın en güzel tarafı diğer sanat dallarıyla bütünleşebilmesi. Bir sinema filminde, o filmin
müziği de güzel olmalı ki, izleyici filmden daha çok keyif alabilsin. Peki fotoğraf sinemayla bütünleşirse ne olur? O zaman set fotoğrafçılığı ve bu işin uzmanlarından Candan Süsoy ortaya çıkar. Hele bir de çekilen film komedi olursa ve o komedi filminin ismi de Recep İvedik 2 olursa. Set fotoğrafçılığını araştırmak için ben de birkaç filmde küçük roller kaptım. Önce en sevdiğim yönetmen Çağan Irmak'ın Issız Adam filminde aşçı rolünde oynadım, daha sonra Recep İvedik in kuzeni Hakan İvedik rolünde oynadım.

Sette her gün Candan’la keyifli sohbetler ettik, onun sayesinde sektörü, set fotoğrafçılığının inceliklerini öğrendim. Uzun saatler canla başla çalışan, 1 hafta boyunca hasta olmasına rağmen, aylarca her gün sete gelen Candan yaptığı işi çok seviyor. Kim sevmez ki, Şahan Gökbakar esprileri patlatırken, ben kamera karşısında gülmemek için dilimi ısırıyor, Candan da kıskıs gülmekten, vücudu titriyor nikon d 300 ü sallanıyor fotoğraf çekmekte zorlanıyor, kısaca tüm ekip yerlerde.. Candan 1964 Ankara doğumlu, öğrenim hayatını Ankara’da tamamladı. Üniversite egitimini bitirdikten sonra mesleği olan tercümanlık yapmaya basladı. İşi geregi değişik ülkelerden, farklı kültürlerdeki insanlarla iletişim içerisinde olunca, anı amaçlı fotoğraflar çekmeye başladı. Fotoğrafın ne kadar keyifli bir uğraş olduğunu keşfettiğimdeyse; evde bir karanlık oda oluşturup, her şeyiyle ona ait olmalarının da kattığı keyifle uzun yıllar bu hobisini sürdürdü. Profesyonelliğe geçişi ise sporculuğuyla başladı.

Uzun yıllardır eskrim sporuyla uğraşmakta ve gerek sporcu ve gerekse hakem olarak katıldığı müsabakalarda çektiği fotoğraflar federasyonun internet sitesinde yer almaya başladı ve akabinde Türkiye Eskrim Federasyonu’nun fotoğrafçılığını yapmaya başladı. Bu arada Sport-all dergisinin çekimlerini, ardından bazı firmaların katalog çekimleri ve Turkuvaz Dergi Grubu için Aktüel ve Şamdan dergileri ile çalışmalara başladı (ve halen sürdürmekte).


Bu sırada Cengiz Oğuz Gümrükcü & Mehmet Turgut Deneysel Fotoğraf Atölyesi’ne katıldı.Bu dönemde Türkiye nin dört bir tarafında AFSAD-İFSAK karma sergisi, Lübnanlı Çocuklara Destek Karma Sergileri ve Kadınlar İçin Kadınlar Karma Sergileri nde fotoğrafları
fotoğrafseverlerle buluştu.Tesadüf sonucu Aksoy Film ile tanışıp, set fotoğrafçılığına başladı.Bugüne dek Med-Yapım için Can Dostum ve Şarkı Söylemek Lazım isimli televizyon programlarında ve Aksoy Film ile birlikte Çılgın Dersane Kampta, Ayakta Kal ve son olarak da Recep İvedik 2 sinema filmlerinde set fotoğrafçılığı yaptı.

Set fotoğrafçılığı nedir?
Set fotoğrafçılığı; sinema filmi, diziler, reklam, klip, tanıtım filmi, moda çekimi ve defilelerin sahnelerinin ve kamera arkasındaki görüntülerinin fotoğraflarının çekilmesidir. Çektiğim fotoğraflar haber ve reklam amacıyla basına dağıtılır, yapım şirketlerinin filmin tanıtımı için hazırladıkları internet sayfalarında yayınlanır. Aynı zamanda iyi de bir arşivdirler.



Zenith’ten D300’e
Fotoğrafçılığa ve set fotografçılığına nasıl başladınız?

Fotoğrafa uzun yıllar önce aldığım Zenith marka bir makinayla hobi amaçlı başladım. Fotoğraflarımı siyah beyaz ipek kartlara basmak aşamasına geldiğimde fotoğraf çekmenin keyfini ikiye katlamıştım. Çünkü çektiğim karelerin hepsinde tümüyle benim emeğim vardı. Zenith’im hala duruyor ve seyrek de olsa büyük bir keyifle hala kullanıyorum. Şimdi bir Nikon D300’üm var ve makinamı seviyorum.

AFSAD’a Teşekkürler
Digitale geçiş sonrasında, AFSAD, Cengiz Oğuz Gümrükcü & Mehmet Turgut Deneysel Fotoğraf Atölyesi’ni bitirdim ve asıl mesleğim olan tercümanlığı bırakıp set fotoğrafçısı olarak çalışmaya başladım. Çok severek uğraştığım bir hobi mesleğe dönüşebildiği için de çok şanslı olduğumu düşünüyorum her zaman.

Türkiye Eskrim Federasyonu ve Sport All dergisi fotoğrafçılığı, Merkez Dergi Grubu Aktüel ve Şamdan Dergileri, Med Yapım tv programları ve çeşitli firmaların katalog çekimlerini yaptım. Bu sırada gene aynı işi yapan bir arkadaşım aracılığıyla Aksoy Film Production ile tanıştıktan sonra set fotoğrafçılığı yapmaya başladım.Ve bügüne kadar hepsi sinema filmi olan Çılgın Dersane Kampta, Ayakta Kal ve son olarak da Recep İvedik2 filmlerinde set fotografları ve kamera arkası görüntülerinin çekimlerini yaptım.

Oyuncusu, prodüksiyonu, kostümcüsü olsun ekip olarak başımızdan tabi ki çok eğlenceli şeyler geçti, peki sizce çekimler sırasında en ilginç olay neydi?
Kemer Golf & Country Clup’da golf sahneleri çekimleri yaptığımız gün, İstanbul’un kalabalığı ve trafiğinden uzak, keyifli bir gündü, ama çimler önceki günlerde yağan yağmur nedeniyle oldukça ıslak ve kaygandı. Bir ara Şahan’ın asistanı Ceyda ile yanyana geldik ve derin bir sohbete başladık, güldük ve tam o sırada kaçırmamam gerektiğini düşündüğüm bir fotoğraf için eğimli bir yerde geri geri koşarken, bir anda ıslak çimlerdeayaklarım kaydı ve yüzüstü düştüm, kalktığımda aklımdaki tek şey fotoğraf makinama bir şey olup olmadığıydı. Sonrasında tüm ekibin, gülüşlerini duyup kendime bakınca saçlarımdan ayaklarıma kadar çamur içerisinde kaldığımı görünce de aklıma daha iki dakika önce Ceyda’nın kazağının kolundaki küçücük domates çekirdeği ve ona ‘’hay allah beyaz kazak ve leke olmuş’’ dediğim geldi. Fotoğraf makinama bir şey olmamasının verdiği rahatlıkla bu küçük olay da, hatırladıkça beni gülümseten diğer anılarım arasında yerini aldı bile.

Togan ve Şahan Kardeşler
Evet o anı hatırlıyorum, gerçekten çok üzülmüştüm. Şahan ve kardeşi yönetmen Togan Gökbakar’la çalışmak nasıl bir tecrübeydi?

Şahan’la çalışmak, herkesin de tahmin edebileceği gibi çekimlerin başından sonuna kahkahalarla geçen, son derece keyifli bir deneyimdi benim için. Tüm ekip arkadaşlarımın da benim gibi düşündüğünden hiç kuşkum yok bu konuda. En zor kısmı da kayıt sırasında ekipçe gülmelerimizi bastırmaya çalışmaktı. Onunla çalışırken bir sahneyi çeşitli nedenlerle defalarca yinelenmesini izlemek asla sıkıcı olmadı.
Çünkü Şahan aynı sahneyi tekrarlarken, spontan diyaloglarla oynayıp, her ‘’kamera’’ dendiğinde ‘’bu kez neler diyecek acaba’’ diye beklediğimiz için hem tüm ekibin dinamizmini ayakta tutabiliyor hem de oynarken kendisinin aldığı keyfi, empatiyle tüm ekibe iletebilmesi tüm zorluklarına karşın severek yaptığımız işi daha keyifli kılıyordu.


Togan’la çalışmak da Şahan’la olduğu kadar keyifliydi, çünkü o da çok genç olmasına karşın bence ne istediğini son derece iyi bilen bir yönetmen.Tüm ekiple en ufak bir sorun dahi yaşamadan aynı güleryüzlü ve sabırlı tavrıyla filmi tamamlaması, hepimiz için büyük yoğunluk ve emek isteyen işlerimizi çok rahat ve keyifle bitirmemizde rol oynayan etkenlerden biriydi bana göre. Sinema sektöründe, iki kardeşin birbirlerine olan sevgi ve saygılarını da izleyip zaman zaman bunu fotoğraflarımla yansıtmak da benim açımdan mutluluk vericiydi.

Kavurucu Sıcaklarda, Dondurucu Soğuklarda, Gece ve Gündüz
Sizce bir set fotoğraçısında ne gibi özellikler olmalı?
Yurt dışında sinema sektörünün vazgeçilmez bölümlerinden birisi olan set fotoğrafçılığı mesleğini ülkemizde genellikle, fotoğraf makinası sahibi gençler, üniversitelerin sinema televizyon bölümü öğrencileri sektöre giriş ve sonrasında başka kısımlara geçiş amaçlı kullanmaktalar. Ancak olay ‘’ohh ne rahat, deklanşöre basarım, tamamdır’’ düşüncesinden çok çok farklıdır gerçeğinde. Kesinlikle her fotoğraf makinası olan fotoğrafçı set fotoğrafçısı olabilir diye bir durum söz konusu değil. Bir set fotoğrafçısının; öncelikle ışık ve sinema bilgisi olması gerektiğini düşünüyorum.

Bunun yanısıra bir filmin ‘’teaser’’ı ve ‘’fragman’’ı çıkmadan basında fotoğrafların izlenmeye başlandığını ve bunun da filmin tanıtımı için ne denli önemli olduğu düşündüğümüzde; doğru anın yakalanması için beceriye, kamera açısını önceden düşünüp, provalarda çekim yapabilmek için öngörü ve deneyime, oyuncuların oyun sırasındaki en doğru ifadelerini yakalamak için iyi bir izleyici olmaya, kamera arkasındaki duyguları verebilmek için aynı hisleri paylaşabilmeye, görüntü yönetmeninin kadrajına en yakın kadrajda fotoğraflar verebilmek için iyi bir takipçi olmaya ihtiyacı var. Ayrıca rahat çalışabilmek ve iyi sonuçlar alabilmek için insan ilişkilerinin kuvvetli olmasına, yapımcının istediklerini verebilmek için sorumluluk duygusunun gelişmiş olmasına, yazın kavurucu sıcağında, kışınsa dondurucu soğuğunda ve mesai saati kaygısı olmadan gerektiğinde günlerce aralıksız çalışabilmek için dayanıklılığa, gereksinimi var bana göre. Ve en önemlisi de fotoğraf ve sinema sevgisinin, bir çok sevginin önünde olması gerek bence.

Dört 4 lük Cs4
Photoshop kullanıyormusunuz?
Photoshop işimin vazgeçilmezi. Gerek zaman zaman çekim mekanlarının darlığı nedeniyle yaşadığım istediğim kadrajı bulma zorluğu nedeniyle, gerek ışık şartlarının zaman zaman zorlayıcı olmasıyla, set fotoğrafları düzenlemesinde crop, contrast, curves gibi ayarlara ihtiyaç duyuluyor. Bunun dışındaki plug-in vs. gibi uygulamaları ise daha çok kişisel fotoğraflarım için kullanıyorum. Şu an Cs4 kullanıyorum, getirdiği yenilikler ve kolaylıklardan son derece memnunum.


İleriye dönük projeleriniz var mı?
İleriye dönük proje olarak aklımdaki ilk şey bir arşiv oluşturmak. Ve zamanı geldiğinde bu arşivimi kişisel bir sergiye dönüştürebilmek. Arşiv çalışmalarıma başladım. Arşivimde yer alacak olanlar da bugüne dek ve bundan sonraki çalışacağım sinema filmlerinde çektiğim fotoğraflarım. Bu fotoğraflarla da sinemacılığın her aşamasının ne denli zor ve emek isteyen bir iş olduğunu belgelemek istiyorum. İlerleyen yıllarda bu arzumu gerçekleştirmek ve çok sevdiğim set fotoğrafçılığı mesleğimi daha uzun yıllar sürdürmek dileğindeyim.

 

April 2009

 


Röportaj