Photoshop Magazin
 


Murat Özkan - İllüstratör / Grafik Tasarımcı

01 March 2009 | Sayı: Mar 2009
 
1 2 3 4 5
 

6 Nisan 1982 İstanbul doğumluyum. Bende büyük çoğunluk gibi çizime daha okuma yazma bilmediğim dönemlerde başladım. Fakat o yaşlarda korku filmlerindeki şu psikolojisibozuk felaket tellalı çocuklar gibi bol kanlı ve öcülü resimler çizdiğim için birçok defa elimden kalemlerimi aldılar. Ortaokulda ve lisede de olur olmadık yerlere (tüm kitaplarımın sayfaları, okul sıraları ve duvarları) karaladığım ve çizdiğim için aynı muamele ile karşılaştım. Hatta malum dönemde bazı çizimlerim yüzünden ailemin ve öğretmenlerimin “Oğlum sende şu kedi kesenlerden değilsin değil mi?” sorularına maruz bile kaldım, yine yılmadım. En azından
bu bilinçsizce yapılan “senin psikolojin bozuk” eleştirilerinden kurtulmak için artık daha sevimli ya da normal bir şeyler çizmeliyim
dedim kendi kendime. Okul yıllarımda çizimlerimi küçük bir ücret ile satın aldıklarında kararımı vermiştim. Hayatım boyunca yapmak istediğim iş buydu. Nitekim içimdeki bu heves yüzünden hiçte istemediğim halde okuduğum Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesi - Makine Ressamlığı Bölümünü bitirir bitirmez bir işe başladım.

Meslek hayatıma ilk olarak çok az Photoshop bilgim ile hiç de hesaplamadığım bir şekilde web tasarım ile başladım
Hayal ettiğim ve istediğim çalışmalar olmasa da bana tecrübe kazandırmıştı. Hatta bu sayede şu anki kendi kişisel web sitemi o zamanlardan oluşturmuştum. Birkaç sene web tasarım üzerine çalıştım ve sonrasında grafik tasarıma terfi ettim. Şu anda çalışmakta olduğum Alora El Sanatları şirketinde ise hem illüstrasyon hem grafik tasarım üzerine çalışmaktayım. Bunun yanında freelance olarak da tasarım adına çok çeşitli alanlarda çalışmalar yapmaktayım. Tüm çalışmalarımı kişisel web sitem www.cizgionline.com ’dan görebilirsiniz. 2009 yılı içerisinde 2 arkadaşımla birlikte kendi multimedia tasarım ofisimizi açmayı planlıyoruz. Kesin sınırlarını şu an belirlemesek de bir çok alanda tasarım ve danışmanlık hizmeti vermeyi amaçlıyoruz. Umarım her şey planladığımız gibi gider bu konuda.

Kafamda neyi çizmek istediğime karar verdikten sonra internette bu doğrultuda bolca araştırma yaparım. Bir balık resmi çizeceksem eğer onlarca balık çizimi ve illüstrasyonunu bir klasöre toplar ve uzunca bir süre bu klasördeki imajları incelerim. Daha sonra kağıdı ve kalemi elime alır defalarca eskiz üstüne eskiz yaparım. Her ne kadar israfı sevmesem de bolca kağıt harcıyorum bu aşamada.

Yanımda biri olduğunda neredeyse hiç bir şey yapamam diyebilirim

Normalde sert müzikler dinlememe rağmen çalışırken daha yumuşak ve dingin müzikleri tercih ediyorum. Bu sayede yoğunlaşmam daha kolay oluyor. (Max Richter harika müzikleri ile birçok çalışmamda bana yardımcı olmuştur). Çok fazla gürültü ve sert müzik dikkatimi dağıtıyor. Genellikle gece çalışır ve kulaklığımı takıp kendimi odama kapatırım.



Yalnız çalışmayı çok severim, hatta yanımda biri olduğunda neredeyse hiç bir şey yapamam diyebilirim. Çizim ya da çalışma boyunca bolca ara veririm. Sıkıldığınız anda çalışmakta olduğunuz işten kısa bir süre uzaklaşmak hem kafanızı toparlamak hem de işinizin daha hatasız olmasını sağlamak için iyi bir yöntem bence. Bir de mutlaka hataları daha iyi yakalayabilmek için arada bir masanın başından kalkıp uzaktan çalışmaya bakarım.

2D çizimler ve boyamalar yaptığım için bana tıpkı bir boyama kitabını doldurmak gibi geliyor işin bu kısmı
En çok sevdiğim çalışma sistematiği kağıda kurşun kalem ile çizmiş olduğum çalışmayı Photoshop ile tekrar üzerinden
geçtikten sonra yine Photoshop ile boyamaktır. İşin en zevkli kısmı da bana göre zaten renklendirme kısmı. Genel olarak 2D çizimler ve boyamalar yaptığım için bana tıpkı bir boyama kitabını doldurmak gibi geliyor işin bu kısmı. Bir açıdan kendime oyun alanı yaratıyorum, kağıda yansıttığım aslında hayal dünyamdan bir sahne olarak yorumlanabilir.


Çalışmalarımı mutlaka ilk olarak kağıt üzerinde yani elde tasarlarım
Kullandığım malzemeler ise pek azdır. 2b kurşun kalem, hamur silgi, 0.5 ve 0.9 2b Rotring kalem ve son olarak bolca kağıt. Çalışmalarımda pek tablet kullanmam. Genelde çizimlerimde fare ile çalışmayı severim, doğrusu şu tablete bir türlü alışamadım desem daha doğru olur. En başından beri 2D tarzı benimsedim diyebilirim. Sanırım zamanında oynadığım 2D adventure
oyunlar (Monkey Island, Larry, Broken Sword) ve hala hayranlıkla izlediğim çizgi filmler buna neden oldu. Tabi bazen bu tarzın dışına çıktığım da oluyor.

Karakalem portre ve eskizler dışında bütün çalışmalarım Photoshop tabanlıdır. Photoshop ile yatıp kalkıyorum desem yeridir. Photoshop’un dışında genelde web tasarım için kullandığım Adobe Flash programı var. Yine de bu programı çok fazla bildiğim söylenemez. Ama mutlaka bir kursa giderek kendimi bu konuda daha da geliştirmeyi planlıyorum. Vektörel programlara çok fazla hakim olamamam en büyük eksikliğimdir ve bu eksikliği kapatmak için çalışmalarıma devam ediyorum

Bence bir resmi Photoshop’ta boyamak hiçbir programda olmadığı kadar zevkli ve eğlenceli

10 seneden fazladır Photoshop ile içli dışlıyım. İlk kullandığım versiyon Photoshop 5.0 idi. Yine de hala Photoshop’u çok iyi biliyorum diyemem. Çünkü hala kullanmadığım birçok fonksiyon ve özelliğini keşfediyorum, büyük bir heves ve heyecan ile hala öğrenmeye devam ediyorum. Bence bir resmi Photoshop’ta boyamak hiçbir programda olmadığı kadar zevkli ve eğlenceli.

En sevdiğim özelliği de bu. Çizimin üzerine yeni bir multiply layer açarak brush ile boyamak, boyamak, boyamak… Photoshop’un sevdiğim ve bolca kullandığım en basit özellikleri Smudge, Dodge ve Burn tool’dur. Hue/Saturation ve Color Balance ise vazgeçilmezlerimdir.

Severek takip ettiğim cgsociety.org, cgchannel.com, deviantart.com siteleri çok büyük yeteneklerin bir arada olduğu harika platformlar. Bunun dışında şu anda faydalı bulduğum ve tavsiye ettiğim yerli kaynaklar ise photoshopmagazin.com, konseptsanat.com, hintkumasi.com ve dinodream.com siteleridir.

Tarz olarak kesinlikle kendime örnek aldığım ve “işte bu adam gibi çizmek istiyorum” dediğim yegane isim Felix LaFlamme’dir. Bunun dışında Brom’u her zaman bir ilah ve idol olarak görürüm ve eserlerini gördüğüm her yerde saygı duruşuna geçerim. Jason Brooks’un çalışmalarını ve tarzını da çok beğenirim. Bir de Yanick Dusseault. Türkiye’den ise başarılı bulduğum isimler Cemre Özkurt, Emrah Yücel, Emrah Elmaslı, Fatih Kaygusuz ve çok sevdiğim bir insan olan Onur Demirsoy’dur.

Detaylı araştırmalarımı herkes gibi internet üzerinden yapıyorum ve geliştiriyorum
Aslında kendimi birkaç kaynakla sınırlamak istemiyorum. Her şey olabiliyor; çizgi romanlar, dergiler, seyrettiğim
çizgi filmler ve filmler, biriktirmekte olduğum action ve horror figürler bana her zaman ilham veren kaynaklardır. Ama tabi ki detaylı araştırmalarımı herkesgibi internet üzerinden yapıyorum ve geliştiriyorum.

Tasarıma ve çizime yeni başlamış ya da kendisini geliştirme aşamasındaki arkadaşlara tavsiyem tasarımlarında ve çizimlerinde kendi tarzlarını belirlemeleri ve bu tarz üzerine yoğunlaşmalarıdır. Bence bir tasarımcının ya da çizerin tarzı ve deseni onun imzasıdır. En önemlisi ise her zaman bildiğinizden daha fazlasını öğrenmeye, kendinizi geliştirmeye çalışın. Her yaptığınız çalışmadan sonra “daha iyisini yapabilirim” diyin ve bir sonraki çalışmaya öyle geçin. Bana bu fırsatı veren Photoshop Magazin’e ve bu yazıyı okuyan PM okurlarına sonsuz teşekkürler

 

 

March 2009

 


Sanatçılarımız