Photoshop Magazin
 


Seagate Free Agent Go 500GB USB Disk / SanDisk Extreme III 4GB SDHC

01 February 2009 | Sayı: Feb 2009
 
1 2 3 4 5
 

Teknoloji ve Özel hayat...
Aslında teknolojinin geldiği son noktada özel hayattan bahsetmek ne kadar doğru yada anlamlı olur bilemiyorum ancak belki bu noktaya nasıl gelindiğinden bahsedebiliriz.

Teknoloji, Yunanca τέχνη (sanat) ve λογία (bilmek) sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Sözlük anlamı; Bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgi. Ancak günümüzde hayatımızı kolaylaştırdığı düşünülen hemen herşeyi tanımlarken kullandığımız bir kelime. Genel anlamda da teknolojik gelişmelerin hayatımızı kolaylaştırdığını, yapmamız gereken işleri daha kısa sürede yapabilmemizi sağladığına inanılır.

İnsanoğlu var olduğundan beri işlerini kolaylaştırmak için çeşitli araçlar geliştirip kullanmıştır. İlk insanlar avlanmak için mızrak ve ok geliştirip kullanarak hayatlarını bu şekilde kolaylaştırdılar.Birbirleriyle haberleşmek için ise duman kullandılar. Ateş yakarak dumanı farklı şekillerde çıkardılar ve bu şekillere anlamlar yükleyerek haberleştiler. Sonraları ise haberleşmek için güvercinler kullanıldı. Bir eve alınıp orada büyütülüp beslenen güvercin belirli bir süre sonra haberleşilecek eve götürülüyordu, ayağına not bağlanılarak serbest bırakılan güvercin ilk beslendiği eve dönüyor ve ayağındaki notu da buraya iletmiş oluyordu. Fakat teknolojinin her zaman her şartta insanlara fayda sağladığından bahsetmek güç. Avantajları olduğu gibi ciddi dez abvantajları da bulunuyor. Örneğin ilk insanlar avlanmak için yaptıkları aletleri bir süre sonra birbirleriyle savaşmak için kullanmaya başladılar. Sonra daha farklı silahlar geliştirildi ve günümüze kadar gelindi. Teknolojinin bu anlamdaki ilerleyişi de her savaşta insan kaybını daha da arttırdı.

Bugün teknolojinin geldiği noktada insanların işlerini ne kadar kolaylaştırdığı ya da ne kadar fayda sağladığı ciddi şekilde sorgulanıyor. Haberleşmek için kullanılan internet aynı zamanda korsanın merkezi konumunda. İnternet sayesinde insanlar sanatçıların eserlerini (film, müzik vb.) eskisinden çok daha kolay bir şekilde yasal olmayan yollarla elde edebiliyorlar. Popüleritesi hızla artan sanal sosyal ağlar sayesinde insanlar evlerinden dışarı çıkıp arkadaşlarıyla gerçek hayatta buluşmak yerine siber dünyada yaşamayı tercih ediyor. Ve gelinen noktada toplumsal değerler tamamen değişiyor.

İşin diğer boyutuna bakacak olursak özel hayatımızın da ciddi bir şekilde tehtid edildiğini görüyoruz. İnternette yazıya başlamadan önce yaptığım araştırmada rastla haberler oldukça endişe vericiydi. Çeşitli donanım ve yazılımlar aracılığı ile cep telefonunuzun dinlenmesi, bilgisayarınızın kontrolunun başkalarının eline geçmesi ve hatta izlenmeniz mümkün. Şuan internette
çok cüzzi fiyatlara satın alabileceğiniz kalem şeklindeki kameralarla saatlerce görüntülü kayıt yapabiliyor. Herhangi bir odaya yerleştireceğiniz bir çerçeve ya da saat ile ses dinleme yapabiliyorsunuz. Bu cihazları içlerindeki sim karta yaptığınız bir arama ile aktive edebiliyor ve mesafe tanımaksızın dinleme yapabiliyorsunuz.

İnternetteki sosyal ağlar ise aslında sadece insanların davranış biçimleri ve deger yargılarını değiştirmekle kalmıyor
aynı zamanda tüm kişisel bilgilerinizin sanal bir dünyada paylaşılmasına olanak sağlıyor. Kendinize ait, aileniz yada arkadaşlarınızla çektiğiniz fotoğraflarınızı internette paylaşmak bir seçimdir, fakat kesin olan birşey var ki sanal dünyada resimleri gerçekte sakladığınız gibi çekmecelerinizin altında saklamak mümkün olmuyor. Sizin istemediğiniz kişiler de internet ortamına aktardığınız tüm bilgileri çeşitli yollardan elde edebiliyor.

Yine bunların tamamen dışında teknolojinin doğaya verdiği zarar da işin bambaşka bir boyutu. Evet, örneğin yeni üretilen otomobiller doğaya daha az zarar veriyor ancak bu araçların sayısı da gittikçe artıyor ve doğa yine bu işten zararlı çıkan taraf oluyor.

Bu yazdıklarımı insanları teknolojiye düşman etmek yada teknolojinin ne kadar zararlı ve kullanılmaması gereken birşey olduğuna dikkat çekmek için yazmadım elbette. Ancak burada sürekli yeni teknolojik gelişmelerden bahsedip sürekli ve haycanla onları sizlerle paylaşmanın dışında olaylara farklı bir taraftan bakabilmek gerek diye düşünüyorum. Gelişen ve değişen dünyada işleri kolaylaştırıyor gibi görünen teknolojik gelişmeler bir yandan da sırtımızdaki yükü katlayarak arttırıyor. Her yenilik işlerin daha hızlı ve kolay yapılmasını sağlarken geriye kalan boş zamanda yapmamız gereken başka bir iş daha tarafımızdan halledilmeyi bekliyor oluyor. Teknoloji de herşey gibi doğru kullanıldığında faydalı, fakat bir yanı var ki ne yaparsak yapalım bizden ve dünyamızdan ciddi şekilde birşeyler götürüyor.

 

Seagate Free Agent Go 500GB USB Disk

Hızlı bir şekilde ilerleyip gelişen teknolojinin günümüzde geldiği noktada taşınabilirlik çok önemli. Teknolojik ürünlerden beklentiler gün geçtikçe artıyor fakat genelde ağırlık ve boyutların marifetlerle ters orantılı olmasını istiyoruz. Büyük işler yapan fakat küçük kutularda gelen teknolojik ürünler favori ürünlerimiz oluyorlar. Teknolojinin özellikle de internetin gelişmesi (yaygınlaşması ve hızlanması) ile birlikte daha fazla depolama alanı ihtiyacı duymaya başladık. Programların ve oyunların yeni
sürümleri sabit diskimizde eskilerinden fazla yer kaplıyor. Hayatımıza giren dijital fotoğraf makineleri ile çektiğimiz
fotoğrafl arın kaliteleri yükseldikçe boyutları büyüyor. Yine aynı şekilde dijital video kameralarla çekilen hareketli görüntüler de ciddi şekilde yer işgal ediyorlar. Bu da bilgisayarlarımızın daha büyük sabit disklere ihtiyaç duymasını sağlıyor.



Ancak sabit diskinizin boyutu ne olursa olsun yedek bir disk çoğu zaman kullanışlı oluyor. Özellikle periyodik olarak
bilgisayarınızdaki dosyaların yedeğini alabilmeniz ve arşivlemeniz gereken dosyaları saklayabileceğiniz bir disk.
Seagate bu konuda bizler için bir şeyler düşünmüş. Gittikçe büyüyen dosya boyutlarını göz önünde bulundurarak
piyasaya sürdüğü yeni sabit disklerinden Free Agent Go 500GB USB disk bu ay inceleme köşemizde.

Free Agent Go USB disk çok güzel görünümlü bir pakete sahip. Kutusundan çıkartıp elinize aldığınız ilk anda olumlu bir izlenim bırakıyor. Dikkati çeken ilk şey kablosunun uzunluğu oldu. USB kablosu yeterince uzun yapılmış; bu iyi haber.

Diski USB aracılığı ile bilgisayarınıza bağladığınızda üst kısmındaki ışıklar yanmaya başlıyor ve bu çok şık bir görünüm sağlıyor. Masanızın üzerinde güzel görünüm ve başarılı bir tasarıma sahip bu cihazın bulunmasını isteyeceksiniz fakat onu herkese gösterebilmek için ihtiyacınız olabilecek dok istasyonu maalesef paket içeriğinde yok ve ayrı satılıyor. İlginç olan ise deri taşıma
kılıfının da pakett e bulunmaması ve ayrı satılması. Ürün oldukça sessiz ve iyi seviyede hız performansına sahip



Test için 1.47 GB'lık toplam 2 klasörden oluşan dosyaları bilgisayarımdan Free Agent Go’ya kopyalamam yaklaşık 68sn sürdü. Bu da 21.6MB/s hız demek oluyor ki bu da gerçekten ürünün ne kadar hızlı çalıştığının kanıtı. Diski bilgisayarınıza bağladığınızda ilk yapmanız gereken şey içerisindeki Free Agent yazılımını kurmak. Rahat basit ve kullanışlı bir yazılım. Bu yüzden kullanıcı dostu
olarak nitelendirmek doğru olacak. Bu yazılım yedekleme senkronize gibi işlemleri yapmanıza yardımcı oluyor. Yazılımın kullanımı gerçekten çok kolay. Yedekleme bölümünde dosyaları seçmeniz yeterli. Geri kalan0 işlemleri sizin için program hallediyor. Senkronize işlemi ise bilgisayarda sıkça kullandığınız dosyaların saptanması ve diskinize aktarılarak güncellemelerin yapılması
şeklinde çalışıyor. Bu sayede kendi bilgisayarınız yanınızda olmasa da Free Agnet Go diskiniz ile herhangi bir bilgisayardan önemli dosyalarınıza ulaşabiliyor,üzerlerinde çalışabiliyorsunuz. Genel anlamda Free Agent Go boyutlarının küçüklüğü, başarılı tasarımı ve kalitesi ile iyi bir izlenim bıraktı. Seagate'in bu ürünü gün geçtikçe daha fazla disk alanına ihtiyacımız olduğu düşünülürse,
profesyonel kullanıcıların yanı sıra dosyalarını güvenli tutmak ve zamanla arşivlemek isteyen ev kullanıcılarının
da tercih etmesi gereken, performansıyla sizi tatmin edecek ve kalitesiyle tercih sebebi olacak bir ürün.


SanDisk Extreme III 4GB SDHC

Geçen ay yaptığımız CF kart incelemesinin ardından bu ay da Sandisk Extreme III 30 MB/s Edition serisi 4GB
SDHC kartı inceleyeceğiz. SanDisk Extreme III 30MB/s Edition serisi yüksek kapasite depolama alanı dışında saniyede 30 megabyte veri transfer hızı performansı sunuyor.


4 GB, 8 GB ve 16 GB kapasite seçenekleriyle piyasaya sürülen hafıza kartları, dijital fotoğraf makineleri dışında son
dönemde yaygınlaşmaya başlayan hafıza kartı kullanan video kameralar için de kullanılabiliyor. Bu seri kartlar dijital
yayıncılık döneminde özellikle dijital fotoğraf makinesi kullanıcılarının ve de video kaydı yapabilen cihazların yük-
sek hafıza taleplerini karşılayarak yüksek çözünürlükte fotoğrafların ve yine yüksek kalitede videoların depolanması
için çözüm sunuyor.

Yüksek kapasitenin yanı sıra bu serinin en önemli özelliklerinden birisi de veri aktarım hızı. Gelişen teknolojinin
getirdiği yüksek çözünürlükte fotoğraf ve yüksek kalitedeki videolar dosya boyutlarını büyütüyor. Bu büyük dosyaları depolayacak alan sağlanmasının yanı sıra bu boyuttaki dosyaların aktarımları için kaybedilen süre de özellikle profesyonel kullanıcılar için dezavantaj oluşturuyor. Sandisk Extreme III serisi 30MB/s aktarım hızlı ile bir önceki seriden %50 daha hızla aktarım yapı-
yor ve bu alanda da bir rekora imza atıyor.



İncelememizde kullandığımız Sandisk Extreme III 4GB SDHC kartın hafızasını tamamen doldurduğunuzda dosyaların bilgisayara aktarımı sadece 3 dakika sürdü. Bu süre bir rekor Aslına bakarsanız yüksek kapasiteli SD kartların kullanım alanını sadece fotoğ-
raf makineleri ve video kameralarla sınırlamak onlara biraz da haksızlık etmek oluyor. Neredeyse tüm dizüstü bilgisayarlarda artık SD kart okuyucu bulunuyor. Bu kartları bilgilerimizi depolamak ve taşımak için de rahatlıkla kullanabiliriz. Yüksek aktarım hızları bu noktada da işleri kolaylaştırarak bize yardımcı olacak.

Yine neredeyse yeni nesil tüm Dvd, Divx oynatıcılarda da SD kart yuvası bulunuyor. Bu anlamda Sandisk’in yüksek kapasite ve aktarım hızı sağlayan hafıza kartlarının kullanım alanının oldukça geniş olduğunu söyleyebiliriz. Piyasaya sürdüğü Extreme III serisi kartlar ile kullanıcılara büyük avantajlar sağlayan Sandisk’in 4 GB SD kartı kesinlikle başarılı ve sağlam bir ürün. Kendini kanıtlamış markanın piyasadaki kartları alınmaya ve kullanılmaya değer.

 

February 2009

 


Ürün İnceleme