Photoshop Magazin
 


İnternette Sansür mü Denetim mi?

01 February 2009 | Sayı: Feb 2009
 
1 2 3 4 5
 

Son yüzyılda teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanayi toplumundan bilgi toplumuna, belki son 20 yıldır da bilişim toplumuna doğru hızlı bir değişim yaşamaktadır dünya. Bilişim toplumunun en önemli sonuçlarından bir tanesi ise bilgi işlem sistemleri sayesinde iletişimin artık çok kolay ve hızlı bir hale gelmesi, moda deyimle dünyanın iletişim alanında globalleşmesi olmuştur.

Global dünyada artık herkes sınır tanımaksızın anlık iletişim olanaklarından faydalanmaktadır. Öyle ki chat, e-mail ve paylaşım sitelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, eski iletişim metotları neredeyse kullanılmaz hale gelmiştir.
Örneğin; özel günlerimizde gönderdiğimiz tebrik kartlarının yerini; en yakın arkadaşımızdan bile olsa “siz” şeklinde başlayan ve biten kısa mesajlar ve e-mailler aldı.İnternet denilen elle tutulmayan gözle görülmeyen alem de bu globalleşmeyi ortaya çıkaran hem en büyük etken, hem de globalleşmenin sonucu olarak karşımıza çıktı. İnternet sayesinde aslında fiziken gerçek alemde olmamıza rağmen, kafa olarak günümüzün büyük bir kısmını sanal alemde geçirir olduk. Elle tutamadığımız gözle göremediğimiz insanlarla kimimiz bankacılık işlemlerini gerçekleştirmekte, kimimiz chat yapmakta, kimimiz ise video paylaşım siteleri gibi çeşitli eğlence sitelerinde vakit geçirmekteyiz.

Bu eğlence sitelerinden en yaygın olanlarından bir tanesi dünyaca ünlü video paylaşım sitesi olan You Tube’dir. Bilindiği gibi Atatürk’e hakaretler içeren videolar yayınlandığı için You Tube 05.05.2008 tarihinde Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından kapatılmıştır. Bu kapatma aslında bazı toplumsal duygularımızın ne derece hassas olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur. Fakat asıl sorun toplumsal hassasiyetimizin de ötesinde sorunu kökten halletme yoluna giderek kolaycılığa kaçmamızdır.

Elle tutulmayıp gözle görülmemesinin ötesinde; içeriği makineler değil yine insanlar oluşturduğu, internetin sebep ve sonuçlarının yine insanlar üzerinde etkili olduğu için, internet denilen alem aslında gerçek dünyadan bağımsız bir dünya değildir. Video paylaşım sitelerinde sanal varlıklara ait videolar değil, gerçek dünyada meydana gelen videolar paylaşılmaktadır. İzleyicileri de yine gerçek dünyadan insanlardır. Öyleyse izlenen videolar etkilerini de gerçek dünya üzerinde gerçekleştirecektir.Gerçek dünyada suç olan bir hususun, etkilerini gerçek alem üzerinde doğuran bir sanal alemde yapılmasının suç olmaması düşünülemez. Atatürk’e gerçek dünyada hakaret suç ise; sanal alemde de suç olmak zorundadır. Videosu cd ile dağıtılan bir sanatçının telif hakları gerçek alemde ihlal ediliyorsa, video paylaşım sitelerinde paylaşılması da telif haklarını ihlal etmektedir.

Fakat sorunun çözümü video paylaşım sitesine erişimi toptan engellemek olmamalıdır. Siteye erişimi toptan engellemek işin en kolay olandır. Her suç işlenen siteye erişimi toptan engellemek; internetin faydalarını yok edecek,
en azından büyük bir oranda engelleyecek sonuçlar ortaya çıkaracaktır.
Örneğin; ailelerin çocuklarını gezdirmek için ya da oyun oynatmak için getirdiği bir park alanında, bir suç işlendiğinde
bu parkı toptan kapatmak işin en kolay olanıdır. Böylece bir daha bu parkta asla suç işlenmeyecektir zira ortada bir park olmayacaktır. Fakat bu durumda diğer aileler çocuklarını oynatacak alan bulamayacaklar, böylece çocuklar sosyalleşemeyecektir.

Burada şöyle bir ayırım yapmakta fayda var; site suç işlemek amacıyla kurulmuş olup, içeriği de sürekli suç işler nitelikte midir? Yoksa site sosyal amaçlı olarak kurulmuş fakat içeriğinde bazı suç unsurları mı bulunmaktadır? Böyle bir ayırım yapıldığında izlenecek yol konusunda da daha mantıklı bir çözüm yolu bulunabilir. Suç işlemek için kurulmuş ve sürekli suç işlemekte olan bir sitenin kapatılması mümkün olabilecekken; aslında sosyal içerikleri olan fakat ara sıra suç unsurları bulunan sitelerde bu suç unsurları olan linkler kapatılmalıdır. Bu durumda sitenin sosyal içeriğinden faydalanan kişilerin bu faydası da engellenmemiş olacaktır. Örneğin; You Tube’de Atatürk’e hakaret içeren videoların olduğu sayfalar kapatılmalı, bu sayfalara uzanan linkler engellenmelidir.

Bu yazıyı okuyan herkesin siteyi tamamen engelleme ile sadece bir linki engelleme arasındaki farkı bildiğine şüphem
yoktur. Fakat gerekli ihtisası görmemiş olmalarından olsa gerek, sanırım bir kısım hakimlerimiz sadece linki engellemek yerine siteye erişimi toptan engellemektedir. Bu ise maalesef Türkiye de bilişim mahkemelerinin olmamasından
kaynaklanmaktadır. Yıllardır her ortamda verilen bir mücadelenin sonucu olarak Bilişim Mahkemelerinin bir an önce kurulmasıyla bu sorunlar yaşanmayacak, en azından daha az yaşanacaktır.

 

 

February 2009

 


Tasarım Hukuku