Photoshop Magazin
 


Dışarıda Havalar Nasıl?

01 January 2009 | Sayı: Jan 2009
 
1 2 3 4 5
 

90'lı yıllarda başlayan duvar reklamları geçirdiği evrimle iletişim alanında Açık hava Sektörü”nü oluşturdu. Reklamcılar Derneği verilerine göre Türkiyede reklam hacmi %20 büyüme göstererek 2007'de 3,3 milyon YTLye ulaştı. Bu hacmin içinde %128 oranıyla performansı en baş döndürücü olan internet reklamcılığı ilk sırayı alırken, açık hava ise %43'lük bir büyüme ile 2. sırada yer aldı. 3. sırada ise sinema var.


Açık hava reklamcılığı ilk günlerinden bu yana çok önemli bir süreçten geçti şüphesiz. Geçen bu dönemde açık havayı seçen reklam verenlerin en etkili silahı her dönem duvarlar oldu. Verilecek mesajı kilometrelerce uzaktan fark ettiren, seyahat halindeki büyük kitleler tarafından aynı anda izlenebilme olanağı veren bir mecra. Yani sokağa çıkan, çalışan, çalışmayan her yaştan kesime hitap eden, trafikte giderken (ya da çoğunlukla dururken daha doğru olacak) hiç kaçamayacağımız bir iletişim aracı duvarlar. Sanki oradan bize sesleniyorlar mesajlarını iletmek için.


Fazla değil, yaklaşık 15 sene önce ülkemiz açık hava sektöründe bir aşamaya geçti. 90’lı yıllarda ilk tripan model bilboardları, İngiltere-Bristol’den getirdiğimde hatırlıyorum, ilk uygulamayı İstanbul ve İzmir’de Alman oto boya firması Herberst-Standox için uygulamıştık. Ama o zamanki ithalat zorlukları ve maliyetler ile gelişen mecra pek fazla bunu aratmadı.


Ülkede bugün itibariyle billboard, raket, durak, silindir, megalight gibi outdoor üniteleri belli olsa da mesela son Frankfurt Kitap Fuarı’nda gördüğüm çatı-ısı yalıtım malzemesi için yapılan silindir çalışmaları beni çok etkiledi. İşte yaratıcı çalışma ile farklı yaklaşımın somut bir örneği.


hspace=0


21. yüzyıl eşiğinde yapılan bina duvarları (cephe) giydirme, üç boyutlu çalışmalar, hatta interaktif ve dijital uygulamalar bile gündemde. Günümüzde bir marka için yapılan TV, gazete tasarımlarının aynı uygulamaları, pek fazla estetik kaygısı aranmadan birebir açık havaya uygulanmakta. Marka stratejistleri artık bu mecranın gerçek etkisini keşfettikçe ürünlerinin bu mecra için özel uygulamalarını gerçekleştirmeye ve farkı hissedip hissettirmeye başladılar.


Tabii ki bu tür gelişmeler sektörün üreticilerini, kullanılan malzeme, makine, eleman açısından daha kaliteli ve yaratıcı olmaya zorladı. Yurtdışı uygulamalarına çok yaklaşamasa da kısa sürede inanıyorum ki oradaki kaliteyi yakalarız. Dijital uygulamalara göre LED’ler daha önce girdi piyasaya. Kullanılan duvar sayılarındaki artış, yaygın yerlerdeki yaratıcı yeni çalışmalar artık hayatımızın rengi oldu diyebiliriz. Bununla birlikte süren kronik plansızlık ve belediyelerin hala belli bir kural getiremediği de ortada. Bu da doğal olarak yoğun bölgelerde bazen kirlilik yaratabiliyor.


hspace=0


Reklam verenlerin her geçen gün markaları için açık havaya olumlu bakışları sürerken bazı markalar, özellikle Turkcell, kendisini devamlı yenileyen yapısı ile gündemi, maçları, mevsimleri kısaca ülkeyi ilgilendiren olayları takip ederek ilgiyi canlı tutmayı iyi biliyor.


Bir dönemim alternatif mecrası olarak nitelendirilen outdoor, günümüzde son beş senede aldığı yol ile dikkat çekici olmuştur. Neredeyse ana mecra haline gelen outdoor, 2007’ye göre bu yıl hacmini ikiye katlamış olarak yoluna devam etti.


hspace=0


4-6 Aralık 2008 tarihlerinde Sign İstanbul olarak 10.su düzenlenen açık hava reklamcılığı fuarı sektörün buluştuğu önemli bir platform oldu. Sektörün tedarikçilerinden, uygulamacılarına ve medya pazarlayan kuruluşlara kadar tüm kesimleri aynı çatı altına gelerek, hem sektör hem reklam veren, marka yöneticileri ve reklam yaratıcılarına bir araya gelme olanağı sağladı.


2009’un iletişim sektörü açısından olumlu geçmesi en büyük dileğim.

 

January 2009

 


Periskop Bakışı