Photoshop Magazin
 


Peter Kurschner

01 December 2008 | Sayı: Dec 2008
 
1 2 3 4 5
 

Ben Hırvatistan'dan 32 yaşında eski bir ses mühendisiyim. Şu an da tüm zamanımı fotoğrafla geçiriyorum ve bundan da çok mutluyum. Opatija'da doğdum ama 14 yıl boyunca SAE Institute & Sabel ekonomi okulunu bitirdiğim Almanya'nın Münih kentinde yaşadım.






Yaklaşık 10 yıl boyunca ses mühendisliği yaptım ve bu on yıl oldukça korkunçtu. Fotoğrafçılığı seçmemde bu önemli bir nedendi. Şimdi kendi dünyamda yaşıyorum; Benim evim Opatija. Orası küçük bir şehir ve Dubrovnik'ten sonra Hırvatistanın en çok tanınan ikinci turist şehridir.



Modern sokak gitaristiyle eski kafalı bir gitaristin karışımı gibiyim
İşlerimde uzun süre analog araçları kullandım. Leica'ları ve eski Minoltaları kullandım. Şu anda dijital ve analog bir arada kullanıyorum. Dijital'de benim ana silahım, tamamen manuel kullanabildiğim dijital kameradır. Çünkü ışığı %100 kullanabilmek önemli benim için. Flash ya da ek ışıkları mümkün olduğunca kullanmamaya çalışıyorum. Neredeyse tüm çekimlerim doğal ışıkta çekilmiştir. Modern sokak gitaristiyle eski kafalı bir gitaristin karışımı gibiyim.

En büyük Sony DSC R-1
Profesyonel olarak kamera kullanıyorum, benim gizli oyuncağım Sony DSC R-1. Canon ve Nikonları da denedim ancak şu an bu kamera bana tam bir keyif veriyor. En büyük sebebi de Sony duyurana dek daha önce kimsenin yapmamış olduğu birtakım özellikleri bünyesinde barındırması. Bu özellikler oldukça kullanışlı; iki kart için slot özelliği mesela… live preview, üstteki taşınabilir LCD (6x6 Hasselblad’lar gibi), tüm zamanların en sessiz obtüratörü ve tabi ki muhteşem Carl Zeiss lens. Tek sevmediğim yönü keskinleştirme işleminin yavaş olması ki bunu da bazı ufak hilelerle hallediyorum.






Tüm eski kuşak fotoğrafçılar benim beslenme kaynağım; Bresson, Frank Horvat, Brassai, Sieff, Burri, Capa, Ray… tabi günümüzün isimleri de var; Nachtwey, Salgado, Webb ya da McCurry. Yine de en büyük beslendiğim kaynak fotoğrafın içinden değil. Eski büyük bir Hollandalı; Van Gogh… hayatı ve eserlerinin üzerimde büyük bir etkisi var. Birçok fotoğrafçının hayatını ve yaptıklarını inceleyip analiz ettim. Eğer ışığı kullanarak resim yapmıyorsam fotoğrafla ilgili daha çok şey okumalı ve araştırmalıyım.



Kameram bir hikaye anlatıcı ve ben de yönetmenim
Çalışma atmosferime gelince… Sessizlik” beni fotoğrafçı yaptı diyebilirim çünkü müzik işinde çalışırken çevremde birsürü insan oluyordu. Çok fazla ses, her şey çok hızlıydı… Fotoğrafçılıkta ise kendimin patronuyum. Dilediğim anlaşmalara imza atıyorum. Sehayat etmeyi, doğada çalışmayı seviyorum. Gerçekten hoşlandığınız doğal ortamı bulduğunuzda her şeyi hissedebilirsiniz. Işık, rüzgarın sesi, her şeyi… Kameram bir hikaye anlatıcı ve ben de yönetmenim.



 



İşe yeni başlayan insanların ilk öğrenmesi gereken şey bunun farklı bir konu olduğu ve farklı teknikler sahip olduğudur. Teknolojiye takıntılı olmayın. Efsanevi fotoğrafçı Frank Horvat'ın sözleri çok manidardır ve bana çok yardımı olmuştur. İşlerimi gördüğünde yazdığı bu satırlar benim için onur kaynağıdır; Fotoğraflarına baktım Petar. Çok farklı konuları farklı tekniklerle fotoğraflamandan hoşlandım. Bu, çok fazla rekabetin olmadığı bir yerde yaşamanın büyük bir avantajı. Londra, Paris, New York gibi büyük kentlerde genç fotoğrafçılar tarz adı altında bir şeylere özenip takılıp kalıyorlar. Oysa bu, birkaç numaradan daha fazlası değil. Birçok farklı yolu denerken yavaş yavaş kendini, bakış açını geliştirmelisin. Bu, çektiğin kişi, yer ya da objelerden çok daha fazla önemli ve fotoğrafın gerçekten ilgimi çektiği nokta budur. Aynı şey tasarım yada illüstrasyon için de geçerli.

Umuyorum ki fotoğraf köklerinden çok fazla uzaklaşmayacaktır. Burada fotoğrafın anlamını kastediyorum; ışıkla yapılan resmi”. Etrafımda çok fazla kullandığı kameraya ya da ekipmana bağımlı yeni fotoğrafçı görüyorum. Tam tersi olmalı diye düşünüyorum. Muhteşem kareler çekmeliler ardından da Photoshop gibi muhteşem yazılımlar kullanmalılar. Böylece sanatın iki parçasına; fotoğrafa ve tasarıma sahip olabilirsiniz

Hırvatistanın güzelliği bir Akdeniz ülkesi olmasında yatıyor. Ben, herkesin büyük paralar ya da büyük işler peşinde koştuğu modern dünyanın bir parçası olmak istemiyorum. Çoğu insan sahip olduğu şeyleri göremiyor çünkü hayattaki ufak şeyleri fark edemiyor. Hırvatistanın üzerimdeki en büyük etkisi hayatın 50 yıl boyunca pek değişmediği Cres ve Losinj adalarıdır. Burada zamanı gerçekten unutabilirsiniz. Kültürün ve geleneğin birçok küçük parçası korunmuş durumda ve bu benim dış dünyaya bir parça da olsa taşımak istediğim şey.

Bir numaralı gözde sanatçım Kanadalı Gregory Colbertdür. Ashes and Snow adlı projesiyle beni sarhoş etmiştir. Daha birçok sanatçı var ama bu arada Hırvatistan'da iş konusunda şans bulamamış birçok başarılı, genç illüstratör ve tasarımcı olduğunu da söylemem lazım. Action Press, Est-Ostphoto, Teamwork Press ve Eastway Pictures gibi birkaç uluslar arası basın kuruluşu için işler yaptım. Çalışmalarım Der Spiegel, Gala Style, Gloss, Livingstone gibi yerlerde yayınlandı. Ayrıca posta kart- larında, takvimlerde, reklamlarda, katalog ve posterlerde kullanıldı. Bazı orijinal işlerimin orijinalleri www.amazon. com yoluyla satıldı.


Şu anda Hırvatistandaki büyük bir firma için tasarımcılarla birlikte reklam fotoğrafı projesinde çalışıyorum. Fotoğrafın benim için adeta bir din gibi oldu- ğu ve fotoğrafla ilgili her şeyle uğraşmaktan zevk aldığım günden beri yapmak istediklerimin kabarık bir listesi var; hala National Geographic’in beni aramasını bekliyorum. Türkiye’de de bir anlaşma ve iş yapmak güzel olurdu; ne yazık ki henüz ülkenizi ziyaret edemedim.

Sevdiğin işi yaptığında aslında iş yapmış olmazsın
Tecrübelerimi, fikirlerimi Photoshop Magazin okurlarıyla paylaşmak benim için büyük keyif. PM okurlarından sorusu olan varsa memnuniyetle yardımcı olabilirim; [email protected] adresinden bana ulaşabilirsiniz. Söylemem gereken bir şey daha var; İskoçya’dan eski bir yakın arkada- şım bana bir şey söylemişti; Sevdiğin işi yaparken aslında çalışıyor olmazsın. Kesinlikle haklı. Ben dünyadaki en şanslı çalışmayan kişiyim. Sadece rüyalarınızı, hayallerinizi izleyin. Eğer ev ödevlerinizi yaparsanız, yeterince ve çok çalışırsanız, yaptığınız işe inanırsanız yıldızlara ulaşabilirsiniz.


 


 

December 2008

 


Görüş