Photoshop Magazin
 


Işığın Peşindeki Fotoğrafçı; Ali Alışır

01 December 2008 | Sayı: Dec 2008
 
1 2 3 4 5
 

Görsel iletişim dünyasında yer almaya çalışan, buna hazırlanan gençlerin bugün önlerinde
birçok örnek var. Bunların içinde Ali Alışır'ın ayrı bir yeri var. Eğitimi, tecrübesi, kendisini
sürekli beslemeye çalışan kişiliğiyle bu örneklerin içinde öne çıkan isimlerin başında geliyor Ali Alışır… Bir fotoğrafçı, illüstratör ve bir eğitmen.

hspace=0



Grafik eğitimi aldınız. Okul sürecinizden bahseder misiniz; Bilinçli bir tercih miydi? Yani bölümün içeriği hakkında bilginiz var mıydı?
Grafik eğitimine başlamadan önce uzun bir süredir zaten resim yapıyordum. Okulda grafik bölümünü seçmemin tek nedeni ise sanatın ticari yönünü düşün- memdi. Yeditepe Üniversitesini başarı bursu ile kazan- dığım yıl Güzel Sanatlar Fakültesi Büyükada’daydı. Eğitim aldığımız ortam hem ada gibi büyüleyici bir yerde hem de akademik kadro açısından bizim için bulunmaz bir şanstı. Süleyman Saim Tekcan’ın önderliğindeki kadroda Mustafa Pilevneli, Ergin İnan, Mehmet Özer, Ender Güzey, Gündüz Gökçe, Emre Zeytinoğlu, Müşerref Zeytinoğlu, Cevat Çapan gibi isimler vardı. Benim için böyle büyüleyici bir ortamı tekrar yakalamak ancak 7 yıl sonra İtalya’ya gitme kararı aldıktan sonra mümkün oldu diyebilirim. Bilinçli bir tercihin yanında şanslı olduğumu da söyle- mem gerekiyor bu noktada.


hspace=0


Grafik eğitimi alanlar genelde illüstrasyona fazla yönelmiyor. Daha çok resim, animasyon eğitimi alanlarda var bu yönelim. Okul sürecinde illüst- rasyona yönelme sebebiniz neydi? Daha öncesinde resme olan bir ilginin yeniden ortaya çıkması diye- bilir miyiz?
Üniversitedeyken birçok sergiyi gezme ve plastik sanatlar alanında yazılmış yayınları okuma şansım oldu. Yapmayı düşündüğünüz birçok şeyin daha önceden yapılmış ve söylenmiş olduğunu gördüm.

Alınamayan vizeler, ödenemeyen kiralar, tutucu mahalle baskısı, yardım eli olmayan devlet, ne iş yaptığını anlamayan çevre ve aileler… İşte sanatçı olmak her şeyden önce usta bir sihirbaz gibi bu zorlukların arasın- dan sıyrılmak demektir.

Ben sanatın ve sanatçı sayısının bu kadar arttığı bir dönemde sanat adına farklı bir şeyler üretmek yerine kendimi en doğru şekilde ifade etmenin yollarını aradım. Bu noktada çalışmalarımın grafik eğitimiyle değil de kişisel bir seçimle illüstrasyona yöneldiğini söyleyebilirim. Hatta dijital teknolojinin sanattaki bu tıkanıklığı bambaşka yollarla aşacağına inanıyorum.

hspace=0


Gelelim fotoğrafa… O nasıl başladı, ne zaman başladı?
5 yıl kadar önce Türkiye'deki şartların genç sanatçılar için para kazanmak ve yaşamak adına zor olduğunu düşündüğüm bir sıra İtalyaya gitme kararı aldım. Bu aynı zamanda bana resim yapmanın da yetmediği bir dönemdi. Çünkü dijital teknolojinin gelişmeye başladığı ve dünyanın dijital olarak çok hızlı bir devrime tanıklık yapacağı bir dönemi klasik yöntemlerle bağlı olarak geçirmek istemiyordum. Bir yandan para kazanmamda gerekiyordu. İşte tam bu nok- tada Accademia Italiana’da moda fotoğrafçılığı bölümünde master yapma fırsatını yakaladım. Böylece hem moda sektöründe çalışıp hem de sanatsal çalışmalarımı üretebildim. Yaklaşık dört senedir profesyonel moda fotoğrafçılığı yapı- yorum. Dijital kurguları ise 2005 tarihinden itibaren üretiyorum.

hspace=0


İtalya’ya eğitim almaya gittiniz. Bu öğrenci değişim programlarından biri miydi yoksa şahsi bir girişim miydi?
Hayır tamamen şahsi bir girişimdi. Risk alıp kendimi ne kadar daha geliştirebileceğimi görmek istedim birazda. Bu noktada İtalya'da okulda aldığım eğitimden çok oradaki yaşamın beni derinden etkilediğini söyleyebilirim.

Oradaki fotoğraf kariyerinizden biraz bahseder misiniz? Hem çalışıp hem de eğitim aldınız…
Evet. Moda Fotoğrafçılığı yaparken gerek okulun imkanlarıyla gerekse kendi çabalarımla İtalya’nın önde gelen moda fotoğrafçıları ve stilistleriyle beraber çalışma fırsatı yakaladım. Örneğin geçmiş yıllarda Giorgio Armani’nin art direktörlüğünü yapmış olan Laura Moretti, Salvatore Ferragamo gibi bir firmanın fotoğrafçılığını yapan Roberto Quagli ve tasarımcılarından Lucio Antonucci gibi isimlerle çalıştım. Bu insanların bana kattıklarından çok onlardan farklı düşünebilmeyi ve bunları proje bazında yürütebilmeyi deneyimledim. Moda sektörüne ek olarak kendi kişisel tekniklerimi geliştirmem ve çok küçük yaşlardan itibaren resimle beraber gelen estetik bilgisi bana hep bu noktalarda yol gösterdi.

hspace=0



Orada hem ticari hayatı hem eğitim hayatını yakından gördünüz. Neler yaşadınız, başınızdan geçenleri biraz anlatır mısınız? Ülkemize göre ne gibi farklılıklar var?
İtalya’da da hiçbir şey kolay olmuyor. Büyük sınavlardan ve aşamalardan geçiyorsunuz. Tek farkla; gerçekten iyiyseniz, değeriniz bilinip bir yerlere taşınıyorsunuz. Gider gitmez oradaki kültür sizi içine alıyor. Örneğin okula başladığım ilk zamanları hiç unutmuyorum. Ders için gittiğim her gün okul yönetimi bize sinemaya gitmemizi, kafelerde oturup sohbet etmemizi söyler ya da görmemiz gereken müzelerden bahsediyordu. Herhalde turizm acentasına falan geldim demiştim. Ama sonradan gördüm ki eğitim bir noktaya kadar okuldaydı. Diğer taraftan eğitim dediğiniz şey kültürle oluyordu. Gerçek olan kültür de dışarıda akıp giden hayatın içindeydi. Bin yıllık sokaklar, binalar, müzeler ve yüz yıllık kafeler bu yüzden önemliydi. Sonuçta dünyada rönesansı yaratmış, sanata inanılmaz paralar harcamış bir ülkeye bir şeyler öğrenmeye gittiyseniz, bu farkı bir şekilde hissederek yaşamalıydınız.

hspace=0



Halen moda fotoğrafçılığını sürdürüyorsunuz ama ağırlık artık Türkiye’de sanırım…
Evet şu sıralar Türkiye’deyim ama sık sık proje olduğunda İtalya’ya gidiyorum. Moda çekimlerinin dışında şu sıralar akademide eğitim veriyor olmam burada olma nedenlerim arasında.

Şu an da başka nelerle uğraşıyorsunuz; bir yandan da eğitimcilik de yapıyorsunuz...
Bu sıralar 2009 yılında açmayı düşündüğüm sergi ('Dönüşüm' serisi) üzerinde çalışıyorum. Bunun yanında resim yapıp, moda çekimlerine de devam ediyorum. Aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik bölümünde öğretim görevliliği yapıyorum. Akademide bildiğim ve edindiğim birçok deneyimi öğrencilerimle paylaşıyorum.

Zamanla fotoğraf makinesini kalem, ışıklarımı boya, Photoshop’u da palet gibi kullanmaya başladım diyebilirim.

Sanatçı olarak beslenme kaynaklarınızı sorabilir miyim? Ne izlersiniz, ne okursunuz, ne yer ne içersiniz?
Sanatın asıl esin kaynakları, yalnız sanat tarihi veya dev ressamların binlerce resmi değil, bütün diğer sanat dallarının bize getirdikleri olduğuna inanıyorum. İşte bu yüzden bende esin kaynaklarımı sinemadan, resimden, müzikten, yazılardan, kafelerde yapılan hoş sohbetlerden, yeni ilişkilerden yani hayatın içinden alıyorum ve hepsinden ayrı ayrı besleniyorum. Sinemada kült olmuş filmleri daha çok seviyorum. Örneğin Naked Lunch, Transpotting, Clockwork Orange, Stalker, 2001: A Space Odyssey... Bizim sinemamızdan Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri, Badi, Dünyayı Kurtaran Adam, Tarkan Viking Kanı, Ah Belinda gibi filmleri, yazarlardan en çok İlhan Berk, Oğuz Atay, Salinger, Anthony Burgess, Erje Ayden kitaplarını okuyorum.

Çalışma sürecinizi öğrenmek istiyorum. Fotoğraf, grafik, illüstrasyon… Hepsinde uyguladığınız belirli kurallarınız, sistematikleriniz olsa gerek. Bunlardan biraz bahseder misiniz?
Son zamanlarda en dikkat ettiğim şey sadece üretmeye ve yaratmaya hazır olup olmadığım. Bunu kendime çok sık soruyorum. Aksi takdirde boşa emek harcayacağımı biliyorum. Elbette profesyonel bir proje içinde yer alıyorsanız detayları sizin için düşünen bir ekiple çalışıyor oluyorsunuz ve böylece her zaman doğru olanı ortaya koymak için kendinizi hazır hissediyorsunuz. Ama eğer çok kişisel çalışmalar üretiyorsanız doğruyu oldukça zor aşamalardan geçerek bulabiliyorsunuz. Ben yaratıcılığın böyle durumlarda daha fazla yüzeye çıktığına inanıyorum. Bugün bu dijital işleri üretmemin temel nedeni, sanatı yaşayan ve değişen bir unsur olarak kabul etmemdir ve bunun düşüncemin akışını planlı değil, tamamen serbest bırakmamdan kaynaklandığını söyleyebilirim.

Photoshop’un çalışmalarınızda yeri nedir? Ne kadar zamandır kullanıyor musunuz?Dijital Fotoğraf çekmeye başladığımdan beri Photoshop’u kullanıyorum. Profesyonel olarak Photoshop’u kulanmam 4 seneyi buluyor. Dijital kurgularımın her aşamasında Photoshop var. Moda sektöründe çok fazla kullandığımı söyleyemem.

Photoshop dışında başka kullandığınız Adobe grubu program var mı?
 
Hayır şu an çalışmalarımda kullandığım tek yazılım Photoshop ve bütün ihtiyaçlarımı karşılıyor.

Sanırım dijital çekiyorsunuzdur. Kullandığı makine nedir?
Evet dijital çekiyorum. Canon Ds Mark III ve orta format bir Mamiyam var.

Mesleğinizle ilgili dünyadan ve Türkiye’den örnek aldığınız isimler nelerdir? Kendi alanımdaki güncel fotoğrafçıları takip etmediğimi söyleyemem. Benim için sanat tarihine yön vermiş ve o döneme damgasını vurmuş ressamlar, performans sanatçıları, fotoğrafçılardan çok daha önem taşıyorlar. Örneğin Picasso, René Magritte, Duchamp, Klein, Carl Andre, Joseph Beuys, Dali, Beksinski… Bu sanatçıların fotoğrafçılardan çok hayatıma etki etmeleri orijinal bir dili yaratmalarında saklı. Maalesef ”Klasik fotoğraf” bu adamların yapabildiğini yapamadı. Bu yüzden fotoğraf tarihinde akımlar yerine tarzlardan bahsedebiliyoruz. Ama diğer taraftan da sanat akımlarının oluşmasında bu “klasik fotoğraf” rol oynadı. Günümüze gelindiğinde ise yüz yıl önce sanat dünyasının bu yaramaz çocuklarına klasik fotoğraf ile açılmış olan bu uçsuz bucaksız yaratıcılık dünyası, bugün biz dijital fotoğrafçıların önüne yeniden açılıyor. Fotoğrafın icadı ile sanat tarihindeki izlenimciliği izleyen bu 140 yıllık serüven bugün dijital fotoğrafın resim ile evliliğine tanık oluyor. Işık ile çizmenin (Photography), boya ile birleşiminden ortaya çıkan yeni bir oluşum bu; Işık ile resim yapmak. Belki de “her şey yapıldı” dendiği bir dönemde, sanatın tıkanmış olan bu solunum sistemi ve can damarlarını tekrar açıp, sanat çevresini ve geniş halk kitlelerini içine alacağı bir döneme giriyoruz.

hspace=0


Fotoğrafta olmazsa olmazlarınız var mı? Örneğin asla ürün fotoğrafı çekmem ya da neşeli insanlar çekmem gibi fazla yüksek sesle söylemediğiniz kırmızı hatlarınız var mı?
Yaratıcı ve farklı olan her şeyi çekebileceğime inanıyorum. Diğer taraftan çektiğim fotoğrafların ticari tarafları oluyor elbette ama bunları hiçbir yerde sergilemiyorum. Altına imzamı atığım her iş benim karakterimin izlerini taşıyor diyebilirim. Tarz konusunda ise kesin çizgilerim yok.

hspace=0


Programlarda beğenerek kullandığınız ve tavsiye edeceğiniz fonksiyon / özellik vb. nelerdir?
Aslında burada anlatamayacağım kadar Photoshop’u karışık kullanıyorum. Özelliklede görmüş olduğunuz kurguları yaparken. O yüzden belli bir tekniğim yok maalesef. Bugün Photoshop yazılımının sadece %10’luk bir kesimini kullanabildiğimi söyleyebilirim kendi adıma.

Takip ettiğiniz yerli ve yabancı kaynaklar nelerdir?
Dijital manipülasyon alanında Eyemazing ve SouraMagazine gibi yayınları gerçekten çok beğeniyorum. Türkiye’de özellikle derginizin içeriğini ve çizgisini seviyorum. Oldukça zor bir işi ustaca başarıyorsunuz bence. Diğer taraftan hala 80’li yılların kapak ve iç tasarımlarını kullanan dijital fotoğraf dergilerini raflarda görmek beni gerçekten şaşırtıyor.

hspace=0


PM okurlarına ve diğer tasarımcılara mesajınız nedir?
Bugün ister Türkiye ister İtalya olsun dünyanın herhangi bir yerinde genç sanatçı olmak demek peşinen zorluklarla geçecek bir gençliği kabul etmek anlamına gelmektedir. Alınamayan vizeler, ödenemeyen kiralar, tutucu mahalle baskısı, yardım eli olmayan devlet, ne iş yaptığını anlamayan çevre ve aileler… İşte sanatçı olmak her şeyden önce usta bir sihirbaz gibi bu zorlukların arasından sıyrılmak demektir. Hele genç bağımsız sanatçı yalnız eserlerini değil, yaşamının tümünü yoktan var etmek durumundadır. Ama sanatçı olmanın gelecek için bambaşka avantajları da vardır. Örneğin dönemin bütün milyarderleri silinip giderken sanatçıları ayakta kalırlar. Hepsinden öte bütün bu zorluklar içinde en güzel flörtleri ve heyecanları yaşayanlar gene sanatçılardır. Bu yüzden genç sanatçı adaylarına tek önerim seçimlerini bu noktada cesaretle ve doğru yapmaları yönünde olacaktır. Derginizde bana yer ayırdığınız için sizlere çok teşekkür ederim.

 

December 2008

 


Sektörel Photoshop