Photoshop Magazin
 


Adem Dönmez

01 December 2008 | Sayı: Dec 2008
 
1 2 3 4 5
 

hspace=0



Çeşitli iş yerlerinde değişik ünvanlarda çalıştım. Özel sektörden üniversiteye geçtiğim için Uzman
kadrosuyla çalışıyorum ve Uzman ünvanını hak etmeye çalışıyorum diyebilirim. Benim hayat hikayem ile kariyerimi oluşturan konular ayrılamayacak kadar iç içe geçmiş durumda. Çocukluk döneminde farkında olmadan etkilendiğiniz en küçük bir şey bile bir mesleği seçmenize sebep olabiliyor.

Örneğin benim Grafik tasarım mesleğini seçmemde en büyük etken, köylerde ilkbaharda gördüğüm,
üzerinde logoya benzer şekiller olan güzel kırmızı siyah renkte bir böcektir. 1976 yılında Kütahya'da
doğdum. Çocukluk çağımı aynı zamanda illüstrasyonlarımın temeli olan doğa ve tarihin iç içe yaşandığı Kütahyanın fantastik, ünlü Frig Vadisi Fındık köyünde geçirdim.


hspace=0

Bahsedilen bölge, ünlü hikayeci EZOP'un yaşadığı yer olarak varsayılmaktadır. Daha sonraki yıllarda resim yapmaya karşı olan ilgim nedeniyle lise yıllarından itibaren çocukluğumu geçirdiğim yerlere giderek bitki ve hayvan türleri ile köy yaşantısını ve halk mitolojisini inceleyerek illüstrasyonlar yapmaya başladım. Sayısız fotoğraf çekimi yaptım. Bu çalışmalarıma halen günümüzde de devam etmekteyim. Lise öğrenimimi yaşadığım şehirde yeteneğime en uygun olan Endüstri Meslek Lisesi Çinicilik ve Seramik bölümünde tamamladım. Yaşadığım şehirde çini atölyelerinde lise ve üniversite yıllarım dahil 8 yıl part time ve freelance çalışarak iş hayatına erken yaşlarda adım atmış oldum.


1993 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünü birincilikle kazandım. 1997 yılında mezun oldum. Mezun olur olmaz tüm okul arkadaşlarım büyük küçük reklam ajanslarında çalışmak niyetiyle İstanbul’a geldiler. Çalışan arkadaşlarımın iş ortamlarını görmeye İstanbul’a gittiğimde aslında aradığım işin tam olarak bunlar olmadığını fark ettim. Kısa sürede bu arayışımdan vazgeçerek tekrar yaşadığım yerlere gidip yoğun bir şekilde doğa illüstrasyonları ve fotoğraf çekimlerime devam ettim. Bu arada kısa bir süre Kütahya porselen fabrikasında grafiker olarak çalıştım. Bu iş yerinde de yeteneğimi kullanamadığımı düşündüğüm için ayrılarak hem grafikerlik yapabileceğim hem de kendimi geliştirebileceğim yeni bir iş arayışına girdim.

500'ü aşkın tasarım hazırladım

10 yıl önce kendimi bulmak adına maddi gelirimin 3/1 azalmasını göze alarak 1998 yılında yeni kurulan bir üniversite olan Dumlupınar Üniversitesi Rektörlüğünde Grafik Tasarım Uzmanı olarak göreve başladım. Okuldaki ilk işim üniversitenin amblemi olarak kullanılan bir fotoğrafı stilize ederek amblem haline getirmek oldu. Bununla başlayan süreçte 1998 ile 2003 yılları arasında üniversiteye ait tüm aylık gazete, dergi, konferans afiş, ders kitapları ve davetiyelerinden sosyal ve kültürel etkinliklerin fotoğraf çekimlerine, üniversitenin diplomalarına kadar 500’ü aşkın tasarım hazırladım.

hspace=0

Bu bahsettiğim çalışmalarda tamamen kendi fotoğraf çekimlerimi ve kendi illüstrasyonlarımı kullandım. Bir tek clipart kullanmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Aynı zamanda bu işlerin baskı sürecinde İstanbul’daki matbaa sektörüyle de çok yakın ilişkilerim oluştu. Mesleğimde gerçekten uzmanlaşmamda bu dönemin bende büyük etkisi oldu. Şu anda halen Dumlupınar Üniversitesi G.S.F. Grafik Bölümünde bölümle ile illüstrasyon, bilgisayar destekli grafik tasarım, tipografi, masaüstü yayıncılık gibi ilgili dersleri yürütmekteyim.

hspace=0

Fakülte’de kurulan Grafik Tasarım Biriminde üniversitenin grafik tasarım projelerini hazırlamaya devam ediyorum. 2006 yılı içerisinde öğretim elemanı değişimi programı çerçevesinde 4 ay kadar süre ile Çin Halk Cumhuriyetinde Anqing Teachers College’da Grafik tasarım ve illüstrasyon dersleri verdim. Tabi Çine gidilirde gezilmez mi? Eşimle birlikte Çin Halk Cumhuriyetinin büyük bölümünü gezme fırsatım oldu. 7000’i aşkın kare çekim yaptım. Seçkilerimden oluşan 120 adet fotoğrafı ve derslerde öğrencilerle birilikte hazırladığımız illüstrasyonları Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Osman Gazi Üniversitesi ve kendi çalıştığım Dumlupınar Üniversitesi’nde Çin’in Renkleri (THE COLORS OF CHINA) adıyla sergiledim. 2008 içerisinde Yar. Doç. Dr. Levent MERCİN tarafın- dan verilen Medya ve Sanat Yüksek Lisans dersinde hazırladığım Masal Şehri Kütahya illüstrasyonu Kütahya Belediyesi tarafından yayın ve kopyala- ma hakları ile alınarak şehirde turistik tanıtım panosu olarak uygulandı.

Müşterilerime hazırladığım çalışmalarım aynı zamanda benim hocalarım

Yaklaşık 10 yıl önce KORDSA takvim için hazırladığım illüstrasyonlarla başladı. Kariyerimi 10 yıldan bu yana çalıştığım dünyanın en büyük endüstriyel iplik fabrikası KORDSA için Kordman karakter tasarımından, mini bir fast food kafe için çizilen maskota kadar bana çizme ve renklerle buluşma imkanı veren müşterilerime borçluyum aslında. Hatta en büyüğünden en küçüğüne tüm müşterilerime hazırladığım çalışmalarım aynı zamanda benim hocalarım desem abartmış olmam. Ön hazırlık süreci çalışmanın niteliğine göre çeşitlilik gösteriyor. Bir şehir illüst- rasyonu için hava fotoğrafları çekmek, bir kampüs illüstrasyonu için tüm kampüsü haftalarca gözlemleyerek en ince köşelerine kadar canlı ortamdan çizimler yapmak ve tabi en büyük kaynağımız internetten yapacağımız, konuyla ilgili daha önce yapılmış iş örneklerini görmek ve benzer şeyler yapmamak yani pişti olmamak için araştırma yapmak bu sürecin ilk aklıma gelenleri.

10 yıldır bir koltukta 2 karpuz taşıyorum

Hafta sonları hariç gündüzleri okulda derslerim oluyor. Freelance işlerimi hafta sonları ve hafta içi akşamları evimde yapıyorum. Bir koltukta 2 karpuz taşımak deyimini 10 yıldır sürekli yaşıyorum. Her şeye her yere uyum sağlama özelliğimden dolayı her türlü ortamda çalışabilir, konsantre olabilirim aslında. Bunun için özellikle kendi kendimi de eğittim. Genelde gece çalıştığımdan dolayı kısık bir sesle 1960’ların ABBA ve Boney M’in nostaljik ama hiç eskimeyen müzikleriyle çalışıyorum. Eşim, çalışırken konsantrasyondan dolayı çevremden koptuğumu söylüyor.

hspace=0


Dijital tabletten önce suluboya illüstrasyonlar çalışıyordum. 3 yıl kadar önce dijital tablet ile tanıştıktan sonra o sayfa kapandı. Şu an sadece gerektiği durumlarda kurşun kalem eskizlerimi direkt kağıda uygulayarak oradan dijital çalışma ortamına aktarıyorum.

12.000 civarında kendi çekimlerimden oluşan fotoğraf kütüphanem var

1998 yılından bu yana dijital fotoğrafla tanışıklığım devam ediyor. O yıldan bu yana çeşitli marka ve modellerde birçok makinem oldu. İlk başlarda tasarımcıyı büyük zahmetten kurtaran yararlı bir icat olarak gördüğüm dijital fotoğraf makinesini geçen yıllar boyunca beynimdeki görüntü dağarcığını oluşturan her türlü ışık koşullarında ve süper makroya kadar çiçek, böcek tabir edebileceğimiz sayısız çekimler yaptım. Vizörden bakıp çektiğim her fotoğrafı aynı zamanda beynime de çektiğimi fark ettim. Türkiye’den İstanbul ve Karadeniz, dünyadan ise Çin, İtalya, Dubai ve Kıbrıs’tan 12.000 civarında kendi çekimlerimden oluşan fotoğraf kütüphanem var. Makro ve süper makro detay veren her türlü doku ve gezip gördüğüm yerlerdeki ilgimi çeken her şey diyebilirim.

İsim benzerliğinden dolayı ADOBE lakabını almıştım arkadaşlarımdan

Photoshop’u 1993’ten bu yana tanıyan ve 15 yıllık kesintisiz kullanan bir tasarımcıyım. Hatta öğrencilik yıllarımda Photoshop’un ilk versiyonlarında layer'ın olmadığı zamanlarda fare yardımıyla yaptığım küçük illüstrasyon denemelerim sebebiyle isim benzerliğinden dolayı ADOBE lakabını almıştım arkadaşlarımdan. Vektörel işlerimde yıllarca pixel tabanlı arkadaşı Photoshop gibi içinde çok büyük aşamalar kat eden Illustrator CS2 kullanırım.

Photoshop'u 1993'de 2.5 versiyonundan bu yana 15 yıllık süre içinde askerlik görevimde de dahil olmak üzere hiç kesintisiz kullanan şanslı kişilerden biriyim. Photoshop’un varolduğu ve dijital tabletin icat olduğu bir çağda yaşadığım için kendimi dünyanın en şanslı insanı olarak görüyorum. Büyük sanatçılar Leonardo Vinci, Albert Durer çağımızda yaşasaydı neler olabileceğini hayal etmeye çalışın… Photoshop'la birlikte kardeş olarak büyüdüm diyeceğim. Layer olmayan ve geri alma hakkı olmayan ilk versiyonlarından bu yana Photoshop'la birlikte güzel aşamalar kat ettik sanırım. Photoshop sürekli kendini yenileyen ve tasarım dünyasında kendi içinde getirdiği yeniliklerle tasarım dünyasına yön veren bir ve trendler yaratan program. İlk versiyonundan bu yana her yaptığı yenilik ve kendine kattığı her özelliği iyi kullanmaya çalışıyorum. Hiç birini diğerinden ayıramam. Belki de Photoshop’u bu kadar iyi ve büyük yapan da muhteşem çözümler sunan zengin menüsüdür. İllüstrasyona yönelik işler yaptığım için sürekli fırçaları kullanıyoruz. Kendi fırça yapabilme ve yeni fırça dokuları ekleyebilme özelliğine hayranım.

Bu alanda dünyada çok zengin sanatçı kadrosu var. Ünlü ünsüz herkesi takip etmeye çalışıyorum. En çok etkilenip kendisinden ilham aldığım isim, Walt Disney’de 70 yıllarında art direktörlük yapmış, animatör, illüstratör, dünyanın en temiz kalpli ve sevecen sanatçısı Ayşe Ulkutay’ı söylemek isterim. Ulkutay’la ilk tanıştığımda ilk kez dijital tableti profesyonel olarak kullanan bir sanatçıyı görmüştüm. Hem kendisinden hem de dijital tabletten o kadar etkilendim ki hayatımı dijital tabletten önce ve sonra olarak ikiye ayırdım. Uygun zamanlarda eşimle birlikte hem ziyaret hem de kendisini çalışırken izlemek amacıyla İstanbul Dragos’taki iş yerlerine gidip geldim.

İşin durumuna göre ruh haline bürünmeyi öğrendim

Öncelikle üstatların çalışmalarını ve yeni yeteneklerin işlerini sürekli takip etmeye çalışıyorum. Yaptığım her projede işin durumuna göre ruh haline bürünmeyi öğrendim. Bu yöntemle her tarz çalışmayı iyi bir sonuçla bitirmeye çalışıyorum. Severek yapılan her iş mutlak ve mutlak güzel bir şekilde sonuçlanır. Bunun için benden daha genç olan tasarımcı arkadaşlarım hiç heyecanlarını kaybetmesinler. Hayat ve doğa sonsuz bir zenginlik ve güzellik taşıyor içinde. Güzel işler ve muhteşem başarılar sizleri bekliyor. PM'e çok teşekkür ediyorum.

 

December 2008

 


Sanatçılarımız