Photoshop Magazin
 


Çagrı Çankaya

01 November 2008 | Sayı: Nov 2008
 
1 2 3 4 5
 



hspace=0



Y&R Reklamevi’nde art direktör olarak çalışıyorum. Çalışmalarımdan ötürü dijital artist ya da illüstratör diyenlerde var. Hepsini içine aldığı için ben grafik tasarımcı diyorum. Kısa ve öz geliyor.

1 Ocak 1984 Bursa doğumluyum. Çocukken resim yapmak, bilgisayar oyunları ve Lego oynamak hayatımın anlamıydı. İlk ikisini halen yapıyorum ve sanırım ölene kadar yapacağım. Resim tutkum ve okul hayatım boyunca da tüm diğer derslerde resim yaptığım için Bursa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi'nde Resim bölümüne girdim. Liseden mezun olduktan sonra da İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Grafik Tasarım bölümünü başarıyla bitirdim. Gerçi tam anlamıyla bitirdiğim söylenemez. Çünkü tüm derslerimi geçmeme rağmen bitirme projemi daha teslim etmediğim için halen okulda öğrenci sayılıyorum. Üniversite'de okurken İzmir'de Limitless adında bir gra- fik ajansında çalışmaya başladım. 3. Sınıfta Mimar Sinan Üniversitesi'nde düzenlenen Grafist adlı workshop’a katıldım. Orada yaptığım çalışma Korelilerin çok ilgisini çekmiş. Beni kendi okullarında geleneksel olarak düzenledikleri xD adlı workshop’a davet ettiler. XD_10'a katılmak üzere Güney Kore’nin başkenti Seul’de yer alan Hong Ik University adlı tasarım ve sanat okuluna doğru yola çıktım. Onuncusu düzenlenen ve her yıl dünyanın her yerinden çeşitli tasa- rımcıların davet edildiği workshop’a Türkiye’den çağırılan ilk ve tek tasarımcı olma şansına eriştim ve oradan ülkeme illüstrasyon dalında ödül alarak döndüm. Daha sonra en sevdiğim iki şey olan grafik tasarım ve bilgisayar oyunlarını aynı potada eritme kararı aldım ve Ukrayna’nın başkenti Kiev’de GSC Game World oyun geliştirme şirketinde çalışa- rak bu amacıma ulaştım. GSC Game World oldukça büyük ve başarılı oyunlara imza atmış bir şirket. Orada concept artist olarak çalıştıktan sonra okulumu tamamen bitirmek için Türkiye’ye geri döndüm. Şu an İstanbul’da Y&R Reklamevi’nde art direktör olarak çalışıyorum.



hspace=0

Kâğıt ve kalemi elime alıp aklıma gelen ilk fikirlerin eskizlerini yapıyorum

Bunu yaptıkça yerine yenileri geliyor. Tıkanmaya başladığım anda yapacağım çalışma hakkında daha fazla araştırmaya ve başka örnekler incelemeye çalışıyorum. Aslında bunlardan da öncesi hayatta yaptıklarımız, izlediğimiz filmler, dinlediğimiz bir müzik, gece gördüğümüz rüya; tüm bunlar hep yapacağımız çalışmaların ön hazırlıkları gibi geliyor bana. Sonuçta buralardan besleniyor, yaşadıklarımız çerçevesinde şekilleniyoruz. Gece çalışmayı tercih ediyorum ve müziğim de devamlı açıktır. Müziğin türü o anki moduma göre farklılık gösterse de genel tercihim çalışmamı aksatmayan hatta daha da işe kanalize eden tarzda müzikler oluyor. Örnek vermek gerekirse Morcheeba, Zero 7, Air, Incognito ilk aklıma gelen- ler. Gecenin sessizliği ve sunduğu loş ortam çalışmak için kesinlikle daha rahat bir ortam sunuyor bana. Bahsi geçen iki tekniği de kullanıyorum. Bazen el çizimlerimi tarayıp Photoshop ya da Painter gibi programlarda renklendiriyorum. Bazen de yapacağım çalışmaya referans olabilecek nitelikte fotoğraflar çekiyor, bunların üzerine matte painting yöntemiyle boya- ma yapıyorum. Ancak fotoğraf üzerin- den yola çıkıyor olsam dahi, her şeyden önce kalem kâğıtla yakalamak istediğim pozun bir ön taslağını yapıyor ve bu taslak çizimler üzerinden fotoğrafı çeki- yorum. Sonrasındaysa bu taslağın karar kıldığım son haline göre ihtiyacım olabilecek ek görsel malzemeler topluyor ve işin dünyasıyla paralel görsellerle ken- dim için bir concept board hazırlıyorum.

hspace=0

Eskiz ya da bir çalışmanın ön taslağını hazırlarken basit bir kalem ve kâğıt işimi her zaman görüyor
Ama büyük ve detaylı bir karakalem çalışması yapacağım zaman bu işler için üretilmiş olan hafif dokulu kağıtları ve daha profesyonel çizim kalemlerini tercih ediyorum. Fotoğraf çekmeye de epey vakit ayırıyorum. Makinem Canon Power Shot S3 IS. Pek kompakt bir makine sayılmaz ama buna rağmen hiç üşenmeden her gün yanımda gezdiriyorum. Özellikle belirli bir konu ya da tarz yok. Makineyi genel- de doku çekmek için çok kullanıyorum. Sonra bu dokuları çalışmalarımda kullanmak hoşuma gidiyor. Bir de taslak çizimlerimi orijinale geçireceğim zaman taslağımdaki figürün ve olabilecek alter- natiflerinin çekimlerini yapıyorum. Neredeyse Photoshop’un içinde yaşıyorum diyebilirim. Hem işte hem de evde kendi çalışmalarımı yaparken Photoshop, en yoğun kullandığım program. Ayrıca en sevdiğim program oldu- ğunu da söylemeliyim. Çünkü esnek, kolay ve çok hızlı. Illustrator, Photoshop'tan sonra en sık kullandığım program. Freehand halen işyerinde en çok kullanılan yazılım (alışkanlıklardan ötürü.) Bunun dışın- da nadiren InDesign kullanıyorum. Fireworks ve Dreamweaver ise günlük hayatta başvurmadığım ancak özel bir projem olduğunda kullandığım yazılım- lar. Photoshop 5 ilk kullandığım versiyondu. Evde kendi kendime öğreniyor ve babamdan fırça yememek için sahte karne yapıyordum. Karnelerim oldukça başarılıydı. Kesinlikle gerçeğinden ayır- ması zordu. Sonra birkaç iyi arkadaşım için de yaptım ve aniden sipariş sayısın- da bir patlama yaşandı. Ben de parayla yapmaya başlayıp Photoshop’u kullanarak para kazanmaya o yıllarda başlamış oldum. Pek iyi bir örnek olmadı belki bu yazdıklarım :) Ama şu an gücümü daha yararlı ve legal konularda kullanıyorum. Okuyanlar en azından bunu örnek alabilir belki. :)

hspace=0

hspace=0

Eskiz ya da bir çalışmanın ön taslağını hazırlarken basit bir kalem ve kâğıt işimi her zaman görüyor
Ama büyük ve detaylı bir karakalem çalışması yapacağım zaman bu işler için üretilmiş olan hafif dokulu kağıtları ve daha profesyonel çizim kalemlerini ter- cih ediyorum. Fotoğraf çekmeye de epey vakit ayırıyo- rum. Makinem Canon Power Shot S3 IS. Pek kompakt bir makine sayılmaz ama buna rağmen hiç üşenmeden her gün yanımda gezdiriyorum. Özellikle belirli bir konu ya da tarz yok. Makineyi genel- de doku çekmek için çok kullanıyorum. Sonra bu dokuları çalışmalarımda kullanmak hoşuma gidiyor. Bir de taslak çizimlerimi orijinale geçireceğim zaman taslağımdaki figürün ve olabilecek alter- natiflerinin çekimlerini yapıyorum. Neredeyse Photoshop’un içinde yaşı- yorum diyebilirim. Hem işte hem de evde kendi çalışmalarımı yaparken Photoshop, en yoğun kullandığım prog- ram. Ayrıca en sevdiğim program oldu- ğunu da söylemeliyim. Çünkü esnek, kolay ve çok hızlı. Illustrator, Photoshop’tan sonra en sık kullandığım program. Freehand halen işyerinde en çok kullanılan yazılım (alışkanlıklardan ötürü.) Bunun dışın- da nadiren InDesign kullanıyorum. Fireworks ve Dreamweaver ise günlük hayatta başvurmadığım ancak özel bir projem olduğunda kullandığım yazılım- lar. Photoshop 5 ilk kullandığım versiyon- du. Evde kendi kendime öğreniyor ve babamdan fırça yememek için sahte karne yapıyordum. Karnelerim oldukça başarılıydı. Kesinlikle gerçeğinden ayır- ması zordu. Sonra birkaç iyi arkadaşım için de yaptım ve aniden sipariş sayısın- da bir patlama yaşandı. Ben de parayla yapmaya başlayıp Photoshop’u kullanarak para kazanmaya o yıllarda başlamış oldum. Pek iyi bir örnek olmadı belki bu yazdıklarım :) Ama şu an gücümü daha yararlı ve legal konularda kullanıyorum. Okuyanlar en azından bunu örnek alabilir belki. :)

hspace=0

Özel bir şey seçmem çok zor, yerine göre hemen hemen her özelliğinden severek yararlanıyorum. Ancak ben tabletle çalışan biri olduğum için; basınç hassasiyeti, kullanışlı fırçalar ve fırça özelliklerinin işimi oldukça kolaylaştırdığını söyleyebilirim.

 



 

hspace=0

Belirli bir komut ya da fonksiyon değil de Photoshop'un esnek yapısı, kullanıcısı tarafından düzenlenebilen arayüzü ve bir işi yapmanın onlarca farklı yolu olması en beğendiğim özellikleri diyebilirim
Taschen ve Ballistic publishing gibi yayınevlerinin kitaplarını takip ediyorum. Yerli tasarım der- gilerinin (Grafik Tasarım, Digital Arts, Photoshop Magazin) yanında yurtdişi kaynaklı Archive dergisi, e-dergiler (New web pick, root, shift, bak;)bazı forum ve dijital sanat siteleri (dexigner, cgtalk, cg gallery, conceptart, deviantart vb...) sürekli takip ettiğim kaynaklar. Açıkçası aklıma önemli bir şey gel- miyor. Belki şöyle bir şey olabilirdi; çok yüksek boyutlardaki dokümanlarla çalışırken 'fast mode' gibi bir seçenek olsa. Detayları göstermese ve bilgisayarı daha az yorsa. Böylece çok büyük boyutlardaki projelerde daha rahat çalışırdık. İllüstratör olarak Türkiye’den Emrah Elmaslı’nın adını verebilirim. İtalya’dan Simone Legno, Güney Kore’den Hyung Tae Kim, Japonya’dan Kozydan, Amerika’dan Tim Bradstreet ve özgün tarzıyla Ashley Wood şu an ilk aklıma gelenler oldu. Tasarımcı olarak; Jonathan Barnbrook, Extramücadele, Reza Abedini, Designers Republic gene ilk aklıma gelenler. Hayatımdaki her şey yaratıcılığımı tetikleyebiliyor. Sonuçta insan yaşa- dıklarından etkilenen bir varlık. Bol bol animasyon izlerim. Çok büyük bir animasyon arşivim var. Animasyon dü nyası her şeyin bulu- nabileceği bir dü nya olduğundan beslenmek için harika bir kaynak. Bunun dışında tabii ki takip ettiğim internet siteleri, tasarım forumları, kitaplar, dergiler, izlediğim filmler, dinlediğim bir müzik hatta çevrem- deki insanlar, arkadaşlarım, hepsi güzel besin kaynakları... Röportaj için çok teşekkür ediyor, derginin yayın hayatına başarıyla devam etmesini diliyorum. Diğer tasarımcılara mesajim yok. Hepsine iyi sabahlamalar diliyorum

hspace=0

 

November 2008

 


Sanatçılarımız