Photoshop Magazin
 


Graffiti; Duvarlar Bizimle Konuşuyor

01 October 2008 | Sayı: Oct 2008
 
1 2 3 4 5
 

Filmlerden fırlamış gibi duruyor. Sokaklara kattığı renklilik, hareket sayesinde yavaş yavaş ısınıyor, benimsiyor insan onları. Bir kere alıştı mı aramaya başlıyor gözleriniz bir süre sonra. Her sokakta, her duvarda bir şeyler görmeye çalışıyorsunuz. Onların olmadığı duvarlar boş ve anlamsız gibi durmaya başlıyor.

Graffiti, çaktırmadan insanı kendisine bağlayıveren bir sanat. Zuhal ve Gökhan bu ay bir graffiti sanatçısıyla röportaj yaptılar. İsmini sadece Weak olarak vereceğimiz bu graffi ti sanatçısıyla Graffitti sanatının detaylarını, ülkemizdeki durumunu konuştular...



hspace=0




Graffiti’de kendimi buluyorum. Hayatta beni rahatlatan tek şey bu diyebilirim. Sokakta rahatça, sınırın olmadan, kafana göre çizmek beni graffitiye çeken etkenlerdendi.




Önce sizi biraz tanıyalım…

Weak takma adıyla Graffi ti yapmaktayım. Sivas doğumluyum. İlk ve ortaokulu Sivas’ta, liseyi İstanbul’da okudum. Şu an Bolu Abant İzzet Baysal üniversitesinde Resim Öğretmenliği okumaktayım.




Graffitiyle ne kadar süredir ilgileniyorsunuz? Bu konuya ilginiz nasıl başladı?

2003 gibi İstanbul’a taşınmamızla birlikte graffiti hayatım başlamıştı. Sokaklardaki, otoparklardaki graffitileri görmüştüm çok hoşuma gitmişti. Benim de yeteneğim var ben neden yapmayayım hesabı sketch çizmeye başlamıştım; o gün bu gündür yapıyorum. Graffiti’de kendimi buluyorum. Hayatta beni rahatlatan tek şey bu diyebilirim. Sokakta rahatça, sınırın olmadan, kafana göre çizmek beni graffitiye çeken etkenlerdendi.




Tasarımlar nasıl bir aşamadan geçtikten sonra duvarlara aktarılıyor?

Tasarımlarımı önce kâğıda yapıyorum. Kâğıda oturttuktan sonra duvara geçiriyorum. Kimileri free style boyamakta yani direkt taslaksız duvara çalışmakta. Yazı stilini her yazarda olduğu gibi bende kendim üretmekteyim. Karakter stilim yok, daha çok foto realist çalışmaktayım. Karakter konusunda internetten ya da kendi çektiğim fotoğraflardan bir sentez yapıyorum veya yapacağım kompozisyona uygun olması için kendimden bir şeyler katıyorum. Böylece stile uyumlu güzel duvarlar çıkıyor. Yani pek bir aşamadan geçiyor sayılmaz, asıl aşama duvara geçtikten sonra başlıyor.




Duvarların dışında çalışma alanlarınız nereler?

Bildiğim kadarıyla boyanması yasal olarak izinli alanlar var ama pek tatmin edici mekânlar değiller… 

hspace=0hspace=0

Bazen legal duvarlar yazarları pek tatmin etmemekte. Yakalanma korkusu, adrenalin işin içine girince graffitinin ayrı bir zevki oluyor, bunu da ancak illegal olarak yapabilirsiniz.

Evet, legal alanlarımız var ama yeterli değil. Yeni çalışma yaparken bile eski çalışmalarımızın üzerini kapatıp yaptığımız oluyor. Keşke tüm duvarlar legal olsa da her yeri boyasak… Araçların üzerine ya da tren’lere de İllegal olarak graffiti yapılmakta ama ben sürekli legal boyadığım için bu gibi aksiyonlu ortamlara girmiyorum.

Bu konuda örnekler çoğalsa da ülkemizde dünyaya oranla hala pek yaygın değil graffiti. Bunun nedeni nedir? Tüm sanat dallarının yaşadığı açmaz olan özgün olamama durumuyla açıklayabilir miyiz?

Graffitinin zaten Türkiye’deki tarihi 1998 senelerine dayanıyor. Bundan öncede yapan vardır elbette ama bir elin parmağını geçmez. Her konuda olduğu gibi graffitidede biz yine Avrupa’nın gerisinden gelmekteyiz. Bunun nedeni malzeme eksikliğinden ve ülkemizdeki insanların graffitiye Vandalizm’in duvara yansıması olarak bakmasından. Ülkemiz graffi ti açısından Avrupa’ya göre geri kalmış bir durumda. Şu an bakacak olursak dünyada belki de en iyi çıkış yapan ülke şüphesiz Türkiye’dir. Artık ülkemizde her yerde graffiti örneklerine rastlamanız mümkün.Trenlerde,sokaklarda, dükkanlarda, otoparklarda…

hspace=0

Graffiti dünyada da bilinen anlamıyla Vandalizm olarak anılıyor. Graffitinin saldırgan, provokatif yanından söz edilebilir mi?

Graffitinin legal, izinli olarak yapılan tarafı değil, sadece İllegal yanı Vandalizm’e karşılık gelmektedir. Her gördüğünüz yere tag (kendi lakabınız) yazmak, trenleri boyamak bir yerde kamu malına zarardan dolayı Vandalizm girmekte ama bununda ayrı bir zevki var. Tabii ki dediğim gibi bazen legal duvarlar yazarları pek tatmin etmemekte. Yakalanma korkusu, adrenalin işin içine girince graffitinin ayrı bir zevki oluyor, bunu da ancak illegal olarak yapabilirsiniz.

Toplumun kriminal unsurlar olarak sokak sanatlarını dışladığını, graffitinin de bundan nasibini en fazla alan sanat olduğunu biliyoruz. Neden Graffiti bu kadar dışlanıyor?

Haklısınız graffiti en çok dışlanan sanat dalı diyebilirim. Ancak bir yandan da insanların çok hoşuna giden yanlarıda var. Graffitinin daha çok illegal olarak yapılması toplumun bu sanatı satanist, vandalist kişilerin yaptığı garip bir uğraş gibi görmesine neden oluyor. Toplanıp grup halinde tren ya da metroyu boyamak ya da gece gidip birinin arabasına bombing yapmak…

hspace=0

hspace=0

                                Gençler sıkıntılı olduklarında içki, kumar, uyuşturucu kullanacağına kendini graffiti’de ifade edebilir. Sıkıntısını bu şekilde atabilir. Ben graffitiyi zevk için yapıyorum, yapmayınca sıkılıyorum, insani bir ihtiyaç olmuş artık.

Kısaca graffiti ne anlatmak istiyor; felsefe olarak gücünü nereden alıyor?

Graffiti’de bir şey anlatmak istenmiyor. İnsanların graffitiye bakınca bir anlam çıkarmasını beklemiyoruz. Öyle olsa zaten siyasal bir içerik ya da reklama girmiş oluyor. Gençler sıkıntılı olduklarında içki, kumar, uyuşturucu kullanacağına kendini graffiti’de ifade edebilir. Sıkıntısını bu şekilde atabilir. Ben graffitiyi zevk için yapıyorum, yapmayınca sıkılıyorum, insani bir ihtiyaç olmuş artık. Gücünü bu işe gönül vermiş insanlardan almakta.

Dünyada Grafitti profesyonel biçimde yapılıyor. Sizce hangi ülkeler bu konuda daha ileride? 

Başta Almanya olmak üzere Hollanda ve İsviçre epey ileri durumda.

Stil olarak değişkenlik gösteriyor mu? Örneğin sanki tipografik olanlarına daha çok rastlıyoruz... 

Elbette... Her yazarın kendi yazı stili vardır ve kendi stilinde ilerler. Dünyada ne kadar çok yazar varsa o kadar fazla yazı stili olması gerekir. Graffiti zaten tipografiyle eş anlamlı gibi bir şeydir. Bana kalırsa tipografi nin biraz daha geliştirilmiş hali, daha estetik harfler daha renkli ve farklı iç boyamalar var. 

Ne tür boyalar ve renkler tercih ediyorsunuz?

Boya olarak 400ml Akçalı kullanıyorum ancak karakter yaptığım için çok renk gerektiriyor. Bu eksikliği de Montana, Mtn, Alien gibi özel graffiti için üretilmiş spreyler ile karşılıyorum. Zaten son yazdığım boyalar Tr’ye yeni yeni yayılmış durumda. Renk olarak karakter yaptığım için genelde kahverengi ve tonlarını tercih ediyorum. Graffitilerimde ise gri, turuncu ve kahverengi tonlarını seviyorum.

hspace=0

hspace=0

Sizin dünyadan beğendiğiniz örnekler nelerdir?

Almanya’dan Maclaim’i çok beğeniyorum. Yaptığı çalışmalar gerçekten çok başarılı. Ayrıca stil konusunda Dare başta olmak üzere Does ve CanTwo hoşuma gidiyor. Bu adamlar gerçekten iyi harf üreten kişiler.

Graffi tiyle ilgilenmek isteyenlere önerileriniz var mı?

Sakın sketch çizmeden duvara geçmesinler hem parasına hem de duvara yazık olur. Uzun süre sketch çizsinler. Önce oturup kağıda çalışsınlar, sürekli harf çalışsınlar, hemen karışık yazma hevesine girmesinler. Önce basit, okunaklı yazsınlar sonra zaman ilerledikçe zaten stil yolunu bulur. Stil tam oturduktan sonra, bütün sorunlar çözüldükten sonra duvara geçsinler. Kapalı ortamlarda mutlaka maske kullansınlar; ileride büyük sorunlar yaratabilir... Photoshop Magazin ekibine teşekkürler.

hspace=0

 

October 2008

 


Sektörel Photoshop