Photoshop Magazin
 


Bilişim Tüketicisi - 2

01 October 2008 | Sayı: Oct 2008
 
1 2 3 4 5
 

İngiltere gibi bazı ülkelerde ”Evrensel Hizmet Yasasıyla” her vatandaşa yüksek hızda ucuz internet sağlanması, devletin görevlerinden sayılmaktadır. Avrupa Birliği direktiflerinde de üye ülkelerin vatandaşlarına yüksek hızda internet sağlaması gerekliliği vurgulanmaktadır. Bizde ise internet bağlantısı Evrensel Hizmet tabirinin kapsamında sayılmasına rağmen henüz Yüksek hızda internet” bu kapsama alınmamıştır.


Birçoğumuz internet abonesi olurken (yani abonelik sözleşmesini imzalarken) daha yüksek hız sağlayan abonelik seçeneklerini tercih ederiz. Bu sayede bağlantı sorunları yaşamaksızın iş hayatımızın yoğunluğuna yetişebileceğimizi düşünür, işlerimizi daha kolay ve çok yönlü olarak organize etmeyi planlarız. Örneğin daha pahalı olsa bile 512 Kbps yerine 1024 ya da 2048 Kbps bağlantıyı tercih ederek daha hızlı bağlanmayı tercih ederiz.


hspace=0


Peki gerçekten tercih ettiğimiz ve ücretini ödediğimiz hızda bağlantı sağlamakta mıyız acaba? Bunu hiç merak ettiniz mi? Merak edenler için bir bağlantı testini aşağıda dikkatinize sunuyorum;


Şekilde 1024 Kbps hızda ADSL (Hızlı internet) abonesi olmuş bir tüketicinin bağlantı hızının sonuçları yer almaktadır. Test iki bölümdür; birinci bölümde upload hızının 1024 Kbps olması gerekirken 725,4 Kbps çıktığı görülmektedir. Bu bağlantı hızının olması gerekenden yaklaşık %40 daha az olduğu anlamına gelmektedir. İkinci bölümde ise download hızı görülmektedir. Standartlarda ve sözleşmede hizmet sağlayıcı tarafından vaat edilen download hızının 256 Kbps olması gerekirken 168 Kbps olduğu görünmektedir. Bu da yaklaşık %35 daha düşük bir bağlantı hızı olduğunu göstermektedir.


Geçen sayımızda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/A Maddesinin; “Sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” hükmünü ihtiva ettiğini belirtmiştik.


1024 Kbps hızda internete bağlanmak isteyen ve abonelik sözleşmesinde bu seçeneği tercih eden, böylece bağlanma sorunları yaşamamayı uman bir tüketici açısından yukarıda belirtilen test sonuçlarına göre, kendisine sağlanan internet bağlantısı “Ayıplı Hizmet” durumundadır. Yani beklenen ve istenen kalitede değildir. Böylece her şeyden önce “kalite” ilkesi ilk teste göre %40, ikinci teste göre %35 oranında ihlal edilmektedir.


Aslında hepimiz bu testleri evimizden ya da internete bağlandığımız iş yerimizden kolayca yapabiliriz. Büyük bir çoğunluğumuz test sonucunda bağlantı hızının standartlar ve sözleşme gereğince olması gerekenden çok daha düşük olduğunu göreceğiz.


Peki evimizde yaptığımız testte bağlantı hızımızın olması gerekenden düşük olduğunu gördüğümüzde neler yapabiliriz?


Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/A (2.f) Maddesine göre; “Tüketici, hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde bu ayıbı sağlayıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, sözleşmeden dönme, hizmetin yeniden görülmesi veya ayıp oranında bedel indirimi haklarına sahiptir. Tüketicinin sözleşmeyi sona erdirmesi, durumun gereği olarak haklı görülemiyorsa, bedelden indirim ile yetinilir. Tüketici, bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 4 üncü maddede belirtilen şartlar çerçevesinde tazminat da isteyebilir. Sağlayıcı, tüketicinin seçtiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür


Görüldüğü gibi internet kullanıcısı hizmetin ayıplı olduğunu hizmet sağlayıcıya 30 gün içerisinde bildirmekle yükümlüdür. Burada hizmet tek seferlik bir hizmet olmayıp süreklilik arz ettiğinden bildirim de hizmetin ayıplı olması durumu devam ettiği süre içerisinde yapılabilir.


Bildirimi yapan internet kullanıcısı isterse aboneliğini feshedebilir. Bu durumda daha önce sağlanan kalitesiz hizmet nedeniyle ödediği bedellerin iadesini internet sağlayıcıdan talep edebilir. Ya da kullanıcı isterse sözleşmeyi feshetmek yerine kullanım bedelinin hizmetin ayıbı oranında indirilmesini talep edebilir. Yukarıda örneğe göre tüketici bedelin %40 indirilmesini talep edebilir.


Hizmet sağlayıcı sunulan hizmetin ayıplı olduğunu bilinmediğinden bahisle sorumluluktan kurtulamaz. Fakat ayıplı hizmetten dolayı yapılacak talepler hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak, sunulan hizmetin ayıbı, tüketiciden sağlayıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zaman aşımı süresinden yararlanılamaz.


Hayatımızın hiçbir aşamasında kaliteden ödün vermemek dileğiyle

 

October 2008

 


Tasarım Hukuku