Photoshop Magazin
 


Yasemin Baran

01 September 2008 | Sayı: Sep 2008
 
1 2 3 4 5
 

hspace=0




Kalem tutabildiğim günden beri resim çiziyorum
Her zaman yaratıcılıkla ilgili bir meslek yapmak istedim ve bir gün Fantastik Edebiyat ile tanıştım. Bir süre film yönetmenliğine kafayi takmış olsam da, çizimlerime her zaman devam ettim. Ardından illüstrasyonun varlığını keşfetmemle yapmak istediğim mesleğin bu olduğuna karar verdim. Üniversite öncesinde sanat eğitimim olmamasına rağmen her zaman kendi kendimi geliştirmeye çabaladım ve şimdi bu yolda ilerlemekteyim.

Her seyden önce yaratıcılığımı harekete geçirecek bir konu bulmaya özen gösteriyorum. Daha sonra ufak eskizler yapıyor, genelde resmi istediğim formatta ufak kutulara yerleştirerek dinamik bir poz ve kompozisyon yaratmaya çalışıyorum. Genelde konu ilginçse ilk dakikalarda bir fikrim oluyor, fakat eskiz yapmaya, kendi kendime beyin fırtınası yapmaya devam ediyorum. Bu şekilde beyin fırtınası yaptıkça yeni ve ilk fikrimden daha kuvvetli eskizler bulmaya başlıyorum. Bu süreç içerisinde yaptığım eskizlerin hepsi basit çizgilerden oluşuyor ve olabildiğince detaydankaçıyorum. Eğer önemli bir detay varsa, yüz ifadesi gibi, bunu basitçe ima ediyorum.

Gündüz vakti çalışmayı sevmeme rağmen, gececi bir insanım, çalışmalarımın çoğunluğunu gecenin geç saatlerinde yapıyorum. Sessizlik içindeyken beynim de sessiz kaldığından, çalışırken illa ki müzik dinliyorum.



hspace=0

Gündüz vakti çalışmayı sevmeme rağmen, gececi bir insanım, çalışmalarımın çoğunluğunu gecenin geç saatlerinde yapıyorum. Sessizlik içindeyken beynim de sessiz kaldığından, çalışırken illa ki müzik dinliyorum. Genelde üzerinde çalışacağım konuya uygun tarzda bir müzik açmaya çalışıyorum, böylece kafamı o mentaliteye sokabiliyorum. Örnegin eğer hareketli ve dinamik bir çalışma yapacaksam, hızlı ve canlı müzikler; daha detaylı, teknik ve pür dikkat isteyen calışmalar yapıyorsam yavaş müzikler, bazen de sesli kitap dinliyorum.

hspace=0


Yeni bir çalışmaya başlarken önce illa ki karakalemle kağıda eskiz yapıyorum, bu eskiz defterine de olabilir, düz A4 kağıda da olabilir. Memnun olduğum bir eskiz elde ettikten sonra bunu bilgisayarda taratıyorum, eğer yakınlarımda taratıcı yoksa fotoğraf makinesi veya cep telefonuyla fotoğrafını çekip bilgisayara aktarıyorum. Sonuç tamamen dijital olacağı için eskizin çok kaliteli olmasına ihtiyacım yok. Eğer dijital çalışmayacaksam bu biraz daha farklı tabii ki, ama karakalem eskiz şart. Fotoğraf üzerine çalışmaktan genelde uzak duruyorum, çünkü kendimi kandırmış olduğuma inanıyorum. Fotoğrafın direkt üzerine çizmenin bana bir katkısı yok çünkü, fakat referansa ihtiyacım varsa elbette fotoğraftan bakarak çizim yapıyorum. Eğer analog calışacaksam bu sefer gene beğendiğim bir tane bulana kadar ufak eskizlerimi yapıyorum. Malzeme seçmeden önce çalişmanin nasıl bir duygu taşıyacağını göz önünde bulunduruyorum.

Genelde akrilikle çalışsam da, yağlıboyanın verdiği keyfi de göz ardı edemem. Fakat çoğunlukla yaptığım çalışmalar okul için olduğundan daha hızlı kuruyan malzemeleri tercih ediyorum. Mürekkeple çalışmaya üniversitede başladim, genelde tarama ucuyla çizimler yapıyorum, bazen de lavi. Hala üniversitedeyken elimden geldiğince her türlü malzemeyi bir kere olsun denemeye özen gösteriyorum,çünkü hepsi farklı sonuç veriyor. Birden fazlasını kullanmadan,tek bir malzemede karar kılmak istemiyorum doğrusu. Bir süre ekolinle çok haşır neşir oldum, gerçekten keyifli bir malzeme. Kağıt tercihi de elbette malzemeye göre değişiyor, fakat baskı kağıdının dokusunu çok seviyorum,karakalem çalışmalarımı bile bazen baskı kağıdına yaptığım oluyor.

hspace=0


Fotoğraf çekmekten ayrı bir haz alıyorum, fakat çok profesyonel olduğum söylenemez. Çok yeni Canon PowerShot G9 aldım, hem çok büyük değil, hem de kendi ayarlarımı kendim yapmama izin veriyor. Dijital makinemi çoğunlukla referans fotoğraf çekmek için kullandığımdan fotoğraf kalitesi çok önemli, büyük çözünürlükte referanslarımın olması her zaman benim için bir artı.

Dijital çalışmalarımın hepsini Photoshop’ta yapıyorum. Bir ara Corel Painter denediysem de, Photoshop çok daha kullanması rahat ve hızlı bir program
Yaptığım çalışmaların %90’i dijital olduğundan Photoshop’la pek bir haşır neşiriz. Ders gereği Adobe Illustrator öğrendim, fakat birkaç kötü anım olduğu için uzak durmayı tercih ediyorum. Photoshop’la lise sonda bilgisayar dersinde tanıştım. Daha önce bilgisayarda resim yapmanın mümkün olduğunu bilmiyordum, bu yüzden benim için çok heyecanlı bir dönemdi. Tabii ki mousela bir şeyler yapmaya çalışmak zordu, fakat sanat konusunda ufkumu genişlettiği bir gerçek. Photoshop’da genelde fırça ve silgiden baska fazla bir şey kullanmıyorum doğrusu. Filtrelerden olabildiğince uzak duruyorum, her ne kadar filtrelerinde yeri geldiğinde çok başarılı sonuçlar verdiğine inansam da, illüstrasyon yaparken genelde resmin gerçekçiliğini bozmak gibi bir özellikleri de var. Çok yeni maskelerikullanmaya başladım, fakat vereceğim efektleri ve dokuları fırçayla kendim yapmayı tercih ediyorum. Bazen değişik fırçalarla eğleniyorum, farklı dokulara sahip fırçalarım
var, ama abartmamaya çalışıyorum.

Photoshop’ta genelde her şeyi kendim halletmeye çalışsam da, bazen programın sunduklarını da kullanmadan olmuyor tabii ki.
Hayatımı kurtaran şeylerden birisi ‘lasso’, figürün kafasi büyük mu oldu? Hemen lassoyla seçip küçültebiliyorum. Fakat sanırım en çok kullandığım ve müteşekkir olduğum fonksiyon, fırça ayarları diyebilirim. Özellikle de grafik tabletle birlikte ‘other dynamics’ özelliğini illa ki kullanıyorum
ve Photoshop’un basınç ayarlarıyla fırçalarınıza katabildiğiniz özelliklerine bağımlıyım diyebiliriz. Onlar olmadan şu anda elde ettiğim sonuçlara ulaşmam zor olabilirdi. Yerli olarak Digital Arts dergisini takip ediyorum, fakat yurt dişindan biraz zor oluyor malesef; yabanci olarak da ImagineFX dergisini sürekli olarak takip ediyorum. Bunların dışında genelde sürekli olarak takip ettiğim kaynaklar yok, genelde kitapçıda bakınırken ilgimi çeken bir başlık gördüğümde aldığım şeyler olabiliyor.

hspace=0



Photoshop’ta bulunmayıp da olmasını isteyebileceğim şeylerden bir tanesi daha geleneksel malzemelerin verdigi efekti yakalayabilecek fırçalar
Corel Painter programındaki gibi gerçeğe yakın fırça darbeleriniPhotoshop’da yakalamak gerçekten bir illüstratör olarak hayallerimi süsleyen şeylerden bir tanesi.Örnek/ilham aldiğim çok fazla kişi var, ama birkaç tanesini saymam gerekirse en başlarda Jon Foster, Todd Lockwood ve Yoshitaka Amano var. Benim için ayri bir yeri olan kişi de Japon çizgiroman çizeri Tite Kubo, çizimlerini gerçekten hayranlıkla takip ediyorum. Türkiye’den çok fazla isim veremesemde, çok yakın zamanlarda internet aracılığıyla Osman Kehri’nin çalışmalarıyla tanıştım ve gerçekten büyülendiğimi söylemem lazım.

Müziğin hayatımda çok büyük bir yeri var ve sanatıma yansıdığı da büyük bir gerçek
Müzik dışında ise Fantastik Edebiyat’ın etkisi çok büyük. Bunların dışında sürekli internetten başkalarının çalışmalarına bakıyorum, arkadaşlarımla beyin fırtınası yapıyorum. Etrafımdan çok çabuk etkilendiğim için, her şey sanatım için bir kaynak haline dönüşebiliyor.

Çizer arkadaşlar için verebileceğim en büyük mesaj, Photoshop her ne kadar harika bir icat olsa da, deseninizi geliştirmek için kağıt kalemden şaşmayın! Çünkü asıl deseninizi oturttuğunuz zaman Photoshop büyüsünü yaratabiliyor. Bolca mesleğinizde çalışan kişileri ve ustaları inceleyin, onlardan ögreneceğiniz şeylerin sınırı gerçekten yok.

 

September 2008

 


Yarının Ustaları