Photoshop Magazin
 


Bu Mutfaktan Hoş Kokular Geliyor

01 September 2008 | Sayı: Sep 2008
 
1 2 3 4 5
 

Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarım Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sayın Emin Doğan Aydın, kendisi ile yaptığım sohbette bölümün 21.yüzyılın en önemli dallarından biri olduğunun ve Yeditepe Üniversitesi’nde buna çok önem verildiğinin altını çizdi; II. Dünya Savaşının sonunda tartışılan konular dört büyükler (radyo, televizyon, basın, film) üzerinde yoğunlaşırken, günümüzde karmaşıklaşmış, çeşitli ve şaşırtıcı iletişim araçları varlığıyla karşı karşıya bulunmaktadır. Bu değişik, yeni araçlar arasında belirleyici rolü, göze ve kulağa (audio-visual) hitap eden materyal oynamaktadır.

Departmanımız günümüz teknolojisinin mümkün kıldığı en gelişmiş, en son model ve tasarımları tasarlamaktan ve sahip olmaktan gurur duyar; Renkli televizyonun son modellerini, kablolu televizyon, kaset, video-teyp, vide-fon, sterio-fon, tele-konferans, lazer tekniğine dayalı makineler, elektro-statikler, elektroniğe dayalı yüksek hızlı dizgi, baskı ve öğrenme makineleri, elektronikle işleyen mikro-filmler, radyo yoluyla baskı yapan makineler, zaman paylaşımlı bilgisayarlar,
veri bankaları, telematik uygulamalar, uydular arası bağlantılar vb. sunmaktadır.

Yukarıda bahsi geçen ve esasında departmanımızda tasarladığımız bu teknolojilere ek olarak,
şunu da belirtmemiz gerekir ki biz sadece bu medya ortamını yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda da bilginin herhangi bir sayısal / basılı hale dönüştürülmesinde de rol oynuyoruz. Bildiğimiz klasik medya ve basın da bunlara bir örnektir. Başka bir deyişle, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü bir sanat bölümü değildir. Aksine, aslında bütün bu sayısal/basılı medyanın tasarımının ve yukarıda da bahsi geçmiş olan ve hedeflenen kitlenin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış/gerçekleştirilmiş bilgi ortamlarının hazırlandığı, bir araya getirildiği “mutfaktır”. Bir sanatçının tek bir izleyicisi vardır; kendisi. Bir tasarımcı ise kimi zaman milyonlara varan bir izleyici kitlesine hitap eder. Amaç farklıdır. Tasarım, çoğu zaman sanat gibi görünür ve sanatta çoğu zaman tasarım gibi.

Kullanılan teknikler ve malzeme benzer. Sanatçı da, tasarımcı da görsel sorunlar çözerler. Sanatçı kendisini tatmin ederken; tasarımcı, insanları bir olaya katılmaya, bir işareti izlemeye, bir haritayı anlamaya, bilimsel bir kuralı öğrenmeye ya da bir ürünü satın almaya teşvik etmek zorundadır. Biz tasarımcıların üzerinde çalıştığı ürünler; web sayfaları, ambalaj tasarımları, yaratıcı ambalajlama tasarımları, iki boyutlu ve üç boyutlu tasarımlar, animasyon, gazete, dergi ve kitap düzeni tasarımı sadece bir kaç örnek olarak sayılabilir. Yukarıdakilerin hepsini dört ana grup altında toplayabiliriz;
Fotoğraf / Film, İllüstrasyon, Sembolizm ve Tipografi.

Bütün bu gelişmeler, çağımızın “bilgi çağı” olarak adlandırılmasını haklı kılmaktadır. Posta ve telgraf hizmetlerinden başlayarak, artık her konuya ve tüm yerleşim birimlerine uzanabilen bilgisayar ağları bir bilgi (enformasyon) toplumu yaratmıştır.

Zamanı değerli çağımız insanının, günlük yaşamındaki çeşitli aşamalarda başarılı sonuçlar elde edebilmesi ancak bilgiyle gerçekleşmektedir. Bilgiye ulaşma sistem ve metotları çeşitlidir ve “Kim, Ne, Nerede, Nasıl, Ne zaman”ın yanıtları bulunarak karşılaşılan sorunlar çözümlenebilir. Sorunlar, ülkelerin sosyo-ekonomik yapılarıyla yakından ilişkiliyse de temel olarak evrenseldir ve herhangi bir özelliğe, belirli bir bölgeye ya da medya biçimine bağlı kalmamaktadır. Ekonomi ve ekolojiyle ilgili büyük çaptaki bilgiyi yapılaştırmak, sisteme sokmak, düzenleme ve bilgiye yön vermek gereklidir.

Bilgi teknolojisi, birçok şaşırtıcı ve önemli işleri çözümlerken aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi gelişmiş, otomasyon ve (robot) lu toplumlarda da yeni sorunlar yaratmaktadır.
Gelişmiş ülkelerde sorunlar, bilgi çöplüğü, güvenlik, tamamlık, karar verme, yabancılaşma
gibi konularda yoğunlaşırken, gelişmekte olan ülkeler bunlara ek olarak teknolojik, ekonomik,
kültürel, siyasi-hukuki bağımlılık, ithal edilen teknolojinin işlevsel kullanımı gibi sorunlarla
karşı karşıya bulunmaktadırlar. Bu gelişmeler ve beraberinde getirdikleri sorunlar, Görsel İletişim Tasarımı bölümünün temelini oluşturmaktadır.

Söz konusu özellikleri ve kapsam alanı yönünden anılan konular, disiplinler arası işbirliğini gerektirmektedir. Bu nedenle, tümü öngören bir düşünce sistemine (genel sistem yaklaşımına) ihtiyaç vardır. Gerek teknik uygulamada, gerekse varsayımlara dayanan pek çok bilginin, sistemler, bilgi / şebekeleri ağları ve iletişimde birleştirilmesi gerekir. Sistem bilimi ve bilişim bilimi öylesine çapraz bilimsel, çok disiplinli bir alandır ki teknoloji, mühendislik, doğal bilimler ve kültür bilgisi dışında toplumsal ve davranış bilimlerinin bazı elemanlarını da içermektedir. Konunun teknolojik, toplumsal–kültürel–siyasi–hukuki ve ekonomik yönleri dikkate alınarak “Genel Sistem Bilimi, Bilişim ve Sibernetik Yaklaşım” çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.”

Prof. Dr. Emin Doğan Aydın’ın, “Bilgisayar, Bilgi İşlem ve Telekomünikasyon Terimleri Sözlüğü” isimli kitabında tüm sorularınızın cevaplarını bulabilirsiniz. Kitabı edinmek isteyenler [email protected] adresiyle iletişime geçebilir. Daha geniş bilgi için www.emindoganaydin.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

 

September 2008

 


Periskop Bakışı