Photoshop Magazin
 


Hesabı Alabilir miyim? Pardon Fotoğrafı!

01 July 2008 | Sayı: Jul 2008
 
1 2 3 4 5
 

hspace=0




Bu hafta restoranlarda fotoğrafçılık yapan Emre Engül’e yer veriyoruz. Ofisimize yakın bir mesafede bulunan Harbiye Meşrutiyet caddesindeki Damak Restoran’a giderek damak zevkleri, restoran fotoğrafçılığı ve daha birçok konu hakkında sohbet ettik.

Meslektaşım Emre Engül 1982 yılında İstanbul’da doğmuş. Daha ilkokul yıllarında başlamış fotoğraf merakı. Boş zamanlarında babasının stüdyosuna gider, karanlık odada baskı yaparmış. O zamanlar hayalinde New York’ta bir stüdyo açmak varmış.

2000 yılında Hollanda ve birçok Avrupa ülkesini gezmiş. Hollanda’da bir fotoğrafçıdan aldığı iş teklifini geri çevirip aynı sene ülkesine dönmüş. Evli ve bir çocuk babası olan Emre restoran fotoğrafçılığına ağırlık vermiş ve fotoğrafçılığa bu yönde devam ediyor.



 

hspace=0

Ah midem gurulduyor
Emre restoranlarda fotoğraf çekmenin en güzel tarafı nedir?

İşin en güzel tarafı hiç boş mideyle çalışmıyorsun. Şaka bir yana, işin aslı şu ki; işimizi yaparken saatlerce aklımıza yemek gelmiyor. Bomboş mideyle 8 saat çalıştığımı hatırlarım.

Peki restoran’da nelerin fotoğrafını çekiyorsun?
Düğün, davet organizasyonları, şirket toplantıları, seminerler, grup sabah kahvaltıları, doğum günleri, sevdikleriyle bir araya gelip yemek yiyenleri, boş kalınca da garson arkadaşları fotoğraflıyoruz.

Mis gibi developer ve bleach kokusu
Fotoğrafçılık serüveniniz çatal kaşık sesleri, harıl harıl servis yapan garsonların koşturmacası arasında mı başladı?
Benim fotoğrafçı olmamı sağlayan, 1960 yılında Elazığ’da bir okulda yapılan yarışmada fotoğraf makinesi kazanan, sonra 70’lerde İstanbul’a gelip postacılık yaparken boş zamanlarında da posta çantasındaki fotoğraf makinesiyle düğün-davet işleri yapan babamdır. 13 yaşındayken fotoğrafhaneye gidip karanlık odada developer ve bleach kokusu arasında fotoğraf basmakla başladım mesleğe.

Ne Kadar Beceriksizsin
Fotoğrafçılıkla ilgili yaşadığın en ilginç olay nedir peki?

2001 yılında Hollanda’ya bir gezim olmuştu. Oradaki değerli meslektaşım ve amcam Adil Aracı’yla Lahey’de bir bahçede gelin-damat fotoğrafı çekmeye hazırlanıyorduk. Yapay bir göl vardı; gelin hanım gölün kenarında duracak, damatta geline doğru koşacaktı. Israrla bu pozu istememişti mutlu çift ama biz daha baskın
çıkmıştık. Damat koşarken ayağı kaymış ve göle düşmüştü. Damatlık çamur içindeydi; çıkar çıkmaz suç bizde kalmasın diye “Ne kadar beceriksizsin!” diye üstüne bir de fırça atmıştık.

Henri Cartier Bresson’ı tek geçerim
Fotoğraflarına hayran kaldığınız bir fotoğrafçı var mı?
Henri Cartier Bresson’ı beğenirim. O kadar ki Darphane-i Amire’deki sergisine 1 hafta’da 3 kez gittim.

Çekimleri ne tür restoranlarda yapıyorsun?
Çalıştığımız mekanlar İstanbul’un en köklü restoranları. Hizmette ve lezzette en iyiler. Florya’nın en güzel köşesinde doğayla iç içe bulunan Uludağ Kebap&Restaurant. İncirli E-5 üzerinde hizmeti ve ekibiyle iyi Hacı Bozan Oğulları, Beylikdüzü’nde vazgeçilmez tat Derya Sini, Hadımköy Alkent yanında özenle düzenlenmiş açık kır bahçesiyle Arlı…

Sektörde 30 yıl
Bildiğim kadarıyla ailenden devraldığın bir fotoğraf stüdyon var, bu
stüdyoda kaç yıldır hizmet veriyorsunuz?

Sefaköy’de Ebru fotoğrafçılık 30 yıldır aralıksız hizmete devam ediyor.

Photoshop kullanıyor musun?
Photoshop’suz olmaz. Tabi restoran’da fotoğrafı çekip hemen basarak satışa sunmak gerekli ve bu durumda fotoğraflarda Photoshop kullanmak için vakit kalmıyor ama bu tarz çekimler dışında her zaman kullanıyorum.

Geleceğe dönük projeler var mı? Hedefin nedir?
Hedefim huzurlu bir yaşam. Ne kariyer peşindeyim ne de zenginlik. Parayı değil yaşamayı sevenlerdenim.

 


hspace=0


hspace=0


hspace=0

hspace=0

 

July 2008

 


Sektörel Photoshop