Photoshop Magazin
 


David Lupton

01 June 2008 | Sayı: Jun 2008
 
1 2 3 4 5
 

hspace=0







Ben serbest çalışan bir illüstratörüm. Edinburgh'un güzel bir şehrinde resim yapıyor, çalışıyor ve yaşıyorum. El işi sanatsal çalışmalara bakmaya bayılıyorum. Dokular, ipliğin kalitesi, boyanın uygulanışı… Bundan dolayı benim sanatsal çalışmalarım hep elde boyamadır. Ara sıra renkleri geliştirmek, contrast, levels işlemleri için bilgisayar kullanıyorum.
hspace=0
Kullandığım teknik materyallere gelince; temel olarak, nispeten mürekkep kabına fırçamı daldırıp keskin sonuçlar elde ederek çalışıyorum. Bunun yanında elle kullanılabilecek her çeşit materyali kullanıyorum; kalem, pastel, sulu boya, akrilik… yani benim arzuladığım etkiyi gerçekleştirebilecek her tür şeyi. Çizginin kalitesi benim için en önemli konuların başında geliyor. Yaptığım şey her seferinde özel bir şey; kendiliğinden, doğal ve enerjik bir şey ortaya koyabilmek ama bu süreçte zarifliğin hakimiyetini de elden bırakmamak.
hspace=0
Beslenme kaynaklarıma gelince; aslında ben de diğer insanların ilham aldıkları şeylerden etkileniyorum; içimizdeki hissetiklerimiz, çevremdeki insanlar, toplumun bize yansımaları, geçmiş deneyimler… Benim şahsi beslenme kaynaklarım, deneyimlerin daha karanlık tarafında olan şeyler. Bunun neden böyle olduğunu tam olarak çıklayamıyorum ama zengin bir melankoliden ve ürpertici duygulardan beslenenhayallerimi ortaya koyuyor gibi görünüyorum. Bundan dolayı çizimlerimle ilgili şahsi telkinlerim korku ve hüzün duygularının hissetirdikleriyle ilgili. Bana ilham veren diğer sanatçıların içinde, görsel stilleriyle yıllar içinde benim anlayışımı şekillendirip yön veren bir bazı isimlerden söz etmem gerek; Kathe Kollwitz, David Lynch, Maurice Sendak, Dave Mckean, E.H Shepherd, Jan Svankmayer, Otto Dix ve Egon Schiele bunlardan bazılarıdır.



Çalışmalarımı Edinburgh'daki dairemin ön taraftaki odasında gerçekleştiriyorum. Burası New Town caddesine bakan oldukça geniş pencereleri olan bir odadır. Işık kaynağı muhteşem ve bu, çizim altlığımla çizim yaparken benim en önemli dayanak noktam. Yalnız çalışırken, gün boyu bana eşlik etmesi için müziğe başvururum. Nick Cave, Ramones, The Beatles, The Smiths ve birçok soundtrack gün boyu tedariğimde durur.

hspace=0


hspace=0


Bana göre bir stile sahip olmanın tek yolu; artık doğal bir hale gelene dek çizmeye devam etmek

Zaten çalışmanın sizin istediğiniz her şeyi yansıttığını hissedersiniz. Elbette bu süreçte bazı şahsi etkilerinizde olacak ancak çalışmanızı sürekli beslemeli, doğru yönü bulmakta, doğru anlatımı bulmakta kendi kendinize yardım etmelisiniz. Bir de bu ilham kaynaklarının sizin benzersiz iç sesinize baskın gelmesine izin vermemelisiniz. Sanırım ürettiğim çalışmalarımda benim şahsi etkim yeterince açık görünüyor ve bir sanatçı olarak şahsi kahramanlarıma benzemeden mesafe kat edip gelişme gösterdiğimi umuyorum. Kendi yolumu ve özel görsel dilimi bulduğuma inanıyorum.

Bugün farklı kültürel etkileşimler çok fazla. Farklı kültürlere ve fikirlere gözlerinizi açmanız sadece olumlu bir şey olabilir. Tek bir butona basarak tüm bu dünyanın birikimini kucaklayabilmek harika bir şey.

Artık herkesin işlerini gösterebileceği bir platformu var dünyanın her yerindeki sanat çalışmalarını görme deneyimini yaşayabiliyor

Bu sadece, muhteşem sanat eserleri ve tasarım harikalarının global anlamda anlaşılıp benimsenişini daha da
geliştirecek ve hayatımızı daha da zenginleştirecek bir şeydir. İngiltere'de doğup büyümüş ve halen de Scotlandda yaşayan bir insan olarak çevremdeki muhitin ve kültürün işlerime bir şekilde şekil verdiğini hissediyorum. Bu kalıplaşmış İngiliz yapısında kendimi suçlu hissettiğim şeyler de
var ve bu dönüşüm bir şekilde işlerimde de görülebilir. Ne olduğu fazlaca aşikar, kasten yapılmış ya da sevimsiz şeyler, yerler, insanlar bana çekici gelmiyor. Bundan dolayı benim hayatı yansıtışım ve fikirlerim bir tevazuyu nakletme ve bu şekilde bir İngiliz olarak algılanmak üzerine kurulu. Bu içsel şeyleri illüstrasyonlarıma bir çeşit durgunluk ve melankoliyle anlatmaya çalışıyorum. Karakterlerim genelde serseri, toplumun saçaklarında gezinen yabancı, yalnız olarak kabul edebileceğimiz insanlardır. Bu, bir kahraman olarak avucunu yalamak zorunda kalma, payına düşeni alamama durumu da İngiliz kültürünün bir içeriğidir. Bunun, işlerimde yer alan ve onlarla beslenen bir çeşit vatan sevgisi olduğunu düşünmüyorum sadece çocukluğumdan bu yana çevremde olan şeylerin, kültürümün doğal bir ilişkisi.

Günümüzde yaşayan ve büyük hayranlık duyduğum pek çok sanatçıdan söz edebilirim. Tabi büyük isimler var; halen
büyüleyici işler üretmeye ve ilham vermeye devam eden isimler; Maurice Sendak, Raymond Briggs, Jan Svankmayer ve David Lynch gibi… Genç bir illüstratör olarak Carson Ellis’i de ayrı bir yere koymak lazım.

hspace=0




Fulltime illüstratör olarak çalışmaya başladığımdan bu yana, The Guardian, New Scientist ve Time Out gibi yayınların editöryel iş süreçlerinde reklam amaçlı tasarımlar yaptım

Çocuk kitapları için illüstrasyonlar hazırladım., Keane, The Horrors ve The Veils gibi müzik grupları için çalışmalar yaptım. Sanırım favori işlerim müzik grupları için yaptıklarımdı.
Örneğin Keane bana üretmem için ciddi özgürlükler tanıdı ve bunlar t-shirt'lerde, cd kapaklarında, posterlerde, canlı performanslarda kullanıldı. Bunun yanında birkaç müzik videosu çalışmasında da tasarımcı olarak kapasitem ölçüsünce yer aldım. En başarılı olanı The Horror grubunun She is the New Thing” adlı çalışmasıydı. Yönetmen Corin Hardy ile çalışmıştık, grup için el de çizim animasyonlar hazırlamıştım.

Büyük bir film takıntım var diyebilirim. Krystof Kieslowski, Michael Haneke, Park Chan Wook ve Guillermo Del Toro, eskilerden Jaws, Star Wars, Raiders of the Lost Ark; korku klasiklerinden The Shining, Rosemarys Baby, Eyes Without a Face, to just Raging Bull, The Graduate, Seven Samuri, Blue Velvet gibi klasikler ve daha birçoğu benim için önemli. İşlerim sinema görselliğinden büyük ölçüde etkilenmiştir. Stanley Kubrick’in kompozisyonları, Wong Kar Wai’nin melankolisi, Steven Spielberg’in çocuksu muhteşemliği, David Lynch’in karanlık, ölümcül atmosferleri…
hspace=0

Öncelikle sizi mutlu eden içinizdeki o bireysel sesin gelişimi çok önemli. Bu içinizde. Sanat ve tasarım dünyasını fethedebilirsiniz. Diğer insanların sizden haber olması da bir diğer önemli şey. Bunun için ne gerekiyorsa yapın; web sitesi, iş örneklerinizi e-maille etrafınıza yollamak… Son olarak işleriniz kolayca satılsın diye bazı şeylerden sakın taviz vermeyin. Bu hataya düşmüş biri olarak bunun acısını hala hatırlıyorum. Elbette hayatınızı devam ettirmek ve faturalarınızı ödemek zorundasınız ve bunun için de ne gerekiyorsa yapmalısınız. Bu durum sizi mutsuz edebilir ama umudunuzu yitirmeyin.

 

June 2008

 


Görüş