Photoshop Magazin
 


VITALY S ALEXIUS

01 April 2008 | Sayı: Apr 2008
 
1 2 3 4 5
 

1984 yılında Rusya’nın Güney Sibirya bölgesinde olan Tom River’daki endüstri şehri Novokuznetsk’de doğdum. Hayatımın ilk 4 yılını Rusya’nın kuzeyinde bulunan Avrupa mimarisine sahip sütunlar ve kemerlerle çevrelenmiş bir şehirde kömür madenleri ve alüminyum/çelik fabrikaları arasında yaşayarak geçirdim. 4 yaşından beri küçücük uzay gemilerini ve beni büyüleyen gökyüzü yaşamını çiziyorum. 4 yaşımdayken ailemle beraber Sibirya’nın başkenti olan Novosibirsk şehrine taşındım. Uzakta, ormanlarla çevrili fen bilimiyle ilgili çalışmalar yapan bir topluluğun bulunduğu Akademgorodok bölgesinde hayatımın 11 yılını geçirdim. 2 sene boyunca da güzel sanatlar akademisinde geleneksel çizim, suluboya, yağlı boya, anatomi, modelleme, tasarım, sanat tarihi ve illüstrasyon konuları üzerinde çalışmalar gerçekleştirerek Moskova’ya taşınmayı hayal ettim.

hspace=0

1998 yılında 11 Nisan'da kader bana beklenmeyen bir hamle yaptı ve yaşamak için Çin Mahallesi'nin
doğusunda bulunan güzel apartmanıma hava yoluyla Atlantik okyanusunun ötesine 5555 mil
giderek Kanada'nın Toronto şehrine uçtum. OAC eğitimimi R.H. King Akademisi’nde tamamladık-
tan sonra 2 sene içerisinde mimarlık, dekorasyon tasarımı, AutoCAD ve 3D modelleme eğitimlerini
içeren çevre tasarım programını bitirmek için sanat üniversitesi olan Ontario 'ya gittim. Bu sene-
de OCAD ‘de illüstrasyon, anatomi ve fotoğrafçılık eğitimlerini alıyorum.

2000 yılından beri çizim ve boyama konusunda özel ders veriyorum. 2002 yılında sihirli bir
program olan Photoshop ile tanıştım ve bunu Dreaminism adını verdiğim yenilikçi dijital sanat
stilini geliştirmek için kullandım

hspace=0

Temel olarak benim tekniğim Intuos Wacom 6x8 kullanarak Photoshop CS2’de boyama
yapmayı içeriyor

Tekniği keşfediş hikayem ise şöyleydi. Photoshop kullanmaya ve keşfetmeye başladığım zamanlar
siyah bir arka plan üzerine sim siyah gölgeler içine ışınlar ekleyip, resme ateş getirmeye çalışıyordum. Bu bende karanlık bir odayı kibrit yakarak aydınlatmak gibi fantastik bir his uyandırıyordu. Güneşi gerçekten parlatmaya çalışmak gibi bu, yüksek kontrastlı boyamalarımın temelini oluşturuyor. Sonunda boyamalarım basit mekanların, hayatın ve portrelerin içine özgür bir şekilde girerek fantastik ve bilimkurguyu birbirine yakınlaştırdı.

Yüzeyleri veya modelleri çekmek için dijital kameram EOS kullanıyorum. Ayrıca wacom tabletim, bilgisayarım ve Photoshop çalışmalarımı oluştururken sürekli kullandıklarım arasında yerini alıyor.
Sanat hayatımda ilk ilham kaynağım Sibirya’nın Novokuznetsk şehrindeyken 1995 yılında geldi. Üçgen bir çatıya sahip tahtadan yapılmış küçük bir kulübede yerel bir sanatçı ile karşılaştım. Çatının bir köşesine oturmuş tuvalinin üzerine bir çeşit orman çiziyordu.

Onun muhteşem yeteneğine hayran kaldım. zihnimde benim de onun gibi bir sanatçı olmayı istediğimi düşündüm
Daha sonraları arkadaşlarımla beraber yeşil bitki örtüsünün bulunduğu dağlarda tırmanış yapıyorduk. Sovyetlerin eski Sibirya demiryolu ulaşımının olduğu yerlerde uzun ve güzel yürüyüşler yapmaktan hoşlanıyorduk. Tırmanışımız sırasında dağın bir köşesinde oturup bulutların arasından ışın patlaması gibi gözüken ve dağlara, ormanlara ve aşağıdaki tarlalara yansıyan gölgeleriyle öğlen güneşinin tadını çıkarıyorduk. Tarlalardaki rüzgarlar turuncu çimlerin üzerinden sallanarak geçip sihirli bir dalga oluşturmaktaydı. Ve o anda kendi kendime dedim ki “Her sanatçının bir stili var. Benimki ne olmalı?.”
Ve güneş ışınlarıyla beraber hareketsiz otururken “Yerin ve gökyüzünün efendisi olmalıyım.” Bu ışınlar üzerinde ustalaşmam
15 yılımı aldı. Şu anki ilham kaynağımı yaşadığım mega şehir görünümlü Toronto’dan alıyorum. Gökyüzüne ulaşan gökdelenleri, metal ve betondan oluşan sokakları çalışmalarıma yansımaktadır. Yazları Kanada’nın her tarafını ve Sibirya gibi diğer ülkeleri gezerek ilham bulmaya çalışırım

hspace=0

hspace=0
Malzemeler ve boyamalarla dolu büyük bir odam var. 27 ve 19 inç monitörlerle ve çizim tabletimle beraber evde stüdyomda çalışıyorum

Çok çizmek ve her çeşit stili denemek iyi bir başlangıç oluyor. Hangisinde en iyiysen ve başkaları tarafından
seviliyorsa ona saplanmak lazım. Ben kendi stilimi gelenekselden dijitale bütün boyama çeşitlerini deneyerek buldum. Photoshop benim için en eğlenceli ve değişik olanıydı ki onun sayesinde araştırdığım parlak ışıltıyı sanatımda uygulayabildim. İnternet o kadar ilginç bir şey ki dünyadaki bütün insanları bir araya getirebiliyor. Bu en son demokrasi şeklidir. Bütün insanlığın bilgisini, eğlencesini ve kültürünü barındıran bir kütüphanedir. Birçok sanatçının kendi ülkelerinde dair galeri açma şansına sahip değilken bütün dünyanın ilgisini kazanabiliyorlar. Çünkü internetin kendisi birçok kişiye ulaşarak bir şehirde bulunan galerilerin yapamadığı şeyleri yapıyor. Benim tarzım bilgisayar sanatının başarısı olmadan asla var olamazdı.

hspace=0

Gelecekte bütün bilgisayar ekranları 3d hologramları şeklinde gelişirse sanatımı da onlarla beraber geliştirmeli ve adapte etmeliyim. Aksi halde geriye dönerek eski yağlı boyamalarımla uğraşmaya devam edebilirim. Doğduğum ülke olan Sovyet Rusya çalışmalarıma derinlemesine bağlanıyor.

hspace=0

Bir ulusun ve soylu düşüncelerin düşüşüne tanıklık ettim. İnsanların ihmal karlığı, sanayileşme, depresyon, baskı, cinayet ve savaş tarafından tahrip edilmiş birçok Rus şehri gördüm. Çernobil ve Aral Denizi kazalarının karanlık vakaları sırasında başarısız deneyler ve ölümler gördüm. Bir romantik sanatçı olarak benim görüşüm sadece doğanın yıkıcı gücünü değil ama aynı zamanda insanlığın yıkıcı gücünü de göstermektir.

Kanada’ya geldiğimde ve yağlı boya tekniğiyle çalışmaya başladığımda ilham almak için bir galeriyi ziyaret etmeye karar verdim. Bu galeride keşfettiğim şey benim tamamen değişmeme neden oldu. Yağlı boya çalışmalarım Kanada’nın ünlü 7 grubundaki sanatçı Lauren Harris ile tamamen aynıydı. Buda çalışmalarımı daha farklı hale getirip, geliştirmem için beni zorladı ve şimdi Dreaminism dediğim stili oluşturmama neden oldu.
hspace=0

Craig Mullins ve Sparth gibi dijital illüstratörler benim favorim
Yaklaşık 15 farklı müzik grubu, oyun tasarımcısı, yazar, matbaacı diye sıralayabileceğim birçok insanla freelance çalışarak çeşitli oyum tasarımları, kapak çalışmaları, matboyamalar, portreler ve daha sayabileceğim bir sürü şey gerçekleştirdik. Şu aralar çok severek dinlediğim şarkıcıların 3 tane CD kapağını, kodlarıyla beraber bir iki web tasarımı ve şu anda sözleşmeler gereği bahsedemeyeceğim bir konsept tasarım üzerinde çalışıyorum. Üniversitenin içinde birkaç sergim olmuştu. Ayrıca Toronto’da ufak çaplı sergilerim gerçekleşmişti. Taşımak, tasarlamak ve galeriler için baskı hazırlamak büyük güçlükler içerdiği için şimdilik sadece net üzerinden çalışmalarımı sergiliyorum.

Şu aralar farklı olarak bir bilim kurgu kitabı üzerinde çalışıyorum ve stüdyomda modelleri fotoğraflıyorum

Ayrıca bazen reklam için çalışmalarımı çalıp yayınlayan magazin ve web siteleriyle de savaşıyorum. Son zamanlarda terk edilmiş yapıları keşfetmek ve dağ bisikletçiliğiyle de uğraşmak hoşuma gidiyor. Photoshop Magazin okuyucularının daha fazla çalışmamı incelemeleri için web sitem olan
www.svitart.com adresini ziyaret etmelerini isterim. Genç sanatçılara ise eğer iyi kazanan bir freelance sanatçı olmak istiyorsanız orada öylesine oturmayın, fırçalarınızı alın ve hemen çalışmaya başlayın. İyi bir noktaya ulaşmak için dikkat
edilmesi gereken 3 şey:
1- Yetenek
2- Kendini adamak
3- Hayal gücü

Eğer çizim yeteneğiniz varsa ve de mükemmel bir sanatçı olmak istiyorsanız bütün zamanınızı çizmeye, taslak çıkarmaya, sanat hakkında bir şeyler öğrenmeye ve çalışmalarınızı her türlü galeride pazarlamaya çalışın. Eğer zorlu bir çalışmaya binlerce saat ayırmışsanız o çalışma kendiliğinden başarıyı yakalayacaktır. Çünkü kendinizi o çalışmaya adamış olacaksınız. Hiçbir zaman hayal kurmayı, kafanızda bir şeyler
canlandırmaya çalışmayı, çalışmalarınızı hikayelerle bağdaştırmayı ve devamlı size özel olan dünyanızı yaratmayı unutmayın. Benzersiz iyi bir fikir ya da konsept her zaman kazanan olacaktır.

 

April 2008

 


Görüş