Photoshop Magazin
 


Çiler Erbil

01 February 2008 | Sayı: Feb 2008
 
1 2 3 4 5
 

'Çiçek çocuklar' (hippiler) döneminin son demlerinde, bu akımın etkilerinin en yoğun yaşandığı yerlerden biri olan Hollanda'da dünyaya geldim. Çocukluğumdan hafızamda kalan önemli detayların başında rengarenk duvarlar, kocaman gözlüklü bol paçalı mutlu insanlar ve anne babamın birlikte gidip evde provalarını yaptıkları dans dersleri var.

Kültür karmaşasından dolayı kendimi okula ve derslere verdim
Ortaöğretim yıllarında seramik, flüt kursları ve kilise korolarında şarkı söyleyerek çevremdeki kişilerle iletişim kurma güçlüğünüyenmeye çalıştım. Türkiye'ye dönüşüm sonrasında babamı aniden kaybedip Türkçe dilini hiç konuşamadığım için ve yaşadığım kültür karmaşasından dolayı kendimi okula ve derslere verdim

Bir yandan çalışıp bir yandan okumaya başladım
Yaşadıklarımı kimseyle paylaşmadan karakalem resimler yaptım, yazılar yazmaya başladım. Şiir yarışmalarında birincilikler kazandım. Lise sonrasında Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik
Bölümü’nü kazanarak bir yandan çalışıp bir yandan okumaya başladım. Garsonluk, barmaidlik
yaptım; hafta sonları da yaptığım seramik heykelleri, ilk kurucularından olduğum Ortaköy el sanatları pazarında sattım


hspace=0

House tarzında bir albüm (Uçalım mı?) yaptımm
Ardından uzun yıllar çeşitli orkestra ve müzisyenlerle sahneye çıktım. Sony müziğin(Sony- Topkapı) Türkiye'ye gelmesi ve albüm teklifinde bulunması sonucunda Türkiye'de bir ilk olan ve o günlerde
çok tutulan house tarzında bir albüm (Uçalım mı?) yaptım. Çok sevdiğim annemi kaybetmemin ardından önce New York’a ardından da Hindistan'a geri dönmemek üzere gittim ama her seferinde
daha buralarda yapacak çok şeyim olduğunu hissedip geri döndüm. Güzel SanatlarFakültesinde iç mimari eğitimi aldım; bir yandan da her detayını kendimin yaptığı, bir nevi meditasyon olarak
gördüğüm ve daha sonra akıllarda yer edecek olan bir cafe (Sinek cafe) yaptım. Okulla yoğun iş programını bir arada yürütemediğim için okul hayatına son verdim. O dönemlerde hayatıma giren Photoshop programını ilk gördüğüm anda dünyamı tamamen değiştireceğini anladım. Photoshop programının yanısıra Flash, vektörel programlar, web tasarım programlarını da büyük bir iştahla incelemeye başladım. Kısa bir süre sonra da sanat yönetmeni olarak çalışmaya başladım. Bugünlerde 'Fart studio' isimli bir studio-tasarım firması kurma aşamasındayım.

İçinde yaşayarak görmüş olmak
Mesleğimle ilgili beslenme kaynaklarında hiç sıkıntı çekmedim çünkü Helvetica cenneti bir ülkede yaşamış ve daha küçükken bir çok ülke gezmiş olmak, farklı kültürleri bir turist gibi değil, gerçekten içinde yaşayarak görmüş olmak, sahne kostümlerini kendi tasarlayarak, yaşadığı bütün evlerin dekorasyonlarını, çeşitli obje tasarımları ve heykeller yapmış olmak, en önemlisi hayatın gösterebileceği en acı tarafları görmüş olmak, ortaya çıkardığım işlerde kesin bir farklılık yaratmıştır.


İş yerinde ilk stüdyo
Mesleğe ilk adım atışıma gelince... Sanat yönetmeni olarak çalıştığım moda sektöründe ürünlerin fotoğraflarının çekilmesi gerektiği bir anda fotoğraf dünyasıyla tanıştım ve kısa sürede iş yerinde ilk stüdyomu kurdum. Fotoğraf; bildiğim ve hayatımın bir parçası olmuş olan sanatın bir çok dalını harmanlayarak kullanabileceğım ve çok zevk alarak yaptığım işim oldu.

 

hspace=0

Photoshop dünyasının büyüleyici sonuçları
Hollandalı sanatçı damnengine’in (Dennis Sibeijn) sitesini rastlantı eseri gördüm ve Photoshop dünyasının inanılmaz sonuçlarını görerek büyülendim. Çok araştırmayaptım, birçok kişinin çalışmalarına baktım, gezdim fakat  hiç birisini bilinçli olarak takip etmedim. Kişinin kendi tarzını
oluşturabilmesi ve özgün olabilmesi bakımından herhangi bir konuda idollerinin bulunmasını kendi görüşüme göre yanlış buluyorum. Doğu Avrupa ülkeleri sanatçılarının tarzlarını kendime yakın görürüm. Çalışmaya başlarken, bu çalışma kişisel bir çalışmaysa eğer, kafamda zaten beni rahatsız eden veya ele alınmasının.gerektiğini hissettiğim bir konu vardır. O konuyu kurar, yazılar
yazar, kurgusunu yapar, fotoğraflar çeker ve hepsini bilgisayar ortamında bir araya getiririm, ama kişisel bir çalışma değilse yine her aşamasıyla en ince detayına kadar ilgilenirim. Olayın bir bütün olmaktan kopmaması konusunda hassas davranırım. Bütünün bir parçası kopuk olursa istenilen sonuca ulaşılamayacağını düşünürüm.

Öncü olabilme noktasında eksikler
Teknik yeterlilik, bilgi birikimi, araştırma, gözlem, heyecan, genel kültür, ekip çalışması ve özgün olmanın önemli olduğunu, ülkemizde bu anlamda sanatçıların genel olarak bir noktada muhakkak eksik kaldığını ve bu yüzden benzer alanlarda dünyadaki sanatçılara öncü olabilme noktasında geride
kalındığını düşünüyorum. (birtakım istisnalar da yok değil tabii ki zevkle izlediğim...)

hspace=0



Mümkün olduğunca çok dergi edinmeye ve okumaya çalışırım
Plastik makyaj yapılacak çalışmada internetten ve Kryolan’dan almış olduğum profesyonel fx makyaj malzemelerini, dijital fotoğraf makinesi olarak Canon 5D ve çeşitli lensleri, stüdyo ortamında gerekli olan diğer ekipmanları, Photoshop ve vektörel  tabanlı programları kullanırım.

Bir şeyler yaşanmadan üretilmez
Bir misalle; hiç kavga etmemiş, bisikletten düşmemiş, ayrılık acısı yaşamamış kişinin bu duyguları bilemeyeceğini, bilemediği için de yansıtmaya çalışma aşamasında sahte olacağını düşünüyorum. Ya da kendi ayaklarının üzerinde durmuyorsa, idol olarak gördüğü kişileri taklit ederek sanatını icra ediyorsa kişi, yine bana göre inandırıcı ve başarılı olamayacaktır.

hspace=0



O anda işine yarasın yaramasın bütün malzemeleri ve teknik özelliklerini araştırmak, birlikte çalışacağı kişileri doğru seçip bir bütün oluşturmanın ve kendisini her konuda sürekli geliştirmenin bu mesleği icra ederken çok önemli olduğunu düşünüyorum.


Alçak gönüllü olun, çok şey bilin ve bildiklerinizi hep paylaşın
Heyecanınızı, kendinizi yenileme isteğinizi hiç kaybetmeyin ve en önemlisi muhakkak bir fark yaratın!

hspace=0

 

February 2008

 


Sanatçılarımız