Photoshop Magazin
 


Die Another Day - 2002

01 November 2007 | Sayı: Nov 2007
 
1 2 3 4 5
 


hspace=0hspace=0



Vurmayın ajanıma...


James Bond filmlerinin jenerikleri uzunca bir süre Maurice Binder'in hakimiyetindeydi; taa ki Binder 1991'de ölene dek. Ondan sonradır ki Kleinman, Bond filmlerinin jeneriklerini tasarlayacak en büyük aday ola­rak kendini kabul ettirdi.


Kleinman, teknolojiyi becerekli ellerinde bir şiir gibi kullanabiliyordu. Bunun sonuçları da 1995 yapımı Golden Eye'dan itibaren görülmeye başlandı ve beğe­nildi. Kleinman tasarımlarında dijital efekt teknolojisini, klasik bond görsel referanslarını stilize görüntelere dönüştürmeyi başardı.


Gelelim jeneriğe; Bond'un bu hikayesi'nde öne çıkan en büyük unsur ajanımızın yakalanması ve işkence görmesi. Bu, izleyicinin alışık olmadığı bir durum. Bond daha önce de bu tür olaylarla karşılaşmıştı ancak hiçbirinde  bu kadar uzun ve detaylı işkence sahneleri görmemiş  okumamışta. İşte Kleinman'da bu durumu jenerikte öne çıkararak izleyiciye gerçek bir şok yaşatıyor.

Elbette bu arada klasik Bond ritüelleri (güzel kadınlar, dans ve müzik, tehlike ve ölümü simgeleyen stilize görsel öğeler) de işkencelerin arasına serpiştirilmiş durumda.

hspace=0


Bu işlerin tabiatı gereği eğer yakalanırsanız kimse sizi bilmez, tanımaz. Siz de yakalayanın merhametine kalırsınız.Kleinman burada jenerik boyunca bir insanın işkence görmesi, dövülmesi ve bunlara dayanamaya çalışmasını hem reel hem soyut hem de grafiksel anlatımla veriyor. Burada tipografi , resimlerin önüne geçmeyecek bir yapıda. Asıl amaç izleyenin görüntülere odaklanması. Reel işkence görüntüleri yanında bir mge olarak 'akrep' görüntülerine yer verilerek ortamın tekinsizliği vurgulanıyor. Bu arada ışık da genellikle soğuk tonlarda kullanılmış.

hspace=0

 

İşkence hızla sürerken arada soyut kadın figürleri de görülmeye başlanıyor. Bu figürler CG grafik teknolojisiyle üretilerek sahnelerin arkasına serpiştirilmiş halde ve özellikle buzdan yapılmış gibi duruyor.Bunun sebebi; hikayenin büyük kısmının buzulların arasında geçmesi. Yerin akreplerle dolu oluşu ile ortamın tehlikesi i kapana kısılmış ve çıkışsızlık duygusu veriliyor. zaten hikayenin yetenekli kahramanı alışılmışın aksine bu ortamdan kaçmayı başaramıyor.

hspace=0

Kleinman'ın teknolojiyi kullanmakta ne kadar hevesli ve başarılı olduğunu söylemiştik. burada sık sık buz ve ateş gibi zıtlıkları bir arada görüyoruz.Efekler son derece gerçekçi.

'Hadi buzu anladıkta ateş ne alaka?' diyebilirsiniz ama demeyin çünkü sebep yine hikayenin içinde gizli. Tehlikeli bir silah ve buzul bir ortamda yaşanan olaylar hikayenin en öenmli unsurlarında ikisi. İşte bu nedenle Kleinman'ın ateş ve buz öğelerini jenerik çalışmasında sıklıkla bir arada kullanıyor. 

hspace=0

hspace=0

Kadın figürleri CG grafiği kullanılarak kah ateş kah buz şeklinde sunuluyor bu da hikayenin kahramanının kadınlarla olan ilişkisini özetleyen başka bir grafiksel anlatım.

Bu konuda bir türlü orta yolu bulamayan hikayenin kahramanının başına pek çok şey de yine kadın karakterlerden geliyor. Örneğin bu işkence sürecinde de kadın figürleri bazen derdine dert katan bazen de elini uzatıp ona merhamet gösteren figürler olarak iki rolde karşımıza çıkıyor.

Araştırma: Murat Akçiçek
Hazırlayan: Ekin Koç

 

November 2007

 


Jenerik