Photoshop Magazin
 


Burak Nevruzoğlu

01 November 2007 | Sayı: Nov 2007
 
1 2 3 4 5
 

Bilgisayar en yakın dostumdu, benim gibi evde oturmayı daha çok seven biri için biçilmiş kaftandı.


Bursa'da doğdum. İlköğretimimi İstanbul'da tamamladıktan sonra tekrar sırasıyla Lise ve Üniversiteyi Bursa'da okudum. İktisat mezunuyum. Bilgisayarla ilk tanışmam 9 yaşında 386dx ile oldu, o zamanlar 5.25'lik disketleri hard diski olmayan bilgisayarıma takarak sistem açılışı yapıyordum. Larry ve Maniac mansion'un favori olduğu yıllardı... Ah birde o Prince of Persia. Ortaokul yıllarında internet diye birşey yayılmaya başladı, sadece gece üçte kalktığımda bağlanabildiğim diğer zamanlarda sürekli meşgul çalan birşey işte. Bağlandığımda asla kapamazdım bilgisayarı, yoksa bir daha zor bağlanırdık. İnternet sayfaları tabi o zamanlar bugünkü gibi çok kalabalık değildi, metin tabanlıydı ama yine de yavaş açılıyordu.


Bu öyle birşey ki ortaya koyduğunuz şeyin beğenilmesi kadar güzel birşey olamaz bu dünyada.


Ortaokul sonlarına doğru başladım bende tasarım yapmaya, html öğrenip web sayfası düzenlemeye. Hani yaratıcılık denen şeyin tadını o zaman aldım ilk. Bu öyle birşey ki ortaya koyduğunuz şeyin beğenilmesi kadar güzel birşey olamaz bu dünyada. İlk önce kendiniz beğenirsiniz ve haz duyarsınız. Gerçekten iyi oldu dersiniz sonra başkaları da bu harika olmuş dediği zaman sizden keyif-lisi olamaz. Hatta dersiniz 'bu ne ki, daha bitmedi.'


İnanıyorum ki bazı şeyler sonradan kazanılmaz, sonradan oluyorsa bile olan birşeyin su üstüne çıkmasıyla sağlanır.


Web sayfası yapma işim fazla istikrarlı gitmedi, ne zaman işleri rayına koyup oturtmaya başlasam bağlantımın uzun süre bazı nedenlerle gitmesi yüzünden pek ilerletemedim. Üniversite sınavı hazırlanmaları ve diğer etkenler yüzünden bölünüp durdu hep. Zaten sonra ipin ucunu kaçırınca asp, xhtml, php çılgınlığına yetişemedim. Tabi bu tasarım işi sadece kod yazmakla olmuyordu, beğenmek ya da beğenilmek için bir tasarım, bir simetri lazımdı. Ben inanıyorum ki bazı şeyler sonradan kazanılmaz, sonradan oluyorsa bile olan birşeyin su üstüne çıkmasıyla sağlanır.


hspace=0


 


Tasarım ve bakış açısı insanın içinden gelir, ruhundaki düzen ve aklındaki şekillerin bir araya gelmesidir.


Herkez tasarım, çizim, resim vs. yapamaz. Belirli bir yetenek gerektirir. Nasıl ticareti iyi yapan biri varsa sanata da iyi yapan birileri vardır. Yaptığınız şeyi önce içinize sindirmeniz gerekir. Kendiniz beğenmedikten sonra başkalarının beğenmesi zordur, beğenseler bile siz beğenmedikten sonra pek birşey ifade etmez. İşte insanın içinde olması gereken şeyde burada ortaya çıkar. Eğer ortalamanın üzerinde bir beğenme ve yaratma gücünüz ya da duygunuz yoksa çok az kesime hitap edersiniz ve pek yeni birşey koyamazsınız ortaya. Bu da aslında hastalık gibidir, her seferinde daha iyisini yapmanız gerekir, yoksa beğenmezsiniz artık yaptıklarınızı. Önceki yaptığınızdan daha kalitesiz ve kötü birşey yapmaya tahamülünüz yoktur, çıta artık yükselmiştir. Yeni rekorlar beklenmektedir.


Üniversite yıllarında Flash'ın artık kendini kabul ettirmeye başladığı zamanlar tekrar döndüm birşeyler çizip tasarlamaya.


Flash o zamana kadar özellikle animasyon ve çizimleri çok ufak boyutlarla nete koyma özelliği ile görülmemiş esneklik veriyordu. Üniversite de kaldığım yurtta her sene bilgi yarışması düzenlenirdi. Bende bu yarışmanın arabirimini yapardım; sorular, cevaplar, puanlamalar, ara videolar, herşey dönüp gelirdi ekrana. İşte sonradan da Photoshop; aslında sonradan değildi, yapardım birşeyleri onunla da şimdi ki gibi kurcalamışlığım yoktu. Bu gerçek bir sevgiydi, eskilere dayanan birşey.


İngiltere'de kitapçıya gider, reklam sektöründe yapılan fotoğraf düzenlemelerine bakardım. Sadece onları gösteren kalın kalın kitaplar vardı. Bunları nasıl yapıyorlar dediğim manipülasyonlar. İşte arka­daşların fotoğraflarını düzenlemeyle ufaktan renk ayarları ve ince işlemleri öğrendikten sonra manipülasyonlara geçtim. İki üç fotoğrafı birleştirip ayrı bir dünya yapmaya, textureleri düzenli yerleştirip 20'şer 30'ar layerlı düzen­lemelere.

hspace=0

 

hspace=0

 

hspace=0

Fotoğraf sanatında ilerlemeyi kafaya koymuş birşekilde emin adımlarla ilerliyorum.

Tamam kabul ediyorum, çok süper bir manipülasyoncu değilim ama en azından ne kadar kötü olduğumu biliyorum. Arada dergi ve şablon tasa­rımları yaptım Photoshopla, hatta sitelerin bazılarını da. Şimdilerde de fotoğraf çekiyorum, gerçekten içlerinde en sevdiğim şeylerden biri bu. Fotoğraf sanatında ilerlemeyi kafaya koymuş birşekilde emin adımlarla iler­liyorum. Photoshop bana bu yolda çok yardımcı oluyor. Eskisi gibi üst üste birşeyleri bindirmiyorum fakat renk düzenlemelerinde ve pek çok işlemde elim ayağım. Kendimi geliştirmek için fotoğraf stüdyosunda işe girdim, akşama kadar Photoshop kullanıp tüm özelliklerinden faydalanıyoruz.

hspace=0

Bu hayatta emin olduğum birşey varsa o da istediğiniz birşeyi gerçekten istemenizdir.

Gerçekten istedikten sonra elde edilemiyecek şey yoktur. Çoğu işte olduğu gibi bu işte de öğrenmek için çaba sarfetmek gerekiyor. Ben hergün en az iki ya da üç saatimi ustaların fotoğraflarına ya da insanların yaptığı şeylere bakarak geçiriyorum. Sanatta diğer herşey gibi üst üste konularak yapılıyor. Bir günde icad edilen şeylerin çoğu daha önce bazılarının yaptığı şeylere eklenerek ve ileriye götürülerek yapılmış şeylerdir.

Ben teknikleri izlerim, öğrenirim ve kendimden birşeyler katarak ortaya koymaya çalışırım. Artık internet o kadar geniş ve o kadar çok şeyi barın­dırıyor ki, öğrenmek istediğinizin peşinden gitmeniz yeterli. Geçmişten tek pişmanlığım herşeyden birparça öğrenme açlığım oldu. Ne kadar çok şeyi öğrenirseniz o kadar iyi değildir aslında, gerçekten bir iki şeyi dosdoğru yapabiliyorsanız ve  uzmanlaşabiliyorsanız asıl güçlü sizsiniz.

Hazırlayan : İrfan Karslı
[email protected]

 

November 2007

 


Sanatçılarımız