Photoshop Magazin
 


Eri Takase ve Japon Kaligrafisi

01 October 2007 | Sayı: Oct 2007
 
1 2 3 4 5
 

Eri Takase ve Japon Kaligrafisi



hspace=0hspace=0



Hemen akla bizim de köklü bir kaligrafi geçmişimizin olduğu geliyor. Ancak orada durum bizimkinden farklı;

Kaligrafi orada 'ölmek üzere' olan bir sanat olarak görülmüyor. Tersine ticari dünyayla uyumu sağlanmış, teknolojinin de üretim ve pazarlama süreçlerine dahil edildiği bir geleneksel sanat durumunda. Öncelikle kendi halkı ona saygı duyup sahip çıktığı için, Amerikalıların bayrağını her fırsatta gözümüze güzümüze sokması gibi Japonlarda geleneksel değerlerini (mesela kaligrafi) her fırsatta gösteriyorlar. Bunun sonucunda 'birilerinden' farklı olarak kaligrafileri dünyaca tanınıyor ve öğrenilmek isteniyor. Eri Takase de bu alanda en büyük ustaların başında geliyor..

Eri Takase'nin yaşam ve kaligrafi macerası nasıl başladı ?
Hayatımın çoğunu geçirdiğim Japonya'nın Osaka şehrinde doğdum. Birçok savaş sanatçısı hemen erken terbiye edilmemi, karakter ve disiplin inşa ederek tasarlayıp sağladılar. Japonya'da bu birinin Ki ya da iç enerjisine odaklanmak olarak öğretilir. Bu kaligrafinin önemli bir parçasıdır ve savaş sanatları dahil olmak üzere birçok Japon sanatının içinden önemli bir temel element gibi görülür. 6 yaşından beri kaligrafi çalışmaya başlayıp, hayatımın sanat eğitimini aldığımdan dolayı bu benim için bir aile gibi olmuştu.
1989 yılında Japonya'da birçok ulusal yarışmayı kazandıktan sonra Japonya'nın en prestijli kaligrafi topluluğu Bokuteki-kai'nin Master veya Shinan rütbesini kazandım. Bu topluluk kendini profesyonel kaligrafistleri eğitmeye adamış ve böylece en geleneksel Japon Kaligrafi sanatının savunucuları haline gelmişler. Bunu sevdiğimden beri bunun tarafından da tuzağa düşürülmüş gibi de hissettim. Çünkü gelenekselliğin dışında örnek olarak şu an favori kişisel çalışmalarımdan biri mavi suluboya ile yapılmış ve kırık tahta yemek çubuğunu kullanarak yazılmıştır. 90'ların başında Amerika'ya taşındım. Amerika'ya taşındığımda tarif edemeyeceğim bir şekilde, anında batı stili el yapımı kağıtlar, kolaj ve karışık medya gibi farklı ortamlarda çalışmaya başladım.'

hspace=0

Düşündüğümde sonuçlar güzeldi ve daha fazlasını da alamazdım. Zamanında kağıt üzerine kendi yaptığım 'suminagashi' (Japon mermer) adlı çalışmayı örnek olarak söyleyebilirim.
'Nakabun' tarafından yaratılan şiir (aşağıdaki resim), sevdiği kişiden ayrılan bir aşığı anlatıyor ve aşağı yukarı sözleri; 'Kalbimi gerçekten bilen biri olarak, sana gece döktüğüm gözyaşlarını göstereceğim'. Bu geleneksel olmayan ortamda geleneksel kaligrafiye bir örnektir. Bir insan boş alanın güzelliğinin önemini sadece kaligrafinin kendisiyle görebilir.
Müşterilerimiz için yaptığımız özel tasarım işine başladığımızda internet oldukça gençti ve bu sene şirketimizde 15. yıldönümümüzü kutluyoruz. Biz esas olarak sanat çalışmaları üzerine odaklanmaya başladık ama kişisel ve ticari kullanım için giderek daha fazla özel tasarımlar yaptık. Bugün insanların evleri için dünyanın birçok yerinde illüstrasyon kitaplarından reklam illüstrasyonlarına kadar düzenlemeler ve kişisel çalışmalar yapıp müşterilerle dijital olarak çalışıyoruz. Buna karşın daha geleneksel bir çalışma, uyum, saygı, saflık ve sükunet gibi çayda olan 4 erdemin birbirleriyle harmanlanmasıyla olur.

Çalışmalarınızda kullandığınız tekniklerden, teknik materyallerden biraz bahseder misiniz ?

Hala geleneksel olan Japon fırçalarını, kağıdını, mürekkep taşını ve kendi oluşturduğum Sumi mürekkebini kullanıyorum. Bu binlerce yıl içerisinde gerçekten hiç değişmedi.

Bununla birlikte mürekkep bir kere kuruduğunda, o tüm teknoloji oluyor ve Adobe Creative Suite bize her çeşit durumun değerini tasarımlara dönüştürmeye izin veriyor. Örnek olarak videoları düzenlemek için Adobe Premiere kullandığımızda kaligrafinin yaratılmış olmasına da faydamız oldu; böylece eğitim CD'lerimizde öğrenciler sadece son örnek ve anlatımın nasıl oluşturulduğunu görmeyecekler, aynı zamanda örneğinin kendisinin nasıl yaratıldığını da görebilecekler. Bu çok önemli çünkü Japon kaligrafisi uygun bir şekilde kitaplarda gösterilmeyen bütün hareket ve ritimle ilgilidir.
Ve öğrenme CD'lerinde biz Creative Suite'de örneğin taslağını yaratmak için diğer programları kullanırız ve daha sonra kanji ile aynı olmayabilen ama öğrencilere çok yardımı dokunan çizgi sınırını ve çizginin yönünü ekleyebiliriz. Bu parçalar, daha sonra Japon kaligrafisini esaslı bir şekilde öğrenmek için öğrencilere güçlü kaynaklar vererek birleşir.

Sanatınızla ilgili beslenme kaynaklarınız nelerdir?


Birçok defa benim sanat çalışmama ilham veren şu doğadır; Yüzümdeki hafif rüzgarın ritmi veya gökyüzündeki yalın kartalın hareketlerini izlemek... Kaligrafi daha çok hareket ile ilgilidir, böylece etrafımdaki ritimlerle ve yollarla daha ahenk içinde oluyorum ve bunu sanatımda yakalamaya çalışıyorum.

Özel çalışmalarımda tasarımının arkasında her zaman bir hikaye vardır. Bazen bu kampanyaların anlatımı için yalın olabiliyor ve diğer zamanlarda bu çok derin bir kişisel hikaye olabiliyor. Yaşamlar, umutlar, rüyalar ve insanların cesareti herzaman ilham veriyor ve bunu yaratarak sanat çalışması haline getiriyorum. Mary Lou Kownachi tarafından yazılan, modern bir Romen Katolik rahibesi ve 19. yüzyılda Zen keşiş Ryokan arasındaki şiir değişimlerini anlatan ' Ruh Arasında' adlı kitaba yarattığım sanat çalışması aklıma geldi. Bu iş birliği Ryokan'dan bir alıntı için sanat çalışması haline geldi; ' Keşişin dünyanın acısını sarmaya yetecek kadar geniş elbisesi var.' Kaligrafi'de bu hale dönüşüyor

Nasıl bir çalışma ortamınız var. Bize çalışma ortamınızı anlatır mısınız?

Benim tercihim kesinlikle geniş, gürültülü olmayan, arka planda hafif caz müziği eşliğinde iyi aydınlatılmış bir alandır. Stüdyom Washington'daydı ve oranın içinde çalışmak eğlenceliydi. Çizim masası ve sıra gibi birçok geniş masa vardı. Benim birçok sanat malzemelerim yan yana odalarda saklanmıştır, böylece bütün alan kullanışlı ve sakindi. Sanat çalışmalarını fotoğraflamak için ayrı bir bölüme ve bilgisayar odasına sahibiz. Stüdyo Washington Eyaleti'ndeki South Puget Sound üzerinden denizi görürdü ve doğaya sahip olması bizim için her zaman ilham vericiydi.

Japon kaligrafisini öğrenmenin zorluk derecesi nedir ? Yani örneğin Japon olamayan bir kişi de kolayca öğrenebilir mi?

Birkaç yıl önce Amerika'da kaligrafi öğretmek için kendi okulumu başlattım. Japon olmayan öğrencilerin kısa bir zaman dilimi içinde sessiz olmalarını sağlamak iyi sonuçlar verdi ve kesinlikle mümkün oldu. Bütün bunlar kısa bir zamanda nasıl yapılacağını bilmeyi ve sağlam bir pratiği içeriyor. Eğer birinin fırça kullanma konusunda deneyimi varsa daha sonra işler çabuk ilerliyor. Öbür türlü kişi fırça çizgileri doğallaşana kadar her gün biraz pratik yapmaya zaman harcamalıdır. Büyük parçalardan oluşan fontlarını öğrenmek bir yıl kadar uzun bir zaman alacağından dolayı becerikli olmak gerekir.

Japon kaligrafisini kendi öğretme tarzımla hazırladığım bir CD serisini yayıma sokmaya başladım. Bunlar
amazon.com adlı internet sitesine dağıtıldı ve dünyanın her tarafında satışa sunuldu. İlk 4 CD bir yıllık bir çalışmayı kapsıyor ve sonuçlar çok iyi. Bu metodu kullanarak öğrencilerin çalışmalarını derecelendirmesi beni çok memnun etti ve sonuçlar etkileyiciydi. Bununla birlikte Japon kaligrafisi çok geniş bir alan ve birçoğu artistin özel bir font ya da stilde uzmanlaştığı gibi bu konuyu öğrenmesi yaşamının çoğunu harcamasını gerektirebilir. Bununla beraber öğrenmek, eğlenmek için hayatının çoğunu harcaması gerekmez ve sanata adapte olur.

Türkiye'de kaligrafi konusunda geniş bir tarih ve birikim var. Ancak günümüzde ne yazık ki bu sanata fazla ilgi yok. Japonya'da da benzer bir kaligrafi geçmişi ve birikimi var. Peki bugün ülkenizde insanların Japon kaligrafisine yaklaşım nasıl, yeterince ilgi gösteriliyor mu ?

Bu soruyla aklıma Arap kaligrafisi yapan Japon Kouichi Honda geldi. Hatta 2000 yılında CNN'de onunla ilgili olarak 'Japon kaligrafist Arap kaligrafisinde uzmanlaşıyor' başlıklı bir yazı yayınlandı. Bunu görmek için izin istedim ve Japonların sizin güzel kaligrafinize ilginç bir ilgisi olduğunu fark ettim.

Japon kaligrafisi Japonya'da çok popüler. Bir defasında bir milyonun üzerindeki Japonun kaligrafiyi hobi olarak yaptığını okumuştum ve buna da inanıyorum. Bu mantıklı geliyor çünkü kaligrafi kültürümüzle çok iç içe. Budizm'de vecizeleri kopyalamak sıradan bir uygulama, çay töreninde çiçekleri hazırlamada ve ağaç büyütme sanatında arka zeminlerde kaligrafiye sahip olmak bir gelenektir. Ve Japon evleri tasarımda daha batılılaştıkça her zaman kaligrafinin tokonoma ile sergilendiği bir Japon odası olacaktır.

Bazen kaligrafi basit bir sanat şekli olmayabiliyor ama aklı eğitmenin iyi bir yolu olabiliyor. Çok disiplin ve eğitim, kaligrafiyi iyi bir şekilde başka alanlara ve yaşama taşımayı gerektirir. 16. yüzyıla dönersek, en ünlü Japon kılıç adamı Miyamoto Musashi kaligrafi konusunda da büyük bir üne sahip ve 'Beş Yüzük' kitabında kaligrafinin çalışılması gerektiğini öneriyor. Kaligrafinin çay törenlerinde, savaş sanatlarında olmasının sebebi aslında her şeyin sanatın bir parçası olmasından kaynaklanmaktadır. Tekrar, silme, yeniden düzenleme yoktur. İkinci bir şans yoktur. Tüm hareketler sanatta bütünün ayrılmaz bir parçasıdır. Çizginin çizilmesiyle oluşan hız... Durma... Bir hareketin akışkanlığının bir sonrakine geçişi. Güçlü bir çizgi. Nazik bir çizgi. Bütün görünenler ve bütün orada olanlar final çalışmasında yerini alacaktır.

Bunu yapmak dikkat ve disiplin gerektiriyor. Arap kaligrafisinin bizimle aynı alıştırma yöntemlerine sahip olduğunu düşünüyorum. Öğrenci 100 karakter liste yapıyor. Eğer bir hata yapılmış ise öğrenci yeni bir liste üzerinden yine baştan başlamak zorunda kalıyor ve çalışması hatasız bitene kadar devam ediyor. Her öğrenci ilk karakteri mükemmel yapar ama son karakteri yapmak ilkine göre daha sağlam düşünmesi gerektirir.

Peki yabancılar yani Japon olmayan insanların kaligrafi hakkında düşünceleri nedir ? Dışarıdan bu sanatı öğrenmek isteyen çok insan oluyor mu ?

Japon kaligrafisi resimlerde de gördüğünüz gibi en eski karak
terlerden oluşan, harf yerine resim kullanılan bir yazı türüdür. Sanatın bir formu geriye gitmek ve karakter ile resmi yeniden canlandırmaktır. Burada bir ejderha için yapılan tasarımı göreceksiniz; Japon kaligrafi sanatının stili inandığım bir çekiciliğe sahip çünkü o kesinlikle Japon kaligrafi bakışma sahip ve aynı zamanda biri tasarıma bakabilir ve anlamı hakkında bir fikre sahip olabilir.

hspace=0

Bazıları Japon kaligrafisini saf ve soyut bir sanat olarak görebilir. Bu İspanyol artist Joan Miro tarafından başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Miro'nun durumunu düşündüğüm zaman bu kaligrafi tarafından etkilenen gerçek soyut bir sanat.Japon kaligrafisi ile biri sadece soyutluğu elde etmez ama aynı zamanda bir tasarım anlamı da vardır.

Rüzgar için kanji üzerinde yazılı olan 'Mavi Rüzgar' tasarımı buna örnek olabilir. Fırçanın ve mavi sulu boyanın hareketi ile bir kişi mavi denizden gelen rüzgarı neredeyse hissedebilir. Ve bazı durumlarda Japon kaligrafisi Japonlara bile soyut sanat olabiliyor. Bu böyle çünkü Japon kaligrafisi okuması çok güç olan bir el yazısı fontuna sahip. Doğrusunu söylemek gerekirse uzmanlar bile el yazması fontlarla bile zorluk yaşamaktadır. Klasik bir örnek olan Nakubin tarafından parçalara bölünmüş şiiri aşağıda görebilirsiniz;'

hspace=0

Bu sadece el yazması bir font ile yazılmamış ama aynı zamanda kana formunun şimdi kullanılmayan bir tekniği de kullanılmaktadır ki bu sadece uzmanların tasarımını okuyabileceği bir eserdir. Bu bağlamda Japon kaligrafisi Japonlara bile soyut bir sanat olabiliyor.

Nakabun tarafından yapılan şiir örneği Japon kaligrafisinin Çin'de bile popülerlik kazandığını akla getiriyor. Çinliler Kanji'ye sahip. Ama 6. yüzyılda dil bilgisini, fiil zamanını ve Japon dili ile benzer diğer elementleri sergilemek amacıyla fonetik elementlerin oluşturduğu kana (süngülere, işaretlere) sahip değiller. Kana, Kanji ile basitçe karşılaştırılmıştır ve el yazması fontu ile yapıldığında bu hemen hemen dikey çizgilere sahip uzun kaligrafi sağlıyor.

Sizin favori sanatçılarınız, kaligrafi ustalarınız kimlerdir ?

Favorim 1926'da doğan Sakaki Bakuzan. O, yıllar önce kendi yarattığı kaligrafi formu ile özgür düşünen biri. Ne istediğini bilen ve hala akıllarda kalan geniş popülerliğe sahip biri.Kaligrafi sanatını, malzemelerini ve sanat için doğru aşkı anlatan ansiklopedik bilgileri içeren birçok kitabına sahibim.

Sanatınızı örneğin illüstratörler, fotoğrafçılar ya da grafik tasarımcılar gibi iş dünyasında da kullanıyor musunuz?

Kesinlikle. Çalışmalarımın büyük bir kısmı kitaplarda, mağazinlerde, ürünlerde ve logo işlerinin bir kısmında kullanılıyor.Bazı belirli örnekler için Arla Foods tarafından Avrupa'da pazarlanması için soya üretimini anlatan bir kaligrafi yaptım. Ürün etiketi üzerinde arka planın bir parçası olarak kullanılmak üzere kaligrafi için Mr.Yoshida'nın pişirme terbiyesi ile çalıştım. Aynı zamanda tonlarca kitap, CD kapakları, reklam kampanyaları,posterler ve bunun gibi birçok şey için illüstrasyonlar yaptım. Bir tasarım öğesi olarak Japon kaligrafisi için kesinlikle bir talep var.

Bütün projeler boyunca benim için kavraması en zor şey ise Moviso ve 9Square gibi şirketlere dijital telefonlarında duvar kağıdı olarak kullanılması için sanat çalışmaları sağlayan bir ajansımın olmasıydı. Tasarımlarımdan binlercesi dijital telefonlarda kullanılmak üzere yüklendi. Hala bunuda anlamış değilim.. Bütün bu teknolojiye rağmen sanatım boyunca mürekkep taşı üzerinde mürekkep kalemini işleyerek oluşturduğum mürekkebimle hala geleneksel yolla yaratmaya devam ediyorum ve daha sonra 100 fırçamdan birini el yapımı Japon kağıtları üzerinde kullanıyorum.

Mürekkep kuruduğunda, online satışa sunulmak üzere son yazılım ve donanım kullanılarak müşteriye ön izleme veya son ürünü hazır hale getirmek için sunmak üzere bir dijital tasarım yaratıyoruz.

hspace=0

Bütün kişisel işlerimi interneti kullanarak uzaktan halledebiliyorum. Böylece renk ayarlarının ve minör görünüm düzeltilmelerinin Photoshop'ta yapıldığı resmi taratarak hazır hale getiriyoruz. Resim daha sonra müşteriye sunulması için PDF dosyasına dönüşüyor. Bu yolla Adobe Creative Süite dünya  etrafında müşteriler ile dijital işbirliği yapmama izin veriyor. Tüm kişisel çalışmaların yanında ben ayrıca www.stockkanji.com adlı web sitemde ticari kullanım amaçlı Japon kaligrafi resimlerin stoklanmasını sağlıyorum. Bunun oluşmasını yaparken süreç biraz zorlaşabiliyor çünkü sadece ticari tasarımcılar için seçenekler sağlamıyoruz. Aynı zamanda kişisel olarak ilgilenenler, el sanatı ile uğraşanlar ve dövmecilikle bile uğraşanlar  için seçenekler sunuyoruz. Sonrasında bir kez daha tasarımlar taranıyor, tasarım için çizgiler yaratılıyor ve resim Illustrator'de vektörel hale getiriliyor. Daha sonra etiketleniyor ve tanımlar ticari amaçla kullanılmaması için sadece PDF dosyası olarak son ürün ile InDesign'da ekleniyor. Bu işlemlerin birçoğunun otomatikleştirilmiş olması benim kaligrafi üzerine en iyisini nasıl yapabileceğime dair konsantrasyon sağlamama izin veriyor.

Photoshop Magazin okurlarına ve Türkiye'de kaligrafiyle ilgilenenlere söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Çalışmamı paylaştığım ve biraz da olsa Japon kaligrafisi hakkında konuşma fırsatı bulduğum için teşekkür ederim. Umuyorum ki tasarımcılar kendi tasarım projelerinde kendi kültürlerine ait kaligrafiyi kullanmayı dikkate alacaklar.

 

October 2007

 


Röportaj