Photoshop Magazin
 


Eğitim

01 September 2007 | Sayı: Sep 2007
 
1 2 3 4 5
 

Genel olarak, eğitimde iyi bir formasyon almış ve başarı seviyesi iyi bir tasarımcı bulmak çok zor. Tasarımcı olacak kişide alt yapı diyeceğimiz genel kültür seviyesi çok düşük. Tasarımcı deyince bilgisayara endeksli bir kişilik görüyorsunuz. Hele hele araştırmacılığa hiç alışmamış bir davranış yolunu benimsemiş tasarımcı karşımızda. Kopyacılık almış yürümüş gidiyor. İş veren de bundan bihaber! Kağıt, kalem ve çizmeyi sevmeyen insan, tasarımcı olmaya kalkıyor! Bu tiplemelere sıklıkla rastlamak mümkün. Tabii ki 'istisnalar kaide yi bozmaz.' Çok iyiler hatta çok çok iyiler var.


Şimdi bunun bir de nedenlerine bakarsak, şunları görmekteyiz; Üniversitelerin ilgili bölümlerinde eğitim seviyesinin istenilen düzeyde olmaması.Hatalı programların yapılması, bazı hocalara endeksli derslerin konması.
Ayrıca tasarımcı yetiştirme konusunda yetkin üniversitelerin bazı mesleki eğitim kurslarının açılmasına sessiz kalmaları, tepkilerini göstermemeleri... Ve de Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu konuda da duyarsız kalması ile de 4 yıllık
eğitim alan üniversite öğrencisinin hakkını korumaması. Mezun olana kadar piyasadaki yerini, kurs mezunlarına kaptırdığını düşünmekteyim. Diğer bir endişe de şirket yöneticilerinin tasarımcı tercihlerinde bilinçli olmamalarıdır.


Moda olmuş meslek konumundan, sıyrılarak istikrarlı seviyesi ile tercih edilir meslek konumuna gelmek için ilgili üniversitelerin tasarımcı itibarını koruyucu her türlü girişimi her alanda yapmalıdır. İletişim fakültelerinin Görsel İletişim Tasarımı ile Güzel Sanatlar Fakültelerinin Grafik Tasarım bölümlerinin öğrencilerini üstlenecekleri görev bakımından karşılaştırırsak aralarında pekte bir fark olmadığını göreceksiniz. İki bölümün öğrencileri de aynı sektörde aynı alan ve yerleri doldurmaktadırlar. Fakat her iki öğrenci grubu da bugün farklı programlar içinde yetişmekteler.


Ben mesleğimde 34 yılını tamamlayan bir tasarımcı olarak ve mesleğimin son 5 yılını akademisyenlik ile devam ettirdiğim ve artık akademisyenlik kararını almış bir kişi olarak çok önemli bir konuyu, ilgili üniversitelerin ilgili bölüm yöneticilerinin dikkatini çekmek istiyorum. Bugün, üniversitelerden iyi tasarımcılar yetişmesinin yanı sıra üniversitelerde eğitim verecek eğitimcilerin yetişmesini sağlamalı. Piyasaya yıllarını vermiş mesleğinin her inceliğini öğrenmiş ve sonunda okullarda eğitim vermeyi seçmiş ve akademik unvan için bazı gerekli şartları yerine getirmekle harekete geçen bir kişi, YÖK'ün eğitimimizle hiçbir yanı bağdaşmayan LES engelini aşmadan harekete geçemeyeceğini öğrenip sükutu hayale uğruyor...


hspace=0




Belki daha doğru bir örnek vermem gerekirse kendimden size örnek vereyim; Ben yolumu çizmiş, akademisyenliği seçmiş ve mesleğine gönül veren bir eğitimciyim, doktora yapma yolunda YÖK'ün mesleğimizle ilgili bilgilerden eksik olduğu kanaatindeyim. Benim doktora yapabilmem için YÖK, benim lisans ve lisans üstü diplomamı tanımayarak bana önce LES sınavına gireceksin diyor. (Bir tasarımcı ve sanatçı için doğru olmayan bir sınav sistemi, LES sınavı 1,5 saatlik iki bölümden oluşan sayısal ve sözel diye ayrılan sınav) tabii ki bu sınavdan en az istenilen puanı almanız gerekiyor.

YÖK'ün LES ile işe karışmasını biraz tuhaf buluyorum. Bizim sınav sistemimiz de doktorların girdiği uzmanlık sınavı gibi neden olmasın? Bizde doktora için neden sanatçı ve tasarımcı için özel uzmanlık sınavına tabii olmuyoruz? İşte işin burası düşündürücü. Ben YÖK yöneticilerini ilgisiz bulmuyorum. Ama Güzel Sanatlar Fakültelerinin ilgili bölüm başkanlarının Akademik dil ile sistemin düzeltilmesini YÖK'e bildirmeleri gerekir.

Piyasadan akademisyenliğe geçmeyi düşünen insanlarında önü açılmış ve ileride eğitmen sıkıntısı çekilmesinin önüne geçilmiş olur. Bu çok önemli konunun bir an evvel çözülmesi gerekir. İlgililerin dikkatini çektiğimi düşünerek satırlarımı noktalıyorum. Hoşçakalın...


Erdinç AKIN


[email protected]

 

September 2007

 


Akademi