Photoshop Magazin
 


Editörden

01 September 2007 | Sayı: Sep 2007
 
1 2 3 4 5
 

              24 Ay Boyunca 24 Ayar Dergi



Aradan 24 ay geçti. Acısıyla tatlısıyla bir çok tecrübe yaşadık. Bir çok mesai arkadaşımız oldu. Yerli, yabancı bir çok insanla tanıştık; röportaj yaptık, makale aldık. Dosyalar, haberler hazırladık.



Toprağı bol olsun; zamanın değişkenliği konusunda Einstein'ın ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gördük. Yoğun iş temposu içinde 28 (bazen 30) farklı bölümden oluşan aylık bir dergiyi, günlük hiti 100.000'lere dayanmış dev bir portalı hazırlar zamanın nasıl bu kadar hızlı geçtiğini anlayamıyor insan...



Geçen ay Abone İşleri müdüremiz Yasemin'in önümüzdeki ay 2. yılımızı dolduruyoruz dediğinde tüm ekip bir an öylece kalakaldık... Hakikaten günümüz, dergi ve web portalımızla ilgili her tür detayla o kadar yoğun geçiyor ki bazen hafta sonunun geldiğini bile farkedemiyor ve örneğin bugünün Perşembe mi Cuma mı olduğunu birbirimize hatırlatmak durumunda kalıyoruz. Ziyaretimize gelen ve artık okulundan mezun olmuş eski bir stajyerimizin isimini hatırlayamıyor ve bir arkadaşımızın kardeşi falan sanıyoruz; yolunu kaybettiğini sanıp yardımcı olmaya, satıcı sanıp kovmaya, daha da kötüsü hırsız sanıp dövmeye bile kalkabiliyoruz. Şaka bir yana, zaman biz de gerçekten yoğun geçiyor.


Türkiye'de yayıncılığın sıkıntılarını iyi bilen insanlar olarak, bizim gibi dergicilikle uğraşan diğer sektörel yayınlardan arkadaşlarımızla arada bir araya gelip dertleşiyoruz. Bu grup terapileri sonucunda bir nebze olsun birbirimizi intihar'dan, delirmekten ve her türlü şeytanın şerrinden uzak tutmaya çalışıyor, desteğimizi birbirimizden esirgemiyoruz. Peki tüm bunlar ne için ?



Öncelikle şunu açık ve net bir biçimde söylemek gerekiyor; dergicilik duygusal bir iştir. Pekçok maddi ya da manevi beklentiyi törpüler, çok yoğun fiziksel ve ruhsal çaba harcamınızı gerektirir ve tüm bunların sonunda yine de sizi tarihin tozlu raflarına yollayıp kendine hevesli yeni kurbanlar arayabilir. Hayatında yayın çıkarmamış, yayıncılıkla uğraşmamış, bu sıkıntıları çekmemiş biri gelir, harcadığınız onca emeğin karşılığında sadece eksiklerinize takılı kalıp bunları acımasızca suratınıza vurabilir.



Ancak bunun yanında, Niğde'de Cezaevinde yatan bir mahkum, el de yazıp yolladığı bir mektupla, derginiz sayesinde kendisine yeni bir meşgale; belki bir meslek kazandırdığınız için size teşekkür edip hüngür hüngür ağlamanıza neden olabilir... Dedim ya, dergicilik duygusal bir iştir. 2005 yılı Eylül ayı gözümün önüne her geldiğinde gördüğüm şey saf bir stres duygusudur.



Dergi basılana dek, 4 gün boyunca gece gündüz durmadan başımın ağrıdığını hatırlıyorum.Baş ağrısıyla uyuyup baş ağrısıyla güne başlıyordum. Aradan 24 ay geçti. Acısıyla tatlısıyla bir çok tecrübe yaşadık. Birçok mesai arkadaşımız oldu. Yerli, yabancı bir çok insanla tanıştık; röportaj yaptık, makale aldık. Dosyalar, haberler hazırladık.



Sayfa sayımız arttı, içerik sayımız arttı, okur sayımız arttı. Bugün çok daha tecrübeli ve sistematik çalışıyoruz. Ama her ay sonu, baskı zamanı yaklaştığında hala aynı stresi yaşıyoruz. Bu, ilk formaları görene dek dinmiyor. Dergi dağıtım kanalına yollandığında biraz azalıyor ve raflarda gördüğümüzde bir süreliğine geçiyor...


Bu 24 ay süresince bizi yalnız bırakmayan tüm okurlarımıza şahsım ve ekibim adına teşekkür ediyorum. Bu süre zarfında bizimle olmuş tüm mesai arkadaşlarıma, yazarlarımıza;yazı görselleriyle katkı sağlamış yerli ve yabancı tüm görsel iletişimcilere teşekkür ediyorum.


Bizi acımasızca eleştiren, bazen hakarete varan sözleriyle kalbimize incitenlere de teşekkür ediyorum. Her zaman dövene elsiz, sövene dilsiz, bir derviş misali gönülsüz olmaya çalıştık. Biz, bir kitle iletişim aracı olarak ülkemizin görsel iletişimine ve görsel iletişimcisine sağlayacağımız küçücük bir katkının peşindeyiz. O yüzden herkesin yüzüne samimiyetle bakabiliyoruz.


Bu ay'dan itibaren yeni fiyatımız 7.5 YTL. Böyle bir haberi nasıl verirseniz verin, bu onun zevimsizliğini değiştiremiyor. Dergimizi 2 yıldır inatla 5 YTL'den sunduk ve yaklaşık bir sene önce de sayfa sayısı 112'ye çıktı. Bir Yayının ayakta kalması için en temel gereksinim olan reklamı minimum'da tutup, reklamlarla dolu sayfalar görmemenizi sağlamaya uğraştık. Eğer arkanızda büyük bir yayıncı kuruluş ya da medya devi yoksa, bu kalitede, bu sayfa sayısında ve bu fiyata bir dergi çıkarmanın ne kadar zor olduğu bir gerçek. Üstelik baskı, yayıncılık ve dağıtım maliyetlerinin yüksek olması da cabası... Kısacası anlayışınıza sığınarak bu kararı aldık.




Nice yıllara...PM

 

September 2007

 


Editörden