Photoshop Magazin
 


Yuko Shimizu / İllüstratör

01 August 2007 | Sayı: Aug 2007
 
1 2 3 4 5
 

Yuko Shimizu


hspace=0


Yuko Shimizu, freelance illüstratör olarak New York'ta yaşıyor. School of Visual Arts üniversitesinde ders veriyor. TIME, The New York Times, The New Yorker, Rolling Stone, GQ gibi yayınlara illüstrasyon hazırlıyor. Orada bu işi yapanlara 'editorial illustrators'(editöryel illüstratör) deniliyor. Aynı zamanda Microsoft, MTV ya da Neiman Marcus gibi alışveriş merkezleri için reklam işleri yapıyor. Vaktinin %80'i gazeteler ve magazinler için yaptığı editöryel çalışmalara gidiyor.


Röportaj: Serra Azerm Hazırlayan: Hasan Ali Nursal



Born in Japan, Live in New York



hspace=0


Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Japonya’da doğdum; çocukluğum hem Tokyo'da hem de Amerika'da geçti. Üniversite'de halkla ilişkiler bölümünden mezun oldum. 11 sene bu alanda çalıştıktan sonra hayatım boyunca sevdiğim resme ağırlık vermeye karar verdim ve illüstratör olmak için işimi bırakıp New York'ta bulunan School of Visual Arts (SVA)'da eğitim almaya başladım. 2003 yılında mezun oldum. O zamandan beri freelance olarak çalışıyorum.

hspace=0hspace=0

Çalışırken ne tür teknik materyaller kullanıyorsunuz ?
Photoshop programı dışındaki diğer programları çok kullanmıyorum, zaten bu röportajın da maksatı bu değil mi? : ) Ama söylemem gereken çoğu işim aslında elde yaptıklarım. Kağıt üzerine boya, mürekkep ve fırçalarla çalıştıktan sonra onları tarayarak dijital ortama geçiriyorum ve Photoshop'ta kurguluyorum.

İnsanlar bana sıkça dokuları nasıl oluşturduğumu soruyorlar. Bunun tek bir cevabı yok çünkü hepsi ayrı amaçlar için farklı olarak yaratılmış şeyler. Deneme ve yanılma yöntemi vazgeçilmezim; farklı birçok şeyi tarayarak hoşuma gideni bulana dek denemelere devam ediyorum. Genelde hoşuma gideni bulmak çok zor oluyor ama bazen taradıklarımdan harika doku ve efektler elde ediyorum. Benim kuralım 'Photoshop filtrelerini kullanmamak' çünkü ne kadar çok filtre kullanırsanız yaptığınız iş o kadar çok bilgisayarın ürettiği bir çalışma haline dönüyor. Tamam ben de pixel filtrelerini kullanıyorum ama hepsi o kadar. Filtre yok lütfen : )

Sanatınızla ilgili beslenme kaynaklarınız nelerdir ?
Tonlarca etkilendiğim şey var ama bunların hiçbiri günümüz illüstratörlerinin çıkardığı işlerden değil. Bu benim için katı bir kuraldır. Bunun nedeni her illüstratörün özgün ve farklı olması gerektiğine inanmamdır. Bir illüstratör ortaya çıkardığı işin başkaları tarafından da yapıldığını ya da ortaya çıkardığı çalışmanın önceden başka bir kişi tarafından yapılmış olduğunu görmek istemez. Çünkü bu onun ikinci en iyi ya da bir taklitçi olduğu anlamına gelir.

Ben ilhamı çoğu zaman Rus Avangart grafiklerinin bulunduğu eski afiş kitaplarından alıyorum. Eski zamanlarda sınırlı imkanlarla çıkartılmış işlere bakmayı çok seviyorum. Baskı sistemlerinin gelişmemiş olduğu zamanlara baktığımızda sanatçıların en iyiyi yaratabilmek için ne kadar çaba harcadıklarını açıkça görebiliyorsunuz. Önünüzde bir sınır, bir engel olmaması sanatçıları tembelliğe ve taklitçiliğe itiyor.

Ders verdiğim 2. ve 4. sınıf öğrencilerinde sık olarak gördüğüm şey bilgisayar teknolojisini iyi kullanamadıkları. Teknolojiyi onların kullanması gerekirken onlar teknoloji tarafından kullanılıyorlar. Bunun önüne geçebilmeleri ve el sanatını öğrenmeleri için bilgisayar kullanmalarını yasakladım. Eğer her şeyi elleriyle yapmayı öğrenirlerse, bilgisayarı kendi gelişimleri yönünde nasıl daha hızlı ve iyi kullanacaklarını da öğrenecekler. 

hspace=0

Peki nasıl bir çalışma ortamınız var ?
Manhattan'da tasarım ve illüstrasyon merkezli bir stüdyom var. Bu sayede çevredeki kaliteli işlere de erişmem zor olmuyor. Müşterilerimin bir çoğu stüdyoma yürüme mesafesi ya da metroyla 1-2 durak uzaklıktalar. Manhattan'ın dünyadaki en pahalı şehirlerden biri olduğunu düşünürsek ödemem gereken kiranın da ne kadar fazla olduğunu çıkartmakta güçlük çekmeyiz. Bu yüzden stüdyoyu üç arkadaş kullanıyoruz. Bazen sessiz bir ortamda çalışıyoruz. Bazen de ritmi hızlı müzikler ya da radyo eşliğinde çalışıyoruz. Birbirimizle iyi geçiniyor olmamız bunun işlerimize de yansımasına neden oluyor. 

Bir illüstratörün tarzını yakalaması için neler gerekli sizce ?
Tarz diye bir kavramın varlığına inanmıyorum. 'İç ses'e inanıyorum. Çoğu zaman öğrenciler de bir an evvel stillerini bulmaları gerektiği yanlışına kapılıyorlar. Ve kendilerine 'bu benim rengim'
 ya da 'yaptığım her resimde imza niteliği taşıyan fırça izi bulunuyor. Ya da göz çizerken; 'iki gözü birbirinden uzak çizerek karakteristik bir iz bırakıyorum' gibi yutturmaca stiller yaratıyorlar. Bunun yerine yapmaları gereken tek şey kendi içlerinde yolculuğa çıkmaları. Kendi içlerini dinlemeleri, kendilerini anlamaları. Ortaya koyduğunuz iş sizin bir parçanız olduğu için o kadar farklı ve o kadar orijinal olacaktır. Üniversitede (SVA) geçirdiğim seneler boyunca profesörlerin (Marshall Arisman, Thomas Woodruff, Mirko Ilic, David Sandlin and Marilyn Minter) bize öğrettiği ve benim de şimdi öğrencilere ilettiğim ve doğruluğuna inandığım başarının yolu kendinizi dinlemekten geçiyor.

Bugün, dünyada çok değişik kültürlerden bir çok tasarımcı, illüstratör geçmişe göre daha iç içe yaşıyor. Bunun sonuçlarını değerlendirir misiniz ?
Bunun muhteşem bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Yeni yeteneklerin bu endüstride yer almalarının artık zamanı geldi. İyi bir portfolyo'ya sahip olduğunuz taktirde dünyanın her yerinden müşterilere sahip olabilirsiniz. Dünyadaki herhangi bir sanat dalı ya da bilgiden ilham alabilirsiniz.

Ben gittikçe yurtdışından daha fazla iş almaya başladım. Geçen günlerde Kopenhag'da bulunan bir tasarım okulunda (Denmark Design School) ders vermek üzere Danimarka'da bulundum. Danimarka'da bulunduğum esnada Çin'de röportaj verdiğim bir derginin adres bilgilerime ulaşmaya çalıştığını söyleyen bir mail aldım. Bugün stüdyoma İtalya’dan bir koli kitap geldi. Kapak çalışmasını yaptığım kitap basılmış. Stüdyo’dan ayrılmadan önce Kanada’dan başka bir müşterimle gönderdiğim işler üzerine e-mailleştik. Ve şimdi de bunu size, Türkiye'ye yazıyorum.

21. yüzyılda sahip olduğumuz teknolojiyle oluşmuş olan yeni çalışma sistemi bu. Dünyayla çalışmak. Bundan beş sene önce böyle bir sistem yoktu; şimdi ise bu yeni standart. Bu çok heyecan verici!

hspace=0

Amerikan kültürünün çalışmalarınıza , yaşantınıza nasıl etkileri neler oldu ?
Amerika’da yaşadığımdan ötürü Amerikan kültürü etkisinde kaldığımı söyleyebilirim. Çocukluğumun bir bölümü Amerika'da geri kalanı Japonya'da geçti. Kendimi hiçbir zaman tamamen Amerikalı ya da Japon olarak görmedim. Bu kimlik sorunu ki yaptığım işlerime de yansımış olduğu kaçınılmaz, her zaman oldu.

Bugün, dünyada çok değişik kültürlerden bir çok tasarımcı, illüstratör geçmişe göre daha iç içe yaşıyor. Bunun sonuçlarını değerlendirir misiniz ?
Bunun muhteşem bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Yeni yeteneklerin bu endüstride yer almalarının artık zamanı geldi. İyi bir portfolyo’ya sahip olduğunuz taktirde dünyanın her yerinden müşterilere sahip olabilirsiniz. Dünyadaki herhangi bir sanat dalı ya da bilgiden ilham alabilirsiniz.

Ben gittikçe yurtdışından daha fazla iş almaya başladım. Geçen günlerde Kopenhag’da bulunan bir tasarım okulunda (Denmark Design School) ders vermek üzere Danimarka’da bulundum. Danimarka’da bulunduğum esnada Çin’de röportaj verdiğim bir derginin adres bilgilerime ulaşmaya çalıştığını söyleyen bir mail aldım. Bugün stüdyoma İtalya’dan bir koli kitap geldi. Kapak çalışmasını yaptığım kitap basılmış. Stüdyo’dan ayrılmadan önce Kanada’dan başka bir müşterimle gönderdiğim işler üzerine e-mailleştik. Ve şimdi de bunu size, Türkiye’ye yazıyorum.

21. yüzyılda sahip olduğumuz teknolojiyle oluşmuş olan yeni çalışma sistemi bu. Dünyayla çalışmak. Bundan beş sene önce böyle bir sistem yoktu; şimdi ise bu yeni standart. Bu çok heyecan verici!

hspace=0

Amerikan kültürünün çalışmalarınıza yaşantınıza nasıl etkileri neler oldu ?
Amerika’da yaşadığımdan ötürü Amerikan kültürü etkisinde kaldığımı söyleyebilirim. Çocukluğumun bir bölümü Amerika’da geri kalanı Japonya’da geçti. Kendimi hiçbir zaman tamamen Amerikalı ya da Japon olarak görmedim. Bu kimlik sorunu -ki yaptığım işlerime de yansımış olduğu kaçınılmaz, her zaman oldu.

Bugün hayatta olan sanatçılar içerisinde sizin beğenip takip ettiğiniz isimler kimlerdir ?
Bir çok illüstratörü seviyor ve beğeniyorum. İllüstrasyon endüstrisi çok küçük ve herkes birbirini tanıdığından dolayı isim vermek istemiyorum. Hepimiz iyi arkadaşlarız ve hepsinin içinden bazılarını sayamam. : ) Hayatta olan favori grafik tasarımcılar; Art Chantry, Chip Kidd, Stefan Sagmeister ve Paula Scher.

Başka sanatçılarla ortak projeleriniz oluyor mu ?
Tasarım alanında kahramanlarımdan biri olan Stefan Sagmeister ile New York çevresindeki yoksul mahalleler için düzenlenen bir duvar projesinde, birlikte çalışma şansını elde ettim. Hala devam eden bir proje aslında. Bu bir rüyanın gerçeğe dönüşmesi gibi bir şey benim için. Eğer mümkünse ileride bütün grafik tasarım kahramanlarımla çalışmak isterim.


hspace=0

Çalışmalarınızı galerilerde sergiliyor musunuz ?
Kişisel çalışmalarıma çok ağırlık veremediğimden dolayı bu ancak gelecek seneler içerisinden bahsedebileceğim bir konu.

İllüstrasyon ve tasarım dışında, günlük yaşamınızda nelerle ilgilenmekten hoşlanıyorsunuz ?
İşim dışında pek vaktim yok aslında ama güzel olan yanı resim yapmayı her zaman sevmiş olmam. Hobim olan bir şeyden para kazanmaya başladım; dolayısıyla artık bir hobim yok. Seyahat etmekle ilgileniyorum artık. Daha dünyada görmediğim çok yer var. Yeşil kartımı aldığımdan beri mümkün olduğunca çok seyahat ediyorum. Çoğu seyahatim de iş için oluyor. Şimdiye kadar Portekiz, İngiltere ve Danimarka'ya gittim; bir hafta içerisinde Barselona'ya gideceğim. Farklı ülkelerin kültürlerini ve tasarımlarını görmek çok teşvik edici ve besleyici diyebilirim.

hspace=0

Photoshop Magazin okurlarına bir mesajınız var mı?
Photoshop’u siz kullanın. Asla Photoshop’un sizi kullanmasına izin vermeyin !

Yuko Shimizu
studio: 212.760.1171
http://www.yukoart.com

 

August 2007

 


Sektörel Photoshop