Photoshop Magazin
 


Volkan Ekşi

01 July 2007 | Sayı: Jul 2007
 
1 2 3 4 5
 

Volkan Ekşi
Görsel iletişim Tasarımcısı


hspace=0

Herhangi bir programı öğrenmek, yapmak istediğiniz şeyi yapacak kadar öğrenmek, belki 4 gün belki de 1 hafta sürecektir ama ne yapacağınız kısmı hayatta ne kadar beslendiğinizle, ne kadar işe baktığınız, ne kadar insanı takip ettiğiniz, ne kadar karalayıp sildiğinizle alakalı...


Volkan Ekşi, Rafineri I Trafo'da geçirdiği 6 yıl süresince İş Bankası, Advantage, Beymen, Çarşı, Boyner, Shubuo, Renault, Turkcell, Kinetix, Dinamo gibi birçok ünlü markayla çalıştı. Bu dönem içerisinde Kristal Elma, Altın Örümcek gibi yarışmalarda çeşitli ödüller aldı.

2005 yılında Netron Teknoloji Enstitüsü'nde kurulan Görsel İletişim Tasarımı programının oluşturulmasına öncülük etti ve eğitmenlik yaptı. Bilgi Üniversitesi VCD Bölümü 3. sınıf öğrencisi olan Volkan, 2005'te yayınlanmaya başlayan grafik tasarım dergisi Not That Simple'm da kurucusu. 2006 Ocak ayından bu yana başta pixelplus ve paternika olmak üzere birçok ajansla çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalarından örnekler, kişisel web sitesi www.bolvitamin.com adresinden görülebilir.

Hazırlık Süreci mi ? Ona zaman var mı ki?

Hazırlık süreci diye bir süreçten bahsedebilecek kadar zamanımız varsa -ki pek görülür bir şey değil- o başka bir işin yapılması için ayrılan bir vakit oluyor genellikle. Yolda yürürken veya otobüsle bir yere gidiyorken acaba nasıl bişey yaparız buna, şunu nasıl çözeriz... diye düşündüğüm dönemler oluyor.

Ses de Sessizlikte Duruma Bağlı...

Bu çok spesifik bir durum sanırım. Veya o günkü mod ile ilgili doğrudan. Sessiz bir ortamda çalışmak istediğim de oluyor, sesi bir hayli yükseltip çalıştığım zamanlarda.

hspace=0

Türkiye'de bu tip şeyleri çok bastırıp çok duyurmak mümkün olmuyor ama şanslı iseniz bir kaç parça birşeyler çıkıyor.

Cebinden para çıkmadan çözülebileceğine inanıyor müşteri...
Google yolu ile ulaşamadığım, ihtiyacım olan imaj, doküman vs. şeyleri kendim üretiyorum. Genellikle bu, fotoğraf çekip üzerinde oynamak oluyor. Ya da boyayıp kirletip scanner ile taramak bazen. Ama freelance çalışırken büyük -veya belki orta halli- bütçeli çekimler yapamıyorsunuz genelde. Bir şekilde cebinden para çıkmadan çözülebileceğine inanıyor müşteri...

Cep telefonumun kamerası ile çekiyorum.
Genellikle arkaplan olarak kullandığım objeleri kağıt veya objeleri boyayarak kirleterek hazırlıyorum. Cep telefonumun kamerası ile çekiyorum genellikle. Bir projem için şu sıralar telefon ile sürekli çekim yapıyorum. Bir de Lomo ve Poleroidim ile çevremdeki insanları çekmeyi seviyorum. Her şeyiyle 4 - 4'lük 22 mp fotoğraflar beni çok çeken şeyler değil. Elime Nikon veya Sony alıp sokaklarda fotoğraf çekmeye çıkma hevesim de olmuyor pek. 2 senedir fotoğraf derslerimin ikisinden de devamsızlıktan kalıyorum mesela. Takip ettiğim birkaç insanın fotoğrafları dışında çok fotoğrafla ilgilenmiyorum.

Müşterinin adresini Photoshop'ta yazıp gif olarak Export etmek...
Neredeyse herşeyi Photoshop'la yapıyorum. Bir gün telefonda konuşurken müşterinin adresini Photoshop'ta yazıp gif olarak kaydettiğimde bunu daha iyi anladım.

Tüm Adobe programlarını kullanıyorum. Zaten sektörde Adobe dışı program da pek kalmadı. Ama en çok hangileri açılıyor derseniz; Photoshop, Freehand, Illustrator, After Effects, Dreamweaver, Flash diyebilirim. Çok net hatırlamasamda Photoshop 4 kullanmıştım sanırım ama o zamanlar Photoshop'la beraber kurulan bir program vardı; Mac butonları yapmaya yarardı. Çiçekli frame'leri filan hızlıca yapabildiğiniz bir programdı, onu çok severdim.

hspace=0

hspace=0

Photoshop'ı her şeyiyle seviyorum

Her istediğinizi yapan bir sevgili gibi. Şunu yapmasını çok seviyorum diyemiyorum; çünkü herşeyi yapıyor benim için.

Image Adjusments'ın altında deniz derya renk kombinasyonları var.
Bu tip şeyler trend olarak yayılıyor zaten. Neredeyse hiç bir işte Emboss kullanmam ben ama kullanan çok insan olabilir. Kişinin tercihleri doğrultusunda değişiyor bu tip şeyler.

Çalışırken birşeyleri treshold yapıp kullanmayı seviyordum mesela. Genelde çevremde işlerde renk konusunda çok alternatifler olmadığını görüyorum. Oysa ki Photoshop'ta Image Adjusments'ın altında deniz derya renk kombinasyonları elde etmek mümkün. Öte yandan bazı arkadaşlarım tüm işi çalışıp bitirdikten sonra After Effects'e atıp Color Correction plug-in'lerinden geçirdikten sonra Export ediyorlar. Başarılı örnekler çıkıyor bu şekilde.

Ne görsem alıyorum.

İzmire gittim mesela, düzensiz diye bir fanzin görüp aldım. Kendilerini buradan tebrik ediyorum. Yani nerede ne ile karşılaşacağınız hiç belli olmuyor. Birden karşınıza hiç duymadığınız bir şey çıkıveriyor; özgün underground bir dergi buluyorsunuz.

Türkiye'de bu tip şeyleri çok bastırıp çok duyurmak mümkün olmuyor ama şanslı iseniz bir kaç parça birşeyler çıkıyor. Amsterdam'da birgün yolda yürürken onlarca grafik tasarımı, illüstrasyon, moda vb. fanzini elinize tutuşturuveriyorlar. Bu tip şans eseri bulduğum şeyler benim için çok
daha değerli hep. Diğer yandan idn ve Communication Arts abonesiyim. Arada bir Computer Arts alıyorum belki. Colors bulursam mutlaka alıyorum. Print, Elemantal magazine, Vice, Rojo, Grafik, Wired, Intro fırsat ve para buldukça alıp baktıklarım. Bunun dışında Taschen ve dgv'nin çıkan tüm kitaplarına mutlaka bakıp arada bir iki tanesini alıyorum. Kitap, dergi, fanzin ve bunun gibi kaynakların çok önemli olduğunu düşünüyorum ve bunun için arada annelerimizin altın günleri gibi kitap günleri yaptığımız oluyor. Onlarca isim var sürekli takip ettiğim. Her birinin ayrı ayrı özellikleri apayrı bakış açıları var ama sanırım tek ilahım var o da sagmeister.hspace=0

hspace=0

Başarılı ya da başarısız sadece üretmeye çalışmak gerekiyor diye düşünüyorum.

Photoshop, Corel, Illustrator, After Effects, bunlar kafanızın içinde olup biteni bilmeyen birer hizmetkardır. Onlara ne yapmaları gerektiğini söyleyen sizsiniz. Herhangi bir programı öğrenmek, yapmak istediğiniz şeyi yapacak kadar öğrenmek, belki 4 gün belki de 1 hafta sürecektir ama ne yapacağınız kısmı hayatta ne kadar beslendiğinizle, ne kadar işe baktığınız, ne kadar insanı takip ettiğiniz, ne kadar karalayıp sildiğinizle alakalı...
Bu yüzden başarılı ya da başarısız sadece üretmeye çalışmak gerekiyor diye düşünüyorum. Sevdiğiniz bir şeyler yapmak. Kendiniz için üretmek... www.bolvitamin.com


hspace=0


hspace=0

 

July 2007

 


Yarının Ustaları