Photoshop Magazin
 


Işıl Dirican - İllüstratör

01 July 2007 | Sayı: Jul 2007
 
1 2 3 4 5
 



IŞIL DİRİCAN
İLLÜSTRATÖR



hspace=0
Katkat mahlukat



Sınav sonucu temel sanatlara çok iyi derecede girdiğim için diğer bölümler birden gözümden düştü fakat kader ağlarını örmüştü ve altı ay sonra bölüm kapatıldı. Bizi de resim atölyelerine paylaştırdılar.

hspace=0
Defile

Çocukluğum renkli sinemaskop filmlerin arasında geçti.
Malatya'da babamın işlettiği sinemanın üst katında doğmuşum. Tam o sırada hangi film oynuyordu bilmiyorum ama çocukluğum renkli sinemaskop filmlerin arasında geçti. Babamın işi dolayısıyla önce Adana'ya oradan da Edremit - Akçaya taşındık.

Orta ve liseyi bu kasabada bitirdim. Eskiden beri resim yapan biri değildim; hatta lise 2'deyken bir anda ressam olmaya karar verdim. Bir sanat dergisinde Mimar Sinan Üniversitesine giriş kursları veren bir atölyenin ilanı beni çok heyecanlandırdı.

Kursta en güzel yere, sobanın yanına terfi ettim.
İlanı anneme gösterdiğimde, beni sıfır itirazla İstanbul'a ablamların yanma gönderdi. Mimar Sinan Üniversitesinin kendisini görünce daha çok istedim burada okumayı. İki sene boyunca kursa gittim. Bu arada atölyede Nurullah Berk beni keşfetti ve kursta en güzel yere, sobanın yanma terfi ettirdi.

Tabi kursa gelen diğer öğrenciler hemen benden nefret ettiler ama yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Akademiye girmek istiyordum ama tamda ne olacağıma karar veremiyordum. Bölümlerin tanıtım broşüründe Temel Sanatlar bölümü ben çok etkiledi, çok iyi hocalar vardı.

Ya eleştirmen ya da müze müdürü olacaktım.
Karar verdim; ya eleştirmen ya da müze müdürü olacaktım (sanki Türkiye'de böyle bir iş açığı varmış gibi). Sınav sonucu temel sanatlara çok iyi derecede girdiğim için diğer bölümler birden gözümden düştü fakat kader ağlarını örmüştü ve altı ay sonra bölüm kapatıldı. Bizi de resim atölyelerine paylaştırdılar. Sonradan (havadan) atölyeye girdiğimiz için çirkin ördek muamelesi görmekte hiç gecikmedik.

hspace=0

hspace=0

Bir sürü işe girip çıktım.
Bu arada hayatın gerçekleri bana da dişlerini göstermeye başlamış, bir baltaya sap olmam gerektiğini sürekli hatırlatıyordu.

Bir sürü işe girip çıktım. Bunlar karışık sırayla; garsonluk, barmaidlik, animasyon çizerliği, tezgahtarlık, anketörlük, grafikerlik, web tasarımcılığı, dergilere yazı yazmak şimdi aklıma gelenler. En çok çocuk CD'lerine çizim yapmayı sevdim. Bu meslek beni yavaş yavaş illüstrasyon dünyasına itti.

Resim bölümünde en çok aşağılanan çizim tarzı illüstrasyondu (ikincisi de karikatürdü).
Halbuki resim bölümünde en çok aşağılanan çizim tarzı illüstrasyondu (ikincisi de karikatürdü). O zamanlarda bir ressama resmin çok illüstratif olmuş deseydiniz en az iki hafta kendine gelemez, bunalıma girerdi. Benim için artık fark etmezdi, zaten resim çevresinden iyice kopmuştum, daha önemlisi yaptığım iş beni mutlu ediyordu.

hspace=0

hspace=0

Nerede çocuk projesi var üzerine atladım diyebilirim.
Her yaptığım proje bana daha iyi çizmeye çalışmam gerektiğini hissettirdi. Geçtiğimiz sene TRT' de bir çocuk programında hem sanat grubunda görev aldım, hem de bazı hikayelerin resimlerini çizdim. En hızlı ve aynı zamanda kağıda çalıştığım proje oldu.

Bu sayede boyaya, çeşitli malzemelere tekrar bulaşma zamanımın gelmiş olduğunu anladım. Yağlı boya resme tekrar başladım ama artık konularım (daha masalsı ve daha fantastik) değişmişti.

hspace=0

Kızların barbi bebek gibi çizilmelerine çok kızıyordum.
Bilgisayarda üretim yapmanın en iyi yanı, animasyona çizgi romana bir şekilde bulaşıyor olmak... Bende öyle yaptım; hepsine biraz sürtündüm. Dünyada çizgi roman konusunda önceleri kahramanların daha çok dünyayı değil de Amerika'yı kurtarmalarına ve tabi birde kızların barbi bebek gibi çizilmelerine çok kızıyordum ama sonra anladım ki o alanda da farklı şeyler yapanlar var ama biz bilmiyorduk.

Sırf bu sebepten gerekli şeyler mağazasında FLIGHT(
www.flightcomics.com) dergisini gördüğümde ne kadar çok sevindim anlatamam. Hem çizgi zenginliği hem de küçük şeylerden hikaye çıkartma yetenekleri iyi işlerin çıkacağının habercisiydi.

Yeni tekniklerle içimi dökmek istediğimde foto romana benzer işler hazırladım.
Bunlar Rodeo Strip dergisinde ve bazı sergilerde boy gösterdi. Artık rotamı belirlemiş tam bağımsız, projeler üzerine kafa yorup onun tekniklerini araştıran biri olup çıkmıştım. Yarışmaları sevmememe rağmen İstanbul Desing VVeek'te Radikal Eğilimler sergisinde işim sergilensin diye yolladığım tasarımım ödül aldı.
Gönlüm, oradan oraya koşturmakta devam ediyor...

Bu arkadaşlarımın bana bira ısmarlamasına ve artık bu alanda da bir şeyler yapılabileceğimi anlamama yaradı. Halihazırda çizgi roman maceram devam etmekle birilikte gönlüm, resim, heykel, tasarım, çocuk çizimi olarak oradan oraya koşturmakta devam ediyor...
www.isildirican.com

 

July 2007

 


Sanatçılarımız