Photoshop Magazin
 


Erdinç Akın

01 July 2007 | Sayı: Jul 2007
 
1 2 3 4 5
 

hspace=0

Erdinç Akın

hspace=0

MAĞARADAN MARKAYA

Grafik tasarımcı ve eğitimci Erdinç Akın, 2006’nın sonlarında bir kitaba imza attı; “Mağaradan Markaya”. Kitabın Türk grafik tasarımı açısından önemi büyük; çünkü kitap logo, kurum kimliği, marka konularında örnekler ve dahası bilgilerle dolu.

hspace=0

hspace=0

Bu konuda ülkemizde yayınlanmış yerli yayınların sayısını düşününce bu önem daha iyi anlaşılıyor. Erdinç bey’le logo tasarımı, kurum kimliği ve “Mağaradan Markaya” kitabını konuştuk;

Erdinç Akın 1979'da istanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Bugünkü Mimar Sinan Üniversitesi) Grafik Sanatlar Bölümünden mezun oldu. Akademi'deki eğitimi zamanından 9O'lı yılların ortalarına kadar yerli ve yabancı reklam ajanslarının yaratıcı ekiplerinde art direktör olarak birçok reklam kampanyasına imza attı. 1994'e kadar ulusal ve uluslararası 18 ödül aldı; Enka İnşaat amblemi 1976, İstanbul Festivali Afiş 1979, T. Çaykurumu amblemi 1979, Türk Kadın Elleri Afiş 1990 Paris, Uluslararası Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamblesi Logosu 1994 birincilik ödülleri gibi...

Sanatçı 1978 ve 1982'de Çekoslovakya, Brno Grafik Bienallerine katıldı. İngiltere'de Modern Publicity Graphic Annual da ve yurt içinde birçok yayın da işleri yayımlandı. Matbaa'dan out-door'a sektörde hemen her yapım alanında çalışan Akın, son yıllarda eğitim kurumlarında hizmet veriyor. Rahmetli hocamız Prof. Emin Barın'dan yazı dersleri alan sanatçı aynı zamanda bir kaligrafi ustası ve çalışmalarını halen piyasada profesyonel bir şekilde sürdürüyor.


Logo tasarlamak hobi değildir... sözü, kitabınızda ilk gördüğüm sözlerden biriydi. Yani aslında logo tasarımı ya da genel olarak grafik tasarım, 2x2 = 4 gibi kesin kuralları da olan bir disiplin. Sizce bu disiplinin kurallarına yeterince riavet ediliyor mu ?

hspace=0


Evet logo tasarlamak bir hobi değildir. Şimdi siz detaydan genele bir soru sordunuz. Yani her iki alanda da çok hatalar yapılıyor. Grafik tasarımdan başlayalım; Bir kere sektörde grafik tasarımı adam gibi icra eden ile etmeyen tasarımcı karışmış.. . Sapla saman karışmış durumda. Çünkü bir tarafta üniversitede eğitim alan öğrenci var, bir tarafta kurslardan eğitim alan öğrenci var. Biri 4 yıl eğitim alıyor, diğerine örneğin 4 ayda yetiştin deniliyor. İşte şimdi bundan sonra komedi başlıyor. Piyasaya grafik tasarımcıyım diye çıkan kurs eğitimli öğrenci bir başkasının yerini işgal etmekte. Nasıl mı ? Şöyle; Grafik tasarımcıyı seçen işveren buna saygılı değil. Tasarımcıyı seçerken gereken özen gösterilmiyor.

Gelelim logo tasarımına; İşte bu konu çok hassas; çünkü tecrübe ister, yeterlilik ister, bilgi ister. Maalesef bu konu ülkemizde çok ucuza gitmekte. Önemi yeterince kavranmış değil. Bu tasarımı yapacak kişinin eğitim almış uzman bir kişinin olacağı idraki yok piyasada. Bu işin bir matematiği var. Bir sistemi var. Bir kültürü var. Bir araştırması var... Profesyonel bir grafik tasarımcı ile çalışan kurum doğru adım atmış olur. Ben bu konuda öyle işler görüyorum ki şaşırıyorum.

Kopyalar, birbirine benzeyen formlar, logo demeye veya sembol demeye bin şahit işler ortada. İşin garip tarafı bu berbat işler birde müşteri bulmakta. Bu da işin başka tarafı.... Kurum veya kişilerin bu konunun ciddi bir iş olduğunu biz grafik tasarımcılarının toplumu çok iyi bir şekilde nasıl bir etkinlikle bilgilendirmek lazım onun çabasını göstermeliyiz. Bunların birçoğunu kitabım Görsel İletişimde Mağaradan Markaya da işledim. Bu konu benim mesleğimde bir anlamda uzmanlaştığım bir konu ve çevremde bu konuda güzeli de çirkini de hemen görmekteyim. Bu kopya logoları, çalmaları gördüğüm zaman hemen tespit ediyorum. Bu konu ile ilgili ayrıca bir sohbet yapabiliriz.

Siz hem sektörde uzun yıllar çalışmış hem de eğitim camiasında genç tasarımcıları yetiştiren bir insansınız. Türk grafik tasarımının genel olarak günümüz değerlendirmesini yapar mısınız ? En çok öne çıkan olumlu ve olumsuz gelişmeler sizce nelerdir?

Ülkemizde grafik tasarım tam anlamı ile batı kopyası bir çalışmalar alternatifi. Çünkü hepimiz bu formasyonda yetiştirildik. Örnek veya alternatif olarak hep batıdan örnekler bize yön verdi. Bu tür işler rağbet gördü. Bugün, bir Japon grafiği var, bir Polonya grafiği var, bir Alman grafiği var... Bizde bir tarz tutturabilirdik ama olmadı. Bundan sonra olur mu bilmem. Şimdi yine aynı noktaya geliyoruz. Grafik tasarımcının iyi eğitilmesi ve yönlendirilmesi gerekli. İyi bir grafik tasarımcının; genel kültürü olmalı, iyi bir eğitim almış olmalı, dikkatli ve ayrıntıları gözünden kaçırmamalı, görsel olarak olanı biteni takip etmeli, çağdaş olmalı, iyi bir formasyondan geçmeli. Günümüzde bilgisayarın grafik tasarıma etkisini hem iyi hem kötü görüyorum. Tasarımlar artık bilgisayarlarda bitiriliyor, grafik tasarımcılar arasındaki farkı gören müşteriler var göremeyenler var.

Bizim kuşağımız her şeyin elle bitirildiği dönemi ve bilgisayara geçişi yaşamıştır. Bu yüzden ben kendimi daha şanslı bir tasarımcı olarak görüyorum. Bilgisayar yolu ile araştırma yapmak bugün çok kolaylaştı. Fakat günümüz tasarımcıları da işin kolayına kaçıp kopya tasarımlarla istenilen iş üzerinde yeni arayışları denemeden hazırcılık olayına kaçması olumsuzluk olarak etki etmekte. Olumlu olan yanı, bilgiye ulaşmayı, teknik uygulamayı ve tasarımın yapım süratini kazandırmasıdır.

Logo tasarımı ile ilgili yayınlanan Mağaradan Markaya kitabınız şimdiye dek logo tasarımı konusunda ülkemizde yayınlanmış en yetkin eserlerden biri. Burada oldukça kapsamlı bir araştırma söz konusu... Kitabın hikayesinden biraz bahseder misiniz?

Mağaradan Markaya kitabımın hikayesi 23 yıl evveline dayanır. O zaman çok uluslu bir reklam ajansında art direktör olarak yaratıcı timinde görev yapıyordum. Markaların tasarımı üzerinde eğitici anlamda kaliteli basılmış kitap yapmak fikri doğmuştu. Fakat kısmet bugünlereymiş. Bu kitabı süratle meydana getirme fikri; grafik tasarımcının mesleki itibarının kalmadığının beni çok üzmesi ve gerçek tasarımcı ile tasarımcılığı bilmeyenlerin karıştırılması ve ayrıca maalesef müşterinin de bu konuda bilinçsiz olması, birçok yanlışın yapılması'ndan doğdu.

Açıkça doğru tasarım yapılmıyor ve harcanan para doğru yere gitmiyor. Dolayısıyla bu alanda hem müşteriyi eğitmek hem de tasarımcıyı tasarımcı yapmak gerekiyor. İşte benim bu kitabım her iki yöne de eğitim, bilgi ve araştırma vermektedir. Bu kitabın devamı da gelmekte. Ben kendime bir hedef koydum. İnşallah 2010 yılına kadar 4 kitap daha devrede. İkincisini şu günlerde yazıp tasarlıyorum. Bu yaz kısmetse araştırma çizimleri yapmak planımda. Konusu yazı ve tipografi.

hspace=0

Mağaradan Markaya'yı oluştururken sadece kendi bilgi birikimim değil diğer sanatçı ve eğitimci larkadaşlarımla tam bir konsültasyon yaparak içindeki bilgi akışını düzenledim.

hspace=0

Kitapta yaratıcılık, marka vb. konularda birçok Türk tasarımcının da görüşleri yer alıyor. Birçok sanatçı kitabın hazırlanmasındaki fikri katkıda bulunmuş; hazırlık sürecinde genel görüş, eleştiri ve beklentiler ne yöndeydi ?

Mağaradan Markaya'yı oluştururken sadece kendi bilgi birikimim değil diğer sanatçı ve eğitimci arkadaşlarımla tam bir konsültasyon yaparak içindeki bilgi akışını düzenledim. Ön tasarımlarda kronolojik bölüm ve bu yolla ülkemiz ile dünya tasarımlarının mukayesesi yoktu. Bu bölümler, yaptığım görüşmeler neticesinde devreye girdi. Bu baskıya yetişmeyen yeni bölümlerin araştırmaları devam ediyor.
İnşallah bu süratle tükenirse yeni ilave bölümlerle yeni baskı yapmak mümkün olabilir. Bu kitabı araştırmalarımı yapıp yazarken, kendi bilgilerimi tazelemek ve bilmediğim birçok şeyi de öğrenmek beni mutlu etti. Bana ayrı bir heyecan verdi. Bugün logo'nun tarihi gelişimi konusunda oldukça bilgi yüklü oldum. Bu bilgiyi üniversitelerde değerlendirmekteyim.

Kitabınızda, simgelerin tarihi gelişim süreçlerini anlattığınız bölümlerde verdiğiniz örnekler arasında bu ülkenin geçmişinde yaşamış medeniyetlerin çalışmaları var. Yani grafik anlamında da bu topraklarda çok zengin bir kültürel geçmiş söz konusu. Ancak okullarda grafik eğimi alan çoğu gencin bundan haberi yok. Bu bilgilerin verilmesi Türk grafik tasarımının gelişimi adına önemli değil mi ?

Evet çok önemli bir konuya parmak bastınız. Kitabımda yaklaşık 1000'e yakın görsel kullanıldı. Özellikle tarihi kültür fotoğrafların çoğunu kendim doğal ortamında çekim yaparak elde ettim. Mağara resimleri ise yine ülkemiz topraklarında çekim yapmış uluslararası fotoğraf ustamız Ersin Alok'a aittir.
Kısaca birçok tarihi görseli yabancı topraklarda aramadan en güzel örneklerini ülkemizden elde etmenin mutluluğunu yaşadım. Tabii ki ben ders verdiğim iki üniversitedeki öğrencilerime bu örnekleri derslerimde vermekteyim. Önemli olan bunun tüm eğitimde olan veya olmayan, halen sektörde görev yapan tüm tasarımcıların ve tasarımcılarla beraber iş ilişkisinde olan şirketlerin kurumsal kimlik direktörlerinin veya ürün sorumlularının bilmesi gereken bilgiler kitapta yer almakta
.

Dünyada Ivan Chermayeff ve Chermayeff & Geismar gibi logo - kurumsal kimlik tasarımı konusunda uzmanlaşmış tasarımcı ve firmalar var. Bu alanda uzmanlaşmak isteyen tasarımcılara ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz ?

Çok çok önemli bir konu açtınız. Bugün Kurumsal Kimlik Tasarımı veya bunun ilk abecesi olan logo tasarımı ve marka stratejisi belirleyen bir ajans veya kurum yok Türkiye'de. Dolayısıyla büyük kurumlarımız burada reklam ajanslarının işi bu olmadığı için yurtdışına yönelmekteler. Tabii ki dışarıda da Chermayeff & Geismar veya Landor vs. gibi büyük kurumlar için gelişmekte olan ülkenin kurumları da onlara güzel potansiyel müşteri olmaktadır. Bu firmalar dışarıdan ülkemizi çok iyi takip etmekteler. Hatta ilişkileri daha da yakın tutmak için ülkemizde ofis bile açtılar.
Şimdi bizim bu platformda çalışan tasarımcı arkadaşlarımın birleşerek potansiyel bir güç elde ederek bir araya gelmeli ve kurumsallaşmalılar. Tabii bünyelerinde iyi profesyoneller bulundurmalılar. Bu çalışmalar hata affetmez. Yaratıcılığı çok iyi olan genç tasarımcılara bünyelerinde yer vermeleri gerekir. Tasarımcılarımızın uzmanlaşması için tavsiyelerim şu olur; Bir kere yayın olarak dünya ve ülkemiz literatürünü iyi takip etmeli, genel kültürü sürekli tazelemeli, araştırmacı ve iyi gözlemci olmalı, yerli ve yabancı yarışmalara girmeli, mesleki hiçbir konuda pasif kalmamalı.

hspace=0

Devlet arması tasarlamak çok önemli, çok çalışma isteyen ve muhakkak toplum içinde araştırılıp test edilmesi gereken bir iş.

Kitabınızdaki bir diğer dikkat çekici bölümde Devlet Armaları bölümü. Örneğin İngiltere'nin sömürge döneminde bu konuda çeşitli tasarımcı ya da ofislere pek çok iş yaptırdığı biliniyor. Yani bu da grafik tasarımın iş kalemlerinde yer alan bir konu; ancak bu konuda da pek fazla kaynak yok. Devlet armaları konusunda daha detaylı bir araştırma ve ayrı bir kitap hazırlamayı düşünüyor musunuz ?

Şimdi Devlet Armaları adı altında bir kitap yapılabilir Tabii ki, fakat çok geniş bir araştırma konusu. Ben kitabımda meslektaşlarımın ilgilendikleri projelerinde bir ülkenin devlet armasına gerek duyduklarında ellerinin altında bir kaynak olmasını düşünerek devlet armalarına yer verdim. Bu konuda eksiklerim olabilir. Bu eksikleri zaman içerisinde tamamlamak gerekecektir. Devlet arması tasarlamak çok önemli, çok çalışma isteyen ve muhakkak toplum içinde araştırılıp test edilmesi gereken bir iş; ayrıca kısa sürede gerçekleşen bir çalışma olmaz.

Marka konusuna oldukça önem veriyorsunuz. Hatta bu konuda kitapta bilgi ağırlıklı bir bölümde var. Markalaşma konusunda son yıllarda ülkemizde hızlı gelişmeler yaşanıyor. Kişi veya kurumlar bu konunun önemini anlamaya başladılar. Sizce tasarımcının bu konuda ödevini başarıyla yapabilmesi için ne gibi donanımlara sahip olması gerekiyor ?

Bu konuda bazı şeylerin doğru gittiğini görebilirsiniz. Ama bana göre ortalık tamamen karışmış durumda. Kısaca konuyu şöyle açıklayayım; evet kurumlar markaya önem vermeye başladılar ve kendilerinin etkili pazar yaratmada çok önemli olduğunu kavradılar. Fakat buna paralel markayı oluşturan logonun veya tasarımının önemini kavramış görmüyorum. Tabii ki bazı kurumlarımız hariç; bir genelleme yapıyorum.

Tasarımcı, konusunda uzman olmalı, yeterliliği olmalı, referansları dolu olmalı, modern düşünceli ve araştırmacı olmalı. Biyografisi tatminkar olmalı, lisans eğitimli olmalı.

Sapla saman karışmış durumda. Çünkü bir tarafta üniversitede eğitim alan öğrenci var, bir tarafta kurslardan eğitim alan öğrenci var. Biri 4 yıl eğitim alıyor, diğerine örneğin 4 ayda yetiştin deniliyor.

hspace=0


Konunun birçok detayları var; bunları hepsini Görsel İletişimde Mağaradan Markaya kitabımda anlattım. Tüm detayları tasarımcı arkadaşlarım orada bulabilirler. Kitabım seçkin kitapevlerinde bulunmakta.

Ülkemizde firmalar, logo - kurum kimliği tasarımı konusunda artık daha bilinçli ve hevesli hareket ediyorlar. Bu güzel bir gelişme; ancak özellikle büyük firmalar hatta devlet kurumları bu konuda yurt dışına yöneliyor. Bu konuda neler düşünüyorsunuz ?

Çok önemli ve güzel bir soru. İşte tasarımlarını yurt dışına yaptıran kurum ve kuruluşlarımız bu ülkeye ekonomi yönünden döviz kazandıracaklarına kaybına sebep olmaktalar. Diğer açıdan da ülkemizde bu mesleği destekleyeceklerine görmezlikten gelmekteler. Ülkemizde birçok insan bu konu ile ilgili eğitim almakta ve vermekte. Yurt içinde ve yurt dışında ödüller almakta. Bu kurum ve kuruluşlar bu projelerini ulusal yarışmalar açarak bu meslekte çalışanlara katkılarda bulunmuş olurlar. Ayrıca yurt dışındaki tasarım kurumları ülkemizin kültürü ve diğer bilgiler ile o kurumun imajı hakkında ne kadar bilgi sahibidirler ?

Bir eğitimci olarak, grafik eğitimi alan günümüz gençlerini nasıl buluyorsunuz ? Sizin öğrencilik zamanınızla kıyaslamanızı istersek gözünüze çarpan olumlu ve olumsuz gelişmeler nelerdir ?

Günümüz genç tasarımcılar veya eğitim alan gençlere bilgisayar hem iyilik hem kötülük etmekte. Bizim zamanımızda her şeyi elle yapardık. Letraset ile yazıları yazar, renkleri godelerde yapar, formları trilin veya cobra ile renkli çizer, rapido ile siyah-beyazları çizerdik. Görsellerin üzerinde oynayacağımız şeyler için illüstratörler hünerlerini gösterirlerdi. Her zaman pergel, cetvel, kalem, fırça, kağıt ile haşır neşir olurduk.

Daha sonra bilgisayarların gelişmesi ile birçok işlem ekrana girdi. Her şeyi araştırarak uygulama yapar, malzemeyi çok iyi tanırdık. Hangi işlem sonunda ne olur onu bilirdik. Perspektif bilgimiz çok iyi idi. Tasarımcının matematik ve geometri bilgisi iyi olmalıdır. Günümüzde tasarımcı bilgisayarda her şeyi bulacağına inanıyor. Böyle olunca da tasarım çalışmaları iyi bir noktaya gelmiyor. Benzer bir yığın çalışma var ortada.

hspace=0

Logo tasarımıyla ilgilenen Photosop Magazin okurlarına mesajınız var mı ?

Okurlarınıza buraya kadar birçok konuya değinerek aydınlatmaya çalıştık. Logo tasarımının bir hobi olmadığı bilinciyle, araştırmalı ve kalemle çizerek birçok alternatif tasarım üretmeli ve içlerinden iyilerini çevresinde küçük testler yaparak uygulamayı bilgisayarda yapmalıdır. Tüm tasarımcılara başarılı tasarımlar üretmeleri dileğiyle...

Not: Erdinç Akın'ın Mağaradan Markaya adlı kitabı, alternatif Yayıncılık'tan temin edilebilir;

www.erdincakin.com
alternatif@grafikkitaplari.com
O 212 217 73 63

 

July 2007

 


Röportaj